Kanatsa Da Yaralarını

Konu sahibi son olarak 4824 gün önce görüldü
Hayatta her zaman istediğimiz olmayabilir,
Her zaman şans da gülmeyebilir insanın yüzüne ikinci kez,
Hem canını acıttıklarımız olacaktır,
Hem de gün gelecek bizim canımız acıyacaktır,
Elbette;bir kor gibi yakacaktır içimizi ayrılıklar…
Ve çok mutlu edecektir bizleri
Uzun beklemelerin sonundaki kavuşmalar.
Yaşamak; bir noktaya varış olmamalı,
İnsan;her zaman arayış içinde olmalı,ne aradığını bilmeli...
Kaybolan bir eşyasını,uzun yıllar görmediği sıcak bir yüzü
Eski bir komşuyu,hediye edilen bir kitabı
Aramalı bıkmadan…usanmadan.
Aşkı da aramalı,kovalamalı,kaçan biri bulunduğunda,
Çünkü; her insanın karşısına çıkmıyor aşk..
Yada insanlar aramak yerine beklemeyi seçtikleri için
Yoksun kalıyorlar bu duyguyu yaşamak dan.
Şifresi çözülemeyen bir kilit olur kimine,
Kiminde ise; açar en zor kilitleri,
Her bir hücrende hissetmeye başlarsın,
İliklerine kadar işleyen soğuk misali,
Elin ayağın buz tutsa da,
Kar topu oynamak dan nasıl vazgeçemiyorsan,
ilk kar düştüğün de,
Aşk dan da kaçamazsın,kaçamaz insan.
Günün birinde pat diye kapını çalar,
Senden izin almadan gönül bahçene girer,
Ama ;her ne kadar karmaşık bir duyguda olsa
Acıtsa da canını ayrılıklar...
kanatsa da yaralarını gel-gitler...
Başka biri dolduramasa da asla yerini,
Çaldı mı kapını açmalı insan.
Ve gözünü kapatıp dalmalı aşkın engin denizine.
 
Biliyor musun ay yüzlüm , o gece hiç uyumadım .Mevsimlerden bahardı ,tabiatım yeşillenmişti.Çünkü çünkü sen gelecektin, nasıl uyuyabilirdim ki.Yüreğim öylesine serindiki içim içime sığmadı, kirpiklerim kapanmadı bir türlü, heyecanla yeni doğan güneşi selamlamayı bekledim. Yılların ardından ilk defa buluşacaktık seninle. Buğulu gözlerini tüm çıplaklığıyla ilk kez görecektim, dudaklarında yine tebessüm olacakmıydı resimlerindeki gibi. Yine titreyen sesin savuracakmıydı yüreğimi diyardan diyarlara. Uyuyamadım işte bir türlü. Sabahın ilk ışıklarıydı , o sabah ne kadar uzun sürmüştü , bulabildiğim en güzel kıyafetleri giyerek senin için yola koyuldum......

Gelişin öylesine büyük bir huzurduki , geceler boyu hayalini kurduğum düşlerimden bile daha güzeldi. Uzaktan gözlerini gördüm önce , beni üzeri yosun tutmuş yanlızlar rıhtımından kurtaran gözlerin , nasıl aydınlıktı öyle. Rengarenk giyisilerin içinde omuzlarına süzülen saçların ve o dudaklarındaki içimi rahatlatan gülüşün ne güzeldi...

Çok iyi anımsıyorum mevsimlerden bahardı , yağmur yürekli kentim sen geleceksin diye güneş açmıştı. titreyen dalları yeşermişti ağaçlarımın, kelebekler bile sevincime ortak olmuştu. oysa senden önce hüzün yağardı düşlerime. hayran bakışlar tanıştı önce , ardından utangaç davranışlar.Önce seni seyre durdum uzun uzun , içime akıtıyordum doyumsuz güzelliğini. Senin ise yanakların kızarıyordu , karşındaki hayran gözlerin ardında.Nereye gideceğimizi konuşamadanyürümeye başlamıştık tutku sahilinde. Mutluluk rüzgarları sürüklüyordu bizi, belli ki sende mutluydun. Hem duygularımız, hem gözlerimiz hemde dudaklarımız konuşuyordu.Uzun kirpiklerinden sıcak rü
Bazen oturduk , bazen yürüdük , zaman hızla ilerliyordu. Zamanın durmasını arzuluyorduk çünkü çok mutluyduk. Ama sabah başlayan güneş batmak üzereydi , akşam oluyordu ve sen gitmeliydin. Ayrılığın hüznü yansımıştı gözlerimize o gün bir hayal gibiydi, mırıldanarak bana yine geleceğini söylemiştin. Giderken sen tutku sahilimden, dalgalanan saçlarının arasından buğulu bakan gözlerin beni bir rüyadan uyandırdı. Sen kayboluncaya dek ardından baktım,gözlerimi alamadım bir türlü seni benden uzaklaştıran arnavut kaldırımı sokaklardan. Gelişin bir rüyaydı, gidişinse bir isyan.....

Cüneyt Kalyoncu
 
Geri