Kadın Cinayetleri...

  • Kullanıcı AOG
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Toplum ve Gündem
Konu sahibi son olarak 28 gün önce görüldü
Kadın cinayetleri nasıl önlenir ?
Siz iktidar olsaydınız nasıl önler diniz...

Kadını öldürmenin gerekçeleri sizce ne olabilir...


Tamam eşini birisinle yakalamak apayrı birşey... bunu kast etmiyorum...
Özgecan gibi cinayetleri de kast etmiyorum... bu cinayetler farklı...


Kastım yıllarca başını aynı yastığa koymuş insanların cinayetleri...
İnsan bir zamanlar sevdiği bir insanı nasıl öldürür... ?
Bu eşte olur bu sevgili de olabilir...
 
Şöyle ki erkeklere çip takardım veya beyinlerini yıkardım
Sebepleri ise kendilerini bi halt sanmaları olsa gerek
Cinnet geçirmek diyelim ya da hannah arendt in dediği gibi insanlar kötülüğü işlerken mantıklı bir şekilde düşünmez
 
Kocasından şiddet gören kadından sosyal medyada yardım çağrısı: Ölmek istemiyorum

page_kocasindan-siddet-goren-kadindan-sosyal-medyada-yardim-cagrisi-olmek-istemiyorum_378261330.jpg





İzmir’de yaşayan ve eşinden sistematik olarak şiddet gören Ayşegül Özarslan sosyal medya sitelerinde yaşam çağrısında bulundu. Ayşegül Özarslan ayrılmak üzere olduğu eşi Erkan Uzun’un arabasına 5 el ateş ettiğini, bunun kamera görüntülerinde oldukça belirgin olmasına rağmen denetimli serbest kaldığını belirtti.

Özarslan sosyal paylaşım siteleri Facebook ve Twitter’dan yaşadıklarını şöyle anlattı: “Eski eşimden olan çocuklarımı dövüyordu, kafalarına sıkarım diye tehdit ediyordu. Çocuklarımı dövdürtüyordu. Ben bunları ispat edemiyorum. Salı günü arabama 5 el ateş ettikten sonra 3 gün kaçtı, bu sabah ifadeye geldi. Kamera görüntülerinde çok belirgin olmasına rağmen inkar etti ve hakim denetimli serbest bıraktı.”

Sultan Eylem Keleş'in Demokrat Haber'de yayımlanan haberine göre, eşi Erkan U. tarafından ailesinin ve kendisinin tehdit edildiği şeklinde ifade veren Ayşegül Özarslan, şu an bir korunma evine yerleştirildi. Ancak orada kendini hapsolmuş gibi hissettiğini söyleyen Çzarslan bu durumun eşini daha da cesaretlendirdiğini vurguladı.

Twitter ve Facebook’dan “Ölmek istemiyoruz, lütfen bize yardım edin” mesajını paylaşan Ayşegül Özarslan yetkililerden destek bekliyor.

Kocasından şiddet gören kadından sosyal medyada yardım çağrısı: Ölmek istemiyorum - Gündem - T24
 
Cinayet her yerde cinayettir, Kim tarafından kime karşı yapıldığına bakılmaksızın. Cinsiyet ayırt etmeksizin. Yoksa olaya cinsiyet merkezli yaklaşırsak Kadın tarafından öldürülen yada zehirlenen erkek sayısı da azımsanamaz. Olaya daha Adilane yaklaşacak olursak olay birazda gücü elinde bulunduranın zalimliği ile alakalı birşey.

Madem gücü elinde bulunduranlar tarafından yapılıyor , yada Gücü elinde bulundurmayanların güce karşı planlı öldürme veya öldürmeye kastı söz konusu, Burada hem topluma hemde Devleti idare edenlere düşen sorumluluklar vardır.
Devlet Açısından baktığımızda olayın daha çok Hukuki yaptırımlarının ağırlaştırılması kısmen Cinayetleri azaltacağını düşünüyorum.

Toplum olarakda Hem aile ilişkilerini , akraba ve komşu ilişkilerini çok iyi tutmalı sosyal alanlarda , ortak paydalarda buluşmalı ve ortak platformlar aracılığı ile Toplumun daha çok sosyalleşmesini sağlayıp, DAHA SAĞLIKLI DÜŞÜNECEKLERİ VE YALNIZLIKTAN SIYRILDIKLARI alanlar oluşturmalıyız.

Bu anlamda medya toplusal şideti körükleyen proğramları sonlandırmalı, Daha çok eğitici ve bilinçlendirici fonksiyonları ön planda tutan proğramları ön plana almalıdır.

Bunları konuşarak daha çok fkir üretebiliriz. AMA ÖNCELİKLE VAKIYA DOĞRU YAKLAŞALIM. OLAYI CİNAYET OLARAK KONUŞALIM...
 
Türkiye'de okuma yazma oranı ve sosyal etkilerden dolayı kaynaklı bir sorundur.
En başta tüm bireylere adam akıllı eğitim verilmesinin taraftarıyım.

Yani cahillikten kaynaklanıyor ve Türkiye'deki Müslümanlık inancı tam kavranamadığı için kadın sadece MAL olarak görünüyor.
 
eğitimli insanlar şiddet uygulamıyor mu?
 
şiddetin azımsanmayacak birkısmını eğitimli insanlar uyguluyor.katılmıyorum ben bu söylediklerinize.ayrıca bir çok eğitimli bayan kendine şiddet uygulayan insanla hala birlikte kalıyor.
 
şimdi Türkiye'nin %80 veya 90 ı müslüman deniyor
doğru mu?

ama yarısından çoğunun müslümanlıkla alakası yok
örnek vericek olursak; ramazan geldiğinde kendini boş yere aç bırakır ama oruç tutarken nefsine hakim olma yani Oruçun yanında getirdiklerini yapmazlar
yani bazı müslüman arkadaşlar Oruç tutmayı sadece AÇ KALMAK olarak görüyor

Oruç tutmanın amacı nedir?
fakirin, aç insanların halinden anlamak, yardımlaşmak, elimize belimize dilimize hakim olmak vb şeyler

Türkiyede yaşayan toplumun yarısından çoğu adam akıllı oruç tutmayı beceremiyorken yani Ramazanın bereketini kavrayamıyorken kulaktan duyma şeylerle ve sözde örf adetlerinde KADIN sadece çocuk yapma, çamaşır bulaşık yıkama, ayak yıkama gibi işleri yapan makine veya mal olarak görünüyor

elbette Türkiyenin %100 okuma yazma bilse yani çok eğitimli olsa kadına şiddet ve kadın cinayetleri olacaktır amma velakin bu olayları büyük ölçüde azaltıcaktır Alin

en etkin olay erkeklerin aileleri tarafından kadına saygılı ve sevgili şekilde büyütülmeleridir bunun aşılanması şarttır
 
Eğitimli insanlar şiddet uygulamaz... Sadece dindar eğitimli insan şiddeti uygular... :d

Kessinlikle sana Katılmıyorum....

Bende sizin dindar dan anladığın anlamla dindarım....
ve benim etrafımdakilerin yüzde 65 i de Sizin dirdandan anladığınız anlam ile dindar... Ama kadına sizlerden daha çok değer verdiğimize inanıyorum....

Bir insan psikolojik olarak baskıcı ve jekoban ise değil onu eğitimli yada aydın dan ne anlıyorsunuz bilmem, aydın olması onu baskıcı olmayan kılmaz.

Şiddet bir psikolojik sorunsal sorundur... Bunun dinle ne alakası var anlamıyorum....

Aha elma ağaçtan düştü , YOK KESSİN O DİNDARDI BARINAMADI AĞAÇTA....
 
İnanmakla dindarlığı karıştırıyorsunuz,
''Ben Dini Değil Dindarlığı Öğretiyorum'' - Osho
 


Kessinlikle sana Katılmıyorum....

Bende sizin dindar dan anladığın anlamla dindarım....
ve benim etrafımdakilerin yüzde 65 i de Sizin dirdandan anladığınız anlam ile dindar... Ama kadına sizlerden daha çok değer verdiğimize inanıyorum....

Bir insan psikolojik olarak baskıcı ve jekoban ise değil onu eğitimli yada aydın dan ne anlıyorsunuz bilmem, aydın olması onu baskıcı olmayan kılmaz.

Şiddet bir psikolojik sorunsal sorundur... Bunun dinle ne alakası var anlamıyorum....

Aha elma ağaçtan düştü , YOK KESSİN O DİNDARDI BARINAMADI AĞAÇTA....

Sokak ortasında eşlerini bıçaklayanlara bak hepsi dindar... hemde müslüman...
Birde buradan yola çık...
Karına şiddet uygulayacağına dair kuranda ayetler var... Bazı müslüman kardeşlerimiz topuzun ucunu kaçırabiliyor, hoş görmek lazım... ne diyeyim... ceza indirimi bu yüzden alıyor...
 
Sokak ortasında eşlerini bıçaklayanlara bak hepsi dindar... hemde müslüman...
Birde buradan yola çık...
Karına şiddet uygulayacağına dair kuranda ayetler var... Bazı müslüman kardeşlerimiz topuzun ucunu kaçırabiliyor, hoş görmek lazım... ne diyeyim... ceza indirimi bu yüzden alıyor...

Şimdi eşlerini bıçaklayanlar ve şidet uygulayanların Müslüman olup olmadığına dair bir verimi var... Normlar onun üzerinden mi kurulu...

Yapma üstad...

Kurandaki O bahsettiğiniz aslında hiçte öyle olmayan ayetleride zaten konuşacağız . Nöbetin bitimine son 2 günüm kaldı. SONRA SIRAYLA KURAN ÜZERİNE kONUŞURUZ...

Aynı şekilde belirteyim. Hala size Katılmıyorum
 


Şimdi eşlerini bıçaklayanlar ve şidet uygulayanların Müslüman olup olmadığına dair bir verimi var... Normlar onun üzerinden mi kurulu...

Yapma üstad...

Kurandaki O bahsettiğiniz aslında hiçte öyle olmayan ayetleride zaten konuşacağız . Nöbetin bitimine son 2 günüm kaldı. SONRA SIRAYLA KURAN ÜZERİNE kONUŞURUZ...

Aynı şekilde belirteyim. Hala size Katılmıyorum

Katılmaya bilirsin...
Düşüncem doğrudur... biri yanlış diyene kadar...
 
Şiddetin cinayetin.. eğitimle,dinle,siyasi düşünceyle vs vs pek alakası olmuyor günümüzde..
Su istedim getirmedi,işten yorgun gelmiştim,onun afrasını çekemezdim deyip insan öldürür hale gelmişiz.
Gözünün üstünde kaşın var,cinnet geçirdim ailemi katlettim.Pişmanım..bu kadar basite indirgenmiş durumda...

Bunun en büyük sebepleri bastırılmışlık olabilir.Erkek kısmı hep aile reisi mantığıyle büyütülüyor,ailesi onu hint kumaşı ilan ediyor evlendikten sonra paçavra olduklarını hazmedemiyorlar.

Ben bir insan öldüğünde gözyaşı dökerken bazıları pervasızca insanları katlediyor bunu ne insanlığım ne aklım ne de kalbim malesef ama malesef almıyor..
 
Katılmaya bilirsin...
Düşüncem doğrudur... biri yanlış diyene kadar...

İşte ben yalnış diyorum. Bunu ıspat edermisin bana ... ?

Bir şeyin doğruluğunun ıspata ihtiyacı vardır...

Şimdi Cezaevinde bir kaç tane senin tabirinle Dinsiz olan mahkumla tanıştım, BUNUN İKİSİ Tecavüz vakıasından hüküm yemişlerdi.

Şimdi bu duruma göre dindar olmayalan tecavüzcümü oluyor...

Kusura bakmayın da düşünceniz sadece size doğru bana değil...
 


İşte ben yalnış diyorum. Bunu ıspat edermisin bana ... ?

Bir şeyin doğruluğunun ıspata ihtiyacı vardır...

Şimdi Cezaevinde bir kaç tane senin tabirinle Dinsiz olan mahkumla tanıştım, BUNUN İKİSİ Tecavüz vakıasından hüküm yemişlerdi.

Şimdi bu duruma göre dindar olmayalan tecavüzcümü oluyor...

Kusura bakmayın da düşünceniz sadece size doğru bana değil...

Yanlış diyorsan doğrusunu ispatlamakla mükellef sensin...
Kuranda şiddet içeren ayetler var... onlar oradayken yanlış diyemezsin...

Mahkemelerde müslüman insanlardan oluşan ülkede yaşıyoruz...
Onlarda bir gözle kanunlara bakarken diğer gözüylede kuran ve hadis ne diyor diye bakıyor...

Reşit olmayan kızlarımıza tecavuz vakalarda bile erkeğe indirimler yapılmıştır... Çünkü tecavuzcu dindar, hakim dindar... müslümanların peygamberi bile reşit olmayan bir kızla gerdeğe girmiştir... Nolacak yani, diye bakıyorlar bu duruma...

Kız kaçırma vakaları kültürümüzde var ama bir tecavuz hadisesidir... Mahkemeler yıllarca kızları tecavuzcularıyla evlendirmiştir... Oğlan zarar görmesin diye... ya kızın piskolojik durumu ??
 
Yanlış diyorsan doğrusunu ispatlamakla mükellef sensin...
Kuranda şiddet içeren ayetler var... onlar oradayken yanlış diyemezsin...

Mahkemelerde müslüman insanlardan oluşan ülkede yaşıyoruz...
Onlarda bir gözle kanunlara bakarken diğer gözüylede kuran ve hadis ne diyor diye bakıyor...

Reşit olmayan kızlarımıza tecavuz vakalarda bile erkeğe indirimler yapılmıştır... Çünkü tecavuzcu dindar, hakim dindar... müslümanların peygamberi bile reşit olmayan bir kızla gerdeğe girmiştir... Nolacak yani, diye bakıyorlar bu duruma...

Kız kaçırma vakaları kültürümüzde var ama bir tecavuz hadisesidir... Mahkemeler yıllarca kızları tecavuzcularıyla evlendirmiştir... Oğlan zarar görmesin diye... ya kızın piskolojik durumu ??

1. Ben müslümanım demekle müslüman olunmuyor hiç kusura bakma, ne idüğü belirsizlerin verdiği hükümleri İslami anayasaymış gibi yansıtamazssın bu yalnıştır kusura bakma...

2. Olmayan bişey ıspatlanmaz :) Olduğu iddiasında olan şey ıspatlanır. Yokluğu ıspatlıyamazssın varlık ıspat edilmeye muhtaçtır

3. Laik bir ülkedesin , Laik ülkenin Hukuk ilkelerini islami göstermek yalnıştır.

4. Bahsettiğin ayetleri bana yazarmısın ? Onlar üzerinden konuşalım. Çünkü ayetten anlayışımız farklı.

5. Oryantalistlerin ortaya attığı sadece iddia dır. işine gelen kısımlarını almak işine geliyor. Oysa sıcak iklimlerde rüşd ün yaşla alakası yoktur.

Bu da buranın konusu değildir. Peygamberi yada ALLAHI KABUL ETMEYE BİLİRSİN BUNU ANLARIM. AMA BAKARKEN SADECE ORYANTALİST PENCEREDEN DE BAKAMAZSSIN...

Neyse 3 gün sonra konuşuruz bunuda...
ekledim listeye...
 
KUR’AN’DA “KADIN DÖVME” İLE İLGİLİ AYETLER

ELİAÇIK: Bu konunun geçtiği ayetler Kur’an’da şöyledir:

“Şiddetli geçimsizlik yaşadığınız eşlerinizle önce oturup konuşun, olmazsa yataklarında yalnız bırakın, yine olmazsa bir müddet ayrılın. Barışıp anlaşırsa hala işi yokuşa sürüp bahaneler aramayın. Yücelik ve büyüklük Allah’a mahsustur; bundan hiç şüpheniz olmasın. Eğer eşlerin arasının iyice açılıp işin boşanmaya doğru gittiğini görürseniz tarafların ailelerinden birer hakem çağırın. Niyetleri gerçekten barışmaksa Allah niyetlerini boşa çıkarmaz. Allah her şeyi biliyor, her şeyi duyuyor; bundan hiç şüpheniz olmasın…” (Nisa; 4/-34-35).

Bu ayet kadınları “dövmeyi” emreden ayet olarak bilinir.

Yaptığım çeviride görüldüğü gibi ayette geçen [ve’dribuhunne] ibaresi “Onları dövün, vurun” yerine “Onlardan bir müddet ayrılın” olarak tercüme edilmiştir. Çünkü kelime bu anlama da gelmektedir.

Sözlükte kelime “vurmak, dövmek, yapmak, bırakmak, ayrılmak, göstermek, etmek, eylemek, koymak” vb. birçok anlama gelir. Bu kelime Arapça’nın “aspirin” gibi neredeyse her derde deva bir sözcüğüdür. Türkçe’deki etmek, eylemek veya İngilizcedeki ‘get’ sözcüğünü çağrıştırır.

Ayette geçen “nuşuz” ise “yükselmek, şişmek, ortaya çıkmak, meydana gelmek, ayağa kalkmak, normalin dışına çıkmak, isyan etmek, karı-koca birbirine karşı gelip kavgaya meydan vermek” demektir.

Türkçe’de aile mahkemelerinde sıkça kullanılan ve boşanma nedenleri arasında sayılan “şiddetli geçimsizlik” dediğimiz şeyle aynı manayı çağrıştırır. Burada kadından kaynaklanan şiddetli geçimsizliğin kastedildiği anlaşılıyor.

Görüldüğü gibi ayette geçen darb ve nuşuz sözcükleri Arap muhayyilesinde bu manalar etrafında dönüyor.

Keza (darabe) kelimesinin Kur’an’da “sefere çıkmak, bir yerden bir süreliğine ayrılmak, açmak, ayırmak” anlamında kullanıldığı yerler vardır:

“Yeryüzünde ’sefere çıktığınızda’ (darabtüm) düşmanın üzerinize ani saldırı düzenlemesinden korkarsanız, namazı kısaltmanızda bir sakınca yoktur” (Nisa; 4/101)…

“Sonra Musa’ya şöyle vahyettik: Kullarımla geceleyin yürü, onlara denizde kuru bir yol ‘aç’, (fedrib) yakalanırız diye korkup kaygılanma.” (Taha; 20/77).

Şu halde “Kadınları dövün” ayeti olarak meşhur olan bu ayet, “İkişer, üçer, dörder…” ayetinin evliliklerin giderek çoğaltılmasını değil giderek azaltılmasını amaçlaması gibi, kadın dövme olaylarının terk edilmesini amaçlamaktadır…

HZ. PEYGAMBER EŞLERİNE EL KALDIRMADI

Hz. Peygamberin “Bütün gece, Muhammed ailesinin etrafında her biri kocasından şikâyet eden yetmiş kadın dönüp dolaştı. Hâlbuki sizler, o kadınlarını dövenlerin hayırlılarınız olduğunu göremezsiniz.” (İbni Mace, Ebu Davud) hadisinden de anlaşılacağı gibi, o dönemde de kadınlar dövülmektedir. Artan şikâyetler üzerine inen ayetlerde, dayak başta olmak üzere şiddeti yegâne çözüm yolu görenler bu işten vazgeçirilmeye çalışılmaktadır.

Zaten kadınlarını dövmekte olan, bu yüzden de koşup peygambere gelen ve bütün gece onun evinin etrafında şikâyetlenen “mağdur” kadınlar için, bir de gelen ayetlerde “Onları dövün, dövmeye devam edin” denir mi? Olacak şey midir? Bu, Kur’an’ın daima mağduru koruyup kollayan ruhunu anlayamama vardır.

Oturup konuşmadan, bir müddet yatağını veya odasını ayırma gibi gayet insanî yöntemlere başvurmadan, tek bildiği “Karnından sıpayı başından sopayı eksik etmeyeceksin” olduğu anlaşılan o günkü Arap toplumunu medenîleştirmenin amaçlandığı apaçık ortadadır.

Bu ayetten sonra ne gibi gelişmelerin olduğuna baktığımızda, bizzat Hz. Peygamber’in ömrü boyunca evli olduğu hanımlara tek bir kez bile el kaldırdığını göremiyoruz. Bir ara hanımlarıyla sorun yaşayınca önce onlarla konuşmuş, sonra yatağını ayırmış ve bir müddet (iki ay kadar) onlardan ayrılmıştır. Sonra anlaşma sağlanınca tekrar dönmüştür. Ayete verdiğimiz meal onun bu uygulamasına da dayanmaktadır.

Yine ayette geçen (darb) kelimesine vurma manası verilince, bunu yumuşatmak için kılı kırk yaran “utangaç” yorumlar yapıldığını, sonunda bunun artık bildiğimiz anlamda “evire çevire dövme” olmaktan çoktan çıktığını görüyoruz.

Örneğin “Etki ve iz bırakmayacak, kemiğini kırmayacak, herhangi bir uzvunu çirkinleştirmeyecek, dürtmek ve benzeri şekilde olacak… (Kurtubi), peş peşe aynı yere vurulmayacak, güzellik mahalli olan yüze vurulmayacak, kırk vuruştan fazla olmayacak… (Şafi), asla ölümüne sebebiyet vermeyecek, kamçı ve sopa ile olmayacak, bükülmüş mendil gibi bir şeyle olacak…” (Razi) vs.

Şimdi ister istemez mantık şu soruyu sordurur: Bir adam sinirli bir halde bunlara nasıl dikkat edecek? Eğer böyle olacaksa dövmenin caydırıcılığı kalır mı? Bu, bir anlamda “dövmecilik oynama” gibi bir şey olur.

Böyle yapmak yerine, kelimenin içeriğinde zaten varolan “bir müddet ayrılma, ayrı kalma” (boşanma değil, henüz boşanma yok) manası verilmeye neden yanaşılmıyor? Üstelik dövmenin hiç de hayırlı bir şey olmadığını söyleyen yığınla rivayet ve görüş varken… Bizzat Hz. Peygamberin kendisi “bir müddet ayrılma” olarak uygulamışken… Hiçbir zaman hanımlarına tek bir “fiske” bile vurmamışken…
 
Geri