Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520-1566)

Konu sahibi son olarak 2578 gün önce görüldü
Devresinin Genel Özellikleri
Kanuni Sultan Süleyman babasının ölümü üstüne pek varis bulunduğu için, meselesiz tek şeklinde tahta çıkmıştır.
Kanuni Sultan Süleyman kırk altı senelik hükümdarlık yaparak Osmanlı tahtında en fazla zaman kalan hükümdar meydana gelmiştir.
Bu dönemde fetihler yapılırken tek yandan da kültür ve muasırlık bölümünde ilerlemeler oldu.
Osmanlı devleti hem doğuda hatta batıda ekonomik, politik ve askeri istikametten kuvvetli tek vaziyete geldi.
Bu nedenle Avrupalılar onu Görkemli Süleyman, biz ise yaptığı kanunlardan kaynaklı Kanuni unvanıyla tanırız.
Yavuz saatinde Anadolu, Kafkasya, İran, Suriye ve Mısır’a ehemmiyet verilmişti.
Memluk meselesi çözümlenmiş, Safevi ise ehemmiyetli tek tehlike olmaktan çıkmıştı.
Batı’da Venedik ve Ceneviz külüstür gücünü yitirmiş, denizlerde İspanya ve Portekiz onların konumunu almıştı.
Kara Avrupa’sında ise Avrupa’nın ehemmiyetli tek bölümünü elinde tutan Mukaddes Roma Germen İmparatorluğu ve Avusturya İmparatorluğu bulunmaktaydı.
Doğu’da ve Batı’da uzun seferlere çıkıldı.
Doğu’da İran, Batı’da Macaristan ve Avusturya, denizlerde ise Venedik, Papalık, Şarlken, Rodos Şövalyeleri, Malta, İspanya ve Portekiz’le savaşıldı.
Fransa’ya ise takviye edildi.
Osmanlı Avrupa’da ehemmiyetli tek balans öğeyi durumuna geldi.
İÇ İSYANLAR :
Kanuni, hükümdarlığının ilk senelerinde kimi olumsuzluklarla karşılaştı.
Anadolu, Suriye ve Mısır’da kimi isyanlar çıktı.
a) Baba Zünnun : Vergi problemini bahane eden Türkmenler başkaldırı ederek Bozok(Yozgat) etrafında ayaklandılar.(1526) Üstüne gönderilen kuvvetler doğrulusunda başkaldırı bastırıldı.
b) Kalenderoğlu : Hacı Bektaş soyundan olduğunu iddia eden Kalender Çelebi, tımarları elinden alındığı için Mohaç seferini fırsat bilerek başkaldırı etti.
Saltanat iddiasında yer aldı.
Şiilerin desteğini almayı muvaffak oldu.
Fakat tımarların geri verileceği söylenerek başkaldırı dağıtıldı(1527).
c) Canberdi Gazali : Memluk komutanlarından olan Gazali, Mısır seferinden ardından Osmanlı himayesine girmiş, Şam valiliğine atanmıştı.
Gazali Osmanlıdaki taht değişikliğinden yararlanarak, Memluk Devletini yine kurmak emeliyle “siyasi†nitelikli tek başkaldırı çıkardı.
Dulkadir Beyi Şehsuvaroğlu Ali Bey Halep’e gittikçe başkaldırısı bastırdı(1521).
d) Ahmet Paşa : Devlet geleneğine göre sadrazamlık sırası kendisine gelmişti.
Fakat, adına İbrahim Ağa sadrazamlığa atandı.
Ahmet Paşa ise Mısır valiliğine atandı.
Bu vaziyete kızan paşa, Memluk ileri gelenlerini de yanına alarak başkaldırı başlattı.
Ahmet Paşa’nın kendine vezir seçtiği Kadızade Mehmet Bey Osmanlı Devletine sadık kalıp ayaklanmayı bastırdı(1524).
BATIDA GELİŞMELER:
Kanuni Sultan Süleyman’ın tahta çıktığı sırada Osmanlı Devleti’nin batıdaki en devasa rakibi Roma Germen İmparatorluğu idi.
Roma Germen İmparaotu Şarlken Avusturya Kralı Ferdinand ile kardeşti.
Şarklen’in kız kardeşi, Macar Kralı II.Layoş ile evli idi.
II.Layoşâ€™un kız kardeşide Avusturya Kralı Ferdinand ile evliydi.
Böylece bu ülkeler arasında akrabalık ilişkileri kurulmuştu.
Macar Kralı II.Layoş, Osmanlılara karşı hasmane politika seyrederken Şarlken ve Ferdinand’a güveniyordu.
Belgrat’ın Alınması (1521) :
Neden: Macar Kralı Osmanlıya ödemesi lüzumlenen vergilerini ödememiş, kendine gönderilen Osmanlı elçisini öldürmüştü.
Bu nedenle, Kanuni Batı’ya ilk seferini düzenledi.
Sonuç: Balkanların en stratejik kentlerinden olan Belgrat karadan ve Tuna nehrinden gönderilen güçlerle fethedilmiştir.
Batı seferlerinde tek üs durumuna getirildi.
Batı’da Ilerlemeler :
Fransa ile Mukaddes Roma Germen İmparatorluğunun arası açıktı.
Şarlken akrabalık ilişkileri ile İspanya, Sardunya, Sicilya, Napoli, Hollanda ve Fransa’nın kuzeyindeki topraklara egemen olmuştu.
Öte yanda Martin Luter Papaya başkaldırı ederek Protestanlık mezhebini kurmuştu.
İşte bu tür tek ortamda Osmanlı Devleti Macar meselesine el atmıştı.
Alman İmparatoru Şarlken ile Fransa Kralı I.Fransuva arasında Avrupa’nın avantajı maçı vardı.
Fransa’yı tehdide başlayan Şarlken’in tek yandan Akdeniz’e, diğer taraftan Orta Avrupa’ya egemen olmak istemesi Osmanlıyı rahatsız etmekteydi.
I.Fransuva’nın 1525’te Şarlken’e tutsak düşmesi üstüne, Fransa Osmanlıdan takviye istedi.
Avusturya’nın Macaristan üstünde hak iddiasına karşı çıkan Osmanlı, Fransa’nın takviye arzusuna pozitif yanıt verdi.
Çünkü, Almanya, Fransa’yı da alırsa Osmanlıya karşı devasa tek haçlı ittifakı kurulabilirdi.
Bu nedenle Fransa’nın varlığını sürdürmesi gerekiyordu.
Mohaç Alan Muhabereyi (1526) :
Nedenler:
Belgrat’ın alınması ile Osmanlı Macar ilişkilerinin bozulması
Şarklen’e tutsak düşen Fransa Kralının Osmanlı Devletinden takviye istemesi
Kanuni’nin Macar topraklarını alarak Şarlken’in oluşturmaya çalıştığı Hristiyan ittifakı parçalama düşüncesi
Kanuni’nin Tuna Nehrinin kuzeyindeki ülkeleri fethetme düşüncesi
Mohaç Alan Savaşında Macar silahlı gücü yenilgiye uğratıldı.
Macar Kralı II.
Layoş muhabere meydanında can verdi.
Sonuçlar:
Macaristan Osmanlı himayesine alındı.
Macaristan Osmanlı Devletine bağlı tek kraliyet durumuna geldi.
Jan Zapolya(Yanoş) Macaristan tahtına kral olarak getirildi.
Osmanlı’nın Orta Avrupa’daki hakimiyeti güçlendi.
Osmanlı Avusturya ile komşu oldu, Osmanlı –Avusturya maçı başladı.
Fransa Şarlken’in baskısından kurtularak, serbest kaldı.
Bu vaziyet Osmanlı-Fransa ilişkilerinin gelişmesine bölge hazırladı.
I.Viyana Abluka etmesi (1529) :
Macaristan’ın Osmanlı egemenliğine girmesi üstüne Şarlken’in kardeşi olan Avusturya Kralı Ferdinand, akrabalık hasebiyle Macar tahtının kendine ilişkin olduğunu ileri sürerek Yanoşâ€™un krallığını tanımadı.
Avusturya’nın Budin’e girmesi üstüne sefere çıkan Kanuni Budin’i işgalden kurtardı.
Şarlken ve Ferdinand meydana çıkmadıkları için, onları savaşa zorlamak emeliyle Viyana kuşatıldı(1529).
Ancak emel Viyana’yı alabilmek bulunmadığı için ihtiyaç duyulan donanım getirilmemişti.
Kışında yaklaşması üstüne abluka kaldırıldı.
NOT: Kanuni döneminde karada netice alınamayan pek kez I.Viyana kuşatmasıdır.
Almanya Seferi (1532) :
Ferdinand’ın ikinci sefer Budin’i abluka etmesi üstüne, yine sefere çıkıldı.
Fakat yeniden ne Ferdinand ne de Şarlken Osmanlı silahlı gücü önüne çıkmadı.
Osmanlı akıncıları Almanya içlerine kadar girdiler.
Avusturya sulh istedi.
Doğuda Safevi meselesi başladığı için sulh önerisi kabul edildi.
İstanbul Antlaşması (İbrahim Paşa Ant.) (1533) :
Avusturya arşidükü, protokol itibariyle Osmanlı sadraz***** eşit sayılacak,
Avusturya Osmanlı Devleti’ne senelik vergi verecek,
Avusturya, Yanoşâ€™un Macar krallığını tanıyacak,
Macaristan ve Avusturya arasındaki anlaşmaları Osmanlı padişahı onaylayacak,
Avusturya Macar topraklarına saldırmayacak,
Sonuç ve Ehemmiyeti :
Avusturya Osmanlının üstünlüğünü kabul etti.
Osmanlı, Avusturya üstünde yaptırım gücüne sahip oldu.
Osmanlı’nın Avrupa’nın en kuvvetli devleti bulunduğu anlaşıldı.
Almanya’nın Avrupa üzerindeki üstünlüğüne nihai verildi.
İLK: Avusturya ile uygulanan ilk antlaşma.
Macaristan’ın Osmanlılara Katılımı (1541) :
Macar Kralı Yanoş ölünce adına ufak yaştaki erkek çocuğu Sigismund geçti.
Ferdinand, Sigismund’un krallığını tanımayarak yapan bulunduğu antlaşmayı bozdu ve Budin’i kuşattı.
Bunun üstüne Kanuni yeniden Macaristan üstüne sefere çıktı.
Budin’i aldı.
Ferdinand’ın sulh talebi kabul edilerek yeniden sulh yapıldı.
Macaristan üç noktaya ayrıldı.
Kuzey Macaristan Avusturya’ya,
Orta Macaristan Erdel Beyliği ismi altında Osmanlı himayesindeki Sigismund’a,
Güney Macaristan ise Budin eyaleti olarak direk Osmanlılara bağlandı.
Avusturya ile antlaşma yapılmasına karşın Osmanlı-Avusturya maçı devam etti.
Ferdinand 1551’de yine Erdel’in iç işlerine karıştı.
Osmanlı-Avusturya savaşları ,1562’de yine sulh sağlanıncaya kadar sürdü.
Zigetvar Seferi (1566) :
Kanuni Sultan Süleyman Avusturya’nın sulhu bozarak Erdel’e saldırması üstüne Sadrazam Sokulu Mehmet Paşa ile yaşının gelişmiş olduğu halde sefere çıktı.
Zigetvar Kalesi kuşatıldı.
Kuşatma esnasında padişah öldü(1566).
Padişahın ölümü askerden gizlendi.
Kuşatmaya devam edilerek kale alındı.
Uyarı: Zigetvar Seferi, Kanuni’nin nihai seferi oldu.
OSMANLI-FRANSIZ İLİŞKİLERİ:
Osmanlı ile Fransa arasındaki ilk ilişkiler I.Fransuva’nın, Alman İmparatoru Şarlken’e tutsak düştükten ardından Osmanlıdan takviye istemesiyle başlamıştı.
Mohaç Muhabereyi Fransa’ya takviye emeliyle yapılmış, Fransuva kurtulmuştu.
Kanuni Avrupa devletleri arasındaki anlaşmazlıklardan faydalanarak Avrupa siyasetinde soz sahibi oldu.
Orta Avrupa seferleriyle Fransa ve Protestanların yükünü azalttı.
Protestanlığın yayılmasına taban hazırladı.
Avrupa’da dini birlik iyice zayıfladı.
Fransa Osmanlı Devletini Avrupa’yı koruyan pek efor olarak gördüğünü ilan etti.
Bu yakınlaşma zaman içinde ticari bölgede kaydı.
Fransa’ya Avrupa tarihlerinde “kapitülasyon†Osmanlı kayıtlarında ise “ahidname†veyahut “İmtiyazat-ı Mahsusa†olarak bilinen kimi ticari imtiyazlar verildi(1535).
Amaç :
Avrupa Hristiyan birliğini bozmak , Avrupa siyasetinde aktivite kazanmak.
Almanya’ya karşı Fransa’nın desteğini sağlamak.
Coğrafi Keşifler ile ehemmiyeti azalan Akdeniz ticaretini canlandırmak, Gümrük gelirlerini çoğaltmak.
Üretimi yapılmayan ürünleri ucuza temin etmek.
Verilen Kapitülasyonlar :
Her iki ülkenin ticaret gemileri serbestçe ticaret yapabilecek.
Fransa’dan başka devletlere nispeten daha düşük vergi alıncak.
Osmanlı topraklarında yaşam sürdüren Fransızlar din ve mezheplerinde serbest olacak.
Fransız tüccarlar ile Türkler arasındaki davalara Türk mahkemeleri bakacak, mahkemede tek Fransız tercüman bulunacak.
Fransız tüccarların kendisi aralarındaki davalara Fransız hakim bakacak.
Türk tüccarlarda Fransa’da aynısı haklardan yararlanacaktı.
Antlaşma, iki hükümdarın sağlığında geçerli olacaktı.
Uyarı: Antlaşmanın hükümdarların ömrü ile hudutlu tutulması Kanuninin ileri görüşlülüğünü yansıtmaktadır.
Sonuç :
Akdeniz ticareti yine canlandı.
Gümrük gelirleri arttı.
Alman tehlikesi karşısında Fransa’nın dayanağı sağlandı.
Daha evvel Venedik’e verilen ayrıcalıklar ekonomik nitelikliydi.
Fransa’ya bununla birlikte dini ve adli kimi imtiyazlar verilmiştir.
Kapitülasyonlar I.Mahmut döneminde daimi duruma getirildi.
Kapitülasyonlar önceleri tek bağış niteliğinde idi.

Doğudaki Gelişmeler
Osmanlı-İran İlişkileri :
Safevi Devleti Şiilik Propagandası yapıp Anadolu’ya egemen olmak isteyince Osmanlı-İran ilişkileri bozulmuştu.
Yavuz döneminde Çaldıran zaferi ile İran meselesi geçici de olsa çözüme kavuşturulmuştu.
Şah İsmail ölünce adına geride bıraktığımız erkek çocuğu Tahsmab döneminde de Safevilerin Osmanlı siyaseti değişmedi.
Şah Tahsmab’ın;
Şiileri kışkırtmaya sürmesi.
Macaristan’a elçiler göndererek Şarlken’le ittifak kurmaya çalışması.
Osmanlı’ya bağlılığını belirten Bağdat valisini öldürmesi üstüne Kanuni İran seferine çıkmaya hüküm verdi.
Kanuni İstanbul Antlaşmasıyla batıdaki hudutlarını emniyet altına aldıktan ardından İran üstüne dört kez düzenledi.
Bu seferler neticesi Bağdat, Karabağ, Revan ve Nahcivan Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Amasya Antlaşması(1555):
Kanuni, İstanbul’a dönüşü esnasında Amasya’ya gelen İran elçilerinin sulh önerinini kabul etti.
İLK: Osmanlı Devleti’nin İran’la imzaladağı ilk resmi antlaşmadır.
Bu antlaşmayla İran; Bağdat, Karabağ, Revan ve Nahcivan’ın Osmanlıya ilişkin olduğunu kabul etmiştir.
Uyarı: Osmanlı-İran savaşları ,Osmanlının batıdaki ilerleyişini yavaşlatmıştır.
Amasya antlaşmasıyla İran meselesi bir müddet için çözümlenmişse de, III.Murat döneminde savaşlar yine başlamıştır.
Denizlerde Ilerlemeler :
XVI.
yüzyılda coğrafi keşiflerin yapılmasıyla Avrupa devletlerinin ekonomik kuvveti artmaya başlamıştı.
Bu nedenle Kanuni politik ilişkilerini Avrupa ve Akdeniz ülkeleri üstüne yoğunlaştırdı.Ayrıca coğrafi keşifler neticeninde Portekizlilerin eline geride bıraktığımız Hint deniz yoluna da yine egemen olmak ve bölgedeki ticaretten hisse alabilmek emeliyle Hint deniz seferlerini düzenledi.
Akdeniz’deki Gelişmeler:
Rodos’un Fethi(1522) : Rodos adası Sen Jan şövalyelerinin elinde korsan yatağı idi.
Korsanlar Türklerin Akdeniz ticaretine karşı koyuyor ve Batı Anadolu kıyılarını tehdit ediyorlardı.
Rodos’un fethi ile Mısır ve Suriye’den Anadolu’ya ulaşan deniz yolunun güvenliği sağlanmış olacaktı.
Kanuni donanma ile sefere çıkarak adayı şövalyelerden aldı.
Cezayir’in Osmanlılara Katılımı (1533):
Barbaros kardeşler Mısır seferinden ardından Osmanlı himayesine girmiş, Yavuz’un da yardımlarıyla Cezayir üstünde hakimiyet kurmuştu.
Osmanlı–Avusturya savaşları devam eder iken Şarlken Osmanlıyı denizlerde yıpratmak için harekete geçti.
Bunun üstüne Kanuni Akdeniz’deki Osmanlı egemenliğini sağlamlaştırmak emeliyle Barbaros’u İstanbul’a çağırdı.
Barbaros’un İstanbul’a gelmesi ile Cezayir direk Osmanlı devletine iştirak etti.
Barbaros Kaptın-ı Derya ‘lığa getirildi.
Preveze Deniz Zaferi(1538) :
Nedenleri:
Osmanlı ile Avusturya ve Almanya arasındaki maç.
Osmanlının Ege’yi muayene altına alması ve Akdeniz’de avantajının gittikçe yükselmesi.
Korfu adasının Osmanlı donanması doğrulusunda kuşatılması.
Andre Dorya komutasındaki Venedik, Ceneviz, Papalık, Malta, İspanya ve Portekiz kuvvetlerinden meydana gelen tek haçlı donanması heyetti.Temel amaç Osmanlı Devletinin Akdeniz’deki varlığına nihai vermekti.
Preveze önlerinde gerçekleşen savaşta Osmanlı donanması Haçlı donanması karşısında devasa tek zafer kazandı(28 Eylül 1538)
Sonuç:
Akdeniz Osmanlı egemenliğine girdi.
XVI.
yy.
sonlarına kadar Akdeniz avantajı Osmanlıda kaldı.
Venedik’ten muhabere tazminatı alındı.Böylece Osmanlının Akdeniz’deki üstünlüğünü kabul etmiş oldu.
Mora ve Dalmaçya kıyılarındaki kimi kaleler Venedik’ten alındı.
Fransa’ya Takviye (1543) : Kanuni Sultan Süleyman kendisi politikası gereği Avrupa ülkeleri arasında Fransa’yı desteklemekte fayda görüyordu.
Fransa’nın Kanuniden yeniden takviye istemesi üstüne Barbaros Hayrettin Paşa Fransa’ya takviye için yollandı.
1543’te Marsilya’ya ulaştı.İspanyolların elindeki Nis kalesini alıp Fransızlara teslim etti.Fransızların lüzumlenen dayanağı vermekte isteksiz davranmaları üstüne İstanbul’a döndü.
Trablusgarp’ın Alınması(1551) : Şarlken Trablusgarb’ı Sen Jan şövalyelerine vermişti.Kaptanı derya Sinan Paşa ve Turgut Başkan Trablusgarb’ı şövalyelerden aldı.
1553’te de Korsika adası alındı.
Cerbe Deniz Muhabereyi (1560) : Haçlıların Türkleri Kuzey Afrika’dan atmak ve Turgut Reisin Akdeniz’deki egemenliğine nihai vermek istemeleri üstüne Turgut Başkan ,İspanyolların elinde olan Cebre adasını kuşattı.
Andre Dorya komutasındaki haçlı donanmasının Cebre önlerine gelmesi vaziyeti zorlaştırdı.
Kaptanı derya Piyale Paşanın yardıma gelmesi ardından Haçlılar yenilgiye uğratıldılar.
-Preveze’den ardından en devasa deniz muhabereyi kazanıldı.
-Batı Akdeniz ve Kuzey Afrika’da Osmanlı egemenliği pekişti.
Malta Abluka etmesi (1565) : Malta Avrupalı devletlerin Kuzey Afrika’daki Müslüman topraklarına saldırmak için kullandıkları tek üs konumundaydı.
Malta’da tespit edilen Sen Jan şövalyeleri Şarlken’in desteğini alarak Osmanlı gemilerine saldırıyorlardı.
Cezayir ve Trablusgarb’ın güvenliği için alınması lazımdı.
Ada kuşatıldı ama etkin olunamadı,kuşatma sırasında Turgut Başkan şehit düştü.
Sakız Adası’nın Alınması (1566) : Ege denizindeki Sakız adası Cenevizlilerin elinde bulunuyordu.
Vergilerini ödemeyince Kanuni Sultan Süleyman Zigetvar seferine çıkarken, Kaptanıderya Piyale Paşa’yı Sakız adasının fethi için gönderdi.Ada alındı,böylece Batı Akdeniz ve boğazların güvenliği sağlanmış oldu.
Hint Deniz Seferleri :
Doğu-Batı ticaret yollarının Osmanlı kontrolüne geçmesi üstüne Avrupa devletleri yeni yollar aramaya başladılar.16.yüz sene ilk haftalarında Portekizliler Ümit Burnu’nu geçerek direk Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’na ulaştılar.
Portekizliler, koloniler kurarak Müslüman ülkelerin ticaretine mani olmuş, Kızıldeniz yolu ile giden hacılara saldırmış, Hindistan’daki Müslüman devletlerden tek fazlasını işgal etmişti.
Gücerat Hanının Osmanlıdan takviye istemesi üstüne seferlere çıkıldı.
Amaç:
Baharat yolunun Akdeniz üstünden işlemesini sağlamak.
Kızıldeniz ticaret yoluna hakim olarak, Hint ticaret yolu üstünde aktivite kazanmak.
Hac yolunun korumak.
Müslüman tüccarlara verilen zararı önlemek.
Müslüman devletlere takviye etmek.
Kanuni döneminde Hindistan’a dört kez düzenlendi.
Bu seferler Hadım Süleyman Paşa(1538), Piri Reis(1551), Murat Reis(1552) ve Seydi Ali Reis(1553) doğrulusunda gerçekleştirildi.
Birinci Hint Deniz seferinde Yemen ve Aden alınarak Sudan ve Habeşistan’ın tek bölümü Osmanlı toprağına iştirak etti.
İkinci seferde Piri Başkan Arap yarımadasının güneydoğusundaki Maskat’ı ele geçirdi.
Hindistan’a tertip eden başka seferler de başarısız meydana gelmiştir.
Uyarı: Piri Başkan ilk dünya atlası niteliğinde olan “Kitab-ı Bahriyeâ€yi hazırlamıştır.
Seydi Ali Başkan “Mirat’ül –Memalik†isimli coğrafya eserinin yazarıdır.
Hint Deniz Seferlerinin Başarısız Olmasının Sebepleri :
Hint deniz seferlerinin ekonomik değerinin yeteri kadar anlaşılamaması, batı seferlerinin henüz karlı olduğunun düşünülmesi.
Osmanlı donanmasının okyanus şartlarına makul olmaması.
Portekiz donanmasının henüz kuvvetli olması.
Bölgedeki Müslüman devletlerin lüzumlenen dayanağı vermemesi.
Sonuç:
Baharat Yolu ve Hint ticareti elden çıktı.
Asya ticareti ümit burnuna kaydı.
Akdeniz limanları ehemmiyetini kaybetti.
Arap yarımadası ve Kızıldeniz kontrol altına alındı.
Sudan sahilleri, Habeşistan’ın kimi bölümleri, Yemen, Umman ve Eritre Osmanlı nüfuzu altına girdi.

 
Son düzenleme:
Geri