Kahraman Tazeoğlu Bambaşka Kitabından Alıntılamalar

F
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Aşk ve Sevgi
Kahraman Tazeoğlu Bambaşka Kitabından Alıntılamalar
Kahraman Tazeoğlu Bambaşka Kitabından Alıntılar
Uğruna verdiklerim, sonunda seni kendine aşık etti. Ve beni hiç kimseye benzemediğim için severken, ötekilere neden benzemiyorum diye terkettin. Şimdi yaşananlar mı daha acı yoksa yaşanacaklar mı? Aşk, acının dolaylı tanımıymış, geç öğrendim.

************

Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyim onu da bilmiyorum. Üzerine sinen benin kokusunu duymadan yaşayabilecek misin sen?.. çünkü senden geriye sadece sen kalana dek terk edilmiş olmuyorsun. İnsan yaşadığı anın değerini yaşadıklarından ötürü değil, neler yaşayacağını bilmediğinden ötürü bilmez. Seni çok seviyorum, bir gün seni terk etme gücümü kendimde bulup bulamayacağımı bilmeye bilmeye... anlıyormusun? Gel “biz” olalım demek kolay… benimle hiç olur musun?

************
“insan ihanet etmeyecek kadar temiz değildir çoğu kez. Ben bile ilk ihanetimi çocukluğuma yaptım; büyüyerek. Yine de öleceğini bildiği halde yaşamaktan korkmamalı insan. Nasıl yaşarsan öyle ölürsün çocuk.”

**************
yanlışların ve eksiklerin yüzüne yüzüne vurulmuyorsa, bu senin mükemmel olduğunu değil, dostsuz olduğunu gösterir. Ben duymak istediğin yalanları veremem sana. Onlar sadece günü kurtarır. Işık sandığın ve tutunduğun karanlıkları sana göstermek zorundayım. Unutma; karanlığı aydınlatmazsan,zamanla o karanlığa alışır gözlerin.

*************
ayrılığı engellemek yoktur, ertelemek vardır. Ve rüyalar uyumak değil, uyanmak içindir. Bir gün gideceğim belliydi zaten. Unutma hayat, elde ettiklerinden ziyade, elinde kalanlardır.

**************
Beton yüreklerin harcında sevmek yoktur sevgilim. O zaman neden kalbime o kadar şefkatle girdin? Oysa ben seni öyle mi sevdim? Yokluğunun işkencesinde bile tek bir aldatma çıkmadı benden. Sen, onu ve beni aynı anda severken

*************
Birini sevmek için karşılık beklemem ki… zaten sevdiğim hiçbir şarkı da benim için bestelenmedi.

*************
Şubat’ıydı. Kıştı. Soğuktu. Üşüyordu ellerim. Daha seni tanımıyordum. Bir sinema salonundaydım. Sen büfede bir şeyler satıyordun. İlk defa orada gördüm seni. Antrakt bitsin istemiyordum. Sonra gong çaldı, filme kaldığımız yerden devam ettik. Kızıl saçların kaldı aklımda, bir de kalbimi delip geçen gözlerin. O zamanlar, sahip olduğum en değerli şey olarak kendimi görmüyordum; çünkü daha seni tanımamıştım. Sonra parmağımdaki yüzüğe baktım… Yasaktın sen bana… Yasak…

************
ayrılığı engellemek yoktur, ertelemek vardır. Ve rüyalar uyumak değil, uyanmak içindir. Bir gün gideceğim belliydi zaten. Unutma hayat, elde ettiklerinden ziyade, elinde kalanlardır.

*************

ve bilir misin AYRILMAK vazgeçmek gibidir.Doğru değildir ama gereklidir.Çünkü hayat olduğu gibidir; olması gerektiği gibi değil.

*************
Ne kadarda kolaydır aşk sen gibilereOnlarcasına seviyorum demekElini eline sürmekNefesini nefesine düğümlemekOysa AŞK,Biniyle bir defada ölmek yerineSeninle bin defa ölmekti bende !

**************

Ben geri çektim öfkemi. Sen de kır küskünlüğünün nifak saçan dallarını. Affedilmez kusur işlenmedi bizde. Kırgınlığım sözüneydi. Sana, alındım ben! Alındım sevdiğime!

************

Unutma! Sana bir yabancıyken aşık olduğun, terk ederken en iyi tanıdığındır. .../Aşk bir kelimeyse, bin kelimesizlikti çünkü. Öyle çok sustum ki sana, kendi sesimi unuttum adeta. Sana dilsizliklerden yapılma bir lisanla geldim; anlamadın… İki ayrı uykuda iki ayrı rüyanın birbirine dokunması gibiydi aşk. Sen bunu bilmiyordun. Toydun. Aramızdaki fark buydu; Sen ateşin yaktığını bilirdin, ben ateşte yanmayı.

*************
ne birlikte olabilmeyi öğrendim, ne de seni kaybetmemeyi. Biz aşk değil, aşksızlık acısı çekiyoruz.

**************
Allah kimseye taşıyamayacağı dert vermezmiş. Elbette ayrılıktan ölmeyiz. Ama yine de sen gitme biz’den. Ayrılık ne kadar derinse, dayanma gücü de o kadar çoktur. Sen asıl sana yan; çünkü meleklerin ölme hakkı yoktur! Kalbinden öpüyorum. Seni seviyorum…

*************
Kahraman Tazeoğlu // Bambaşka

 
Ben senden mutlu bir son değil, mutlu bir sonsuzluk istemiştim. Anlamadın! Belki de seni güzelleştiren hayatın çirkinliğiydi… Bunu da ben anlamadım! Acaba benimle mutlu olduğun için mi beraberdin yoksa ben mutlu olduğum için mi? Bu sorunun da cevabını bırakmadın. Sadece gittin. Aşk ne senin bende gördüğündür ne de benim sende gördüğüm. Aşk; birlikte gördüğümüzdür sevgili. Seninle aynı değilmiş aşka bakışımız. Sen benden kusursuz bir aşk istedin, ben senden yaşanabilir bir aşk. Belki bu yüzyılın insanı değilsin diyeceksin bana ama bence aşk karşındaki insan çırılçıplakken bile gözlerini onun gözlerinden ayırmamaktır sevgili. Bu kadar temiz severken seni, koca bir hayatı kirletip terk ettin beni. Bu hayat seni unutabileceğim kadar uzun değil sevgili.
 
Acım mı? Geçmedi… Alıştım sadece. Bitmek denen, başlamakla başlar bazen. Bu yüzden biz hiç bitmeyeceğiz çocuk! Kavuşamayacağımız için, bizim hiç ayrılığımız olmayacak. Beni bekleme çocuk! Beklemek ayrılığa dönüşür zamanla… Bul seni, kendini kaybettiğin bende. Ve unutma asla; kendin olabilmek adına sarf ettiğin aşırı gayret, bazen seni sana buldurmaz. Ve yine unutma ki herkes için her şey olmaya çabalayan, kendisi için hiçbir şey olmaz.
 
Ardında öyle bir ben bıraktın ki... Sana benzedim adeta. Senin hatalarının bedelini başkalarına ödetiyorum. "Sakın yanlış anlama, kendimi yitirmiş değilim, sadece sende kayboldum o kadar"
 
Ey ayak izleri kalbimde kalanım… Şimdi herkes biraz daha sen… Her saat biraz daha geç ve aylar fazla geliyor yıllara. Insan ne kadar güçlü olsa da aşkta, aşk hep yenilen oluyordu ayrılığa. Tokat gibi bir "git"le çıktı bir gün karşıma. Ummazdım bu kadar yanacağını canımın. Çok ağladım... Ağlamalarım ağlamalardan utandı.
 
Çok mu acıttı seni karşılık istemeyen aşkım; ki bu kadar haince oldu git’in? Neydi sana bu kadar ağır gelen; ben mi, sevgim mi? Oysa ben sana bakınca kendi hayallerimi görüyordum. Benim kaderim senin alnında yazılıydı. Ama sen bilmiyordun, anlamıyordun. Kalpçeden anlamıyordu senin dilin. Ben severken konuşmazdım ki sevgili; aşka bir bıçak gibi insin istemezdim yanlış anlaşılacak sözlerim
 
“Aşka köpek olan kaybeder” derdi hep. O zamanlar ne demek istediğini anlayamazdım. Çok sonra anlam bulurdu bende söylediği her şey. Şu anda karşımda balon satan bu ihtiyar, ne çok şey öğretmişti bana aşk adına. Acaba kendisi anlattıklarının neresindeydi o zamanlar diye merak ederdim. Bana “Aşka rağmen aşka inan” derdi. Aşkı tarif ediş biçimi bile başkaydı İrfan amcanın. “Aşk bir denizdir, içinde kendi yüzdürüğü gemileri batıran…” derdi.
Kahraman Tazeoğlu'nun "BAMBAŞKA" adlı kitabındaki "İRFAN AMCA" isimli hikayeden alıntıdır...
 
Sen, bağımsızlığına bağlanmışsın; ben bağımlılığıma. Artık çok geç aşkım. Kısa mutluluklara uzun ömürler sığdırmaktan vazgeçmeyecek kadar geç. Efendisi olduğumun kölesine dönüşmüşüm ben. Her şeyin farkındayım. İçimdeki bu oyunun bile. Evet! Belki oyun benim ama top başkasının... Zamanı gelince alıp gidecekler. İnsan ruhundaki yaraya nasıl yara bandı yapıştırabilir ki? Her şey için çok geç. Ben ruhumu kustura kustura öleceğim biliyorum. Hayallerimi kağıt gibi buruşturuyorum. Ölüme benziyor üzerimdeki elbise. Ne rengi bana uyuyor ne biçimi. Beni sıkıyor, öldürüyor. Yatağımda bile bir çöplükte gibiyim. Ne yatağıma sığabiliyorum ne kendime. Benim kadar ölmediğin sürece bunu bilemezsin asla. Her günü ölümle savaşarak bitirip bugün de ölmedim diyerek yatmak ve sabah yine savaşa başlamak...
 
Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyim onu da bilmiyorum. Üzerine sinen benin kokusunu duymadan yaşayabilecek misin sen?..
çünkü senden geriye sadece sen kalana dek terk edilmiş olmuyorsun.
 
Geri