Kaostan beslenen Dünya düzenine karşı ne yapılmalıdır ?

Konu sahibi son olarak 2396 gün önce görüldü
Kısacası görüyoruz ki tüm Dünya kaos ve korkuyla yönetilen bir sistem gittikçe yaygınlaşıyor biz halk için yapılması gereken veya vermemiz gereken tepki ne olmalıdır sizce?
 
şahsen bir sözüm vardı mutlak kaos mutlak anarşi de doğurur elbet :)
 
Verebildiğimiz ölçüde tepki veriyoruz zaten,bu uğurda canlar bile gidiyor.
Korkuyla beslenen bir kesim,tepkiden anlamaz.Tepkiden korkuyordur çünkü.
Bilinçlendirilmesi gerekir,bunun için önce gözünü açmayı bilmeli tabi ki.
 
Verebildiğimiz ölçüde tepki veriyoruz zaten,bu uğurda canlar bile gidiyor.
Korkuyla beslenen bir kesim,tepkiden anlamaz.Tepkiden korkuyordur çünkü.
Bilinçlendirilmesi gerekir,bunun için önce gözünü açmayı bilmeli tabi ki.

nedendir bilinmez ama örgütlenme ve anarşi içinde bir algı oluşturuluyor son dönemdeki filmler oyunlar hep bir baş kaldırışı temsil ediyor son olarak Açlık oyunları gibi bir anarşi istediğim yan var açıkçası büyük tepkiler büyük uyanışlar da yaratabilir sanırım yorumunuz içi nteşekkürler:)
 
Sultanahmet'te yaşanan terör olayında akşamki haberleri izlerken dünya basını Türk halkı için birlik ve beraberliğin olmadığını, halkın seslerini çok çıkartmadığını yani gereken tepkinin gösterilmediğini söylemiş hakkımızda her türlü terör olayı için. Ve kendileri ile kıyaslamışlar. Kendileri ise hükümete karşı ayaklanmış ve halk tepki göstermekten çekinmemiş. Pariste ki olayda halkın tepkisini örnek vermişlerdi sanırım.

Diyeceğim şu boyun eğmemek, milli bilinci kendi sınırlarımızda sağlamak gerek ki tüm dünya insanından destek alalım. Ama ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğü olmadığı için en büyük tepki Gezi olaylarında çıktı daha da çıkmadı. Çünkü halk polisten ve devletten yoruldu. Bence korkuların üstüne gidilmeli.

2 sözle bitireyim.

-Eğer isteklerin için savaşmıyorsan kaybettiklerin için ağlama.

-Üşüyorum mevsim FAŞİST, içim ince. Mehmet Uzun sözü.
 
Babaannenize gidin çay falan yapsın dizi izleyin birlikte.
 
Kaosun sebeplerinin ve kökeninin ne olduğu konusunda tutarlı bir yorum ve fikir birliğinin olması gerekir.

Toplumsal açıdan çoğu kişide rahatsızlık yaratan bir olayı ele aldığınızda, bu olayın kökeni çoğu kişi tarafından farklı şekilde yorumlanmakta. Söz gelimi A ülkesinde bir savaş yaşandığını ele alalım. Bu savaştan çoğu kişi rahatsızlık duyuyor diyelim. Bu savaşın sebebini dinsel olarak yorumlayan da çıkıyor, ulusal-milli açıdan yorumlayan da çıkıyor yada sınıfsal açıdan yorumlayan da. Yorumlama şekli ile verilen tepki şekli arasında doğru bir orantı vardır. Ve yapılan yorum ne kadar doğru ise, verilen tepki de o denli doğru adrese gider.

Ancak söz ettiğim üzere, tutarlı yorumlayıp azınlıkta olan bir kesim ile yanlış yorumlayıp çoğunlukta olan bir kesim arasında etki açısından pek bir fark yoktur ve çark mevcut konumda olduğu gibi dönmeye devam eder.
 
Maalesef yapılabilecek bir şey yok ..
Bildiğim kadarıyla dünya nüfusunun yüzde üçünün maddi geliri yüzde doksan yedisinden fazlaymış ..
İşte bu yüzde üçü yüzde doksan yediye karşı korumak içinde başta kapitalizm olmak üzere çeşitli yönetim biçimleri geliştirilmiş ..
Dünyanın asıl yöneticilerinin geçmişten bu yana varlıklarını sürdüren bir kaç aile olduğunu tahmin ettiğim bu sistem içinde insanlar günlük,haftalık veya aylık nafakalarının derdine düşürülmüştür ..
Böylece toplumsal bilinç ve kişisel gelişim kontrol altına alınmıştır ..
 
Ortak düşüncesi olmayan toplulukta, herkes, yalnız kendi çıkar ve zevkini düşünür. Böyle bir toplulukta fedakarlık, saygı, nezaket kalmaz. Bencillik, kabalık, rüşvet, iltimas ve namussuzluğun türküsü alır yürür.

demiş Atsız Ata..

Var olsun.
 
Geri