-
- Katılım
- Nisan 16, 2019
-
- Mesajlar
- 55,999
-
- Tepkime puanı
- 34,906
-
- Puanları
- 353
İtalya'nın Milano kentinde 21-24 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Avrupa Endokrinoloji Kongresi'nde, (ECE 2022) hormonların neden olduğu yüzlerce kronik hastalığa dikkat çekilerek dünyada ilk kez 23 Mayıs tarihi, "Avrupa Hormon Günü" olarak ilan edildi. Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Dr. Ewa Kopacz, kongreye video konuşması ile katılarak hormonlara bağlı hastalıkların politikacıların gündemine alınacağını söyledi. Avrupa Endokrinoloji Derneği Üyesi Okan Bülent Yıldız hormonların kanserden diyabete, kısırlıktan kalp hastalıklarına, 200'den fazla hastalığın asıl nedeni olduğuna işaret etti. Yıldız, Türkiye'nin bugün Avrupa Birliği'ne girse, obezite oranı ile birinci sıraya yerleşeceğini vurgulayarak "Obeziteye Tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları eşlik ediyorsa kişinin ömründen 5 ila 20 yıl götürüyor. Çocuklarda da obezite artıyor. Bir çocuk 18 yaşına kadar ömrünün 2,5 yılını TV karşısında geçiriyor. Bu oran okul süresinden bile yüksek" dedi
"OBEZİTE BİR YEME SORUNU DEĞİL HORMONAL BİR HASTALIK"
Avrupa'da yetişkinlerin yarısından fazlasında ve her 3 çocuktan birinde obezite görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Yıldız, "Obezite aslında bir yeme bozukluğu değil, altta yatan hormonal nedenleri olan ciddi ve ölümcül bir hastalık. Tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları ve kanserlerin de yer aldığı 200'den fazla hastalığın riskini ciddi oranda artırıyor ve Avrupa'da her yıl 1.2 milyonun üzerinde ölüme neden oluyor. Obezite, eşlik eden Tip 2 diyabet veya kalp damar hastalığı olan kişilerde yaşam süresinden 5 ila 20 yıl çalıyor. Kovid -19 pandemisi sırasında da obezitesi olan kişilerin enfeksiyona daha kolay yakalandıklarını, hastalığı daha ağır geçirdiklerini ve ölüm risklerinin arttığını da gözlemledik. Bu ve diğer etkileri nedeniyle hormon bozukluklarının çok yakından takip edilmesi gerekiyor. Ülkelerin sağlık politikalarında bu farkındalığı yaratmak için ilk adımı bu şekilde atmış olduk" diye konuştu.
Prof. Dr. Yıldız, 2018 yılında Avrupa Parlamentosu'nda (AP) "Hormonlar ve Hastalıklar" başlıklı bir oturum düzenleyerek ilk kez konuya dikkat çektiklerini anlatarak şunları söyledi: "Ben de bir konuşma yapmıştım, hormonların Avrupa sağlık politikasındaki önemini değerlendirdik. Burada 4 tane konu ön plana çıktı. Bir tanesi obezite, ikincisi kanser, üçüncüsü nadir endokrin hastalıklar ve dördüncüsü de hormon bozucu kimyasallar. Hormonlar çok iyi bilinen bir konu değil. Bu nedenle hormonların bilinirliğinin artırmak için son birkaç yıldır Avrupa Endokrinoloji Derneği olarak çalışmalarımız sürüyor. Bugün 2022'de ise 23 Mayıs tarihini de bu nedenle Avrupa'da Hormon Günü olarak ilan ettik ve bundan sonra Avrupa içindeki bütün ülkelerde bugünün, hormonların sağlıktaki önemini vurgulamak için devam etmesini planlıyoruz. Bu yıl açılışta AP Başkan Yardımcısı Polonya'dan Dr. Ewa Kopacz da bizimle beraberdi. Kendisi de Avrupa sağlık politikaları içinde özellikle hormonların rolü, hormonların obezite gelişiminde, kronik hastalıklardaki önemi ve bu öneme yönelik kendilerinin de parlamentoda bizim önerimizle almakta oldukları tedbirlerden bahsetti."
"TÜRKİYE AB'YE GİRSE OBEZİTEDE BİRİNCİLİĞİ ALIR"
Avrupa'da her iki kişiden birinin obez ya da fazla kilolu olduğunu anlatan Prof. Dr. Yıldız, Türkiye'de de durumun parlak olmadığına değinerek "Yine Avrupa'da her 3 çocuktan 1'inin ise obezitesi ya da fazla kilosu var. 18 yaşına kadar bir çocuk, 2,5 yılını ekran başında geçiriyor. Bu oran, okulda geçirilen süreden daha yüksek. Türkiye olarak bugün Avrupa Birliği'ne girsek, obezite alanında birinciliği alıyoruz. Çünkü Türkiye'de de ne yazık ki her 3 kişiden 1'inin obezitesi ya da fazla kilosu var." dedi. Obezitenin birçok hastalık için büyük bir risk faktörü oluşturduğuna da değinen Prof. Dr. Yıldız, "Öyle ki Tip 2 diyabet vakalarının yüzde 80'inden, kalp hastalığı vakalarının yüzde 55'inden, kanserlerin ise yüzde 40'ından obezite sorumlu. Obeziteli bir kişi, beraberinde kalp hastalığı veya şeker hastalığı da varsa ömründen 5 ila 20 yıl gidiyor. Bugün Türkiye ve Avrupa'da, her yıl 1,2 milyon ölüm, obeziteye bağlı olarak gelişiyor ve obezitenin gelişiminde de hormonlar son derece önemli rol oynuyor" diye konuştu.
"GEREKSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMI DAHİ OBEZİTE NEDENİ"
Obezite riskinin daha anne karnındayken başladığını vurgulayan Prof. Dr. Yıldız, özellikle bu dönemde gereksiz antibiyotik kullanımının bile ileride obeziteye yol açabildiğini belirtti. Prof. Dr. Yıldız, şu bilgileri verdi: "Bu çok önemli bir nokta. Erken bebeklik döneminde gereksiz antibiyotik kullanımı ve böylelikle bağırsak floranısının değişmesi, o bebeğin 3 yaşındaki kilosunun yanında 13, 23 ve 33 yaşındaki kilosunu da etkiliyor. Çünkü gereksiz antibiyotik kullanımı bağırsak florasını bozuyor ve bağırsaktaki iyi mikropların ortadan kalkmasına neden oluyor. Kötü olan mikropların hem kendileri, hem de salgıladıkları bazı maddeler bağırsaktan dolaşımımıza geçiyor ve bu da birçok organda, karaciğerde yağ dokusu ile iletişim halinde oluyor. Buralardaki normal fonksiyonu bozuyor. Mikrobiyotanızın bozulması, obezite riskinizi de belirgin oranda artırıyor. Sadece bebeklikte değil, erişkin dönemde de nasıl beslendiğiniz, bağırsak floranızı etkiliyor."
Kaynak: Kanserden obeziteye, 200'den fazla hastalığın nedeni hormonlar!
"OBEZİTE BİR YEME SORUNU DEĞİL HORMONAL BİR HASTALIK"
Avrupa'da yetişkinlerin yarısından fazlasında ve her 3 çocuktan birinde obezite görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Yıldız, "Obezite aslında bir yeme bozukluğu değil, altta yatan hormonal nedenleri olan ciddi ve ölümcül bir hastalık. Tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları ve kanserlerin de yer aldığı 200'den fazla hastalığın riskini ciddi oranda artırıyor ve Avrupa'da her yıl 1.2 milyonun üzerinde ölüme neden oluyor. Obezite, eşlik eden Tip 2 diyabet veya kalp damar hastalığı olan kişilerde yaşam süresinden 5 ila 20 yıl çalıyor. Kovid -19 pandemisi sırasında da obezitesi olan kişilerin enfeksiyona daha kolay yakalandıklarını, hastalığı daha ağır geçirdiklerini ve ölüm risklerinin arttığını da gözlemledik. Bu ve diğer etkileri nedeniyle hormon bozukluklarının çok yakından takip edilmesi gerekiyor. Ülkelerin sağlık politikalarında bu farkındalığı yaratmak için ilk adımı bu şekilde atmış olduk" diye konuştu.
Prof. Dr. Yıldız, 2018 yılında Avrupa Parlamentosu'nda (AP) "Hormonlar ve Hastalıklar" başlıklı bir oturum düzenleyerek ilk kez konuya dikkat çektiklerini anlatarak şunları söyledi: "Ben de bir konuşma yapmıştım, hormonların Avrupa sağlık politikasındaki önemini değerlendirdik. Burada 4 tane konu ön plana çıktı. Bir tanesi obezite, ikincisi kanser, üçüncüsü nadir endokrin hastalıklar ve dördüncüsü de hormon bozucu kimyasallar. Hormonlar çok iyi bilinen bir konu değil. Bu nedenle hormonların bilinirliğinin artırmak için son birkaç yıldır Avrupa Endokrinoloji Derneği olarak çalışmalarımız sürüyor. Bugün 2022'de ise 23 Mayıs tarihini de bu nedenle Avrupa'da Hormon Günü olarak ilan ettik ve bundan sonra Avrupa içindeki bütün ülkelerde bugünün, hormonların sağlıktaki önemini vurgulamak için devam etmesini planlıyoruz. Bu yıl açılışta AP Başkan Yardımcısı Polonya'dan Dr. Ewa Kopacz da bizimle beraberdi. Kendisi de Avrupa sağlık politikaları içinde özellikle hormonların rolü, hormonların obezite gelişiminde, kronik hastalıklardaki önemi ve bu öneme yönelik kendilerinin de parlamentoda bizim önerimizle almakta oldukları tedbirlerden bahsetti."
"TÜRKİYE AB'YE GİRSE OBEZİTEDE BİRİNCİLİĞİ ALIR"
Avrupa'da her iki kişiden birinin obez ya da fazla kilolu olduğunu anlatan Prof. Dr. Yıldız, Türkiye'de de durumun parlak olmadığına değinerek "Yine Avrupa'da her 3 çocuktan 1'inin ise obezitesi ya da fazla kilosu var. 18 yaşına kadar bir çocuk, 2,5 yılını ekran başında geçiriyor. Bu oran, okulda geçirilen süreden daha yüksek. Türkiye olarak bugün Avrupa Birliği'ne girsek, obezite alanında birinciliği alıyoruz. Çünkü Türkiye'de de ne yazık ki her 3 kişiden 1'inin obezitesi ya da fazla kilosu var." dedi. Obezitenin birçok hastalık için büyük bir risk faktörü oluşturduğuna da değinen Prof. Dr. Yıldız, "Öyle ki Tip 2 diyabet vakalarının yüzde 80'inden, kalp hastalığı vakalarının yüzde 55'inden, kanserlerin ise yüzde 40'ından obezite sorumlu. Obeziteli bir kişi, beraberinde kalp hastalığı veya şeker hastalığı da varsa ömründen 5 ila 20 yıl gidiyor. Bugün Türkiye ve Avrupa'da, her yıl 1,2 milyon ölüm, obeziteye bağlı olarak gelişiyor ve obezitenin gelişiminde de hormonlar son derece önemli rol oynuyor" diye konuştu.
"GEREKSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMI DAHİ OBEZİTE NEDENİ"
Obezite riskinin daha anne karnındayken başladığını vurgulayan Prof. Dr. Yıldız, özellikle bu dönemde gereksiz antibiyotik kullanımının bile ileride obeziteye yol açabildiğini belirtti. Prof. Dr. Yıldız, şu bilgileri verdi: "Bu çok önemli bir nokta. Erken bebeklik döneminde gereksiz antibiyotik kullanımı ve böylelikle bağırsak floranısının değişmesi, o bebeğin 3 yaşındaki kilosunun yanında 13, 23 ve 33 yaşındaki kilosunu da etkiliyor. Çünkü gereksiz antibiyotik kullanımı bağırsak florasını bozuyor ve bağırsaktaki iyi mikropların ortadan kalkmasına neden oluyor. Kötü olan mikropların hem kendileri, hem de salgıladıkları bazı maddeler bağırsaktan dolaşımımıza geçiyor ve bu da birçok organda, karaciğerde yağ dokusu ile iletişim halinde oluyor. Buralardaki normal fonksiyonu bozuyor. Mikrobiyotanızın bozulması, obezite riskinizi de belirgin oranda artırıyor. Sadece bebeklikte değil, erişkin dönemde de nasıl beslendiğiniz, bağırsak floranızı etkiliyor."
Kaynak: Kanserden obeziteye, 200'den fazla hastalığın nedeni hormonlar!