Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Artık tüm işlerimizi akıllı telefonlar, bilgisayarlar, tabletler aracılığıyla yürütüyoruz, gündelik hayatta kaleme olan ihtiyaç çok çok azaldı.
Henüz üniversite öncesine tam olarak sirayet etmesede, sınıflarda kayıt cihazı, laptop, tablet, vs. kullanımı çok yüksek seviyede.
Lisans öncesi eğitimde de akıllı tahta, projeksiyon, vb. cihazlar yerlerini almaya başladı.
Kaleme ihtiyaç azalıyor, imzalar bile elektronik olarak atılıyor, birçok devlet işini, bankacılık işlemini bu yolla halledebiliyorsunuz.
Peki, kalem kaybolursa ne olacak?
Hayatımızdan sadece bir nesne eksilmiş olmayacak, kalemle birlikte birçok alışkanlığımız, rutinimiz, anımız, sosyal davranışlarımız da kaybolup gidecek.
Mesela sınıfta çöp kutusunun yanında kalem açma şenlikleri yapılmayacak.
0.5 ucu olan var mı, kalemtraşı olan var mı türünde sosyalleşmeler kaybolacak, sınavda arkadaşımızdan silgi isteme bahanesiyle kopya çekemeyeceğiz.
Haliyle kalem ve silgi üzerinden çekilen birçok klasik kopya uygulaması da tarih olacak.
Okunamayan reçeteler tarihe karışacak ki halihazırda karıştı bile.
Kırtasiye aşıklarının hayatından çok önemli bir nesne çıkmış olacak, yeri doldurulamaz bir şey hem de.
İddaa’cılar, at yarışçıları, vs. hemen itiraz ediyor olabilir, ama işaretleme yapmadan, dokunmatik ekran üzerinden iddaa, at yarışı, vb. oynayacağınız günler çok yakın.
Artık herhangi bir yerde kalemi parmağınızda zıplatarak, elinizin üstünde döndürerek zaman geçirmek tarih olacak.
Kadınlar alelacele topladıkları saçlarını sabitlemek için başka şeyler bulmak zorunda kalacaklar.
Parmaklarınızda kalemi sıkı sıkı tutmaktan oluşan nasırlar, şişlikler artık olmayacak.
Gömleğinizi, ceketinizi mahveden mürekkep lekeleri yok olup gidecek.
Kalemi işaret ve baş parmağınız arasında hızla sallayarak oluşturduğunuz sanki kalem eğiliyormuş hissiyle çocukların aklını başından alma şansınız artık olmayacak.
Kalem yoksa sıkıldığınızda, gerildiğinizde neyin arka tarafını kemireceksiniz?
Peki polisler, dedektifler evde buldukları not defterinin boş sayfasını hafifçe karalayarak katilin evden çıkmadan önce not almış olduğu adresi nasıl tespit edecek?
Şimdi size “mümkün değilmiş” gibi gelse de, kalem yavaş yavaş hayatımızdan çıkıyor. Torunlarınıza maziden bir yaprak olarak anlatmak zorunda kalacaksınız. Bundan belki 10 belki 20 yıl sonra nostaljik bir nesne olarak varlığını sürdürecek. Aynı şey mi bir kalemi tutmakla akıllı telefonu tutmak?
Henüz üniversite öncesine tam olarak sirayet etmesede, sınıflarda kayıt cihazı, laptop, tablet, vs. kullanımı çok yüksek seviyede.
Lisans öncesi eğitimde de akıllı tahta, projeksiyon, vb. cihazlar yerlerini almaya başladı.
Kaleme ihtiyaç azalıyor, imzalar bile elektronik olarak atılıyor, birçok devlet işini, bankacılık işlemini bu yolla halledebiliyorsunuz.
Peki, kalem kaybolursa ne olacak?
Hayatımızdan sadece bir nesne eksilmiş olmayacak, kalemle birlikte birçok alışkanlığımız, rutinimiz, anımız, sosyal davranışlarımız da kaybolup gidecek.
Mesela sınıfta çöp kutusunun yanında kalem açma şenlikleri yapılmayacak.
0.5 ucu olan var mı, kalemtraşı olan var mı türünde sosyalleşmeler kaybolacak, sınavda arkadaşımızdan silgi isteme bahanesiyle kopya çekemeyeceğiz.
Haliyle kalem ve silgi üzerinden çekilen birçok klasik kopya uygulaması da tarih olacak.
Okunamayan reçeteler tarihe karışacak ki halihazırda karıştı bile.
Kırtasiye aşıklarının hayatından çok önemli bir nesne çıkmış olacak, yeri doldurulamaz bir şey hem de.
İddaa’cılar, at yarışçıları, vs. hemen itiraz ediyor olabilir, ama işaretleme yapmadan, dokunmatik ekran üzerinden iddaa, at yarışı, vb. oynayacağınız günler çok yakın.
Artık herhangi bir yerde kalemi parmağınızda zıplatarak, elinizin üstünde döndürerek zaman geçirmek tarih olacak.
Kadınlar alelacele topladıkları saçlarını sabitlemek için başka şeyler bulmak zorunda kalacaklar.
Parmaklarınızda kalemi sıkı sıkı tutmaktan oluşan nasırlar, şişlikler artık olmayacak.
Gömleğinizi, ceketinizi mahveden mürekkep lekeleri yok olup gidecek.
Kalemi işaret ve baş parmağınız arasında hızla sallayarak oluşturduğunuz sanki kalem eğiliyormuş hissiyle çocukların aklını başından alma şansınız artık olmayacak.
Kalem yoksa sıkıldığınızda, gerildiğinizde neyin arka tarafını kemireceksiniz?
Peki polisler, dedektifler evde buldukları not defterinin boş sayfasını hafifçe karalayarak katilin evden çıkmadan önce not almış olduğu adresi nasıl tespit edecek?
Şimdi size “mümkün değilmiş” gibi gelse de, kalem yavaş yavaş hayatımızdan çıkıyor. Torunlarınıza maziden bir yaprak olarak anlatmak zorunda kalacaksınız. Bundan belki 10 belki 20 yıl sonra nostaljik bir nesne olarak varlığını sürdürecek. Aynı şey mi bir kalemi tutmakla akıllı telefonu tutmak?