Kalp kapısı – Wiliam Holman Hunt Kitap Tanıtımları ve Özetler
Kalp kapısı – Wiliam Holman Hunt
19. yüzyılın ünlü ressamlarından Wiliam Holman Hunt ’ın Evrenin Işığı ya da Kainatın Işığı adı ile bilinen bir tablosu var ve bu tablo ile ilgili çok da bilinen ve tablodan daha ünlü bir öykü var.”Kolsuz Kapı”olarak adlandırılan bu öykünün hikayesi ise şöyle:

William Holman Hunt’ın bir tablosu Londra Kraliyet Akademisinde sergileniyordu. Bir bahçeyi tasvir eden bu tablosuna, Hunt “Kâinatın Işığı” adını vermişti. Tablo geceleyin bir bahçede duran bilge görünümlü bir adamı resmediyordu. Adam serbest kalan eliyle bir kapıya vuruyor ve içeriden bir cevap bekler halde duruyordu.
Tabloyu inceleyen sanat eleştirmenlerinden biri:
“Güzel bir tablo doğrusu” demişti Hunt’a. “Ama anlamını bir türlü kavrayamadım. Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı? Kapıya tokmak takmayı unutmuşsunuz da…”
Ressam Hunt bilge bir edayla gülümsedi. Tam da bu soruyu bekler gibiydi:
“Adam alelâde bir kapıya vurmuyor” dedi. “Bahçedeki bu kapı, insanın kalbini temsil ediyor. Ancak içeriden açılabildiği için de, kalbin dışarıdan tokmağa ihtiyacı yoktur.”
Ancak(Şimdi sıkı durun), bu öyküde sözü edilen tablo o tablo değildir.Dikkat ederseniz, bu tabloda filozof görüntülü adamın elinde fener ya da ışık veren bir nesne yok. Oldukça detaycı çalışılmış figüratifde kapı, bahçe tamam da, sanat tarihçileri bu resim sözü edilen resim midir karar verememişler.İlk resmin bilinmeyen bir ressama ait olduğu ortaya çıkmış.Orijinal resmin aşağıdaki resim olduğu inancı daha güçlü. Tablo hangisidir bilinmez ama ressamın verdiği mesaj çok anlamlı.
Kalp kapısı – Wiliam Holman Hunt
19. yüzyılın ünlü ressamlarından Wiliam Holman Hunt ’ın Evrenin Işığı ya da Kainatın Işığı adı ile bilinen bir tablosu var ve bu tablo ile ilgili çok da bilinen ve tablodan daha ünlü bir öykü var.”Kolsuz Kapı”olarak adlandırılan bu öykünün hikayesi ise şöyle:

William Holman Hunt’ın bir tablosu Londra Kraliyet Akademisinde sergileniyordu. Bir bahçeyi tasvir eden bu tablosuna, Hunt “Kâinatın Işığı” adını vermişti. Tablo geceleyin bir bahçede duran bilge görünümlü bir adamı resmediyordu. Adam serbest kalan eliyle bir kapıya vuruyor ve içeriden bir cevap bekler halde duruyordu.
Tabloyu inceleyen sanat eleştirmenlerinden biri:
“Güzel bir tablo doğrusu” demişti Hunt’a. “Ama anlamını bir türlü kavrayamadım. Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı? Kapıya tokmak takmayı unutmuşsunuz da…”
Ressam Hunt bilge bir edayla gülümsedi. Tam da bu soruyu bekler gibiydi:
“Adam alelâde bir kapıya vurmuyor” dedi. “Bahçedeki bu kapı, insanın kalbini temsil ediyor. Ancak içeriden açılabildiği için de, kalbin dışarıdan tokmağa ihtiyacı yoktur.”
Ancak(Şimdi sıkı durun), bu öyküde sözü edilen tablo o tablo değildir.Dikkat ederseniz, bu tabloda filozof görüntülü adamın elinde fener ya da ışık veren bir nesne yok. Oldukça detaycı çalışılmış figüratifde kapı, bahçe tamam da, sanat tarihçileri bu resim sözü edilen resim midir karar verememişler.İlk resmin bilinmeyen bir ressama ait olduğu ortaya çıkmış.Orijinal resmin aşağıdaki resim olduğu inancı daha güçlü. Tablo hangisidir bilinmez ama ressamın verdiği mesaj çok anlamlı.