ihaveanidea
Bronz Üye
-
- Katılım
- Nisan 8, 2019
-
- Mesajlar
- 2,869
-
- Tepkime puanı
- 1,739
-
- Puanları
- 348
Selam. Uyku tutmadı. Biraz da üretken hissettim kendimi. Dedim bizim başlığa akıtayım bir şeyler.
Öyle çok derin girmeyeceğim kadın-erkek konusuna. Eski forumda kaldı araştırmacı kimliğimiz.
Kadın ve erkek konusunda şuna değinmek istiyorum öncelikle. Gerçekten de kadın ve erkek eşit mi?
Değil abi. Değil. Kadın ve erkek eşit değil.
Günümüzde bırak kümülatif anlamda kadın ve erkek cinsiyetinin eşitliğini, ben erkek kardeşimle eşit değilim be. Kaldı ki iki ayrı cinsiyet eşit olsun.
Kadın ve erkek olsa olsa eşdeğerdir.
Şu an gece gece ismi aklıma gelmiyor, bir insan hakları hukukçusu vardı. Bu kadın hukuku, herkese eşit imkan sağlama aracı olarak tanımlıyordu. Evet, doğru. İnsan, kadın olsun erkek olsun eşit şartlar altında yaşayan ya da yaşaması gereken "eşdeğersel" iki ayrı cinsiyettir.
Bir başka konu. Eş seçilimi.
Doğada bazı hayvanların üreme stillerini sayayım size.
Aslanlarda üreme, iki ya da daha fazla erkek aslanın bir güç gösterisi niteliğindeki kavgasında hayatta kalan/ayakta duran erkek aslan, dişi aslanla üreme şansına sahip olur. Ha bazen onla da olmaz, dişi aslan kaybeden erkek aslanla bir bağ hissetmişse onla ürer. Tam bir dişi hegemonyası yani.
Farklı bir örnek olsun. Cennet kuşları. Bu cennet kuşlarının erkeği çok sanatsaldır. İsterseniz bir bakın. Böyle heybet mi dersin estetik mi dersin... Dişisi ise düz güvercindir. Düz, sıradan... Ama gelgelelim bu sanatsal hayvan tüm güzelliğini, estetiğini dişisini etkilemek için kullanır.
Şimdi. Gelelim insana. İnsanda da dişi edilgendir, erkek etkendir. Lakin arada cennet kuşları kadar bariz uçurum yoktur. Anladınız siz beni. Erkek bir adım atar, dişi bir adım atar evlenirler vs.
Bu etken-edilgenlik ilişkisinde birkaç yere değinmek gerekir.
Yaradılış gereği kadınlar, ayda bir yumurta üretirler. Daha sonrasında 9 aylık hamilelik süreçleri olur. Ondan da sonrasında lohusalık vs. olur ki hey gidi hey!
Lakin erkek, trilyarlarca sperm üreten bir mekanizma kardeşim! Her an hazır ve nazır.
Şuna geliyorum. Tabii ki kadınlar/kadınlarımız seçici olacak erkekler konusunda. Çünkü ince eleyip, sık dokuması gereken bir süreçteler. Yavrularına güzel bir gen katmak zorunda. E haliyle kadın seçecek, erkek seçilecek.
Peki erkek nasıl seçilecek? Gücüyle, parasıyla, namıyla, karakteriyle. E bu nasıl olacak?
Çalışmayla.
Şimdi anladık mı neden "bilim adamı" diye yerleşik bir kavram var da bilim kadını diye bir kavram yok.
Kadınlar dünyanın süsü, rengidir.
Annedir en başta...
Lakin erkek cinsi, kadınlardan bir tık önde olmak "zorundadır". Seçilmek, üremek, bu sirkülasyonun ilerlemesi, devranın dönmesi için buna ihtiyaç vardır.
"Bread winner" kavramı vardır İngiliz'lerde. Erkek, bread winner olmalıdır.
Öyle çok derin girmeyeceğim kadın-erkek konusuna. Eski forumda kaldı araştırmacı kimliğimiz.
Kadın ve erkek konusunda şuna değinmek istiyorum öncelikle. Gerçekten de kadın ve erkek eşit mi?
Değil abi. Değil. Kadın ve erkek eşit değil.
Günümüzde bırak kümülatif anlamda kadın ve erkek cinsiyetinin eşitliğini, ben erkek kardeşimle eşit değilim be. Kaldı ki iki ayrı cinsiyet eşit olsun.
Kadın ve erkek olsa olsa eşdeğerdir.
Şu an gece gece ismi aklıma gelmiyor, bir insan hakları hukukçusu vardı. Bu kadın hukuku, herkese eşit imkan sağlama aracı olarak tanımlıyordu. Evet, doğru. İnsan, kadın olsun erkek olsun eşit şartlar altında yaşayan ya da yaşaması gereken "eşdeğersel" iki ayrı cinsiyettir.
Bir başka konu. Eş seçilimi.
Doğada bazı hayvanların üreme stillerini sayayım size.
Aslanlarda üreme, iki ya da daha fazla erkek aslanın bir güç gösterisi niteliğindeki kavgasında hayatta kalan/ayakta duran erkek aslan, dişi aslanla üreme şansına sahip olur. Ha bazen onla da olmaz, dişi aslan kaybeden erkek aslanla bir bağ hissetmişse onla ürer. Tam bir dişi hegemonyası yani.
Farklı bir örnek olsun. Cennet kuşları. Bu cennet kuşlarının erkeği çok sanatsaldır. İsterseniz bir bakın. Böyle heybet mi dersin estetik mi dersin... Dişisi ise düz güvercindir. Düz, sıradan... Ama gelgelelim bu sanatsal hayvan tüm güzelliğini, estetiğini dişisini etkilemek için kullanır.
Şimdi. Gelelim insana. İnsanda da dişi edilgendir, erkek etkendir. Lakin arada cennet kuşları kadar bariz uçurum yoktur. Anladınız siz beni. Erkek bir adım atar, dişi bir adım atar evlenirler vs.
Bu etken-edilgenlik ilişkisinde birkaç yere değinmek gerekir.
Yaradılış gereği kadınlar, ayda bir yumurta üretirler. Daha sonrasında 9 aylık hamilelik süreçleri olur. Ondan da sonrasında lohusalık vs. olur ki hey gidi hey!
Lakin erkek, trilyarlarca sperm üreten bir mekanizma kardeşim! Her an hazır ve nazır.
Şuna geliyorum. Tabii ki kadınlar/kadınlarımız seçici olacak erkekler konusunda. Çünkü ince eleyip, sık dokuması gereken bir süreçteler. Yavrularına güzel bir gen katmak zorunda. E haliyle kadın seçecek, erkek seçilecek.
Peki erkek nasıl seçilecek? Gücüyle, parasıyla, namıyla, karakteriyle. E bu nasıl olacak?
Çalışmayla.
Şimdi anladık mı neden "bilim adamı" diye yerleşik bir kavram var da bilim kadını diye bir kavram yok.
Kadınlar dünyanın süsü, rengidir.
Annedir en başta...
Lakin erkek cinsi, kadınlardan bir tık önde olmak "zorundadır". Seçilmek, üremek, bu sirkülasyonun ilerlemesi, devranın dönmesi için buna ihtiyaç vardır.
"Bread winner" kavramı vardır İngiliz'lerde. Erkek, bread winner olmalıdır.
Son düzenleme: