Kanuni oğlu Mustafa’yı neden öldürttü?

Konu sahibi son olarak 2618 gün önce görüldü
Kanuni, oğlu Mustafa’yı neden öldürttü?

Tarihçinin görevi teşhis ve tespittir. Yargılamayı Allah yapar. Herhangi bir kişi hakkındaki en yanılmaz hükmü sadece Allah verir...

Bu bakımdan padişahların, sadrazamların, vezirlerin ve hepimizin hesap vermemiz kaçınılmazdır. Günah işleyen padişah bile olsa bunun sonuçlarına katlanacaktır.

Bir nokta daha: Tarihçi, tarihin (ve tarihi şahsiyetlerin) ne avukatı, ne yargıcı, ne de cellâdıdır.

Bu girizgâhtan sonra, diyeceğim şu ki, Şehzade Mustafa’nın katlinde gerçi Hürrem Sultan’la Sadrazam Damat Rüstem Paşa’nın parmağı var, ama Şehzade’nin bazı yanlış davranışlarının da bunda büyük payı olduğu kesin.

Şehzade öyle şeyler yapmış ki, babası (Kanuni), tahtı üvey kardeşlerinden (Bayezid, Cihangir ve Selim) kapmak için, Şehzade Mustafa’nın bir isyan hazırlığında olduğuna, hatta bunun için İran Şahı Tahmasb’la gizli ittifak kurduğuna inanmış.

Sonuçta bu inancını pekiştiren delilleri dönemin Şeyhülislamı Ebussuud Efendi’ye aktardı ve ondan “idam” fetvası istedi. Şehzade Mustafa, bu fetva ile idam edildi. Şehzade Mustafa’nın idamı yüksek mahkeme kararıyla gerçekleştiği için, bundan ne Kanuni’yi ne de Hürrem Sultan’ı sorumlu tutmamak gerekiyor.

Hürrem Sultan elbette kumasının (Şehzade Mustafa’nın annesi Mahidevran Sultan) oğlu yerine kendi oğlu Selim’in padişah olmasını istiyordu. Çünkü Selim ancak padişah olursa hayatta kalabilecekti. Hangi anne evlâdını hayatta tutmak için mücadele etmez?

Şimdi söyler misiniz lütfen: Oğlunu hayatta tutmaya çalıştığı için hangi anne suçlanabilir? Ama Hürrem Sultan insafsızca suçlanmış, Kanuni’yi etkilediği için “Cadı Kadın” ilân edilmiştir.

Oysa her kadın kocasını etkilemeye çalışır. Kuşkusuz o da etkilemeye çalışmıştır. Zaman zaman etkilemiştir de... Ancak bunun bir sınırı vardır: O da “devlet menfaati”dir. Devletin birliği-dirliği uğruna kardeşlerini ve hatta oğullarını feda eden (Fatih Kanunnamesi) Osmanlı padişahları, kadın sözüyle devleti tehlikeye atabilirler mi?

Osmanlı’da devlet “din” gibi algılandığından (devletin zayıflaması dinin zayıflaması olarak değerlendirilirdi), dine “kadın uğruna” zarar verebilirler mi?

Yavuz Padişah’ın sözlerini hatırlayalım:
“Ben bu saltanatı, ümmete hizmet içün pederumun elinden aldum ve ıslâh-ı âlem (insanların ıslahı ile mutluluğu) uğruna birader ve biraderzadelerimi (kardeşlerimi ve çocuklarını) feda eyledum...
“Ben uykularımı, rahat ve huzurumu terk ile din-i mübînin te’yidine uğraşıyorum. Eğer İslâm’ı ihyâ etmek (geliştirmek, hayata geçirmek, yaşamak ve yaşatmak) maksudunuz (isteğiniz, niyetiniz) değilse, benum de nefs-ül emirde (işin gerçeği) saltanata kat’a hevesum yoktur.”

Kardeşlerini, bazen oğullarını katlettirdikleri için onları suçlamak yerine anlamaya çalışmak lâzımdır.

Eğer “Veliaht” gözüyle bakılan Şehzade Mustafa Bey, bundan fazlasıyla etkilenip, “Babam kocadı, dedem Selim Han’ın yaptığı gibi yapıp yerine geçme vakti geldi” türünden, Safevi Şahı Tahmasb’a mektuplar yazmasaydı ve bunlar bir şekilde Kanuni’nin eline geçmeseydi, Hürrem Sultan’ın oğlunu tahta geçirme çabası sonuçsuz kalabilirdi.

Şehzade Mustafa bunları yapmakla da kalmadı, valilik yaptığı Amasya’da kendi adına “tuğra” da çektirdi...

Osmanlı’da yalnızca padişahların tuğrası olur. Tuğra, sadece bir “imza” değil, aynı zamanda gücün, yani saltanatın da sembolüdür.
Bu yüzden hiçbir şehzade ya da sadrazam, kendine tuğra çektiremez...

Bunu göze almak, padişaha rakip olmak anlamına gelir ve ölümü göze almakla eşdeğer sayılır.

Şehzade Mustafa, kim bilir hangi dürtü ile (belki de çevresinin teşviki olmuştur) böyle bir işe girişmiş, Padişah babasına rakip olarak ortaya çıkmıştır.

Bu durumda Kanuni açısından iki yol kalmaktadır: Ya iki başlı, iki parçaya bölünmüş, dolayısıyla zayıf düşmüş bir devlete razı olacak (ki o takdirde de kardeşler birbirlerine saldıracağı için yine iç savaş kaçınılmazdır), ya da saltanat iddia edeni (oğlu bile olsa) “izale” edecektir (öldürecektir).

Bölünme-parçalanma ihtimalini hiçbir padişah göze alamayacağından dolayı, geriye kala kala ikinci şık kalıyor...

Kanuni de çaresizlik içinde ikinci şıkkı seçti ve ağlaya ağlaya oğlunun idam hükmünü imzaladı.

Yavuz Bahadıroğlu - Yeni Akit
 
Hep onların günahlarını çekiyoruz :/
Insan oğlunu öldürür mu?:(
 
Fatih kanunnamesinde de bu katllerin nedenleri mantık çerçevesinde açıklanmış.
Devlet kutsaldır, ülkenin bekası ve bölünmezliği için bazen bu katller gerçekleşmiştir.
Şahsi bir taht hırsından değil..
 
Fatih kanunnamesinde de bu katllerin nedenleri mantık çerçevesinde açıklanmış.
Devlet kutsaldır, ülkenin bekası ve bölünmezliği için bazen bu katller gerçekleşmiştir.
Şahsi bir taht hırsından değil..

Yani bir baba oğlunu öldürmeli mi? Fatih'in yazdığı Allah kelamı mı? Kardeş katliamlarına gelince; 2 hükümdar kardeş olamaz öyle değil mi? Kaç padişah hacca gitti? Hiç biri gitmedi öyle değil mi? Tahtı serbest bıraksalar hanedandan biri konar mı? Bu yüzden İslamın emrini kim mi takar? Katliamın mantığı olur mu?
 
"Giritli Epimenides'in, Elalı Zenon'un paradoksu var da benim neden yok?" düşüncesi ile öldürdüğünü düşünüyorum.
Bilerek ve isteyerek, bir paradoks nasıl oluşturulur?
Buradaki paradoks nedir?..
 
Yani bir baba oğlunu öldürmeli mi? Fatih'in yazdığı Allah kelamı mı? Kardeş katliamlarına gelince; 2 hükümdar kardeş olamaz öyle değil mi? Kaç padişah hacca gitti? Hiç biri gitmedi öyle değil mi? Tahtı serbest bıraksalar hanedandan biri konar mı? Bu yüzden İslamın emrini kim mi takar? Katliamın mantığı olur mu?

Bir iklimde iki hükümdar barınamaz.
Devlet kutsaldır ,devletin ve milletin bekası kardeş de olsa ondan önemlidir.
Misal fetret devrinde dört kardeş aynı iklimde ayrı ayrı hükümranlığını ilan etti .
Devlet parçalandı , bizans ve diğer beylikler cok rahat hareket edebildi .
Suan cumhuriyet kafasıyla yorumlarsak evet cok canice ve katliam .
Ama o dönemde devlet ve hükümdar tekse dogru olandı.
Hac konusuna girmedim ben o nerden cıktı be :p
 


Bir iklimde iki hükümdar barınamaz.
Devlet kutsaldır ,devletin ve milletin bekası kardeş de olsa ondan önemlidir.
Misal fetret devrinde dört kardeş aynı iklimde ayrı ayrı hükümranlığını ilan etti .
Devlet parçalandı , bizans ve diğer beylikler cok rahat hareket edebildi .
Suan cumhuriyet kafasıyla yorumlarsak evet cok canice ve katliam .
Ama o dönemde devlet ve hükümdar tekse dogru olandı.
Hac konusuna girmedim ben o nerden cıktı be :p

Hac, islamiyette farzdır. Osmanlı padişahlarından hacca giden yoktur. Çünkü boş bırakılırsa taht, birileri oturur diye gidilmemiştir. Kutsal olan Kur'andır. Ben Kur'an-ı o kadar okudum, içinde devlet kutsaldır demiyordu. O halde neye göre kutsal? Bu kadar fetret devri, duraklama devri, gerileme devri, ilerleme devri yaşandı da ne oldu? Tarihin tozlu sayfalarına gömülmedi mi bu devlet? Bir kardeş ya da oğul veya arkadaş hadi bunları boş ver, bir insan katledildi. Mantığınızın elverdiğince açıklamayın. Koca padişah da öyle düşünmüş!!! O ki, eğitimlerden geçen ve lala öğrencisi! Bana doğrudan hiç bahsetme! Ne doğrusu?
 
Hac, islamiyette farzdır. Osmanlı padişahlarından hacca giden yoktur. Çünkü boş bırakılırsa taht, birileri oturur diye gidilmemiştir. Kutsal olan Kur'andır. Ben Kur'an-ı o kadar okudum, içinde devlet kutsaldır demiyordu. O halde neye göre kutsal? Bu kadar fetret devri, duraklama devri, gerileme devri, ilerleme devri yaşandı da ne oldu? Tarihin tozlu sayfalarına gömülmedi mi bu devlet? Bir kardeş ya da oğul veya arkadaş hadi bunları boş ver, bir insan katledildi. Mantığınızın elverdiğince açıklamayın. Koca padişah da öyle düşünmüş!!! O ki, eğitimlerden geçen ve lala öğrencisi! Bana doğrudan hiç bahsetme! Ne doğrusu?

Yanılıyorsun. Hz. Peygamber dahi devlet uğruna savaşmanın ve ölümlerin gerçekleşebileceğini bildirmiştir. Bazı seyler Kuran'da acık acık yazmaz fıkhı da okuman lazım dahalarını da . Koskoca şeyhülislam dahi devlet uğruna fetva verebiliyorsa senin Kuran'ı okuyup da katl meselesini devlet kutsallığını görmedim demen seni haklı çıkarmaz. Devlet kutsaldır bu İslamiyet'ten önceki Türklerde de Türk-İslam Devletleri'nde de böyledir. Ekonomi politikalarını bile devletin ve toplumun bekası için oluşturan ve birey drğil toplum anlayışıyla oluşturan bir devlet ve devlet yönetimi var. Cumhuriyet kafasıyla düşündüğün için ahkam kesebiliyorsun. Hac farz evet , hacca gitmek suan ki gibi iki adım değil. Anadolu'nun etrafı beylikler ve bizanslar kaynıyorken, beylikten devlete geçilmeye hazırlanıyorken tahtı bırakıp , Hacca gitmek hiç de kolay değil.
Üstelik Osmanlı gibi bir beylik gaza ve cîhad ideolojisiyle , islamiyeti yayma uğruna çalışıyorken , devletin kutsal olmâdıgını nasıl iddia edebilirsin ?
 


Yanılıyorsun. Hz. Peygamber dahi devlet uğruna savaşmanın ve ölümlerin gerçekleşebileceğini bildirmiştir. Bazı seyler Kuran'da acık acık yazmaz fıkhı da okuman lazım dahalarını da . Koskoca şeyhülislam dahi devlet uğruna fetva verebiliyorsa senin Kuran'ı okuyup da katl meselesini devlet kutsallığını görmedim demen seni haklı çıkarmaz. Devlet kutsaldır bu İslamiyet'ten önceki Türklerde de Türk-İslam Devletleri'nde de böyledir. Ekonomi politikalarını bile devletin ve toplumun bekası için oluşturan ve birey drğil toplum anlayışıyla oluşturan bir devlet ve devlet yönetimi var. Cumhuriyet kafasıyla düşündüğün için ahkam kesebiliyorsun. Hac farz evet , hacca gitmek suan ki gibi iki adım değil. Anadolu'nun etrafı beylikler ve bizanslar kaynıyorken, beylikten devlete geçilmeye hazırlanıyorken tahtı bırakıp , Hacca gitmek hiç de kolay değil.
Üstelik Osmanlı gibi bir beylik gaza ve cîhad ideolojisiyle , islamiyeti yayma uğruna çalışıyorken , devletin kutsal olmâdıgını nasıl iddia edebilirsin ?

Osmanlıda saraya örfi hukuk, tebaya şeri hukuk uygulanırdı. Bunların anlamlarını öğren ve gel. :T: Osmanlı harici beyliklerin çoğu da de cihad ve ve gaza ideolojisiyle hareket ederdi. Sen, Karamanoğullarına böyle hareket etmediler diyebilir misin? Kutsal olan Allah ve Kur'andır. Gerisi yorum...
 
Osmanlıda saraya örfi hukuk, tebaya şeri hukuk uygulanırdı. Bunların anlamlarını öğren ve gel. :T: Osmanlı harici beyliklerin çoğu da de cihad ve ve gaza ideolojisiyle hareket ederdi. Sen, Karamanoğullarına böyle hareket etmediler diyebilir misin? Kutsal olan Allah ve Kur'andır. Gerisi yorum...

Seri ve örfi hukuk ayrı ayrı uygulanmazdı sevgili pan.
Bunlar birbiri ile uyumlu ve ters düşmeyecek sekilde uygulanırdı.
Ben aksini iddia etmedim, beylikler bu ideolojiyi gerçekleştirmek uğruna birbiri ile yarışacak sekilde mücadele ederken sence bu beyliklerden biri olan osmanoğullarının bölünmeleri ve iç çekişmeleri göze alması mümkün müdür ?
 
Geri