Hüma
Altın Üye
-
- Katılım
- Mart 2, 2012
-
- Mesajlar
- 11,609
-
- Tepkime puanı
- 1,447
-
- Puanları
- 353
İçimde ne varsa sana ait, kanaya kanaya bitirdim. Üstelik bir anda olmadı. Uzun yıllar sürdü ama sonunda, sanki bahar temizliği yapmışım gibi, kalbimde bir coşku, omuzlarımdan kalkmış bir yük…
Sen şimdi hangi denize girersen gir, hangi suda yüzersen yüz, bütün hepsi basit bir acılı tebessümden öteye geçmeyecek içimde. Sana ait anlatılan bütün hikayeler, ne varsa gönlümü acıtan, normalde kanatan ne varsa, hiçbir anlamı kalmıyor seslerin.
Sana ait olan her şey çirkin görünüyor gözüme ve hiçbir sevdayla adın yan yana durmuyor, ne tuhaf!. Sen kendine düşmansın bana değil. Başka bir fotoğrafa aitsin anlasana, yanın benim kollarım değil.Şimdi kanaya kanaya bitirdim içimdekileri, sonra güldüm kendime kahkahalarla. Ne kadar abartmışım seni gözümde, oysa basit bir düşmüşsün kurgusu bile benim elimde.
Sen, içinde ne taşıyorsan hayatına dair ve ne biliyorsan, ne öğrendiysen, bil ki; hepsi yanlış!
Doğrularından arda kalanları toplasan, bir tek güzel sebep çıkmayan şu nefes alışlarına, nasıl bir bahane bulmalı bilmem ki?
Gerçi Yaradan biliyordur işini karışılmaz. Farenin, böceğin, yılanın ve en iğrendiğin hayvanın bile varlıklğına bir neden varsa doğada, senin de aklımızın ermediği bir varoluş sebebin vardır elbet!
Ama şimdi sensiz bir kalple bakıyorum dünyaya, her şey daha berrak görünüyor. Camları silinmiş bir ev gibi güvenli, temiz ve huzurluyum ama sanma aşktan yana küskünüm; asla! Ben öyle bir sevdanın vurgunuyum ki; ne sen geçebilirsin yanından, ne senin gibi hayatı hiç anlamamış bir ademoğlu…
Zaten aşk dediğini anlayana kadar geçiyor ömrün yarısı, seninle sevdaya bir isim ararken fark ettim ki; hayallerimdeki o adam sen değilsin, başkası. Sen başka bir ömrün hikayesisin, benim kalemimde olmaman tamamen baskı hatası…
Sen şimdi hangi denize girersen gir, hangi suda yüzersen yüz, bütün hepsi basit bir acılı tebessümden öteye geçmeyecek içimde. Sana ait anlatılan bütün hikayeler, ne varsa gönlümü acıtan, normalde kanatan ne varsa, hiçbir anlamı kalmıyor seslerin.
Sana ait olan her şey çirkin görünüyor gözüme ve hiçbir sevdayla adın yan yana durmuyor, ne tuhaf!. Sen kendine düşmansın bana değil. Başka bir fotoğrafa aitsin anlasana, yanın benim kollarım değil.Şimdi kanaya kanaya bitirdim içimdekileri, sonra güldüm kendime kahkahalarla. Ne kadar abartmışım seni gözümde, oysa basit bir düşmüşsün kurgusu bile benim elimde.
Sen, içinde ne taşıyorsan hayatına dair ve ne biliyorsan, ne öğrendiysen, bil ki; hepsi yanlış!
Doğrularından arda kalanları toplasan, bir tek güzel sebep çıkmayan şu nefes alışlarına, nasıl bir bahane bulmalı bilmem ki?
Gerçi Yaradan biliyordur işini karışılmaz. Farenin, böceğin, yılanın ve en iğrendiğin hayvanın bile varlıklğına bir neden varsa doğada, senin de aklımızın ermediği bir varoluş sebebin vardır elbet!
Ama şimdi sensiz bir kalple bakıyorum dünyaya, her şey daha berrak görünüyor. Camları silinmiş bir ev gibi güvenli, temiz ve huzurluyum ama sanma aşktan yana küskünüm; asla! Ben öyle bir sevdanın vurgunuyum ki; ne sen geçebilirsin yanından, ne senin gibi hayatı hiç anlamamış bir ademoğlu…
Zaten aşk dediğini anlayana kadar geçiyor ömrün yarısı, seninle sevdaya bir isim ararken fark ettim ki; hayallerimdeki o adam sen değilsin, başkası. Sen başka bir ömrün hikayesisin, benim kalemimde olmaman tamamen baskı hatası…