Kanatları Varmış Kalbin, Sevince Uçar, Sevilmeyince Göçermiş...

Konu sahibi son olarak 2 gün önce görüldü
Sarılsam, sarılsan, sarılsak..
Ve yine hiçbir şey konuşmasak, ama anlasak.
Ne vardı sahi, olmaz ya;
Hayal ya;
Hani diyorum olsa ne vardı (?)...

Cemal Süreya
 
Sana uykular taşıyacağım deliksiz
Süslü kahvaltılar gibi
Kahvaltısız sabahlar
Seni uyandırmanın en güzel yolunu bulup
Kıyamayacağım uyandırmaya
Kimse görmüş değil henüz
Bir meleğin nasıl uyuduğunu ama
Hala benzetiriz
Bir meleği
Bir güzelin uykusuna
Ama sen melekler gibi uyuma
Melekler gibi uyan
Tam da çağla zamanında baharın
Gözünün sürmesini yüreğime akıtman
Bir uykunun en güzel yanı
Seninle uyanmaktır
Senden uzak bir uykuyla
Kandıramıyorum hiçbir geceyi.

Yılmaz Erdoğan
 
Boşuna değil her dakika seni hatırlayışım,
Boşuna değil her akşam içime bir garipliğin çökmesi.
Bu şehrin bütün sokaklarında yana yıkıla
Seni aramam boşuna değil (!)...
Boşuna değil 'pazarları' sevmeyişim.
Durup, durup içimin kararması, gözlerimin dolması apansız
Boşuna değil.
İnan, boşuna değil sevdiğim;
Bu dalıp, dalıp gitmeler.
Bu dayanılmaz özlem,
Bu sevda boşuna değil (!)..
Kolu kanadı kırık bir serçeyim senden uzakta,
Suyu kesilmiş bir çeşmeyim
Bir gece lambasıyım, kırılmış, sönük
Biliyorum her şey seninle güzel,
Her şey seninle büyük.
İnan sevdiğim, inan (!)..
Yıllardır aradığımsın, ömür boyu beklediğimsin.
Ben bir martıyım, yalnız, küçük
Sen dalga, dalga denizimsin
Koşmak sana doğru, yaşamak senin için
Ve katlanmak her şeye seninle,
Tek başına değil.
İnan sevdiğim, inan,
Seni bunca sevmem boşuna değil (!)...

Ümit Yaşar Oğuzcan
 
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır ,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor ,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini ,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim ,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını ,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm ,
Sende tattım yemişlerin cümlesini .

Desem ki sen benim için ,
Hava kadar lazım ,
Su kadar mübarek ,
Nimettensin, nimettensin !

Desem ki (!)...
İnan bana sevgilim inan ,
Evimde şenliksin , bahçemde bahar ,
Ve soframda en eski şarap .
Ben sende yaşıyorum ,
Sen bende hüküm sürmektesin .
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini ,
Rüzgarlarla , nehirlerle, kuşlarla beraber .
Günlerden sonra bir gün ,
Şayet sesimi fark edemezsen ,
Rüzgarların , nehirlerin , kuşların sesinden ,
Bil ki ölmüşüm .
Fakat yine üzülme , müsterih ol ,
Kabirde böceklere ezberlettim güzelliğini ,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede ,
Hatırla ki mahşer günüdür ,
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum ...

Cahit Sıtkı Tarancı
 
biz şimdi onunla
devrildi devrilecek bir ağacın
nice ölümlere aday
iki dalıyız

artık kimseler sokulamıyor yanımıza
pür telaş bir çocuk sesinden
ve şiirden başka

Tekin Gönenç
 
[YOUTUBE]xcSWiXTr4m4[/YOUTUBE]
 
aLvqgQ.jpg
 
Hayalin dolaştı boş duvarlarda
Başımı yastığa gömdüm ağladım

[YOUTUBE]EG4OU4Uzyuk[/YOUTUBE]
 
Ya da ne gerek vardı yaz günlerinde üşümeye ? inancımda kalmadı artık hiçbir şeye, her geleni farklı sanıp , içimde tozu dumana katıp , arkasından sayfa sayfa yazmaktan da usandım artık .

Kaldırıyorum seni de hafızamın tozlu raflarına, olurda bir gün aynı şarkı nakaratında denk gelirsek biz şarkılara değil şarkılar bize ağlasın.
 
Geride ne bıraktığının bir önemi yok nasılsa. Çoktan hazırlamışsın kendini zaten. Kim bilir kaç kere gözlerimin içine baka baka 'seni seviyorum' derken ayrılmayı düşündün. Kaç kere kandırdın beni, kaç kere inandırdın kim bilir... Her şeye rağmen yokluğuna da alıştı gönlüm. Gelmesen de olur artık, keyfin bilir...
 
[YOUTUBE]gZn6wdxX0u8[/YOUTUBE]
 
Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere
 
Gitmeni asla istemedim
Ama anlaşılan sen en ufak sarsıntıyı bekledin
Kal demek isterdim de, acı verdi bu defa son sözlerin
Savaş galibi mağrur bir kumandan gibi, hadi şimdi toplayabilirsin tüm ganimetleri.
 
korunaklı şiirler yaz bana, sevgilim olmayan sevgili
sağanak yağışlı günlerimde sığınacağım bir yer bulunsun
bari, şiirlerde bir ev'cağızım olsun

üç oda bir salon yalnızlığımı kiraya vereceğim
heveslenme, senin için düşlerim başka
aklını başından alıp, gezmeye götüreceğim

ne güzel gülüyorsun, dudaklarında eski İstanbul resimleri
öyle kal lütfen, yüzüme baktığın anın resmini çekeceğim

sana söz veriyorum, sen de bana umut ver
sonra her şeyi unutup, ülkeme geri döneceğim

bende bir hoşum, şarkıların belalı güzelliğine vuruldum
o uzak ay'da kaldı onayladığım gülüşler
raks eden sevişmelerin çingene zamanındayım,
'gel' desen, gidemeyecek kadar sarhoştur özlemler

anlayışımı kaybettim, beni anla
karşılığında gözlerimin kahvesinden içireceğim
düşe kalka düşledim, son baharım kaldı
beni şimdi tutmazsan, dudaklarına devrileceğim

oturaklı şiirler yaz bana, sevgilim olmayan sevgili
yorgun günlerimde dinleneceğim bir yer bulunsun
şiirlerde bari, bir nefeslik yerim olsun...

Alıntı
 
[YOUTUBE]HIum4vHUU8M[/YOUTUBE]
 
Hayat size her zaman farklı seçenekler sunar ve seçimi siz yaparsınız.. Sonra da sonuçlarına katlanırsınız.. Nasıl seçimlerinizi siz yapıp sonuçları en ağır sonuçlar da olsa katlanıyorsanız, karşınızdaki insanlar da seçimler yapar ve bu seçimler size tersse veda edersiniz.. Çünkü; hayat böyledir.. Herkes üzdüğü kadarının sonucuna katlanır mutlaka.. Ama siz, her şeye rağmen, sizi üzen insanlara, yapılması gerekeni yapmazsanız, bu hayatta sonuçlara katlanan tek insan olursunuz.. Kendi sorumluluklarınız nasıl size aitse, karşınızdaki insanın sorumlulukları da ona aittir.. Siz onun sorumluluklarını omuzlayamazsınız.. Siz onun hatalarını alttan alarak, devam edemezsiniz.. Zaten doğru bir insan da sürekli af dilemez.. Çünkü; doğru insanların çok hatası olmaz.. Sürekli affetmek zorunda kalmazsınız.. Bu yüzden, bırakın herkes yaşattığının sonucuna katlansın.. Affetmemeniz gerekiyorsa affetmeyin.. Sevmemeniz gerekiyorsa sevmeyin.. Üzülmesi gereken herkes üzülsün.. Kimin acı çekmesi gerekiyorsa çeksin.. Kim neyi hak ediyorsa onu yaşamalı; yoksa hak etmediğiniz her şeyi yaşatırlar size..
 
İçinde bulunduğu durumları her ortamda kendi çıkarlarına çeviren, işine geldiğince sonuna kadar oyunlar oynayan, leş kokan hayatlarına burnu alışmışken başkalarının en ufak kusurlarına laf söyleyen, onlarca iyiliği küçücük bir olayda, hem de kendi hatalarında hiç yaşanmamış sayanlar vs vs.. Nankörsünüz, adisiniz, ucuzsunuz, oyuncusunuz ve çok aşağılıksınız!.. Sürekli ilgi, alaka ve tek taraflı taviz bekleyip durumunuzu çıkarlarınız doğrultusunda kullanıp karşıdakini düşünemeyecek kadar aciz yaratıklar.. En mutlu anınızda dibe vurmanız, vurduğunuz anda kendinizi haklı gördüğünüz ama en adi olduğunuz o anları anmanız dileğiyle.. Cehennemin dibine kadar yolunuz var..
 
Kızma bana.. Seni yokken sevmek daha güzel.. Çünkü bir süreden sonra varlığın daha çok hissettiriyordu yokluğunu.. Bir şekilde bitecekti elbet, ama senin gitmene dayanamazdım.. Kalmak da bir o kadar zordu benim için.. O yüzden gerekeni yaptım sadece.. Üzgün değilsin biliyorum, ama olsun bir açıklama yapmalıyım.. Malum giden taraf olduğumdan bir nedenim olmalı.. Pişman değilim yaptığımdan, bu konuda dürüst olmam gerek.. Biliyorum ki; ileride ikimize de yetecek kadar pişmanlık duyacaksın zaten.. Aslında sen sevmeyi bırak, sevilmeyi bile beceremeyen bir ahmaktan öte değilsin.. Ve biliyor musun? Özlediğin için değil, sırf sevilmek için bile döneceksin bana.. Bilirsin en iyi ben severim seni.. Ama bunların hepsi bir anda olmayacak tabi. Elinin altındakileri değerlendireceksin önce, baktın kimse kalmadı "aynı yerde bekliyorum seni" diye haber yollayacaksın bana.. Bir şey diyeyim mi? Kimsenin kimseyi beklediği yok aslında.. Gidecek yeri olmayan, yeni bir yere alışmaktansa olduğu yerde kalmayı tercih eder hep.. Evet, gerçekten bıraktığım yerdesin belki.. Ama bu kez de ben çok ilerledim işte.. Senden öyle gitmişim ki, artık ne kadar geriye baksam da göremem seni...
 
Seviyor sanıyorsun değil mi? Belki de seviyormuş gibi yapıyor.. Çünkü; seni sevenin seni önemsediğini bir şekilde hissedersin.. Elinde olmadan hissettirir.. Mesela; bunu hissetmek için çaba sarf etmezsin.. Mesela; seni önemsediğini anlaman için onu konuşturmaya çalışmazsın.. Çünkü; zaten ihtiyacın olmaz böyle şeylere.. Bir insan seni seviyorsa, seviyor sanmazsın.. O zaten seviyordur ve oradadır.. Dibine kadar hissettirir.. İliklerine kadar hissedersin ki, o seni seviyor ve bütün samimi duygularıyla birlikte sana ait.. Yine hissedersin ki, yazdığı her cümle samimi.. Sana yalan söylemediği gibi, üzülmeni de hiç istemiyor.. Mesela; bir gelip, bir gitmiyor.. Seni seviyor sanıyorsun değil mi? Sanma… Öyle sanıyorsan, sevmiyordur.. Eminsen, seviyordur.. Ve unutma.. Her seven güzel sevmiyor.. Herkes güzel sevmeyi beceremiyor..
 
Geri