-
- Katılım
- Aralık 3, 2014
-
- Mesajlar
- 26
-
- Tepkime puanı
- 1
-
- Puanları
- 253
-
- Konum
- Merkezi Sinir Sistemi
Hani, “insan” için, “nisyan ile malûldür” denilir ya, gerçekten de öyle!..
“Unutuyor” insan!..
Bazen, “sembol isimleri” ve “sembol olayları” bile unutuyor!..
“Şalcı Bacı” gibi!..
Ben unutmuştum ama, bereket ki; adını, Kocaeli’ndeki “Başörtüsüne Özgürlük” eylemleri ile duyuran “İnsan Hakları Savunucuları Derneği” unutmamış!..
ERZURUMLU ŞALCI BACI
Dün; “25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü”ydü ya; İnsan Hakları Savunucuları Derneği de, Kocaeli’de yaptığı “basın açıklaması”nda bu konuyu ele alıp demiş ki;
“Kadına Şiddetle Mücadele Günü’nde, kadına yöneik şiddeti kınıyor ve bu konuda sembol bir şahsiyet olan Erzurumlu Şalcı Bacı’yı rahmetle anıyoruz... Şalcı Bacı Şapka Kanunu’na muhalefetten asılmıştı. O, yaşlı, kendi halinde zavallı bir bohçacı kadındı. Sırtında bohçası, içinde kumaşlar, havlular evden eve dolaşır, bir iki parça mal satarak ekmek parası çıkartırdı.
Ne ilginç bir tesadüftür ki; Şalcı Bacı “kadına karşı şiddetle mücadele günü” olan 25 Kasım’da çıkan Şapka Kanunu’ndan dolayı asılmış, sehpada sallanan cesedi iki gün; halkı korkutmak, dehşete düşürmek için teşhir edildikten sonra gömülmüştür. Kadına şiddet, bu ülkede ilk olarak devlet tarafından yapılmıştır. Bugün ülkemizde her 5 kadından 2’si şiddet görmektedir. Bunun tek sebebi de eğitimde insanların kalbine Allah korkusu ve kul hakkı anlayışının yerleştirilmemesidir. Bu yapılmadıkça, kadına şiddet artarak devam edecektir. Kadına şiddetle mücadele gününde, kadına karşı şiddetin her türlüsünü İnsan Hakları Savunucuları Derneği olarak kınıyoruz.”
Ne enteresan değil mi;
“25 Kasım” tarihi, dünyada “Kadına şiddetle mücadele günü”dür ama Türkiye’de, Şalcı Bacı başta olmak üzere, birçok insanın “idamı”na yol açan “Şapka İktisası Hakkında Kanun”un çıkarıldığı tarihtir!..
Evet, “89 yıl önce” dün, yani 25 Kasım 1925 tarihinde Meclis’te kabul edilen 671 Numaralı kanun, “Şapka İktisası Hakkında Kanun”dur ve bu kanun, İskilipli Atıf Hoca’ların, Şalcı Bacı’ların idam sehpasında sallandırılmasına yol açmıştır!..
KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ!
Bugün, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “kadın”larla ilgili sözlerini dillerine dolayıp, ona buradan “çakmak” isteyenler, ilk önce “Şalcı Bacı’nın idamı”nı sorgulamalı değil mi?..
Ne dedi Tayyip Erdoğan?..
Önceki gün, “KADEM 1. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi”nde dedi ki;
“Kadın ile erkeği eşit tutamazsınız. O fıtrata terstir. Çünkü fıtratları farklıdır. Tabiatları, bünyeleri farklıdır. Örneğin; iş hayatında hamile bir kadını erkek ile aynı şartlara tabi tutamazsınız. Bir anneyi, örneğin çocuğu emzirmek zorunda olan bir anneyi bu tür yükümlülükleri olmayan bir erkek ile eşit konuma getiremezsiniz. Kadınları, erkeklerin yaptığı her işte çalıştıramazsınız... Komünist rejimlerde geçmişte olduğu gibi; eline ver kazmayı-küreği çalışsın. Olmaz böyle bir şey. Onun narin yapısına ters düşer.”
Ne var bunda eleştirilecek?..
Bu sözde, doğru olmayan ne var?..
Ama, “Erdoğan’a saldırmakla görevli” Batı medyası ve yerli işbirlikçileri, Erdoğan’ın; “Kadın ve erkek eşit değildir” sözünü dillerine dolayıp, “vur abalıya” kampanyası başlattılar!..
İngiliz BBC’sinden Amerikan Washington Post’una, Guardian’ından Independent’ine kadar, bütün “Yahudi gazeteleri” Erdoğan’a yüklendiler...
Eee, “Batılı ağababaları” böyle yapar da, onları “otorite” kabul eden “yerli işbirlikçi”leri geri kalır mı?.. “Bremen Mızıkacıları”na onlar da katıldı ve “fırsat bu fırsat” deyip, Erdoğan’ı kıyasıya eleştirdiler!..
KADIN-ERKEK, İDAMDA EŞİT!
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan söylenmesi gerekeni söylediğine göre, ben, ayrıca üzerinde durmayacağım...
Yalnız, “Kadın ile erkeği eşit tutamazsınız... Bu fıtrata terstir” sözüne küçük bir itirazım var!..
Çünkü, kadın ile erkek; evet “yaratılış” itibariyle “eşit değiller”dir ama, “idam edilmede eşittir”ler!..
Öyle ya;
“Şapka Kanunu’na muhalefet”ten dolayı, bir “erkek” olarak İskilipli Atıf Hoca’yı “idam” edenler, Erzurumlu Şalcı Bacı’ya da, “kadın” diyerek ayrımcılık uygulamamışlar, “kadın-erkek eşitliği”(!)nin gereğini yapıp, onu da “idam sehpası”nda sallandırmışlar, üstelik naaşını da, “2 gün boyu” sehpada bırakmışlardır!..
Anlayacağınız;
Kadın ve erkeğin, “idamda eşit” olduğunu, bütün dünyaya göstermişlerdir!..
EYLEMDE İRONİK GÖNDERME!
İnsan Hakları Savunucuları Derneği’nin dün Kocaeli’nde yaptıkları eylemde, “ironik bir gönderme” de vardı... Basın açıklamasını yapan İHSD Genel Başkanı Ali Akbaş’ın yanında, “şapkalı” olan fakat elinde “Beni öldürmeyin, şapka giyeceğim” yazılı pankart taşıyan bir vatandaş vardı.
Ali Akbaş yaptığı basın açıklamasında, bir çifte standardı, bir ikiyüzlülüğü, daha doğrusu yüzsüzlüğü dile getiriyor ve diyordu ki;
25 Kasım’da çıkarılan Şapka Kanunu ile; vatandaşa, memura, milletvekillerine şapka giyme mecburiyeti getirilmiştir. Bugün hâlâ yürürlükte olan bu kanuna göre sokağa fötr şapka ile çıkmayan milletvekili, memur ve vatandaşlar suç işlemektedir.
Bu kanun insan haklarını ihlaldir, insanların özel yaşamına müdahaledir ve ülkemize yakışmamaktadır. İnsanlar özgür iradesi dışında zorla yaptırım içeren bu kanunun derhal kaldırılması için harekete geçmelidir.
Gece saat 10.00’dan sonra, batıda birçok ülkede olduğu gibi, “içki satış yasağı” uygulamasını, “insanların yaşam biçimine müdahale” olarak nitelendirenlerin, gerçek anlamda insanların yaşam biçimine müdahale sayılabilecek bu kanunla ilgili olarak hiçbir açıklama yaptığını duymuyor ve görmüyoruz.
İçki konusunu köşelerinde enine boyuna inceleyenlerin, şapka kanunu ile ilgili hiçbir açıklamasıyla karşılaşmadık.”
Hiç karşı çıkarlar mı?..
Karşı çıkıp da, “CHP’nin despotluğu”nu yeniden hatırlatırlar mı?..
Öyle ya; onların görevi “Erdoğan’a saldırmak”tır!.. Erdoğan’a saldırsınlar ki, “Batılı ağababaları”nın talimatını yerine getirsinler!..
Onlar, “kadına şiddet”ten, “insan hakları ihlalleri”nden, “yaşam biçimine müdahale”lerden, “hak ve özgürlük”lerden dem vururlar da, meselâ “28 Şubat Süreci”nde uygulanan “başörtüsü zulmü”nden ve “ikna odaları”ndan hiç bahsetmezler!.. İskilipli Atıf Hoca ve Erzurumlu Şalcı Bacı ise, gündemlerinde hiç yoktur!..
Adlarını bile bilmezler!..