BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Bu gadap çığlıkları aklımı aldı
Keskin bir bıçak ağzında kıyıldı direncimin canına
Sonuna nokta koyulamadı
Bittim
Keskin bir bıçak ağzında kıyıldı direncimin canına
Sonuna nokta koyulamadı
Bittim
Erbain zamanlarına sığınıyorum kimsesizliğimin
Kim –sessiz vurmuyorum uzun yollara
Susmaya alışalı beri dilim uzun zaman olmuş diyorum
Kanıyorum
Kuytu bir duvar dibi bağdaşı kurdurmuşum haykırışlarıma
Her yol cevapsız duraklarda indiriyor düşlerini
her yol tükeniyor kaybedişlerin sırtında
Kendine geliş burdan sonrasında
Ladese tutuştum hayatla yeniden
Unutuşlarımı aklıma getiremeden aceleci verdim tekrar kararımı
İnsan yenileceğine baştan bu kadar inanır mı?
Yorgun görünüyormuş gözlerim uzaktan bakınca
Sıyrılamadığım kalıntıların birikenlerinden diyorum
Aldırmıyorsun…
Kim misin ?
Bilsem…
Her sözüm bir suça mukabil kılınıyor
Her zerre taşına takılıyor ayaklarım uzun yolların
Saçlarımı sırılsıklam edene kadar dinmiyor yağmurlar
Kalk içimden ey acı…!
nefesim kesiliyor
Yorgun adımlarla tırmanıyorum kavurgan yokuşları
İniltilerim sözlerimi kesiyor yol boyunca
Gölgem kocaman olmuş önümden ilerliyor
Facir bir benliğin affını diliyorum
Ağır kilitler mühürlü değil kovulmadığım tek kapıda
Avuçlarım kocamanlaşınca huzur-u divanda
şehadet’e duruyor yeniden yüreğim
Inşirah adıyla kanıyorum kaldırımlarda
Bu devran acırken öğretecek içine bağırmayıiçine kavgayı
Af ola her zerre yanılış katarları
Af ola tükenişin çığlıkları
Ne desem bu rüzgarda dağılacak zaten
uçuşan kuru yapraklarına takılıp şehrimin
Ne karalasam kelamın dilindediyeti ödenemeyen katle sayılacak
Mil çektim aşkın gözlerine kör olsun diye
Acı yüreğine duran ben oldum yine
Şimdi ben ne desem korkuların kucağına çıkar yollar
Ayın-Sin-Kaf’a
Yalnızlığa telaşa suskunluğa
İçine düştüğüm Yusuf’i kuyulara
Dönme dolabın en tepesinde kaldı çocuk düşlerim
Kalbimin telaşına sözüm geçmiyorsığamıyor kalıbına
Tutunuyorum sımsıkı soğuk demirlerine çocukluğumun
Düşürüyorum doğruları uluorta yerlere
Hep biri sahipleniyor uzatılan şekerlerimi
Gücüm yok kavgayaavaza
Kaybediyorum
Ayrı nehirleri vardı hikayelerin
Ayaza çalmış gecelerde anlatılanuzak nehirleri
Şimdi ne desem başında suyun ellerim dirençsiz bir soğuğa kaçırıyor yollarını
Hazan vakitlerin yasına katılıyor
Diyorum ya
keskin bir bıçak ağzında kıyıldı direncimin canına
BİTTİM…
Kim –sessiz vurmuyorum uzun yollara
Susmaya alışalı beri dilim uzun zaman olmuş diyorum
Kanıyorum
Kuytu bir duvar dibi bağdaşı kurdurmuşum haykırışlarıma
Her yol cevapsız duraklarda indiriyor düşlerini
her yol tükeniyor kaybedişlerin sırtında
Kendine geliş burdan sonrasında
Ladese tutuştum hayatla yeniden
Unutuşlarımı aklıma getiremeden aceleci verdim tekrar kararımı
İnsan yenileceğine baştan bu kadar inanır mı?
Yorgun görünüyormuş gözlerim uzaktan bakınca
Sıyrılamadığım kalıntıların birikenlerinden diyorum
Aldırmıyorsun…
Kim misin ?
Bilsem…
Her sözüm bir suça mukabil kılınıyor
Her zerre taşına takılıyor ayaklarım uzun yolların
Saçlarımı sırılsıklam edene kadar dinmiyor yağmurlar
Kalk içimden ey acı…!
nefesim kesiliyor
Yorgun adımlarla tırmanıyorum kavurgan yokuşları
İniltilerim sözlerimi kesiyor yol boyunca
Gölgem kocaman olmuş önümden ilerliyor
Facir bir benliğin affını diliyorum
Ağır kilitler mühürlü değil kovulmadığım tek kapıda
Avuçlarım kocamanlaşınca huzur-u divanda
şehadet’e duruyor yeniden yüreğim
Inşirah adıyla kanıyorum kaldırımlarda
Bu devran acırken öğretecek içine bağırmayıiçine kavgayı
Af ola her zerre yanılış katarları
Af ola tükenişin çığlıkları
Ne desem bu rüzgarda dağılacak zaten
uçuşan kuru yapraklarına takılıp şehrimin
Ne karalasam kelamın dilindediyeti ödenemeyen katle sayılacak
Mil çektim aşkın gözlerine kör olsun diye
Acı yüreğine duran ben oldum yine
Şimdi ben ne desem korkuların kucağına çıkar yollar
Ayın-Sin-Kaf’a
Yalnızlığa telaşa suskunluğa
İçine düştüğüm Yusuf’i kuyulara
Dönme dolabın en tepesinde kaldı çocuk düşlerim
Kalbimin telaşına sözüm geçmiyorsığamıyor kalıbına
Tutunuyorum sımsıkı soğuk demirlerine çocukluğumun
Düşürüyorum doğruları uluorta yerlere
Hep biri sahipleniyor uzatılan şekerlerimi
Gücüm yok kavgayaavaza
Kaybediyorum
Ayrı nehirleri vardı hikayelerin
Ayaza çalmış gecelerde anlatılanuzak nehirleri
Şimdi ne desem başında suyun ellerim dirençsiz bir soğuğa kaçırıyor yollarını
Hazan vakitlerin yasına katılıyor
Diyorum ya
keskin bir bıçak ağzında kıyıldı direncimin canına
BİTTİM…