Sevmem.
Ugrastirir. Üsütüyor da. Ceylan gibi sekmek varken o cizmelerle kaplumbağa hizinda adim attirir, yere yapismamak icin iki yana besili ördek gibi yürürken bulursun insanlari
Bazen sapka takasin yoktur, o sacın sönmemesi gerekir. Islatır, fönünü bozar.
Ama şunun hakkını yiyemem
O beyaz sükunette biraz rehabilite olmak istersin, dilinin ucuna en sevdigin sarkiyi ilistirir, ellerin cebinde karın icinde gırç gırç yürürken basin öne egik burnun akar. Iyi bir sey diyecektim olmadi. Yok. Sev(e)medigim iklim.
Ama zola'dan müthis bi kar teşbihi birakip, terk edicem konuyu
"o konustukça cember yariliyor, bu zavalli insanciklarin dünyasına acilan delikten azicik isik siziyordu. sonu gelmeyen yoksulluklar, hayvanca calismalar, koyun sürüsü gibi yalniz yününden degil, beylerin keyfi istedi mi canindan bile oluslar, bütün bu felaketler, kizgin günes altinda eriyen kar gibi bir anda yok oluyordu ve adalet perisi gözleri kamastiran bir aydinlik icinde gökten yere iniyordu"