Kadın Olmak

Konu sahibi son olarak 1058 gün önce görüldü
Zordur kadın olmak bu hayatta. Her hareketin, her sözün bir soruna dönüştürülebilir birileri tarafından.

Daha küçük bir kız çocuğuyken hissettirilir cinsiyet ayrımcılığı. Erkek kardeşler hep bir adım önde başlarlar hayata. Güçlüdür, cesaretlidir, full destek vardır ardında. Üstelik her hatasına da bir kılıf bulunur erkeklerin hem de her yaşta.

Kadının hata yapma gibi bir lüksü yoktur, olamaz. O hep bilmelidir her şeyi, tüm hizmetleri aynı anda yerine getirebilmeli, oturup kalkmasına dikkat etmeli ve en önemlisi acaba şu hareketimde bir şey aranır mı ? Karşımdakini cezbeder mi yahut bu sözüm nasıl anlaşılır acaba diye kırk defa düşünmesi gerekir. Her sözünden farklı bir mana çıkartılabilir bir kadının. Dikkat etmelidir sözlerine her zaman hatta çok konuşmaz kadın dediğin, itaatkar olmalıdır çünkü erkek dediğin sözünü dinletmelidir hatta gücünü kullanmalıdır gerekirse, haddini aşmamalıdır kadın dediğin.

Yok efendiler böyle bir dünya artık !

Bir kadın biliyorsa kendini başkalarına açıklama yapmaya gerek duymaz. Söylentilere kulak asmaz. Güler de geçer. Her zorluğa karşı baş kaldırışları vardır. Gözyaşlarını saklamadan da cesurdur o kadınlar, ağlarken bile güçlü! Bakışlarındadır asaleti, konuşurken samimiyetiyle sarhoş eder sizi, bir sözüyle alt üst edebilecekken öyle bir susar ki bir daha konuşamazsınız karşılarında.

Kadın olmak her şeye boyun eğip o ne der kaygısıyla baskılanmak demek değildir !
Kadın demek, belirlenmiş kalıplara uyması gereken bir cinsiyet asla değildir!

Kadın gibi kadın da olur bir kadından, gerekirse adam gibi kadın da ! Çünkü bazen adamlık adam dediğimiz insanlardan daha çok yakışır kadınlara !

İnsanların sözlerine kulak asıp da değişmeyin asla ! Başınız eğilmek için değil aksine dimdik durabilmek için var. Kişiliğinizle bir yer edinemezseniz işiniz zor bu dünyada. Laf söylemeyi, her konuda fikir beyan etmeyi, şunu da şöyle yap deyip akıl vermeyi sever insanlar. Her söylenene kulak asarsanız kendiniz olmaktan uzaklaşırsınız ve bu sizi mutsuz bir insan yapar.

Kadınsınız siz! Dikkat edin sizi kırarlar ! Camdan bir kalbiniz olduğunu bile bile, o camları tuz buz ederek canınıza batıra batıra yaparlar bunu. İzin vermeyin !

Birisi sizi eleştiriyorsa kulak asıp kendinizi üzeceğinize kendinizle yüzleşin. Başardıklarınıza, nasıl bir insan olduğunuza bakın ve öz güveninizi tazeleyin. Hafifçe kaldırın başınızı ve yolunuza devam edin. Bırakın gülüşünüzün estirdiği rüzgarda herkes alsın payına düşen mevsimi.

Anlayabilene ılık bir meltemdir kadın, anlayamayana her şeyi yakıp yıkan bir kasırga.

Yazgı
19.07.2019
 
Zordur kadın olmak bu hayatta. Her hareketin, her sözün bir soruna dönüştürülebilir birileri tarafından.

Daha küçük bir kız çocuğuyken hissettirilir cinsiyet ayrımcılığı. Erkek kardeşler hep bir adım önde başlarlar hayata. Güçlüdür, cesaretlidir, full destek vardır ardında. Üstelik her hatasına da bir kılıf bulunur erkeklerin hem de her yaşta.

Kadının hata yapma gibi bir lüksü yoktur, olamaz. O hep bilmelidir her şeyi, tüm hizmetleri aynı anda yerine getirebilmeli, oturup kalkmasına dikkat etmeli ve en önemlisi acaba şu hareketimde bir şey aranır mı ? Karşımdakini cezbeder mi yahut bu sözüm nasıl anlaşılır acaba diye kırk defa düşünmesi gerekir. Her sözünden farklı bir mana çıkartılabilir bir kadının. Dikkat etmelidir sözlerine her zaman hatta çok konuşmaz kadın dediğin, itaatkar olmalıdır çünkü erkek dediğin sözünü dinletmelidir hatta gücünü kullanmalıdır gerekirse, haddini aşmamalıdır kadın dediğin.

Yok efendiler böyle bir dünya artık !

Bir kadın biliyorsa kendini başkalarına açıklama yapmaya gerek duymaz. Söylentilere kulak asmaz. Güler de geçer. Her zorluğa karşı baş kaldırışları vardır. Gözyaşlarını saklamadan da cesurdur o kadınlar, ağlarken bile güçlü! Bakışlarındadır asaleti, konuşurken samimiyetiyle sarhoş eder sizi, bir sözüyle alt üst edebilecekken öyle bir susar ki bir daha konuşamazsınız karşılarında.

Kadın olmak her şeye boyun eğip o ne der kaygısıyla baskılanmak demek değildir !
Kadın demek, belirlenmiş kalıplara uyması gereken bir cinsiyet asla değildir!

Kadın gibi kadın da olur bir kadından, gerekirse adam gibi kadın da ! Çünkü bazen adamlık adam dediğimiz insanlardan daha çok yakışır kadınlara !

İnsanların sözlerine kulak asıp da değişmeyin asla ! Başınız eğilmek için değil aksine dimdik durabilmek için var. Kişiliğinizle bir yer edinemezseniz işiniz zor bu dünyada. Laf söylemeyi, her konuda fikir beyan etmeyi, şunu da şöyle yap deyip akıl vermeyi sever insanlar. Her söylenene kulak asarsanız kendiniz olmaktan uzaklaşırsınız ve bu sizi mutsuz bir insan yapar.

Kadınsınız siz! Dikkat edin sizi kırarlar ! Camdan bir kalbiniz olduğunu bile bile, o camları tuz buz ederek canınıza batıra batıra yaparlar bunu. İzin vermeyin !

Birisi sizi eleştiriyorsa kulak asıp kendinizi üzeceğinize kendinizle yüzleşin. Başardıklarınıza, nasıl bir insan olduğunuza bakın ve öz güveninizi tazeleyin. Hafifçe kaldırın başınızı ve yolunuza devam edin. Bırakın gülüşünüzün estirdiği rüzgarda herkes alsın payına düşen mevsimi.

Anlayabilene ılık bir meltemdir kadın, anlayamayana her şeyi yakıp yıkan bir kasırga.

Yazgı
19.07.2019

En anlamlı yeri bence "Anlayabilene ılık bir meltemdir kadın, anlayamayana her şeyi yakıp yıkan bir kasırga." :)
Tesekkuler guzel bir paylaşım.
 
Yok efendiler böyle bir dünya artık !

Bir kadın biliyorsa kendini başkalarına açıklama yapmaya gerek duymaz. Söylentilere kulak asmaz. Güler de geçer. Her zorluğa karşı baş kaldırışları vardır. Gözyaşlarını saklamadan da cesurdur o kadınlar, ağlarken bile güçlü! Bakışlarındadır asaleti, konuşurken samimiyetiyle sarhoş eder sizi, bir sözüyle alt üst edebilecekken öyle bir susar ki bir daha konuşamazsınız karşılarında.

Kadın olmak her şeye boyun eğip o ne der kaygısıyla baskılanmak demek değildir !
Kadın demek, belirlenmiş kalıplara uyması gereken bir cinsiyet asla değildir!

Kadın gibi kadın da olur bir kadından, gerekirse adam gibi kadın da ! Çünkü bazen adamlık adam dediğimiz insanlardan daha çok yakışır kadınlara !
Yazgı
19.07.2019

Yazgıcığım yine muhteşem bir yazı ile geldin ve baştan sona her cümlene katılıyorum.

Kadın olmanın en zor tarafı, yazında da ifade ettiğin gibi kadınların insan olduğunun hiç dikkate alınmaması ve sürekli dişilik üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmasıdır. Bazılarına göre kadının görevi; sadece evlenip çocuk yapmak ve ötesine karışmamasıdır çünkü kadının düşünebiliyor, üretebiliyor ya da kendi ayakları üzerinde durabiliyor olması hiç işlerine gelmez.

Kadın isterse pekala çok şey başarabilir fakat içindeki potansiyeli ortadan kaldırmaya çalışanlara kafa tutabilecek kapasiteye sahipse ki bu da ancak aklını kullanan kadınların varabileceği bir noktadır.

Toplumun ona biçtiği tüm rol ve kalıpların dışına çıkıp, kendini ifade etmeyi seçen kadınların sayıca arttığı bir dünya hayali ile bu farkındalık yaratan yazın için sana çok teşekkür ediyorum.

Sevgiler...
 
Kadın olmak zor değil de malesef öyle bir toplumda yaşıyoruz ki, diğer ülke kadınlarına göre doktora yapmış durumdayız. Küçüklükten beri istediğini giyemezsin, istediğinizi söyleyemezsin. Açık giyinirsin yollu olursun, kapanırsın yobaz olursun. Çok konuşursun geveze olursun sus derler, az konuşursun pek ezik bir tip derler, evlenirsin erken yaşta ne zoru varmış derler, evlenmezsin bak evde kalmış koca bulamamış derler. Yani biri seni istememiştir hep, senin evlenmeyi istememe ihtimalin hiç yoktur. Neden? Çünkü görevindir bu senin. Evlenmeli, çocuk yapmalı ve hayatını adamalısındır; hem eşine hem çocuklarına. Eh üfürükçü saçma hocalar öyle demiştir ya kocandan da bir fiske yiyebilirsin belki. Hafifinden. Akşam dışarı çıkamazsın ayıptır, elalem ne derdir. Gerçi onlar da haklı, çıkarsan tecavüz edilip öldürülür, bir de akşam akşam ne geziyormuş deyip haksız tahrik indirimi alır katil. Alkol alamazsın tabi. Daha büyük namussuzluk mu var? Erkek arkadaşın da olmasın. Kocanın ilki ol. Ama eşin her türlü naneyi yiyebilir. Niye? Erkek çünkü. Sen namussun sen alınyazısın. Sen gezme, okuma, kendine vakit ayırma, sadece çocuklarına ve eşine bak, çünkü görevin.
Sonra bir de kenardan ne kadar zor durumda kadınlar var bilmeyen, bir eli yağda, bir eli balda ama ne hikmetse her zorluktan haberi olan ve sana ne yapman gerektiğini öğretenler olacaktır. Onlara da ''he'' de geç. Sürekli güçlü olman gerektiğini, gözyaşlarını sil kalk ayağa deyip, senin düşmene bile izin vermeyenler olacak. Öyle durumdalar ki, sürekli ne kadar güçlü olduğundan bahsedecekler, güçsüz duruma geldiğini görmeden. Bunları da atmalı bir kenara, bir kadın sadece ne istiyorsa onu yapabileceğini bilmeli. Bunların hepsine tek cevap; bizi bi salın.
 
kalemine kuvvet pirenses;*
güzel ve anlamlı bir konu

Teşekkür ederim canımın içi ;*

Yazgıcığım yine muhteşem bir yazı ile geldin ve baştan sona her cümlene katılıyorum.

Kadın olmanın en zor tarafı, yazında da ifade ettiğin gibi kadınların insan olduğunun hiç dikkate alınmaması ve sürekli dişilik üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmasıdır. Bazılarına göre kadının görevi; sadece evlenip çocuk yapmak ve ötesine karışmamasıdır çünkü kadının düşünebiliyor, üretebiliyor ya da kendi ayakları üzerinde durabiliyor olması hiç işlerine gelmez.

Kadın isterse pekala çok şey başarabilir fakat içindeki potansiyeli ortadan kaldırmaya çalışanlara kafa tutabilecek kapasiteye sahipse ki bu da ancak aklını kullanan kadınların varabileceği bir noktadır.

Toplumun ona biçtiği tüm rol ve kalıpların dışına çıkıp, kendini ifade etmeyi seçen kadınların sayıca arttığı bir dünya hayali ile bu farkındalık yaratan yazın için sana çok teşekkür ediyorum.

Sevgiler...

Canım Lefty çok teşekkür ediyorum değerli yorumun için varol <3

Kadın olmak zor değil de malesef öyle bir toplumda yaşıyoruz ki, diğer ülke kadınlarına göre doktora yapmış durumdayız. Küçüklükten beri istediğini giyemezsin, istediğinizi söyleyemezsin. Açık giyinirsin yollu olursun, kapanırsın yobaz olursun. Çok konuşursun geveze olursun sus derler, az konuşursun pek ezik bir tip derler, evlenirsin erken yaşta ne zoru varmış derler, evlenmezsin bak evde kalmış koca bulamamış derler. Yani biri seni istememiştir hep, senin evlenmeyi istememe ihtimalin hiç yoktur. Neden? Çünkü görevindir bu senin. Evlenmeli, çocuk yapmalı ve hayatını adamalısındır; hem eşine hem çocuklarına. Eh üfürükçü saçma hocalar öyle demiştir ya kocandan da bir fiske yiyebilirsin belki. Hafifinden. Akşam dışarı çıkamazsın ayıptır, elalem ne derdir. Gerçi onlar da haklı, çıkarsan tecavüz edilip öldürülür, bir de akşam akşam ne geziyormuş deyip haksız tahrik indirimi alır katil. Alkol alamazsın tabi. Daha büyük namussuzluk mu var? Erkek arkadaşın da olmasın. Kocanın ilki ol. Ama eşin her türlü naneyi yiyebilir. Niye? Erkek çünkü. Sen namussun sen alınyazısın. Sen gezme, okuma, kendine vakit ayırma, sadece çocuklarına ve eşine bak, çünkü görevin.
Sonra bir de kenardan ne kadar zor durumda kadınlar var bilmeyen, bir eli yağda, bir eli balda ama ne hikmetse her zorluktan haberi olan ve sana ne yapman gerektiğini öğretenler olacaktır. Onlara da ''he'' de geç. Sürekli güçlü olman gerektiğini, gözyaşlarını sil kalk ayağa deyip, senin düşmene bile izin vermeyenler olacak. Öyle durumdalar ki, sürekli ne kadar güçlü olduğundan bahsedecekler, güçsüz duruma geldiğini görmeden. Bunları da atmalı bir kenara, bir kadın sadece ne istiyorsa onu yapabileceğini bilmeli. Bunların hepsine tek cevap; bizi bi salın.

Yorum için teşekkürler juju. Yine çok haklısın. :)
 
Kadın evin temeli, binanın köşe taşı,
Ama bahar gibidir, değişir saat başı,

Vahada su gibidir, gönül’e akar bazen,
Çölde güneş gibidir yakar, kavurur bazen.

Zemzemdir, hayat verir, susadığın zamanda,
Yüzmeyi bilmiyorsan, boğar seni ummanda.

Yağmur olur, tarlana berekettir sanırsın,
Onun asıl yüzünü sel olunca tanırsın.

Bazen hırçın bir deniz, durgun bir göl,bazan da,
Sakın ona yaklaşma, sakin olduğu anda.

Bir çiçek olur bazen, kokar buhurdan gibi,
Rengine aldanırsan yakar ısırgan gibi.

Kedi gibi munisse aldanma duruşuna,
Panterleşince filler dayanmaz vuruşuna
.
İnanmış gibi durur işine geldiği an,
Tilkiden de kurnazdır yeri geldiği zaman.

Bazen bir hemşiredir, bazen müşfik bir ana,
Hain olmak isterse taş çıkarır yılana.

Bazısı şarap gibi, yıllandıkça tatlanır,
Bazısı sirke gibi ,ekşiliği katlanır.

Ayva gibi olgunu, tatlanır ağızında,
Hamı bir düğüm olur, takılır boğazında.

Razzakı üzüm gibi, kurusu var, yaşı var,
Öyle bir madendir ki, elmas’ı var, taşı var.

Trabzon hurmasıdır, burukça olur hamı,
Olgunu ise baldır, sanki cennet taamı.

Bazen daha tatlıdır, en lezzetli hurmadan,
Bazen de yiyemezsin, ceviz gibi, kırmadan.

Bazen bir ana olur, yavruya verir canı,
Bazen de hayatından usandırır insanı.

Ekserisi şekerdir,bazıları acıdır,
Ne kadar zemmetsek de başımızın tacıdır .
 
Geri