Kahvenin Hazin Sonu

Konu sahibi son olarak 2582 gün önce görüldü
Türk kahvesinin sonundaki telve gibiydi hayatlarımız. Birileri tarafından içilmiş ve yorumlanmaya bırakılmış gibi. Ve gelen geçen yorumlamaya çalışıyor gibi. Ancak kimse bilmez o kahve içilirken telvenin dipteki sabırsızlığını. O son insanın sonu gibidir. Çevrendekiler seni anlamaya, yorumlamaya çalışır.
Hayatım boyunca farklı insanlar hep beni yorumlamaya çalıştı. Ama hiçbirini anlayamadım.
O sabırsızlığı gençlik zamanına benzetebiliriz. Yorumlanma ise yaşlılık zamanına. Bilmiyorum belki ben çok çabuk yaşlandım belki de moronun tekiyim bilmiyorum.
Bilinmezlik… Ne kadar kötü bir şey değil mi? Hayatının sonunun nasıl geleceğini bilmiyorsun. Ki yaşlandıkça ölümü beklemeye başlıyorsun artık.
Bazen derler ki çok kabarmışsın sen. Veya sana yol var. Ki hayatımız yollardan ibaret değil midir? Gitmekten. Durmuyoruz. Sürekli bir hareket içindeyiz.
Ama bilinmez ki o yolun sonu uçurum. Eninde sonunda düşeceksin. Ne kadar kaçarsan kaç. Bir küre üstünde yapacağın bütün yolculuklar aslında başlangıç noktasına varmak için değil midir?
Bilmiyorum.
Bu metin de çok kötü oldu ama ben beğendim.
Hayat daha sana ne kadar uzak görünebilir ki?
Veya yakın?
 
Geri