Kadınlar susarak gider

Konu sahibi son olarak 1886 gün önce görüldü
KADINLAR SUSARAK GİDER


Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için.


Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez.


Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der.


Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.


Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar.


Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar.


Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır.


Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma!
Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır.


Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.


Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının.


Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur.


Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.


Kadın susarak gider!


En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir.


O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir.


Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir.


Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir.


Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir.


Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider.


Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır.


Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.



CEMAL SÜREYA

 
Erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar.
Kadınlar ise "akıllı gibi" aşık olurlar, zamanla delirirler.
Aşk, kadını ve erkeği farklı etkiler.
Aşık olan kadının gözünde başka hiçbir şeyin değeri kalmaz.
Aşık olan erkeğin gözünde ise herşey yeniden değerlenir.


Çünkü aşık kadın "nasıl olsa bitecek" sezgisi ile hareket eder..
Aşık erkek ise "nasıl olsa sonsuza dek sürecek" yanılgısıyla...
Aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar;
Aşık erkekler ise melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön.
Aşık olmak erkeğe yakışır.
Kadına asla. Kadına yakışan sadece aşktır....
 
BELKİ BİR GÜN ÖZLERSİN​

Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!

Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanıma,
Kesin değil!

Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!

Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin, bana, her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!

Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum


Can Yücel​
 
ben seni severim aslında da;

düzenim bozulur diye korkuyorum...

durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar.

sinemaya gitmeye el ele tutuşmaya falan kalkarız,

işin yoksa;saç tara,parfüm sık,küsmesi barışması,ayılması bayılması,ona baktın bunu süzdün tafraları...


HATTA;eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması...
bukadar ceremeye ne gerek var.
uzaktan sev yar uzaktan...
 
bg-waiting.jpg


Şu hayatta en sevmediğim şey beklemek...Birini beklemek, haber beklemek hangi çeşidi olursa olsun beklemek beni yoruyor...Gel gör ki sürekli bir bekleme hali söz konusu..Bugün yine bekliyorum...neticesinin olumlu ya da olumsuz olması umurumda değil sadece ne olduğunu öğrenmek istiyorum o kadar...ne olduğunu bilip ona göre bir yol çizmek istiyorum ve evet kabul ediyorum olumlu olması için dün akşamdan beri dua ediyorum, kalbim sıkışıyor...
 
Geri