Kanuni Sultan Süleyman Hürrem Sultan Aşk Mektupları

Konu sahibi son olarak 2620 gün önce görüldü
Hürrem Sultan Arasındaki Mektuplar

Kanuni Sultan Süleyman Hürrem Sultan Aşk Mektupları, Hürrem Kanuni Aşk şiirleri hakkında bilgiler

Kanuni Sultan Süleyman Şiirleri Sözleri
Kanuni Sultan Süleymanın edebi kişiliği, Muhibbi Kimdir, Kanuni Sultan Süleymanın eşi Hürrem Sultan için yazmış olduğu şiirler, gazeller.

Bu şiir kanuni Sultan Süleyman tarafından Eşi Hürrem Sultana yazılmıştır

Celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım
Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım

Hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim
Baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım

Neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şemim
Turuncu u nar u narencim, benim şem-i şebistanım

Nebatım, sükkerim, genc,m, cihan içinde bi-rencim
Azizim, Yusufum varım, gönül Mısrındaki hanım

Stanbulum, Karamanım, diyar-ı milket-i Rumum
Bedahşanım ve Kıpçağım ve Bağdadım, Horasanım

Saçı marım, kaşı yayım, gözü pür fitne, bimarım
Ölürsem boynuna kanım, meded he na-müsülmanım

Kapında çünki meddahım, seni medh ederim daim
Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbiyim hoş halim!

Muhibbi (Kanuni Sultan Süleymanın mahlası)

Türkçe Anlamı :

Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ayım,
Can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım.

Hayatımın, yaşamımın sebebi Cennetim, Kevser şarabım
Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm,

Sevinç kaynağım, içkimdeki lezzet, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meşalem.
Turuncum, narım, narencim, benim gecelerimin, visal odamın aydınlığı,

Nebatım, şekerim, hazinem, cihanda hiç örselenmemiş, el değmemiş sevgilim.
Gönlümdeki Mısırın Sultanı, Hazret-i Yusufum, varlığımın anlamı,

İstanbulum, Karamanım, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevgilim.
Değerli lal madeninin çıktığı yer olan Bedahşanım ve Kıpçağım, Bağdadım, Horasanım.

Güzel saçlım, yay kaşlım, gözleri ışıl ışıl fitneler koparan sevgilim, hastayım!
Eğer ölürsem benim vebalim senin boynunadır, çünkü bana eza ederek kanıma sen girdin, bana imdad et, ey Müslüman olmayan güzel sevgilim.

Kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.
Yüreğim gam ile, gözlerim yaşlarla dolu, ben Muhibbiyim, sevgi adamıyım, bana bir şeyler oldu, sarhoş gibiyim. Bir hoş hale geldim

***************************************************

Cânı mı var kimsenün eyleye cânân ile bahs
Bendeye lâyık mıdur kim ide sultân ile bahs

İtdügi cevr ü cefâ bana vefadan yeg gelür
Kıymet-i derdi bilen ider mi dermân ile bahs

Ben de yakdum meclis-i gamda bu gönlüm şemini
Eyledüm tâ subha dek şem-i şebistân ile bahs

Ruhlarını bâg-arâ gördükde didüm misli yok
Oldı mülzem itdügümde ben gülistân ile bahs

Şir-i pür-sûzun görüp tahsîn ide Husrev dahi
Ey Muhibbî eyle şimdengirü Selmân ile bahs

———————————————————-

Pâdişâh-ı aşkam u dil defter u dîvân bana
Derd u mihnet sözlerin yazdum yeter unvân bana

İnlerem tanbûr-veş bagrum delindi ney gibi
Bezm-i gamda mesken oldı kûşe-i hicran bana

Buseye bir cân nedür bin cân virürdüm cân ile
Yarım ağız buse ikrar eylese yârum bana

Öldürür gerçi ki gamzen âşıka virmez amân
Leblerün Îsî-nefes her lahza virür cân bana

Yanayum pervâne veş şem-i cemâli nûrına
Şem-i hüsne çün Muhibbi didi dilber yan bana

————————————————————-

Bana dildârın cefâsı hoş gelir
Nitekim gayre vefâsı hoş gelir

Derdi ile hoş geçer dil dilberin
Derd sanma kim devâsı hoş gelir

Zahm-ı peykânı kızıl güldür bana
Bülbülüm hâr-ı belâsı hoş gelir

Yâreme merhem durur çün zahm-ı dost
Cânıma tîr-i belâsı hoş gelir

Ey Muhibbî âleme şâh olmadan
Dilberin olmak gedâsı hoş gelir

__________________________________________________

OĞULLARIM SELİM VE ABDULLAH’LA AĞLIYORUZ
MEKTUP 1 :
Hürrem Sultan’dan Kanuni Sultan Süleyman’a mektup (1540’lar)
Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi No. E.5662

Canımın Parçası Sultanım
Sana kavuşabilmek için sabahlara kadar dua etmekteyim. İçimi yakan dudaklarına bir daha dokunabilir miyim diye avazım çıktığı kadar Allah’a yalvarmaktayım.

Biliyorum şu an Allah adına seferdesin. Zafer kazanmak ve cihadı yüceltmek için yollardasın. Muvaffak olmanı dilerim. Fakat sana kavuşmak en büyük dileğimdir. Sen gamlı kederli yüreğimin tek ilacısın.

Gönlüm ancak senin yanında huzur bulabilir. Bu kölen sinesinden fışkıran özlem dolu yüz binlerce yanık yakarışı sana arz eder. Bu çaresiz kulun sana karşı en ufak bir kusur işlemişse kıyamet günü Allah bunun hesabını sorsun.

Benim yüzümden en ufak bir üzüntüye düştüyseniz rahatım zahmete varlığım yokluğa ve sağlığım hastalığa çevirilsin. Eğer böyle bir şey yapmışsam kahrımdan perişan olup inim inim inlemek bana revadır.

Tek dileğim size tekrar kavuşmaktır. Size kavuşmuş olmaya ömrüm canım her şeyim feda olsun. Yeter ki sizi yeniden görmek müyesser ola. Allah’tan dileğim sizi benden hiç ayırmamasıdır.

Sizin ömrünüze benim ömrümü de katsın ki Hak emrinin bizi ayırdığına şahit olmayayım. Yusuf yüzlü sultanım benim yüzümden asla keder çekmesin.

Çektiğim ayrılık acısını anlamak isteyen varsa Yusuf Peygamber kıssasını okusun. O zaman bana hak verirler. Mübarek yüzünüzü tekrar görmek arzusuyla çektiğim ıztırabı bu kalemler ifade etmeye kafi gelmiyor. Şu an derdimi tam olarak anlatmaya hiçbir şey muktedir değil.

Çektiğim acıları ancak sizden gelecek bir haber ağzınızdan çıkacak bir küçük söz dindirebilir. İşte ancak o zaman Allah’a sonsuz şükürler sunarım. Sizden gelen mektuplar sevinçten beni ağlatıyor. Çünkü o mektuplarda gönlümü alan sözleriniz var. O sözlerle içimi süslüyor ve gönlümü arzuladığım her şeyi bulacağım bir hazineye çeviriyorsunuz.

Benim gözümün nuru sultanım hiçbir gecem yoktur ki ayrılık acısıyla çıkardığım ahlardan dünya yanmasın hiçbir günüm yoktur ki yüzünüzü hatırladıkça attığım feryatlardan yıldızlar parçalanmasın. Gündüzümü geceye çevirdin ey ay yüzlüm senden ayrı kalmak çok zor ah bu ayrılık vah bu ayrılık.

Biliyorsunuz ben ancak dolunay gibi aydınlık saçan ışığınızla saadet bulabilirim. Ben güneşinden uzak düşmüş bir yıldız gibiyim sizden uzaktayken. Sizden ayrı kaldığımda hiç ışığım kalmıyor. Biliniz ki sizden uzakta çok müşkil durumdayım sultanım. Yüreğime düşen dert çok ağır sultanım.

Benim sultanım ayrılık acısını ne kadar anlatsam bitmez. Siz de bu kulunuzu mektupsuz bırakmayınız. Hiç olmazsa birkaç satır kelmanızla avunurum. Elbette size daha çok şey yazmak muradındayım. Fakat bu kadarına gücüm ancak yeter. Sizden gelen mektubunuz okunduğunda ben dahi gözyaşları içinde kalıyorum. Oğulların Selim ve Abdullah da bu halime kendi gözyaşlarıyla eşlik ederler.

Saray halkının ve oğullarının sana çok selamları vardır. Mektubunuzda vezirlerinizden birine küskünlüğüm olup olmadığını sorarsınız. Bu konuda bir kerecik beni dinlerseniz gerçeği anlarsınız. Paşa kullarınıza da selamlar ederim. Ayrıca size eşlik eden oğlunuz Mustafa’ya da selamımı iletiniz. İki dünyada da huzur bulmanız dileğiyle.

Fakir ve hakir cariyeniz Hürrem

GÖZYAŞLARIMI DÖKTÜĞÜM ELBİSE GÖNDERDİM
MEKTUP 2 :
Hürrem Sultan’dan Kanuni Sultan Süleyman’a mektup (1526)
Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi No. E.5426

Sultanım Padişahım
Dualarım o güzel yüzünüz ve bir bakışıyla bütün dertlerimi yok eden güzel gözleriniz içindir. Her an hasretinizle inleyen ve ancak size kavuştuğunda huzur bulacak olan bu kulunuzun duaları inşallah kabul buyurulur.

Hasret acısıyla kıvranan ve çektiği ıztıraplar yüzünden perişan olan bu çaresiz kulunuzdan bu değersiz sızlanmaları kabul ediniz. Ben sadece sizin yanınızda huzur bulabiliyorum. Sizin yanınızda olmaktan duyduğum mutluluğu anlatmaya kalemler yetmez.

Sizinle birlikte olduğumuz anların hatırası sizin yanınızda geçirdiğim günlerin anısı bu miskinin gönlünde hep yaşamaktadır. Hiç olmazsa sizinle yaşadıklarımız sizinle ortak anılarımız sayesinde biraz olsun teselli bulabilmekteyim. Esen rüzgarlar çektiğim acıları size ulaştırsa anlarsınız ki kulunuzun durumu feryat ve figan eden bülbül gibidir.

Sizden ayrı kaldığımda dermanım takatim kalmıyor. Kimse acılarımı dindiremiyor. Gamla dolu gönlümü görseniz ayrılık acısıyla inleyen bir ney gibi hasta ve perişan olduğumu hemen anlarsınız.

Ömrüm azizim sultanım Allah’tan tek dileğim ve yüreğimin biricik arzusu size tekrar kavuşabilmek ve ışık saçan yüzünüze bir defa daha bakabilmektir. Artık bir daha ayrılık olmasın.

Rabbimden elbette dilerim ki benim sultanım candan ve gönülden sevdiğim şahım dünyada ve ahirette hep mutlu olsun. Düşmanlarına karşı daima zaferler kazansın. İyi biliyorum ki benim sultanım bu kulunu kaderin bir cilvesi ile gördü ve sevdi bu kulana mutluluk ve huzur ihsan etti. Bu cariyesinin gözyaşlarını dindirip sevindirdi. Sultanım sayesinde doğru yolu bulup iman ettim.

Bu yüzden mutlu olacağım gün sadece size kavuşacağım gündür. Size gözyaşlarımı damlattığım bir elbise gönderdim. Hatırım için giyesiniz.

Sultanım saray halkının ve oğullarınızın çok selamları vardır. Herkes ayağınıza yüz sürmeyi murad eder. Bundan başka her iki cihanda mutluluğunuzu dilerim sultanım.

Fakir ve hakir cariyeniz Hürrem

MEKTUBUN GECİKİNCE KARGAŞA YAŞANIYOR
MEKTUP 3 :
Hürrem Sultan’dan Kanuni Sultan Süleyman’a mektup (1535’ler)
Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi No. E.5038
Yüzümü yere koyup ayağına kapandığım sultanım hazretleri

Benim güneşim ve mutluluk kaynağım ayrılık acısıyla ciğeri kebap olmuş gecesi gündüzüne karışmış hasret denizinde boğulmuş bu çaresiz kulunuzun halini sorarsanız biliniz ki sultanımdam ayrı kaldığım için inleyen feryat ve figan eden bir bülbül gibiyim.

Allah çektiğim bu acıyı kimseye yaşatmasın. Hassaten bir buçuk aydır sizden bir haber alamıyordum. Allah şahidimdir sabahlara kadar ağlıyordum. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Gözlerim kapılarda sizden gelen bir haber var mıdır diye beklemekteydim. Çok şükür zafer haberiniz ulaştı da sevince boğuldum.

Bu müjdeli haberler üzerine burada şenlikler yapıldı herkes mutlu ve sevinçli oldu. Hızır ve İlyas hazretleri memleketler alan ve yedi iklimi fetheden sultanıma daima yardımcı olsunlar. Cümle enbiyalar ve evliyalar sana destekçi olalar. Sultanımdan tek isteğim bir an önce bu kuluna dönmesidir. Sultanım dönsün ki ayağına yüzümü sürebileyim. İnşallah dönüşünüz kısa bir sürede mukadderdir.

Kulunuza bir miktar hediye göndermişsiniz. Varolun sultanım. Sizin hediyeniz bize canımız kadar kıymetli gelir. İstanbul’dan soracak olursanız sultanım salgın hastalık hala devam etmektedir. Fakat eskisi gibi çok fazla etkin değildir. İnşallah sultanım dönene kadar tamamen yok olur.

Sultanım cevabınızı lütfen çabuk gönderiniz. Yemin ederim ki sizden haber almadan bir iki hafta geçtiğinde tüm alemi karışıklıklar kaplıyor. Şehirde de karışıklıklar çıkıyor. Sanmayın ki sadece kendimi düşünürüm. Halkınız da sizden haber gelmesini gözler.

Yanınızda bulunan oğullarınıza da çok selam ederim. Hepsinin gözlerinden öpüyorum. Buradaki oğullarınız da size selam ederler. Hürmetle ellerinizden öperler sultanım. Saray halkının da selamları vardır. Kabul buyurunuz sultanım.

BÜTÜN PARAMI HAMAMA HARCADIM
MEKTUP 4 :
Hürrem Sultan’dan Kanuni Sultan Süleyman’a mektup (1535’ler)
Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi No. E.6056
Bu çirkin yüzümü ayaklarına sürdüğüm canımın içi sultanım hazretleri

Çok şükürler olsun Allah’a ki mübarek mektubunuz bize ulaştı. Ulaştı ki gözlerimiz nurla gönüllerimiz sevinçle doldu. Hak’tan sizi bir daha benden hiç ayırmamasını dilerim. Rabbim yeniden sizi görebilmeyi nasip etsin.

Benim canımın paresi ömrümün hasılı devletli sultanım; mektubunuzda sağlığınızın iyi olduğundan da bahsetmişsiniz. Allahıma binlerce şükürler olsun. Rabbim seni hatalardan kusurlardan saklasın.

Ben aciz kulunuzu sorarsanız canım sultanım ne gecem gece ne de gündüzüm gündüzdür. Sizin gibi bir padişahtan ayrı kalmak beni mahvetmiştir. Vallahi ayrılık acısından yanıp bitmişim. Vallahi dünyada tek dileğim size tekrar kavuşabilmektir. Yoksa benim ıztırabımı anlatmaya ne söz kafidir ne de kalem.

Bir daha görmek nasip olur mu ki sizi? Bir kere daha sürebilsem yüzümü ayağınıza keşke. Beni unutmanızdan korkarım devletli sultanım. Eğer beni unutursanız biliniz ki o gün ben ölürüm. Tek ihtiyacım olan şey beni hatırlamanızdır sultanım. Kimselere nazar etmeyiniz. Ben zaten sizden uzak olmakla perişanım. Yanmışım bu derdin ağırlığıyla. Ne olur bu kulunuzu daha fazla yakmayın.

Ah benim canımın parçası devletli sultanım sayenizde yaptırmakta olduğum hamam konusunda emirler göndermişsiniz. Vallahi o kadar sevimdim ki bilemezsiniz. Ancak elimdeki tüm paramı bu işe harcadım. Kendime ait harçlık bile kalmadı. Fakat tek muradım bu işin tamamlanmasıdır.

Bundan başka çocuklarınızı sorarsanız çok iyilerdir. Sizin eteğinizi öpmeyi dilerler. Cihangir oğlunuzun omuzundaki rahatsızlık da iyileşti çok şükür. Yine de dualarınızı eksik etmeyiniz. İnşallah sultanımın kılıcı daima galip gelir ve düşmanlarını kahreder. Bunun dışında tüm kullarınız size selam ederler sultanım.
 
Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ayım,
Can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım.

Hayatımın, yaşamımın sebebi Cennetim, Kevser şarabım
Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm,

Sevinç kaynağım, içkimdeki lezzet, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meşalem.
Turuncum, narım, narencim, benim gecelerimin, visal odamın aydınlığı,


Harika anlaşıyorlarmış ya. Mal varlığını dökmüş ortaya .s.d
 
Geri