Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Güçlü kadınların gözyaşı daima içine akar.
Saklarlar güçsüzlüklerini, çaresizliklerini, kaybetmenin verdiği acıyı, bir başınalığın sızısını.
Kimseler eğildiğini, büküldüğünü anlamasın isterler.
Sevgilim, son kez yüreğimi parmak uçlarıma bırakıp seni ve kendimi yazıyorum. Gözlerin, Cennetimin ışığıydı.Yüreğin, yüreğimin dile gelen satırlarıydı. Ama sen beni duygularını sömüren olarak bil ne olur. Sana yazdıklarımı, dilsiz şair olma yolunda daha yükseklere çıkmak için bastığım bir merdiven olarak gör. Lakin ben seni sen diye sevdim. Sevgimi adadığım kalbini bir oyuncak kadar değersiz bil. Lakin ben seni gözlerine Cenneti sakladığım, yüreğine yüreğimle dokunduğum nefesim olarak bileceğim..
Seyret sevdiğim beni ; dizlerinde kırıyorum seni sana yazan kalemimi . Hayatımın hiçbir karesinde sevgiye dair bir tek kelimem olmamişti. Hiçbir zaman da olmayacak. Hep dört duvar yalnızlığı olacak yüreğimin sahillerinde. Yusuf' un düştüğü kör kuyularından kova kova hasretini çekeceğim kanlı ellerimle..Bak son kez yazıyorum sana ve hayata dair. Suskunluğun soğuk kurşunlarını öpüp sensizliğin içinde kaybolacağım birazdan. Dilimdeki kelimeleri son kez öldürüp yüreğime suskunluğu öreceğim. Karanlığın içinde gözlerinin aydınlığına serilen yıldızları bekleyeceğim ölümün soğuk gecelerinde..
Artık dudaklarıma sürdüğüm acıyla sesinin ve yüreğinin sessizliğinde karanlıklara kulaç atıyorum.Taş dibeklerde dövüyorum içimdeki ezikliğin kanlı dudaklarını..Yüreğime ektiğim umut tohumlarını ellerimle kanata kanata söküyorum. Biliyorum hiçbir zaman gelmeyeceksin. Ben seni bir gün bana gelmen için sevmedim. Seni, uzakları yakınlaştıran rüzgarların avuçlarındaki sıcak gülüşünü sevdim. Dilinde bir kelime olmak için uğraştım durdum. Bilmiyorum adımı bir yerlerde gördüğünde yüreğinde neler hissediyorsun bilmiyorum lakin sen bende hep söylemediğim kelimem olarak kalacaksın. Sana hiçbir zaman söylemediğim miniğimsin kelimesini ezip duracağım sensizliğin kanayan saatlerinde. Oysa gecenin suskunluğunu yüreğimle bozup bu kelimeyle uyandırmak isterdim uyuyan kirpiklerini. Bir kelebek gibi sessizce gelip yanına saçların arasından kulağına miniğim diye usulca fısıldamak. Ben seni her gece bu hayalle aracağım yüreğimin sen kokan köşelerinde..
Gülüşünü güneşim, gözyaşlarını yağmurum bildiğim yüreğini yüreğimle bir kez bile öpememek..Ne acı, ne ızdırap.. Bir kez bile ellerinin sıcaklığında sevgi kokan nağmelerini sana söylememek. Bir kez bile dizlerinin yumuşaklığına sarılıp bir kütük misali ağlayamamak.Ne acı, ne ızdırap..Şimdi acılarını yükleniyorum giderken. Bu satırları okurken gitmek kelimesini söyleyen sendin diye söylendiğini duyar gibiyim. Gidiyorum lakin senden öteye, yüreğinden öteye gitmiyorum. Sadece ölümsüz sevdanda susuyorum artık. Bastığım her adımda senin izlerin olduğunu düşünüp seni aramak türkülerin kan kokan satırlarında.
Yokluğunu üzerime giyinip yüreğimin duvarlarına hayalden resimlerini koyuyorum şimdi. Gülüşün sıcaklığını seriyorum odamın soğuk duvarlarına. Ve sana yazdığım şiirlerini yatağımın baş ucuna koyup her gece yatmadan önce her satırında seni solumak için.Gecenin dizlerine eğilip gözyaşlarımla senin mutlu olman için dualara sarılmak . Bir nefes kadar uzaktaki sana yapabileceğim tek şeyim; dualara sarılıp sevdiklerinle mutlu olmanı dilemek..Senin mutlu olduğun sürece ben yaşayacağım gülüm.. Sen gülümsedikçe ben nefes alacağım.. Oysa bakıp bakıp sabahlara kadar ağlayabileceğim ne resmin ne de gülüşün var baş ucumda..Lakin hiçbir zaman pes etmedim. Yokluğun katransı gecelerinde karanlık odamın içinde aradığın zamanlardan kalma çağrılarının geçmiş tarihlerinin yetinmeyi bildim. Yolladığın mesajları tekrar tekrar okumak ve senin ellerinden yüreğime yollanmış kelimelerin arasında seni solumak. Adını yazan her kelimeyi gözyaşlarımla yıkayıp bir kez bile gerçek hayatta göremediğim gözlerini hayal etmek. İşte bir yudum sevgin..İşte ben...
Seni yıkık bir yüregin en sağlam parçalarıyla sevdim. Geçmişin kanlı izlerini senin yüreğinle silmek için değil; ben senin gülen yüzünü, sıcak gülüşünü sevdim. Duygularım hep yarımdı lakin senin yüreğinle tamamladim içimdeki yarımlığımı. Senin gönül güzelliğiyle örttüm çirkin suretimi..Hiçbir zaman kavuşmayacak olsak da seni sevdim ben..Ellerini bir kez olsun tutmayacak olsam da avuç içlerindeki ter olmayi yeğledim hep. Susuz dudaklarımı düşlerimde ezip bir yudum sevgini kana kana içtim. Dudaklarından süzülen sigara dumanın arasında ben gökyüzünün en güzel bulutları seyrettim. Gülüşlerinde hep sevgi Cennetinin gökyüzüne kanatlanan kelebeklerini gördüm, gözyaşlarında ise kendimi ve ezikliğimi gördüm. Yetimliğimi senin yüreğinde unuttum..Lakin artık susuyorum. Kelimeleri yüreğimde ezip son kez susuyorum. Dilime senli anılarımı yüreğime gömüp varlığının huzuruna gidiyorum.. Bu aşkın sevaplarını sana bırakıp günahlarını sırtıma giydirip seni sensiz yaşamaya gidiyorum.
Zamanı durdurdum gözlerinde.Takvimleri ise senin geldiğin güne döndürüp kırıyorum kalemimi. Ayak uçlarına dağılan parçalarını toplama ne olur. Kırılan her parçada canımdan bir parça olacak. Ne olur dokunma, kanamasın ellerin, incinmesin yüreğin. Bir umuttu gözlerin şimdi kan olup akıyorum gözbebeklerinden toprağa..Gidiyorum seni sensiz sevmenin de olduğu kör uçurumlara. Karanlığın içinde bir gözlerin ışıyla yaşamaya gidiyorum. Senin duygularında doyduğumu, başka tenlerin şehvet yüklü günahlarında başka aşkları solduğumu düşün. Oysa ben seni bir yudum sevginde yaşamaya devam edeceğim. Senden öte, yüreğinde öte hiçbir yere gitmiyorum aslında. Lakin senli kelimeleri yazan yüreğimi kırıp suskunluğumda seni solumaya gidiyorum. Şimdi dillerim lâl ve ömür boyu susuyorum
Bâd-ı sabâ esiyorum yine nefesinden. Titriyorum ılgıt ılgıt.
İrkiliyorum bir an geliyor; Bir şâhin inişiyle
Süzülüyorum baharlarıma. Yâdıma üfül üfül
Düşüyorsun hayâl gibi. Tutunca ellerinden
Büyüyorum… Bu “bir rüya” diyorum…
Her gece bûselerinden
Köprüler inşâ ederek Yüreğime
Üflediğin masal gibi
Hiç bıkmadan karanlığı
Gözlerinle süslüyorum… Eksi sen derece yine hayallerim.
Sürgünüm masallarından… Boğulmaktayım boyuna
Düşmüşüm “ninni” sallarından…
Kıyılmışım yokluğuna… Vuslatından gurbetteyim bu akşam yine…
Bir mehtap panayırı
Med cezirler seyrettiğim
Ayın şavkıyla birlikte
Beyaz gözlerine akıyorum… Önce billûr ve revnâk Sözlerin düşer Şiirlerime...
Ben düşerim Eşk-i hun gibi Gözlerine... Kirpiklerince vurulurum..
Bitmeyen bir firak Ardından
Vuslatınla; Bir kez daha durulurum...
Koşarım yüreğine
Varlıktan yalınayak... Sarılırım yitmemek üzre
Ellerine... Bu gece de biter Bu ân da Biter yalnızlığım bakışlarından..
Bir yaz akşamı sevdâsı gibi
İşte bundandır yalnızlığa aşık oluşlarım. Kendimi paylaşamayışlarım. Kendimi anlatmaktan yoruldum birilerine, anlamaya çalışmaktan da yoruldum. Kendim gibi birini bulurum ümidi ne taşıyorum ne de istiyorum öyle birini. Kendimle keşfedesim var hayatın güzelliklerini.. Bu yoldaki rol arkadaşlarıma da o an içimden geçen anlamları yüklüyorum sadece; arkadaş, dost, anne, kardeş.. Oysa kimle olursam olayım '1 başıma'yım ben. Özünde sadece beni anlayan sadece ben olduğumdan kaynaklanan..