Kâinattaki en büyük sır ‘AŞK’ tır.
Sev der, çok sev ama en çok beni sev..
Sevdirir birleştirmez, Gösterir yaklaştırmaz,Özletir hasret bırakır, Âşık eder kavuşturmaz…
Zaten kavuşsa adı ÂŞK olmaz…
Yan der, çıra gibi yan ama tutuşma der…
Tutuşacaksan sadece benim için tutuş…
Bir baş eğmezliktir insanın hayata karşı hırçınlığı.
Ve kendini bildiği andan itibaren aşkı arar.
Kâinattaki her şey O’nu arayıştır aslında..
O’nu keşfetmek üzere programlanmıştır hayat.
Her şeye rağmen AŞK tektir.
Gecelerce yıldızların parıltısını seyredersiniz,
Ne güzel, Ne ulaşılmazdır onların ışığı.
Ama onlarda güneşten alırlar parlaklıklarını.
Güneşi seyredemezsiniz gözleriniz kamaşır.
Gaye-i ışıktır güneş, Vesile-i ışıktır yıldızlar, güneşi yansıtırlar.
Vesile-i AŞK tır insan, Gaye-i AŞK'tır ALLAH
Ve perde-i AŞK tır insanı sevmek.
İnsanla perdeler kendini hasret bırakır özletir göstermez.
AŞK-ı dünyevidir insan ve AŞK-ı uhrevidir. ALLAH
O kulunun kalbine nazar etmeye görsün,
Kıvılcımı yaktı mı artık hiç kurtuluşunuz yoktur.
O yarattığı kulunu sevdirerek yaklaştırır kendine.
Sevgilinin zatında aslında kendi nurudur görünen.
Seven O’nu sever, Arayan O’nu arar,
İsteyen O’nu ister, Özleyen O’nu özler.
Peşinden koştuğumuz da O, Kavuşmak istediğimizde O,
Sarılmak istediğimizde O dur..
AŞK; tekdir..
Aslında en büyük lütûftur bu, Kulunun kalbine koyduğu kor ateş.
‘Her göz etmez fark, İşitmez her kulak,
Saklı olmaz birbirinden CAN ve TEN
Canı görmek için izin yok ki bil ki sen…
Bir ateştir, yel değildir ney sesi;
Kim ki ateşsizdir; Yok olsun böylesi ‘ der Mevlana..
İşte yana yana gelir kul ona.
Mucibince amel ederse dünyevi aşktan uhrevi aşka geçiverir.
Aslında Mecnun’a Leyla’dan tecelli eden de onun aşkının nurudur.
Ama o kalbe kendi sevgisinden daha şiddetli bir sevginin girmesine müsaade eder mi hiç?
Kulunu kullanır, önce kulunda hissettirir zatını,
Gönlüne lezzet tat verir…Güllerin kokusunu gül kokusuyla duyurur,
Bülbüllerin sesini dinletir..Şakayıkların renklerini gösterir,
Fark ettirir hayatı…Aldığı soluğu hissettirir,
Sonsuz sevgi pınarından su içirir,
Sevmeyi böyle öğretir kuluna.
Sevince, İlkbahar olur Sonbaharlar âşıklara…
Ve aşkı insana insanla efsane eder ve aşığı aşka müptela eder…
Aşık artık maşuğunun peşinden koşar, her yerde onu arar…
Leylalar Mecnunlar, Yusuflar Züleyha’lar, Ferhatlar Şirinler ve daha nice efsaneler bu aşkla
ona erdiler…