Hira
Üye
-
- Katılım
- Temmuz 18, 2019
-
- Mesajlar
- 2,063
-
- Tepkime puanı
- 2,138
-
- Puanları
- 288
Ağız dolusu küfür edesim var. 23 saattir susuyor, sakin ve hiçbir şey olmamış rolü yapıyor, halletmem gereken sorumluluklarıma koşuyorum ama hala sövesim var.
Benim için bütün erkekler aynıymış, Bolahenk. Ben sevemezmişim.
Onun olmamı istediği zaman diliminde, onun istediği şekilde duygularına karşılık vermediğim için bir çok kez taş kalpli olmak ile itham edildim. Öfkeli dedim, içindekini, hayal kırıklığını, canının acısını böyle çıkarıyor. Çıkarsın dedim. Özünde iyi bir insan olduğunu düşündüğüm için ses etmedim. Ama adama yetmedi, Bolahenk!
Ben 31 yaşında, kocaman bir kadınım Bolahenk. Geçmişimin hesabını kimseye vermeyeceğim gibi, geçmişte aldığım ve açtığım yaraların da önüme temcit pilavı gibi konulmasından hoşlanmıyorum.
Hangi aklı başında erkek, kendi soyadını vermek niyetiyle yola çıkmak istediği kadınla konuşurken geçmişinde yaşadıklarını kullanarak onunla kavga eder? Bir kadını, başkasının yatağından çekip aldıktan sonra sevmiş olsa bile bu şekilde bel altı vurup, “Çok öfkeliydim”in arkasına sığınamaz. Beni kimsenin yatağından almamış olmasına rağmen, hayatımda olsun mu diye düşünürken bile bir başkasını aklıma getirmememe rağmen “çok öfkeliydim” bahanesinin ardına saklanmasına bir kere izin verdim, Bolahenk. Zaman geçti, yine kavga ettik ve o yine öfkelendi, yine başka erkekleri dahil etti konuya. Şu hayatta insan, isminden bile önce haddini bilecek, Bolahenk.
“Kavgada söylenmez” diye bir söz vardır ya hani, erkeğe söylenmez, kadına söylenmez, çocuğa söylenmez versiyonları da vardır o sözün. Bazı şeyler, bazı insanlara SÖY-LEN-MEZ!
Bugüne kadar bir çok acımasız itham ile karşılaştım ben, Bolahenk. Bir çok... Böylesine ise ilk defa denk geliyorum. Onun için döktüğüm ilk göz yaşımın sebebiyle son göz yaşımın sebebi aynı cümleler oldu.
Ben, ailem ve dostlarımla yaralarımı sarar yine severim, Bolahenk. Belki, onun dediği gibi, bir erkeği sevemem ama bir çocuğu, yaşlıyı, köpeği, balığı, çiçeği severim. Ya o? Bir kadını kendince sevmeyi başardı diye, öfkesini ve kırdığı gönülleri yok saymayı başarabilir mi?
Ona, çekinmeden, yaralarımı gösteren aklımı öpsünler!
Başı pınar, ayakları göl olsun.
Defol, Bolahenk!
Benim için bütün erkekler aynıymış, Bolahenk. Ben sevemezmişim.
Onun olmamı istediği zaman diliminde, onun istediği şekilde duygularına karşılık vermediğim için bir çok kez taş kalpli olmak ile itham edildim. Öfkeli dedim, içindekini, hayal kırıklığını, canının acısını böyle çıkarıyor. Çıkarsın dedim. Özünde iyi bir insan olduğunu düşündüğüm için ses etmedim. Ama adama yetmedi, Bolahenk!
Ben 31 yaşında, kocaman bir kadınım Bolahenk. Geçmişimin hesabını kimseye vermeyeceğim gibi, geçmişte aldığım ve açtığım yaraların da önüme temcit pilavı gibi konulmasından hoşlanmıyorum.
Hangi aklı başında erkek, kendi soyadını vermek niyetiyle yola çıkmak istediği kadınla konuşurken geçmişinde yaşadıklarını kullanarak onunla kavga eder? Bir kadını, başkasının yatağından çekip aldıktan sonra sevmiş olsa bile bu şekilde bel altı vurup, “Çok öfkeliydim”in arkasına sığınamaz. Beni kimsenin yatağından almamış olmasına rağmen, hayatımda olsun mu diye düşünürken bile bir başkasını aklıma getirmememe rağmen “çok öfkeliydim” bahanesinin ardına saklanmasına bir kere izin verdim, Bolahenk. Zaman geçti, yine kavga ettik ve o yine öfkelendi, yine başka erkekleri dahil etti konuya. Şu hayatta insan, isminden bile önce haddini bilecek, Bolahenk.
“Kavgada söylenmez” diye bir söz vardır ya hani, erkeğe söylenmez, kadına söylenmez, çocuğa söylenmez versiyonları da vardır o sözün. Bazı şeyler, bazı insanlara SÖY-LEN-MEZ!
Bugüne kadar bir çok acımasız itham ile karşılaştım ben, Bolahenk. Bir çok... Böylesine ise ilk defa denk geliyorum. Onun için döktüğüm ilk göz yaşımın sebebiyle son göz yaşımın sebebi aynı cümleler oldu.
Ben, ailem ve dostlarımla yaralarımı sarar yine severim, Bolahenk. Belki, onun dediği gibi, bir erkeği sevemem ama bir çocuğu, yaşlıyı, köpeği, balığı, çiçeği severim. Ya o? Bir kadını kendince sevmeyi başardı diye, öfkesini ve kırdığı gönülleri yok saymayı başarabilir mi?
Ona, çekinmeden, yaralarımı gösteren aklımı öpsünler!
Başı pınar, ayakları göl olsun.
Defol, Bolahenk!