"Kaldırım Kadınının Güncesi"

Konu sahibi son olarak 2778 gün önce görüldü
Büyük Beyinler Fikirleri

Orta Beyinler Olayları

Küçük Beyinler İse Kişileri Konuşur.
 
Seninle olmak nasıldı biliyor musun
Ateş böceği merakıydı
Üşüdüğüm için gelmemiştim
Hava açıktı gökte yıldızlar ve ay da şahitti
Yanacağımı bilerek ateşin kenarında dans ettim
Kanatlarım da sıcaklığını hissettim
Hiç korktuğumu gördün mü
Korktuğun zaman elinden tutmadım mı

Seninle olmak
Lambanın içine girmeye çalışan aptal sinekler gibi olmaktı
İçeri girsen ölüm kaçınılmaz nefes almak imkânsız
Ama söyle
Hiç nefessiz kaldım mı
Sen nefessiz kalınca nefesimi vermedim mi

Ne olduğunu biliyordum
Ne olduğumu biliyordun

Ateşle de dans ettim lambanın içine de girdim
Ama ölmedim
En az senin kadar ‘’yaşıyorum’’

Elbette farkımız var seninle
Ben imkânsız denilen her şeyi yaptım
Sen ise arkana bakmadan kaçtın
Şimdi; kızgınlık ve kırgınlığın verdiği yükleri sana yıkmaya çalışıyorum
Çünkü artık dayanamıyorum

Ateşi de yanmayı da nefessiz kalmayı da
Çok özledim

Halis Karabenli
Dudağımdaki İs kitabından
 
tumblr_m00rhbosXs1r986pmo1_500.jpg


Kirlenmiş sevdaların lekeli dudaklarında cenabet aşklar yaşar oldu insanlar.
Her aşk kelimesini sevda sanar oldu.İnsanlar.
Başka bedenleri sığınak olarak kullanmak ister oldu. İnsanlar.
“Her lafa verilecek cevabım var” diyerek acemice laf ebeliği yapar oldu. İnsanlar.
Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü sanar oldu. Eksen-siz insanlar.
Ve Sen
Ruhunda çıbanlar beyninde paslı çiviler dönüşü olmayan sancılı yollardasın.
Bir avaz sonra kötülük doğacak sayende.
Ellerinde kirlenmiş hayallerin duvaksız günahlarınla.
Bir nefes sonra insanlık ölecek sayende.​
 
532141_592392117438167_827829579_n.jpg


Ah bu nisan yağmurları.
Hüznünü kaybetmiş çocuklar gibi şaşkın.
Yağıp bitiyor.
Bitsin.

-Edip Cansever
 
Paylaştığınız yazıların altına alıntı ya da kime aitse isim yazarsanız çok daha güzel olur diye düşünüyorum.Zira emeğe saygı lazım :)
 
Paylaştığınız yazıların altına alıntı ya da kime aitse isim yazarsanız çok daha güzel olur diye düşünüyorum.Zira emeğe saygı lazım :)

Alıntı yaptığım yerde isim yazmıyordu ki :dusun:
Altına ismimi de yazmadığıma göre, alıntı olduğu apaçık bellidir.
Tabi gören gözler için.
 
789.jpg


Bir ağıt hazırlıyorum ey Tanrım
Heybemde
Benimle sürüklenen
Bir ağıt.
Çünkü gözlerim
Yersizliğin gözleridir artık.

Ey Tanrım
Nereye aidim
Bana bildir!



Bejan Matur/ Kader Denizi
 


tumblr_mi2r3bJtyR1rjzzzro1_500.jpg




yaptığın ortada; bu yüzünün meali
anlamak kapatmıyor bu meseleyi
tefsire koşulmuş olmalı yüzün;
hissedilmeli!

“ben” desem küfür olur
“sen” desem
deveran.
“sen” desen ölürüm
“ben” desen
feveran.



Alper Gencer/ Ah!
 
781.jpg


Kelimeler, elimde kalan tutunabileceğim tek şey.
Her şey karman çorman oldu parçalandı.
Artık hayalleri, rüyaları gerçeklerden ayırt edemiyorum.



Life of Pi / Pi’nin Yaşamı
 
tumblr_ltqi6mPjgZ1qglos9o1_500.jpg



Sen güzelliğinin herşeyi fethettiği zamanlardasın,
Ve ben hangi yanıma değsen o yandan ağrıyorum.

Güzellikten doğan aşka yaslanarak herşeyi unutmak,
senden gayrını geride bırakmak isterdim.
Fakat ne mümkün!
Ne zaman unutur gibi olsam olmuyor.
Unutmak istediğim şeyin tam ortasındayım.


Nazan Bekiroğlu/ Nar Ağacı
 
16E5FF3416D644DE.JPG


..Üzgün bir çocuk İstanbul'da her mevsim
Herkes üzgün, herkes kaybolmuş çocuklar gibi..



İbrahim Gökburun/ Kesik Dil
 
zellankadefdz1.jpg




Meneviş ve kaneviçe işlenmeli
hey kızlar!
çeyiz sandıklarına şiir de eklenmeli



Hüseyin Atlansoy/ İlk Sözler

 
SiirResmi.ashx


Sen böyle kederden taştığın akşam
Derim dudağında şarkı ben olsam


Ahmet Muhip Dranas

 
evlilik-resimleri-yeni.jpg



Evlenirsem, tren yolculukları yaparken vagon penceresinden akan telefon direklerini saymaktan hoşlanmaz hale gelebilirim.

Evlenirsem, ayaklarımı balkon demirine yasladıktan sonra, gözlerimi bulutlara dikerek "Tanrım bulutun içinden geçen bir bulut görmeden gözlerimi gökyüzünden ayırmayacağım" adlı şarkıyı söylemekten vazgeçebilirim.

Evlenirsem, bir öykü kitabı kapağını saatlerce seyretmenin o anlatılmaz zevkini yaşayamayabilirim.

Evlenirsem, bir edebiyat dergisinin mütevazı bürosunda, gri mi siyah mı yeşil mi olduğunu kestiremediğim çoraplarımı unutmayabilirim.

Evlenirsem, kitaplarımın arasından çoraplarımın çıkma ihtimali azalabilir.

Evlenirsem, Murat Güzel'le giriştiğim şiir öykü roman sohbetlerinin çıldırtan neşesini duyumsayamayabilirim.

Evlenirsem, "Evleneceğim kızın gözleri ne renk olacak?" deme şansını kaybederim.

Evlenirsem, kiminle evleneceğimi kendime bir milyon defa sorup cevap verememenin dayanılmaz güzelliğini yaşamaktan uzak kalabilirim.

Evlenirsem, markete girdiğim zaman ekmeğin kaç para olduğunu bilmediğimi öğrenen tezgahtarın şaşkın yüzünü seyretme lüksümü yitirebilirim.

Evlenirsem koluma bir saat takmam gerekebilir.

Evlenirsem, evimi ziyarete gelen akrabalarımla araba fiyatlarından, kooperatif senetlerinden konuşarak dizi filmler izlemek zorunda kalabilirim.

Evlenirsem Konya'da yeni bir edebiyat dergisinin çıktığını evimi telefonla arayan bir dost aracılığıyla öğrenme yanlışına düşünebilirim.

Daha da kötüsü, eğer evlenirsem, "Bir izdivaç mecmuasında böyle abuk bir yazının ne işi var" diyenlerden olabilirim.

Edebiyat dergilerinin temel atma törenleri bensiz yapılır.

O zaman öykü üzerine kurulan cümlelerde ela gözlerimin izi olmayabilir.

O zaman kitapçıların hüzünlü tavanlarına uzanan cıgara dumanlarından bir kıvrım olsun, benim dudaklarımdan yükselmeyebilir.

Hayır hayır. Beni mazur görün. Henüz mutsuz olmak yani mutlu olmak istemiyorum.

Düşünün, bir edebiyat dergisi bir kitapçı vitrininden beni süzüyor ve ben fark etmeden geçip gidiyorum.

Hayır Tanrım. Buna hazır değilim.



Abdullah Harmancı/ Seni Ne İhtiyarlattı?
 
751.jpg


"Düşmek" kelimesinin arkadaşıdır "yaralanmak"
Yaralıyım.


Ali Ural/ Fener Bekçisinin Rüyaları

 

.........

...


images



Kapılar usulca kapanmaz bazen
sadece kendine
sessizce açılır insan


Bülent Ata/ İnsan Aldanır

 
Geri