Başarısızlık hikayelerinde hep bir art niyetli, güçlü, dirayetli ve yetkin engelleyici vardır. İl bazında, 100-200 kişi mensubu olan küçük siyasi yapılanmalar dahi ABD'nin kendileriyle uğraştığını iddia edebilir mesela.
Tarihsel süreçte ataerkil olmayan toplum sayısı, gelip geçen topluluklar düşünüldüğünde imkansızı başarırcasına azdır. Suçlamak, ithamda bulunmak her zaman kolay olan. Gelin biz analiz yapalım.
Gelmiş, geçmiş bütün erdemli kadınlar, özgürlükler ve haklardan bahseder. Örselenmekten, itelenmekten, imkanlardan uzak tutulmaktan, insanca yaşayamamaktan şikayet eder. Haklılar da. Onlara öykünen kadınlar da aynı yolu izlemekte. Fikirdeki haklılık yol ve yöntemdeki hatayı, bu hatanın doğurduğu başarısızlığı engellemiyor.
Kadın onurundan bahsedenlerin, kadın onurunu lekeleyici zevk düşkünlüğü, erkek hegemonyasını kırmak isteyenlerin, bir kadının başına gelmesini istemedikleri davranışları sergilemesi, özgürlükçü düşünürlerin hep bir bağlanma ve arayış içerisinde olması.... Liste uzatılabilir. Bindiği dalı kesen, kendi ayağına kurşun sıkan bir düşüncenin tarihinden bahsediyorum.
Erkekler şeytandır gibi bir iddianın ortada olmaması ve her daim kadın üzerinden yasakların, yaşanılanların konuşulması yine kadınların suçudur. Birçok sıfat, birçok suç, birçok yasak kadını hedef alır.
Evet, kadınlar şöyledir, kadınlar böyledir. Onlar değerlidir. Ben asla kadınları incitmem, asla kadınlara yüksek, yüce değerin dışında paha biçmem. Kadınlar çalışkandır, kadınlar zekidir. Ben de asla bir g.t oğlanı değilim.
Kadınlar çoğu zaman şeytan değillerdir ama genellikle ruhunu şeytana satmış kişilerdir. Kendi kudret ve bağımsızlıklarıyla ilgili okuyacakları mavallara da ancak onlara yaranmak çabasında olanlar ortak olacaktır.
Şimdi hep birlikte erkeklere boyun eğmemek dileğiyle mücadeleye devam edin. Ama unutmayın ki bağımsızlık mücadelesi, bağımlılığın itirafıdır. Diyalog ve uzlaşı yolunuz olsun.