Kadın ve XY - ihaveanidea

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Selam. Uyku tutmadı. Biraz da üretken hissettim kendimi. Dedim bizim başlığa akıtayım bir şeyler.

Öyle çok derin girmeyeceğim kadın-erkek konusuna. Eski forumda kaldı araştırmacı kimliğimiz.



Kadın ve erkek konusunda şuna değinmek istiyorum öncelikle. Gerçekten de kadın ve erkek eşit mi?

Değil abi. Değil. Kadın ve erkek eşit değil.

Günümüzde bırak kümülatif anlamda kadın ve erkek cinsiyetinin eşitliğini, ben erkek kardeşimle eşit değilim be. Kaldı ki iki ayrı cinsiyet eşit olsun.

Kadın ve erkek olsa olsa eşdeğerdir.

Şu an gece gece ismi aklıma gelmiyor, bir insan hakları hukukçusu vardı. Bu kadın hukuku, herkese eşit imkan sağlama aracı olarak tanımlıyordu. Evet, doğru. İnsan, kadın olsun erkek olsun eşit şartlar altında yaşayan ya da yaşaması gereken "eşdeğersel" iki ayrı cinsiyettir.



Bir başka konu. Eş seçilimi.

Doğada bazı hayvanların üreme stillerini sayayım size.

Aslanlarda üreme, iki ya da daha fazla erkek aslanın bir güç gösterisi niteliğindeki kavgasında hayatta kalan/ayakta duran erkek aslan, dişi aslanla üreme şansına sahip olur. Ha bazen onla da olmaz, dişi aslan kaybeden erkek aslanla bir bağ hissetmişse onla ürer. Tam bir dişi hegemonyası yani.

Farklı bir örnek olsun. Cennet kuşları. Bu cennet kuşlarının erkeği çok sanatsaldır. İsterseniz bir bakın. Böyle heybet mi dersin estetik mi dersin... Dişisi ise düz güvercindir. Düz, sıradan... Ama gelgelelim bu sanatsal hayvan tüm güzelliğini, estetiğini dişisini etkilemek için kullanır.



Şimdi. Gelelim insana. İnsanda da dişi edilgendir, erkek etkendir. Lakin arada cennet kuşları kadar bariz uçurum yoktur. Anladınız siz beni. Erkek bir adım atar, dişi bir adım atar evlenirler vs.

Bu etken-edilgenlik ilişkisinde birkaç yere değinmek gerekir.

Yaradılış gereği kadınlar, ayda bir yumurta üretirler. Daha sonrasında 9 aylık hamilelik süreçleri olur. Ondan da sonrasında lohusalık vs. olur ki hey gidi hey!

Lakin erkek, trilyarlarca sperm üreten bir mekanizma kardeşim! Her an hazır ve nazır.

Şuna geliyorum. Tabii ki kadınlar/kadınlarımız seçici olacak erkekler konusunda. Çünkü ince eleyip, sık dokuması gereken bir süreçteler. Yavrularına güzel bir gen katmak zorunda. E haliyle kadın seçecek, erkek seçilecek.

Peki erkek nasıl seçilecek? Gücüyle, parasıyla, namıyla, karakteriyle. E bu nasıl olacak?

Çalışmayla.

Şimdi anladık mı neden "bilim adamı" diye yerleşik bir kavram var da bilim kadını diye bir kavram yok.



Kadınlar dünyanın süsü, rengidir.

Annedir en başta...

Lakin erkek cinsi, kadınlardan bir tık önde olmak "zorundadır". Seçilmek, üremek, bu sirkülasyonun ilerlemesi, devranın dönmesi için buna ihtiyaç vardır.

"Bread winner" kavramı vardır İngiliz'lerde. Erkek, bread winner olmalıdır.
 
Son düzenleme:
ihaveanidea okulda biiyoloji ögretmenim kara tahtaya biseyler karalayarak anlatiyormus,ve bende büyük bir heycan ve merakla onu dinliyormusum gibi bir hisse kapildim okurken :)
kalemine saglik ,bilgine bereket,) .
 
ihaveanidea okulda biiyoloji ögretmenim kara tahtaya biseyler karalayarak anlatiyormus,ve bende büyük bir heycan ve merakla onu dinliyormusum gibi bir hisse kapildim okurken :)
kalemine saglik ,bilgine bereket,) .



Değerli yorumun için teşekkür ederim azizem. Tabii ki olabildiğince akıcı bir metin yazmaya çalıştım, lakin doluluktan taviz vermedim.

Eksik olmayasın, seviyorum seni.
 
Eşdeger diye vurguluyoruzda neden kadın bir tık önde olamıyorda erkek bir tık onde olabiliyor? Bir cumle ile esdegerdir diyip, cumlecikler kalabaligi ile bunun aksini anlatmissiniz bana kalirsa.

İcerik disinda akici bi metindi. Yer yer sinirlenerek okuduysam da iyiydi.
 
Eşdeger diye vurguluyoruzda neden kadın bir tık önde olamıyorda erkek bir tık onde olabiliyor? Bir cumle ile esdegerdir diyip, cumlecikler kalabaligi ile bunun aksini anlatmissiniz bana kalirsa.

İcerik disinda akici bi metindi. Yer yer sinirlenerek okuduysam da iyiydi.



Sinirlenme. Öfke, söyleyecek sözü kalmayanların icraatıdır.



Eşitlik, eş olmak/bir olmak anlamındadır.

Eşdeğerlik, niteliği ve niceliği farklı iki nüveye adil davranmak, aynı görmektir.

Şimdi diyorsun ha eşit ha eşdeğer, eski köye ne icat getiriyorsun? Eşit işte.

Değil. Kadın ve erkeğin niteliği ve niceliği farklıdır. Kadından hiçbir çağ ve zamanda erkeği evde beklerken gidip hayvan avlaması/işe gidip para kazanması "istenmemiştir".Aynı şekilde bir erkekten de akşam yemeğinin ertesinde bulaşıkları yıkaması "beklenmemiştir."

Günümüzde bulaşık yıkayan erkek de var, işe giden kadın da. Bunun da sebebi aile içindeki rollerin "paylaşılmasıdır".

Oturdu mu taşlar?



Gelgelelim cımbızladığın kısma. Evet, erkek bir tık önde olmalıdır. Nedenini ise bir sonraki cümlede açıklıyorum.

Ekmek kazanmak için, geçimin sağlanması için.

Bekliyordum zaten böyle bir yorum. Açıklamış oldum senin vesilenle azizim/azizem.
 
Zengin olsun, fakir olsun, kadın olsun, erkek olsun herkes elinden geldiğince üretip sizin tabirinizle bread winner olmalı bence. Asgari ücretle geçinen bir ailede tek başına erkeğe ailenin geçimini yüklemek adil değil. Tabi bunu tercih edenler de olabilir. Belki sizin kadınlar evde otursun onlara verilecek ücret erkeğe verilsin tarzında bir düşünceniz vardır bilemiyorum.
 
Zengin olsun, fakir olsun, kadın olsun, erkek olsun herkes elinden geldiğince üretip sizin tabirinizle bread winner olmalı bence. Asgari ücretle geçinen bir ailede tek başına erkeğe ailenin geçimini yüklemek adil değil. Tabi bunu tercih edenler de olabilir. Belki sizin kadınlar evde otursun onlara verilecek ücret erkeğe verilsin tarzında bir düşünceniz vardır bilemiyorum.


Yazımda söylemiştim, derin girmedim konuya. Tabii ki dediğiniz gibi herkes hayatını idame ettirebilmek için çalışmak ve çabalamak zorunda. Lakin bread winner, ayrı bir kavramdır.

Bread winner, "kendisinden ekmek beklenen kişidir".



Benim görüşüm ise kadın çalışmak istiyorsa, çalışmalıdır. Herkesin kendini geliştirmeye ve çalışmaya hakkı ve buna yetecek gücü vardır.
 
Ben “Denk” kelimesini kullanmayı tercih ediyorum.
Eşit ve ya eşdeğer olabilmek için aynı koşullarda birebir aynı olmak gerekir ki ben ne yapayım benimle aynı olan adamı? Ve hatta Allah korusun :) Aynımızdan lazım olsa mitoz bölünerek çoğalırdık.
Olsa olsa, kadın daha değerli olabilir. Mikroekonominin arz talep döngüsüne benzer bir şey olduğunu anlatmış ihaveanidea. Bence çok da yerinde olunmuş.
Sınırlı sayıda yumurta, çok sayıda sperm. İkisi içinde de aynı miktarda talep var. Tabi ki kısıtlı olan daha değerli ve ulaşılması güç olacak ve tabi ki ulaşmak isteyenler kendilerimi daha çekici hale getirecek.

Düşüncenize sağlık ihaveanidea
 
Kadın Erkek eşit değildir

Örneklerle açiklayalım:

Erkek evinin geçimini aile nafakasını üstlenmek durumundayken kadın için bu söz konusu değildir

Erkek boşanmış olsa dahı çocuklara eşine nafaka öder bakmakla yükümlü

Kadın için islamda hizmetçiler tutulmuştur

Ev işi vs kadına yuklenmedi
Yaparsa ailesi için "ikrami" idi

Yine kadın boşansa kendi aile mirası ve eşinden alacaği da hesap edilince
Erkekkten daha çok kazanca sahip oluyordu

Kadın çocuğunu emzirmesi için süt anne tutulmuştur

Yıne erkek sefere çıkar kadına böyle bir yükümlülük yoktur

Kadın ailesindeyken de kız çocuklarının sevilip gözetilmesi ön planda

Kadın evlendikten sonra da eşe tembihler vardır "Kadınlarınız size Allah in emanetidir" şeklinde


Kadın daha naif daha duygulu yaratıldığı için fıtraten zayıftır, narindir

Ana olarak da cennet ayakları altına vaadedilmiş bir canlidir
 
Senin aklı hür, fikri hür, vicdanı hür birisi olduğunu biliyordum da Cigdem, sayın Hira'yı yeni görüyorum ve kaliteli insan/objektif insan olduğunu, toplumun insana baskıladığı "Erkek isen alttan al, kadın isen üste çık." dayatmasını kabul etmeyen şahsi ve orjinal bir kişilik olduğunu anladım.

Tekrardan objektifliğiniz için ikinize teşekkür ederim.



Özenle yazdığım yazım madem güncele çıktı, tekrarlayayım. Düşüncelerimin hala arkasındayım değişen bir durum yok.

Kadın ve erkek eşit değildir, eşdeğerseldir.

Erkek bir adım öndedir. Bunun nedeni Yaratıcı ve hukuk karşısında evi bir kişinin temsil etmesinin gerekliliğindendir. Ev başkanının sorumluluğu vardır. (Kadın bu durumu kendi öz iradesiyle kabul ettiği için erkeğin soyadını alır.)

Ve son olarak bu durum, görünenden farklıdır. Erkeğe yüklenen imtiyaz, erkeğin sorumluluklarını da beraberinde artırmıştır.

Son dönem popüler hukuk zihniyetinde kadınlara pozitif ayrımcılık verilmesi "yanlış değil yersizdir".
 
Arkadaşlar sonradan da olsa belirtmiş olayım gece gece aklıma gelmeyen insan hakları hukukçusu İoanna Kuçuradi idi.
 
Konu cinsel seçilim tabanlı olduğunda, erkeklerin egemenliğini yahut üstünlüğünü savunmamız imkansız hale gelir. İnsanlar da diğer canlılar gibi üreyebilmek için dişilerini etkilemek zorundalar. Bu onların üstünlüğü yüzünden değil, acizliğinden kaynaklanmaktadır. Dişinin nasıl göründüğünün hiç önemi yoktur. (Yaş ve doğurganlık kıstası haricinde.) Ama erkek mutlaka dişinin gözünü boyamalı. Renkli tüyler, büyük ebatlar, gür sesler... Bunlar sürüngen beyni ile yaşamaya adapte olmuş canlılar için geçerli. ( Ki onlarda dahi herhangi bir üstünlük söz konusu değil. Açıklamasını yazının sonunda yapacağım. ) Konumuz insanların cinsel seçilimine geldiğinde, benzer kıstaslar devreye giriyor. Bugün herhangi bir dişi, bir erkekle karşılaştığında öncelikle içgüdüsel olarak flehmen tepkisini uyguluyor. ( evet, kedilerin, atların ve diğer bir çok memelilerin hani şu dudaklarını kaldırma hareketi. Kadınların %10 gibi bir kesimi bu organı (Jacopson organı) hala kullanabiliyor farkında olmasalarda. "İçime bir his doğdu, kötü biri bu, burada birşey olacak" gibi düşünüp, haklı çıkan kadınlar kahin değiller. :) Buradan bile eşitliği bırakın, kadınların erkeklerden daha üstün olduğunu anlıyoruz. ) Flehmen mekanizması bizlerde körelmiş olsa da kadın, erkeğin salgıladığı testosteronu baya bildiğiniz koklayabilir. Bu tabii ki bilinç mekanizması ile ilgili bir şey. Yani kokan herhangi bir şey yok. Ancak kadınların bir kısmı bunu algılayabiliyor. Beyler hani ter kokuyoruz ya, işte o aslında gümbür gümbür " testosteronum var haaanım " yayını. Kadın kokudan sonra baş ve göğüs bölgemiz ile ilgileniyor. Kıllarımızın gürlüğü, parlaklığı çok önemli. (Saçtan bahsetmiyorum. Testosteron seviyesi çok yüksek erkeklerde saç dökülmesi normaldir. ) Baş bölgesinde diğer incelenen kısımlar gözler, burun ve dudaklar. Suratımız anne rahmindeyken iki parçadır. Zamanla orta hatta birleşim tamamlanır. Ortadan kesilmiş bir elma gibi düşünün. İki gözün birbirine olan mesafesi, burunun eğriliği, dudaklarının kapanış biçimi kadın için bir çok meselenin cevabını verir. En önemlisi ise, genetik sağlamlık. ( Baya bildiğin " bu mal iyi mi kötü mü sağı solu ezik mi çürük mü " kontrolü. Evet, nasıl da üstünüz değil mi ? Mal gibi seçiliyoruz. ) Göğüs bölgemizin genişliği tamamen fiziki gücümüzü yansıtması yüzünden inceleniyor. Bu tamamen gereksiz bir ön inceleme fakat, ormanlardan şehirlere henüz 10,000 yıl önce girdik. Takım elbiseler giyen mağara adamları olduğumuzu unutmayalım. Genetik kodlarımızda hala fiziksel gücün önemli olduğu yazılı. Zamanla ( tahminen 50,000-200,000 yıl ) silinecek veya değişecektir. Buraya kadar sayılan her aşamayı kadınlar bilinçli veya bilinçsiz olarak uyguluyor. Buna eminiz. Bundan sonrası ise tamamen kültürel kimyasal meseleler ile ilerliyor. Amaç genetiği aktarmak. Ancak erkek için herhangi bir sorumluluk yok. Günde 10 kez bu işi yapabilir. Ve menapoz gibi bir sorun olmadığı için (sorun da değildir aslında.) bunu ömrünün çok büyük bir kısmında sürdürebilir. Bu onu üstün kılar mı ? Kadın incelemelerinin sonunda çok önemli bir soruya açıklık getirmeli. Buna değer mi ? 9 aylık savunma mekanizmasının yerlere çöktüğü bir hamilelik süreci, bebeğin doğduktan sonra minimum 10 yıllık bakımı ki doğum esnasında hayatta kalabileceğinin meçhullüğü de söz konusu. Tüm bu risk faktörleri toplanır, kadın bu sefer bilinçli olarak üreyip ürememeye karar verir. Erkeğin hayattaki tek amacı sadece genetiğini aktarabilmekken, kadının amacı ise yepyeni bir bireyi yetiştirmektir. Eşit olmadığımızın, kadınların bu mekanizma söz konusu olduğunda bizden katbekat üstün olduğunun yegane kanıtı budur. ( Araba kullanmak, duvara çivi çakmak gibi konularda üstün olmasalar da farketmez. Dağ ile fare kıyaslanamaz )

Açıklamasını yapacağım dediğim mesele de şudur. Derin okyanuslarda bir çok balık bulunuyor. Yapılan araştırmalarda bir çok farklı balık türünün sadece dişilerinin olduğu görülmüştü. Neden mi ? Erkek olanlar dişilerinin sırtına bir parazit gibi yapışıyorlar. Boyutları ise dişilerinin 10da 1'i kadar. Ömürleri boyunca dişilerinin sırtında yaşıyorlar. Tek yaptıkları şey dişiyi döllemek.

Doğaya nasıl baktığımızla alakalı bu mevzular. Erkeğin gücünü göstermek için aslana bakabiliriz tabii. Sürü halinde yaşayan memeliler için erkek bir güç simgesi olarak algılanıyor olabilir. Ancak doğada çok daha fazla garip ve gerçek şeyler de yaşanıyor. Kadınlar mı üstün erkekler mi, yoksa eşit miyiz sorusuna verilebilecek en kısa cevap "hormanlar"dır. Kadınları fazla yaşatan östrojen hormonunun yanında, erkekleri agresif yapan, kanser eden, hayatını riske atan testosteron söz konusu olunca, kadın gerçekten üstün gibi görünüyor.


Meselenin cinsel seçilim açısından ne anlattığını aktarmaya çalıştım. Hayattaki yegane hedefimiz üremek olduğuna göre, diğer konulardaki üstünlük meziyetleri çok da kafaya takılmaması gereken şeyler diye düşünüyorum. Çok güzel başlık açılmış. Teşekkür ederim.
 
Kadın Erkek eşit değildir

Örneklerle açiklayalım:

Erkek evinin geçimini aile nafakasını üstlenmek durumundayken kadın için bu söz konusu değildir

Erkek boşanmış olsa dahı çocuklara eşine nafaka öder bakmakla yükümlü

Kadın için islamda hizmetçiler tutulmuştur

Ev işi vs kadına yuklenmedi
Yaparsa ailesi için "ikrami" idi

Yine kadın boşansa kendi aile mirası ve eşinden alacaği da hesap edilince
Erkekkten daha çok kazanca sahip oluyordu

Kadın çocuğunu emzirmesi için süt anne tutulmuştur

Yıne erkek sefere çıkar kadına böyle bir yükümlülük yoktur

Kadın ailesindeyken de kız çocuklarının sevilip gözetilmesi ön planda

Kadın evlendikten sonra da eşe tembihler vardır "Kadınlarınız size Allah in emanetidir" şeklinde


Kadın daha naif daha duygulu yaratıldığı için fıtraten zayıftır, narindir

Ana olarak da cennet ayakları altına vaadedilmiş bir canlidir


İslamı hep istediğimiz yerden alıp değerlendiriyoruz. Erkek eşekti zaten, güçlü olunuz, ayaklarınızın üzerinde durunuz. Seviyorum kızlar bizi.
 
510_kad%C4%B1n.jpg



Niye hiç feminist yok bu forumda ya. Neyse ki ben varım ehehe.
 
qadinler çiçekdir uşaqlar oddur
 
Geri