Kaldırım Serçesi - La Môme

Konu sahibi son olarak 3044 gün önce görüldü
Kaldirim-Sercesi-1311780841.jpg

Vizyon Tarihi : 03 Ağustos 2007
Yapımı : 2007 - Fransa , İngiltere , ÇekCumhuriyeti
Tür : Biyografi , Dram , Müzikal
Süre: 140 Dak.
Yönetmen : Olivier Dahan
Oyuncular : Marion Cotillard , Gérard Depardieu , Emmanuelle Seigner , Sylvie Testud , Pascal Greggory
Senaryo : Olivier Dahan , Isabelle Sobelman
Yapımcı : Alain Goldman

Berlin Film Festivali’nin açılış filmi olan “La Vie En Rose”, başrollerinde Fransız aktris Marion Cotillard, Sylvie Testud, Gérard Depardieu’nun oynadığı, büyüleyici bir Edith Piaf biyografisi. Fransa – İngiltere – Çek Cumhuriyeti ortak yapımı olan film, 140 dakika boyunca ruhunuzu okşayacak Edith Piaf müzikleriyle dolu. Edith Piaf’ın 1959’da New York’da verdiği konser sahnesi ile başlayan film, Fransız şarkıcı Piaf’ın, 40’lı yaşlarına odaklanıyor. 1915 yılında dünyaya gelen Piaf, babasının çalıştığı sirk sayesinde küçüklüğünden itibaren pek çok yer dolaştı. O dönemlerde, en yakın arkadaşı Mômone (Sylvie Testud) ile sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanıyordu. Bu sırada bir kabare işleten Leplée (Gérard Depardieu) tarafından keşfedildi ve kısa sürede, onu meşhur edecek çevre içine girdi. “A Very Long Engagement” (Kayıp Nişanlı), adlı filmden tanıdığımız Cotillard, Piaf’ın gençlik yıllarından, 47 yaşında ölümüne kadar olan süreyi büyük başarıyla canlandırıyor. Genç yaşta yakalandığı hastalık ve bağımlılıkların, henüz 40 yaşındayken onu 70 yaşında bir kadın haline dönüştürdüğü, yürüme, konuşma ve şarkı söyleme yetisini kaybettiği süreci tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Filmde, Piaf’ın büyük aşk yaşadığı ve 1949 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden boks şampiyonu Marcel Cedan’ın (Jean-Pierre Martins) da önemli bir yeri var.
 
Edith piaf sevip te bu filmi izlemeyen cok ayip eder.
 
Küçük serçem, Paif'im...

Şarkılarını dinlemenin ötesinde, beyaz perdeye yansıtılmış en güzel biyografilerden biridir.

Kesinlikle ilk önce şarkılarını sonra hayatını dinlemeli ve izlemelisiniz...
 
eskiden cd kiralamaya girerdim 1 saat arkadaki yazıyı okurdum gençliğim aklıma geldi ben gidym.
 
Filmin yapımcıları, elde edilen başarı nedeniyle biyografik filmler yapmaya devam edeceklermiş. Sıradaki isimler arasında 'Müzeyyen Senar' varmış. Ama benden duymuş gibi olmayın, hatta inkar edin, olur mu?
 
Filmin yapımcıları, elde edilen başarı nedeniyle biyografik filmler yapmaya devam edeceklermiş. Sıradaki isimler arasında 'Müzeyyen Senar' varmış. Ama benden duymuş gibi olmayın, hatta inkar edin, olur mu?

Şimdi Piaf ile Müzeyyen Senar'ı karşılaştırmış mı oluyorsun?
 
Öyle mi anlaşılıyor; popüler kültüre bir alkış, fazlası değil. Zeki Müren'de diğer seçeneklerden arasındaymış mesela. Şu, bu değil de, 'kıhkıhkıh' diye gülen bir köpek vardı, neydi onun adı yau?
 
muzeyyen senar in en buyuk sansizligi fransa da dogmus olmamasi olsa gerek. yoksa kesin onunda biyografisi film olurdu.
 
Geri