Biyoloji Kalp Kulakçık Ve Karıncık Blokları

Konu sahibi son olarak 927 gün önce görüldü
Kalbin çalışmasına engel olan bozukluklardan bir grup da doğrudan iletim sistemini ilgilendirir. Bunlar arasında kulakçık-kanncık blokları oldukça sık ortaya çıkmalarından Ölürü ayn bir önem taşır.
Kulakçık-karıncık bloku denince kalbin bu iki bölgesi arasmdaki iletim ve eşgüdümün bozulduğu anlaşılır. Elektrokardiyografiyle saptanabilen birinci, ikinci ve Üçüncü derece kulakçık-karıncık blokları vardır.

Birinci derece kulakçık-kanncık bloku yalnızca elektrokardiyogramda saptanabilir. Bu durumda uyarının kulakçıklardan karıncıklara geçişinde küçük bir gecikme ortaya çıkar. Sağlıklı bir kalpte görülme nedeni aşın yorulma ve oksijensiz kalma gibi birçok etkene bağlı olabilir. Bazı kişilerde ise bu bozukluk doğumsaldır.

İkinci derece ya da kısmi blokta kulakçıktan gelen uyanlar belirli aralıklarla karıncıklara geçemez.
Üçüncü derece ya da tam blokta ise kanncık ile kulaçık kasılmalan arasmdaki ilişki bütünüyle kopmuştur.
Her üç tip blok da geçici ya da sürekli biçimde ortaya çıkabilir. Bazen de birinden öbürüne geçiş görülebilir. Blokların en korkulan sonuçlan Adams- Stokes Sendromu ve kronik kalp yetmezliğidir.

Adams-Stokes Sendromu – Bu ad altmda toplanan belirtiler her tip blokta ortaya çıkabilir. Ayrıca nöbetler arasında, kulakçık-karıncık ilişkisinin bütünüyle normal olduğu kişilerde de görülmektedir. Bu olguda kulakçıklardan karıncıklara olan uyan akışı kesintiye uğramış ve kalp durmuştur. Karıncık kasılmasının çok kısa süreyle durması anlık bilinç kaybına ve hızlı bir solgunlaşmaya yol açar. Ardından hemen kendine gelen hastanın rengi düzelir. Bu durumda karıncık kasının başka bölgelerindeki uyan merkezleri devreye girmiş ve kalp kısa sürede daha yavaş bir ritimle çalışmaya başlamıştır. Daha ağır olgularda ise, çok şiddetli bir baş dönmesi ve aşın bitkinliğin ardından hasta bilincini kaybeder;

dakika boyunca sara nöbetine benzer bir duruma girer; kol ve bacaklarda kasılmalar görülür. Bilinç kaybı beyne giden kan miktarındaki azalmadan kaynaklanır. Karıncıklar kasılmaya başladığında yüzdeki solgunluk kaybolur ve bilinç açılır. Ama bu tehlikeli dönemin uzunluğu belirli bir süreyi aşarsa hasta ölür.

Kronik kalp yetmezliği – Burada yetmezliğin temel nedeni bradikardidir (kalp atım hızının yavaşlaması); karıncığın kendi basma yavaş bir ritimle kasıldığı ikinci ve üçüncü derece bloklarda görülür.

Kulakçık-karıncık blokları ölüm tehlikesi yaratacağı için aşın fiziksel güç harcamayı engelleyerek hastanın yaşama düzenine bazı kısıtlamalar getirir. Başka bir deyişle, kulakçık-kanncık bloku olan hastalar Adams-Stokes Sendromu’na İlişkin nöbetlerin ve kalıcı bir kalp-dolaşım yetmezliğinin yaratacağı tehlikelere açıktırlar.

Adams-Stokes Sendromu sırasında kan dolaşımı hemen hemen bütünüyle durmuştur ve merkez sinir sistemi hücreleri bu durumdan kaynaklanan oksijensiz kalmaya ancak 3-4 dakika dayanabilir. Bu nöbetten ayrı olarak, kulakçık-karıncık blokuyla birlikte görülen bradikardi, düzeltilemeyen kalp-dolaşım yetmezliğine yol açmaktadır. Kulakçık ve karıncıkların birbirinden bağımsız çalışması kalp dinamiğini önemli ölçüde bozar. Normal koşullarda kulakçıkların kasılması karıncıkların dolmasını yüzde 35 oranında kolaylaştırmaktadır.

Kalpte ortaya çıkan bu bozuklukları ilaçla tedavi etme girişimleri oldukça umut kincidir. Doğrudan hastalığı ortadan kaldıracak bir tedavi bulunmadığından yalnız belirtilere yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Yardımcı bir “uyan merkezi”, yani iletim sisteminin yerine geçecek bir mekanizma oluşturarak kalp kasınm gerekli kasılmalarını sağlayacak uyanlann üretilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca uygun olarak kalbin elektriksel uyanlanna ilişkin deneyler yapan fizyologlann çalışmalan ve biyomühendislik alanında gerçekleştirilen büyük ilerlemeler sayesinde “kalp pili” olarak bilinen aletler geliştirilmiştir. Cerrahi girişimle vücuda yerleştirilen bu aletlerin düzenli aralıklarla ürettiği elektrik akımı ince bir telden geçerek kalp kasını uyarır.

SİNÜS BRADİKARDİSİ
Kalbin dakikada 60'tan az atmasma sinüs bradikardisi denir. Bu durumun etkin spor yaşamı olan kişilerde görülmesi doğal sayılır.
Ama bazen vagus sinirinde artan gerilime bağlı olarak bulantı ve kusmayla birlikte ya da basit bir korku ya da duygusal şok nedeniyle görülür. Her koşulda kalp atımları çok azalma-mışsa, tansiyon normalse, bazı özel rahatsızlıklar ortaya çıkmamışsa bir tedaviye gerek yoktur. Tersi durumlarda deri altına ya da damara atropin verilir
 
Geri