Abaris
Elmas Üye
-
- Katılım
- Mayıs 24, 2016
-
- Mesajlar
- 37,867
-
- Tepkime puanı
- 3,895
-
- Puanları
- 353
Seni kimseye anlatmadım, kimsenin seni bilmesine izin vermedim.
Sadece yürekten gelen sesle, sessizce sevdim, sen bile bunu fark etmedin, ettirmedim.
Birileri çıkar, seni benden fazla sever diye bir korkum oldu zamanla içimde.
Sonra bu korkumla, şiir yazmaya başladım.
Kimsenin seni benden daha fazla sevmeyeceğini, önce aklıma, sonra şiirleri kullanarak okuyan herkese ispat etmek adına....
Şiire başladım, bendeki sen eksikliğini tamamlamak adına....
Kimisinde başarılı da oldum, kimisinden ise sınıfta kaldım.
Ama aşkından asla pes etmedim, ettirmedim yüreğimi.
Sabırla sevdim, ümit ekercesine, güne yeniden başlayarak sevdim.
Kısacası ben sadece seni sevdim.
İsmini söylemedim, kimse bilmedi, kimse seni benim dilimden duymadı, onlara göre ben sıradan biriydim.
Sana göre de öyle, ama benim için, sıradanı sıradanlaştıran, herkesi herkesleştiren, sanki dünyaya gelme nedenimdin.
Öylede kalmasını bildin, şimdi sorsam, seni benden daha fazla seven çok insan çıkacaktır, canını bile vereceğini söyleyenler çıkacaktır.
Eminim buna, sende duymuşsundur bunları.
Ben senin için ölemem, can benim değil çünkü.
Can; seni sevmem için beni çamurdan yaratan gücün.
Ve onun izniyle bana sunulan bu hayat benim.
Ve ben, bu hayatımı seni sevmekle harcayan ve her sabahın tan ağarmasını gözlerinde gören, diğerleri gibi değil de, senin için sevgisini yüreği ile aklına ispat etmeye çalışan biriyim.
Aklım sürekli mantıksal aşkın peşinde, ama kalp bu, mantığı her zaman çürütecek kadar aşkı barındırır içinde.
Seni severken hayata şükreden, aşkı tene dokunmak değil de, gizliden gizliye, kimseye bildirmeden, sanki sevmiyormuş gibi bir hal içinde seviyorum.
Yalnız sanıyorlar beni mesela, sorun etmiyorum ama, hani insan bazen biriyle konuşmak ister ya, onunla saçmalamak, onunla gülmek, onunla vakit geçirmek.
Bende zaman zaman seni istiyorum, sesinle uyumak, sesinle uyanmak, ne bilim, hani olur ya kadınların nazı, bende senin nazınla oyalanmak istiyorum.
Acınla acılanmak, mutluluğunla daha fazla mutlu olmak istiyorum.
Ben seninle yaşamak, senin yerine seni yaşlanmak istiyorum.
Ben seni bazen çok fazla seviyorum.......
İsmini ulu orta her yerde söyleyemem, adını bile dilimdenkıskanan biriyim.
Bilmesen de, dünyanın her hangi bir yerinde,
seni, beni sevmeni beklemeden seven.
Severken bile, kimi zaman aklımdan bile kıskanacak tek kişiyim.
Ben seni sevdikçe de, bir bahar ayında çiçek açmayı bekleyen ağaç gibiyim.
Aşk gibiyim, umut gibiyim, tamamlanmamış şiir gibiyim,
ben, bende sen gibiyim.
Şimdi soruyorum seni sevdiğini iddia edenlere, senin için kendilerine ait olmayan canlarını vereceklerini söylemekten çekinmeyenlere.
Kim daha çok seviyor seni?
Senin beni sevmeni beklemeden seven ben mi?
Yoksa içinde azda olsa, beni sever ümidi taşıyan ve ölümü göze alan onlar mı?
Ben sana canımı veremem, çünkü can bana ait değil.
Ben sana hayatımı veririm, birde kalp derim, senindir derim.
Kalbimi ister misin?
Sadece yürekten gelen sesle, sessizce sevdim, sen bile bunu fark etmedin, ettirmedim.
Birileri çıkar, seni benden fazla sever diye bir korkum oldu zamanla içimde.
Sonra bu korkumla, şiir yazmaya başladım.
Kimsenin seni benden daha fazla sevmeyeceğini, önce aklıma, sonra şiirleri kullanarak okuyan herkese ispat etmek adına....
Şiire başladım, bendeki sen eksikliğini tamamlamak adına....
Kimisinde başarılı da oldum, kimisinden ise sınıfta kaldım.
Ama aşkından asla pes etmedim, ettirmedim yüreğimi.
Sabırla sevdim, ümit ekercesine, güne yeniden başlayarak sevdim.
Kısacası ben sadece seni sevdim.
İsmini söylemedim, kimse bilmedi, kimse seni benim dilimden duymadı, onlara göre ben sıradan biriydim.
Sana göre de öyle, ama benim için, sıradanı sıradanlaştıran, herkesi herkesleştiren, sanki dünyaya gelme nedenimdin.
Öylede kalmasını bildin, şimdi sorsam, seni benden daha fazla seven çok insan çıkacaktır, canını bile vereceğini söyleyenler çıkacaktır.
Eminim buna, sende duymuşsundur bunları.
Ben senin için ölemem, can benim değil çünkü.
Can; seni sevmem için beni çamurdan yaratan gücün.
Ve onun izniyle bana sunulan bu hayat benim.
Ve ben, bu hayatımı seni sevmekle harcayan ve her sabahın tan ağarmasını gözlerinde gören, diğerleri gibi değil de, senin için sevgisini yüreği ile aklına ispat etmeye çalışan biriyim.
Aklım sürekli mantıksal aşkın peşinde, ama kalp bu, mantığı her zaman çürütecek kadar aşkı barındırır içinde.
Seni severken hayata şükreden, aşkı tene dokunmak değil de, gizliden gizliye, kimseye bildirmeden, sanki sevmiyormuş gibi bir hal içinde seviyorum.
Yalnız sanıyorlar beni mesela, sorun etmiyorum ama, hani insan bazen biriyle konuşmak ister ya, onunla saçmalamak, onunla gülmek, onunla vakit geçirmek.
Bende zaman zaman seni istiyorum, sesinle uyumak, sesinle uyanmak, ne bilim, hani olur ya kadınların nazı, bende senin nazınla oyalanmak istiyorum.
Acınla acılanmak, mutluluğunla daha fazla mutlu olmak istiyorum.
Ben seninle yaşamak, senin yerine seni yaşlanmak istiyorum.
Ben seni bazen çok fazla seviyorum.......
İsmini ulu orta her yerde söyleyemem, adını bile dilimdenkıskanan biriyim.
Bilmesen de, dünyanın her hangi bir yerinde,
seni, beni sevmeni beklemeden seven.
Severken bile, kimi zaman aklımdan bile kıskanacak tek kişiyim.
Ben seni sevdikçe de, bir bahar ayında çiçek açmayı bekleyen ağaç gibiyim.
Aşk gibiyim, umut gibiyim, tamamlanmamış şiir gibiyim,
ben, bende sen gibiyim.
Şimdi soruyorum seni sevdiğini iddia edenlere, senin için kendilerine ait olmayan canlarını vereceklerini söylemekten çekinmeyenlere.
Kim daha çok seviyor seni?
Senin beni sevmeni beklemeden seven ben mi?
Yoksa içinde azda olsa, beni sever ümidi taşıyan ve ölümü göze alan onlar mı?
Ben sana canımı veremem, çünkü can bana ait değil.
Ben sana hayatımı veririm, birde kalp derim, senindir derim.
Kalbimi ister misin?