imported_Hera
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Eylül 21, 2012
-
- Mesajlar
- 7,236
-
- Tepkime puanı
- 1
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 121
Kar tanesi gibi. Uzun yollar bıraktı ardında, rüzgara aldırmadı, güneş bile yaklaşamadı yanına, sonuna kadar geldi. Ve tam bırakacakken kendini kollarıma, şu karşı cama düşen kar tanesinden farksızdı. Bana değil ona bıraktı kendini, dayanamadı sonra, eridi, su oldu, aktın uzun uzun ve gitti.
Kim bilir şimdi nerede? Belki bir uğurböceği konmuştur üzerine, son dileğini fısıldıyordur kulağına. Belki bir balığın pulları arasına sıkışmıştır, bir martıya yakalanır ve ona dokunup uçmaktır tek istediği. Umarım kimseye yakalanmamıştır, kimse konmamıştır üzerine, kimse kollarına sarıp kurutmamıştır ve…
Her gözyaşımı "o" sanıyorum gittiğinden beri. Hiç birini silmiyorum. Hiç birini yere düşürmüyor, hepsini yastığımın ucunda biriktiriyorum. Bir gün yanımda uyanır diye. Ve sonra hep yanımda uyanır diye.
Oysa gözyaşım olmasını değil, yağmur olmasını, birer birer göz çukurlarıma, sadece benim göz çukurlarıma düşmesini isterdim. Kirpiklerimden sıyrılıp, dudaklarıma süzülmesini ve tenimde kurumasını isterdim. Ve sonsuza dek benimle kalmasını... Belki iki kar tanesi olurduk, gökyüzünde asılı kalırdık. İstediğimiz zaman uçar, istediğimiz zaman düşerdik.