KARA BUDUN (Yenilgiye uğramış ulusülkeildevletv.s. Tersi Ak Budun)

  • Kullanıcı Eru
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 59 gün önce görüldü
KARA BUDUN (Yenilgiye uğramış ulusülkeildevletv.s. Tersi Ak Budun)

Kürt Faşizmi ve Tarihçesi

Bundan
yıllar öncesiydi. İngilizler Fransızlar Ruslar İtalyanlar bir yandan Türkler
diğer yandan Kürdistan'ı işgal altına almış son büyük Kürt devletini büyük
komplolarla yıkmak için ittifaklar kurmuşlardı. Zava Mihyeddin Paşa (Damat
Muhittin Paşa) bu cennet vatanı düşmana satmış işgaller meşru bir zemine
indirgenmişti artık. Devlet işgale karşı boynu bükük bir şekilde teslim olmuş
Şêx (halife) isyancılar hakkında hainlik yapıyorlar diye fetva verir olmuş
Padişah İngilizlerin emir kulu olmuş Kürdistan'daki isyan hareketlerine de
karşı çıkmış. Kısacası Kürdistan elden gidiyordu.Ne olacak bu şanlı Kürt milletinin hali derken
bir yiğit çıkar Van'dan. Çav şîn
(mavi gözlü) bejn bilind (uzun boylu) Mistefa (Mustafa). Anasının adı Fatê
Xanim babasının adı Ehmedê Canê'dir. Mistefa ilkokuldayken Matematik öğretmeni
ona: "Benim de adım Mistefa senin de adın Mistefa. O zaman bundan sonra senin
adın Mistefa Kemal olsun." der. Fatê Xanim'ın mavi gözlü Misto'su artık Mistefa
Kemal olmuştu. Kim derdi ki bu küçük çocuk ileride Kürt halkının Atakürt'ü
olacak.
Oldu.
Mistefa Kemal Vehdedin Paşa (Vahdettin Paşa)'nın talimatıyla Van Gölü'nde
feribota biner ve Bitlis'e geçer. Yüreği serhildan ateşiyle yanan Mistefa Kemal
Bitlis'te bir genelge hazırlar. Hizan Genelgesi denen bu bildiride Kürt halkının
bağımsızlığa ve özgürlüğe muhtaç olduğu asla iç ve dış mihrakların oyunlarına
gelinmemesi gerekliliği açıklanır.
Ardından
Siirt ve Batman Konferansları ile Kürt halkını örgütleyerek işgale karşı
serhildan ve berxwedan (isyan ve direniş) hareketi başlattı. Yurdun birçok
yerinde özellikle de Cudi ve Kato dağlarında küçük çaplı gerilla birlikleri
kuruldu. Parastina Gelê Kurd (Kürt Halk Savunması) adındaki bu küçük gerilla
örgütü üstün başarılar göstermelerine rağmen işgale karşı yetersiz kaldılar. Bu
yüzden Mistefa Kemal Diyarbekir'de gizli bir meclis açtı ve ülkenin dört bir
yanındaki mebusları meclise çağırdı. İlk amaç düzenli orduya geçmek ve vatan
hainlerini yargılamak için Azadî (İstiklâl) Mahkemeleri kurmaktı. Öyle de
oldu.
Fakat
Parastina Gelê Kurd birliklerinin komutanlarından Tirk Eto (Türk Ethem) ve
Demirci Meheme (Demirci Mehmet) düzenli orduyu reddederek isyan başlattı. Şanlı
Kürt ordusu bu isyanları zaferle bastırdı. Fakat isyancı gundîler tırsarak
gavurlara sığındı.
Dünyanın
en büyük ve en zeki komutanı olan Mistefa Kemal Atakürt artık topyekün bir
kurtuluşa geçmenin zamanı geldi dedi ve Têkoşîna Rizgarî (Kurtuluş Savaşı)'yi
başlattı. İlk önce vatana ihanet eden Lazlara karşı hareket başlatıldı. Ruslarla
birlik olup Kürt yurttaşları katleden 1.5 milyon hain Laz Kürt ordusunun ayak
seslerinden korkarak kendilerini Karadeniz'in derin sularına atarak intihar
etti. Şimdi de kalkmışlar başta Fransa olmak üzere dünyanın birçok yerinde
diasporalar açarak kendilerine "sözde" soykırım yapıldığını iddia ediyorlar.
Hadi ordan len! Amacınızı bilmiyoruz sanki son büyük Kürt devletini bölerek
Büyük Laz Devleti'ni kurmak istiyorsunuz. Bozkürtler gelmez bu oyunlara goççum.
Zaten Rus çarından kaçıp geldiniz cennet vatanımızın en güzel topraklarına
yerleştiniz. Bu devlet acıyarak size kucak açtı. Önünüze koyduğu kabı
pisletiyorsunuz. Ya seversiniz ya da ziktir olup gidersiniz. Bu işler böyle
evlat!
İkinci sefer Batı'ya yapıldı. Önce vatan haini satılmış İngiliz köpeği Türkler
tarafından kurulan Türk Teali Cemiyeti'ne bir darbe vuruldu. Ardından I. ve II.
Dîn Önü Savaşlarında büyük zaferler kazandı Kürt ordusu. Bu savaşlarda
Atakürt'ün üstün zekası önemli yer tutuyordu. "Ordular ilk hedefiniz ebenizin
namı" diyerek düşman ordusunu şaşırttı ve savaşı böyle kazandık.
Artık her şey bitmişti. Vatan hainleri Türkler ve Lazlar susturulmuş işgalciler
geldikleri gibi gitmişti. Cumhuriyet ilan edilmişti şêxlik (halifelik)
kaldırılmıştı yeni anayasa kabul edilmişti Kürtçe Kürdistan'ın resmi dili
olarak kabul edilmişti. Kürdistan'da yaşayan herkes ayrım yapılmadan Kürt
vatandaşı olarak görülmüş ve Kürt olmakla şereflendirilmişti. Kürt kelimesi bir
ırkı değil Kürdistan coğrafyasında yaşayan bütün yurttaşları kapsar ki bu yanlış
anlaşılamasın. Türk ve Türkçe diye bir şey yoktur. Onlar başka bir lehçede
Kürtçe konuşan dağ Kürtleridir. Hatta yapılan bir araştırma sonucu aslında
Türklerin türkü söyleyen Kürtler olduğu kanıtlanmıştı. Bu kanıtlar büyük bir
mücadele sonrasında kurulan Kürt Cumhuriyeti'nin neredeyse temelini oluştururmuş ve
86 yıldır "Türk nedir" sorusuna karşı dillendirilirmişti.
Hazır
Kürtçe resmi dil olduktan sonra ülkenin bölünmesine karşı devletimiz bazı
önlemler alarak Lazca ve Türkçe'yi yasaklamıştı. Hakan Çağatay Oğuz gibi saçma
sapan isimler yerine Jiyan Agît Baran gibi isimler verdik onlara. Bu aslında
onlara yapılan en büyük iyilikti. Fakat bu iyiliğimiz karşısında bize minnet
duyacaklarına halen bize faşist diyorlar. Xwedê(Tanrı=Allah) aşkına!!! onları dünyanın en güzel
dili olan Kürtçe ile şereflendirmenin neresi faşizm? Hem dünyada başka kim Lazca
ve Türkçe konuşuyor ki? Üstelik böyle bir dilin varlığı bile meçhul. Ne güzel
İstanbul'a Stenbol Adana'ya Edenê İçel'e Mêrsîn isimlerini vermişiz okullarda
size kutsal Kürtçe dilini ücretsiz öğretiyoruz siz halen anadilde eğitim diye
ısrar ediyorsunuz. Anadilde eğitim karın mı doyuracak sanki!
Ayrıca
büyük Kürt dengbêj ve stranbêjlerinin (ses sanatçıları ve şarkıcıları) o güzelim
şarkılarını dinlemiyorsunuz gidiyor ne dediği bile belli olmayan Lazca ve
Türkçe şarkılar dinliyorsunuz gizlice. Yahu Şivan Perwer Koma Berxwedan
Dengbêj Şakîro Karapetê Xaço ve daha yüzlercesi dururken Kazım Koyuncu İsmail
Türüt Zeki Müren Müzeyyen Senar da kimmiş? Bir de bizden gizleyerek onların
kasetlerini toprağa gömüyorsunuz. İmanıma siz akıllanmayacaksınız. Daha kaçınızı
asit kuyularına atacağız? Kaç köyünüzü ateşe vereceğiz? Kaç karınıza tecavüz
edip kızlarınızı panzerlere bağlayarak sokaklarda gezdireceğiz? Milyon kere
söyledik size Batı'da hain Yunan tehlikesi var köylerinizi ya seve seve ya da
zike zike terk edin oralara acilen Kürt Silahlı Kuvvetleri konuşlanacak. Ama
dinlemediniz biz de sizi zike zike Diyabakır gibi post-modern kültürlü uygar
laik Atakürt ilke ve inkılaplarına sadık medeni bir şehire göç ettirdik. Belki
adam olursunuz diye. Ama yok oranın da havasını kirlettiniz. Ulan sizin
topunuzu bir kimyasalla temizlemek vardı. Daha kaşık tutmayı bile
beceremiyorsunuz ama Diyarbakır'ın lüks semtlerinde fink atmayı biliyorsunuz
Allah'ın gundîleri!
Bu
devletten ne istediniz de almadınız? Türk'ten başbakan oldu cumhurbaşkanı oldu
öğretmen iş adamı memur doktor savcı hakim her b.k oldu. Sosyalizm dediniz
onu da biz getirdik. Türk milletvekilli istediniz onu bile verdik. Az mı Türk
devşirdik? Gazete okumuyor musunuz? Türk aydınlarını görmüyor musunuz? En son
bir tane aydınınızı sürgünden geri getirdik Kürdistan'a. Törenlerle karşıladık.
Ulan daha ne istiyorsunuz?
Neymiş efendim
Türkçe toplumun her alanında serbest olsun. Eee ne yapalım başa gelen
çekilir. KRT 6'yı açtık. Tarihte ilk kez Türkçe yayın yapan bir kanalı kendi
masraflarımızla sizler için açtık. İstediğiniz kadar Türkçe ders veren kurslar
açmanıza izin verdik. Şimdi de gelmiş Kürt kimliğine karşı çıkıyorsunuz. Neymiş



efendim "özgür Türk kimliği istiyoruz". Bak bak bak yahu Orta Asya'nın ağzı
kıçımın çatalı gibi kokan pislik "sansür"leri; Kürt kimliği mahkum kimliği mi de
Türk kimliği istiyorsunuz?! Kitabıma siz akıllanmayacaksınız.
Bu iyiliği size
hiçbir devlet yapmazdı. Ah ah biz ki üç kıt'ada at koşturmuş yedi düvele diz
çöktürmüş taa Viyana'ya kadar ilerleyen ama acıyıp geri dönen bir milletin
torunlarıyız. Ama gelmiş üç-beş çapulcuyla başımızı ağrıtıyoruz. Şöyle milletçe
bir şahlanıp şu "sansür"leri Orta Asya'ya kadar kovsak ya da temiz bir kimyasalla
toz duman etsek ne iyi olurdu be! Ama baksana şu elimizdeki silahlara. Heronlar
insansız uçaklar F16'lar obüsler tanklar kimyasallar helikopterler ve
yandaş medyamız yeter mi bu Türk terörizmiyle mücadele etmeye?
Ne İsrail destek
veriyor ne Amerika. Niye bize yardım etmiyorlar ki onlar? Yok yok onlar da son
Kürt devletinin yıkılmasını istiyorlar. Ne demiştik "Kürt'ün Kürt'ten başka
dostu yoktur.
Vatana
ettikleri ihanet yetmiyor bir de bu vatanın kutsallarına saldırıyorlar.
Atakürt'ün heykeline terörist başının resmini bağlıyorlar pis pis bölücü
hareketler yapıyorlar kesk û sor û zer bayrağımızı yakıyorlar demokratik
özerkliği ilan ediyorlar. Üç kupona alınmadı bu vatan tamam mı?
:'(
Aha
buraya yazdım: "İmanıma bunların hepsi Amerika'nın oyunları arkasında da
İsrail var."
----------------------------------------------------------------------------------------
İşin
ciddiyetine dönecek olursak; benim de söyleyecek bir sözüm var. Kürt faşizmi
diye bir şey yoktur. Kürt faşizminden söz etmek için yukarıda yazdıklarımın
hepsinin gerçekleşmesi gerekir. Fakat şu durumda Türk faşizmine karşı meşru
müdafaa gösteren Kürt halkı adına faşizminden bahsetmek İsrail'in Filistinlilere
faşist demesi kadar aptalcadır. Kürt faşizmi mantık fukarası dinozor Türk
solunun ve Kemalist zihniyetin içselleşmiş ırkçılığının dışa vurumudur. Yani
deli saçmasıdır. Sanırım Türk faşizmi kendini bu topraklarda yalnız hissetti ve
kendine Kürt faşizmi gibi hayali bir dost yarattı.
Ezen ulus karşısında ezilen ulusun kendi kimliğine kültürüne diline folklorüne
sahip çıkması milliyetçilik değil meşru müdafaadır. Çünkü bu tür yerel ve etnik
değerler vahşi kapitalist modernitenin baş düşmanıdır. Yok olmaya karşın tek
çaredir. Tekleştirme ise devlet otoritesi için gerekli bir
yöntemdir.
Halen
Kürt faşizmi demagojisinden bahsedenlere ise bir sözüm olacak:
Salaksınız!!!
 
Geri