Kadın Gladyatörler

Konu sahibi son olarak 3802 gün önce görüldü
ee5b3655f0fd05cfb1a5a2ac00cd5d0b.jpg


Karşı karşıya resmi dövüşler yıllardan beri çoğu kültürde yer almıştır. Örneğin çocukluktan erişkinliğe geçişi ifade eden törenlerin bir parçası olmuştur bu tür dövüşler. Fakat ölümle sonuçlanan ve seyirciyi keyiflendirmek için yapılan dövüşler genelde Antik Roma ile ilişkilendirilir.

Oysa Romalılar da gladyatör savaşlarının nasıl ortaya çıktığını bilmiyor. Bazıları bunları Etrüsklere kadar gdolayırken bazıları da İtalya’nın güneyindeki Campania bölgesine dayandırıyor. Fakat bunun Romalıların bir icadı olmadığı konusu ile ilgili birleşiyorlar. Oysa Roma’nın kuruluş efsanesinde Romulus ve Remus kardeşlerin şehrin kuruluş yeri konusu ile ilgili kavgaya tutuştuğu ve Romulus’un kardeşini öldürdüğü anlatılmaktadır.
Gladyatör dövüşleri Roma toplumunun dokusuna prosedürüştir.
Zenginlerin sıradan vatandaşların seyretmesi için finanse ettiği yarışlardan biri haline gelmiştir.
‘Ekmek ve sirk’
1. ve 2. yüzyılda yaşamış Romalı şair Juvenal, Roma halkıy ile ilgili şu sözleri söylemişti: “Bir zaman içinder askeri gücün, siyasi gücün, orduların ve her şeyin sahibi olanlar bugün kendisini yalnızca iki şeyle sınırlıyor ve onları istiyor: Ekmek ve sirk (panem et circenses).
Panem, Açlık Oyunları’nın yazarı Suzanne Collins’e hayali distopyan ülkenin adını koymada esin kaynağı oldu. Panem’de gençler önceki bir ayaklanmalarından kaynaklı cezalandırılır ve kendi taraftarlarına yiyecek edinmek için birbirine karşı savaştırılır.

Roma İmparatorluğu’nun kuruluş efsanesine göre şehrin ilk kralı Romulus kardeşi Remus’u öldürdü. Bazıları ölümüne savaşları bunun meşru kıldığını söylüyor.
Fakat Romalıların gladyatör savaşlarını böyle kolay görmek yanlış olur. Öncelikle gladyatörler sahiplerinin gözünde bir mal gibi görülen kölelerdi. Fakat ölüm tehlikesi dışta tutulursa madenlerde çalıştırılan kölelerden daha kötü durumda değillerdi. Hatta dövüş eğitimi gördükleri süre boyunca daha uzun yaşama fırsatı buldukları bile söylenebilir.
Gladyatörler dövüş sırasında farklı silahlar kullanıyor, birbirleriyle savaştıkları gibi vahşi hayvanlara karşı da savaştırılıyorlardı.

En ünlü gladyatör
Gladyatörlerin iktidara karşı problem yarattığı dönemler de oldu. Bunların en ünlüsü M.Ö. 73 yılında dövüş yeteneğini arena dışına taşıyan Spartaküs’tü. İskenderiyeli tarihçi Appian’a göre Trakya’da doğan ve Romalılara askerlik yapmış olan, yalnız askeri kariyeri kötü biten Spartaküs köle olmuş ve İtalya’nın güneyindeki Capua’da gladyatör olarak eğitim görmüştü.
70 gladyatörü yanına alan Spartaküs gladyatör okulundan kaçarak Vesuvius Dağı’nda kamp kurmuş, diğer kölelerin ve özgür insanların da katılımı ile oluşturdukları birlikleri Romalı askerlere karşı savaşmıştı. Kısa sürede başarı gösteren Spartküs kendisini 70 bin şahsa liderlik ederken buldu. Üç yıl özgür dolaşan Spartaküs’ün kölelerden ve fakirlardan oluşan birliklerinin en iyi askerlerini yenilgiye uğratması Romalıların hiç güzeluna gitmiyordu. Büyük uğraşlar sonucu bu yenilgi gerçekleştiğinde ise diğer asilere ders olsun diye Spartaküs 6000 kişi ile beraber Roma ile Capua arasındaki yolda çarmıha gerildi.

Şair Juvenal gladyatörlerin alımlı olduğunu ve bazı önemli kadınlar da dahil olmak suretiyle insanları etkilediklerini ifade ediyor. Kadın gladyatörlere dair tasvirlere oldukça az rastlansa da var oldukları biliniyor.

Kadın savaşçılar
Arenada dövüşen kadın savaşçı imajı erotik bir içerik de taşıyordu. Yarı efsanevi Amazonların mirasçısı olarak bu kadınlar üstsüz savaşıyordu. Eski Yunan uygarlığına dahil olan Bodrum yakınlarındaki Halikarnas’ta bulunan ve Biritanya Müzesi’nde bulunan bir rölyefte iki kadın savaşçı resmedilmiş ve altlarında Yunan mitoloji kahramanı Akhilleus’un kadın sürümü olmak suretiyle Akhillia ve Amazon kelimeleri kazınmıştır. Her birinin bir kılıcı, kalkanı, kol ve baldır zırhları vardır. Fakat Juvenal açısından savaşan kadın erotizmi gülünçtür. Çünkü boyunları miğferlerinin ağırlığı altında bükülmekte, zırhlı bacakları çekiciliğini yitirmektedir.
Birbirine karşı savaşan erkek gladyatörler askeri gücün simgesi olarak görülüyorken kadın gladyatörler bu en uygunin yıkılması anlamına gelir. İmparator Domitianus’un kadın gladyatörleri arenada cücelerle savaştırdığı söylenir. Burada gladyatör savaşının kurallarından ve Romalı kadın tipinden sapma söz konusudur. Romalılar kadını eş ve anne olarak görür. Arenada çocuk büyüklüğündeki bir cüce ile savaştırılmaları seyirciyi şoka uğratma amaçlıdır. İmparator Neron’un ise Etiyopyalı aileleri bir bütün olarak, erkekleri, kadın ve çocukları ile beraber arenada savaştırarak geleneksel aile idelinden sapmanın verdiği şok duygusunu seyirciye tattırmak istediği söylenir.

Alıntı
 
Geri