Kadeks-40 500 Ml(setli)

🕒 Konu sahibi 8 saat önce aktifti
Formülü:

Kadeks 40 (% 5 Dekstroz, % 0.45 Sodyum Klorür ve % 0.30 Potasyum Klorür Solüsyonu), intravenöz uygulanıma yönelik içinde bakteriyostatik maddeler bulunmayan, steril, stabil ve apirojen bir çözeltidir.

Her 100 ml'lik Solüsyonda,

Dekstroz Hidroz 5.00 g
Sodyum Klorür 0.45 g
Potasyum Klorür 0.30 g
Enjeksiyonluk su q.s.
Elektrolit Yoğunlukları (Litrede miliekivalan, mEq/litre):
Sodyum : 77
Potasyum : 40
Klorür : 117
Osmolarite : 485 mOsm/litre
Litrede Kalori : 170


Endikasyonları:

Bu solüsyon organizmaya su, temel ekstraselüler ve intraselüler elektrolitler ve az miktarda kalori sağlamak amacıyla kullanılır.
Bileşimde bulunan dekstroz, litrede 170 kalori sağlar, vücutta hızla metabolize edilerek suyun hidrasyon amacıyla kullanılmasını sağlar.
Bileşimdeki elektrolitler, sodyum, klorür ve potasyum gereksinimi olan hastalara uygun bir tedavi olanağı sağlarlar.
Aşırı terleme, fazla su alımı, elektrolitsiz sıvıların aşırı uygulanımı, gastro-intestinal aspirasyon ve böbrek üstü bezi yetmezliği durumlarında hiponatremi (serumdaki sodyum miktarının litrede 135 miliekivalandan aşağı olması) görülür.
Diyare, fazla terleme ya da endokrin bozukluklarında, aşırı sodyum kaybı ile birlikte hipokloremi (serumdaki klorür miktarının litrede 100 miliekivalanın altında olması) görülür. Kusma durumlarında sodyumdan daha fazla klorür kaybı olur ve hipokloremik alkalozla sonuçlanır.
Normal koşullarda, intraselüler metabolik etkinlikler, böbrekler ve homeostatik mekanizmalar, potasyumun yüksek intraselüler ve düşük ekstraselüler düzeyde kalmasını sağlar. Hastalık durumlarında hücre içindeki potasyum hücre dışı mesafesine sızarak böbreklerle dışarı atılır. Potasyumsuz intravenöz sıvıların uzun süreli kullanımında, şiddetli kusmalarda, diyarelerde, fistül drenajında, kronik yıpratıcı hastalıklarda, uzun süreli kortizon tedavilerinde, diüretik tedavisinde, diyabet asidozunda, primer hiperaldosteronizm'de ve metabolik asidozda hipopotasemi (serumdaki potasyum miktarının litrede 3.5 miliekivalandan aşağı olması) görülebilir. Klinik durumlarda, potasyum eksikliği, potasyum fazlalığından daha sık görülür. İntraselüler potasyum kaybı ihtimalinin bulunduğu durumlarda koruyucu ya da tedavi edici potasyum tedavisine başlanmalıdır.
Bu eksikliği karşılamak amacıyla, günümüz parenteral sıvı tedavilerinde potasyum içeren solüsyonlar yer almaktadır. Yetişkinlere günde 40-50 miliekivalan potasyum yeterlidir. Eksiklik durumlarında günde 70-80 miliekivalan (ya da daha fazla) potasyum verilmesi gerekir.

Kontrendikasyonları:


Organizmaya sodyum, klorür ve potasyum verilmesinin klinik yönden sakıncalı olabileceği durumlarda kullanılmamalıdır.Hiperpotasemi, kalp bloku, miyokart hasarı, kalp, böbrek ya da karaciğer yetmezliğine bağlı ödemler ve asit-baz dengesizliği bu durumlar arasında sayılabilir.

Uyarılar/Önlemler:


İntravenöz solüsyonların aşırı uygulanımı, sıvı ve solüt yüklenmesi sonucu, serum elektrolitlerinin seyrelmesine, aşırı hidrasyona, akciğer konjestiyonu ve ödemine yol açabilir. Solüt yüklenmesinin akciğer ödemine ya da periferik ödeme yol açma ihtimali solüsyonların elektrolit içeriğine bağlıdır.
Sodyum iyonu içeren solüsyonlar konjestif kalp yetmezliğinde, ağır böbrek yetmezliğinde ve vücutta sodyum tutulması ve ödemle birlikte seyreden klinik durumlarda büyük bir dikkatle uygulanmalı ya da hiç kullanılmamalıdır.
Potasyum iyonu içeren solüsyonlar, hiperpotasemi, ağır böbrek yetmezliği ve vücutta potasyum tutulmasıyla birlikte seyreden durumlarda büyük bir dikkatle uygulanmalı ya da hiç kullanılmamalıdır. Böbrek fonksiyonları azalmış hastalarda, sodyum ve potasyumlu solüsyonların verilişi, vücutta sodyum ve potasyum tutulmasına yol açabilir.
Uzun süreli parenteral sıvı tedavilerinde gerekli görüldüğü zamanlarda yapılacak klinik ve laboratuvar değerlendirmeleriyle hastanın sıvı, elektrolit ve asit-baz dengesi değerlendirilmeli, gerektiğinde tedaviye ilave elektrolitler ya da elektrolitsiz dekstroz solüsyonları katılmalıdır.
Uzun süreli nazogastrik aspirasyon, kusma, diyare ya da gastro-intestinal fistül drenajı durumlarında tedaviyi ilave elektrolitlerle desteklemek gerekebilir. Kortikosteroid ya da kortikotropin tedavisi gören hastalarda veya vücutta tuz tutulmasıyla birlikte seyreden hastalıklarda, sodyum içeren solüsyonlar kullanırken dikkatli olmalıdır.
Böbrek ya da kalp yetmezliğinde, özellikle ameliyat sonrası döneminde bulunanlarda ve yaşlılarda sodyum veya potasyum verilirken dikkatli olmalıdır.
Özellikle dijital tedavisi gören hastalarda, yakın hekim gözetimi, sık elektrokardiyografik denetimler ve serumda potasyum tayinleri, parenteral potasyum tedavilerinde yol gösterici olmalıdır. Potasyum içeren solüsyonlar kalp hastalarında ve özellikle böbrek hastalarında dikkatli kullanılmalıdır.
 
Geri