Futbolcu
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 25, 2016
-
- Mesajlar
- 7,739
-
- Tepkime puanı
- 77
-
- Puanları
- 303
-
- Yaş
- 46
-
- Konum
- SAMSUN
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Bedir zaferinden sonra düşman ölülerini üç gün hâli üzere bırakmış, sonra gelip Kureyş’in ileri gelenlerinin ölüleri yanında durarak:
“Ey Ebû Cehil İbn-i Hişâm, Ey Ümeyye İbn-i Halef, Ey Utbe İbn-i Rebîa, Ey Şeybe İbn-i Rebia! Rabbinizin vaat ettiği azabı hak buldunuz değil mi? Muhakkak ben Rabbimin bana vaad ettiği zafer ve galibiyeti hak buldum." diye seslenmişti. Hz. Ömer, Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) bu sözlerini işitince:
“Yâ Resûlallah! Bunlar birer leş iken sizin sözlerinizi nasıl işitirler, nasıl cevap verirler." demişti. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:
“Nefsim kudretinde olan Allâhü Teâlâ’ya yemin ederim ki siz benim sözlerimi bunlardan daha fazla işitemezsiniz. Bunlar da sizin gibi işitirler. Fakat cevap veremezler."
Sonra Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) emriyle leşleri sürüklenip Bedr’in kör kuyusuna atıldılar.
Bu hadîs-i şerîf öldükten sonra berzah âleminde yani kabirde bir hayat olduğuna delâlet eder. Azaba müstehak olanların orada azab olunacakları muhakkaktır.
[Tecrîd-i Sarîh Terc.]
“Ey Ebû Cehil İbn-i Hişâm, Ey Ümeyye İbn-i Halef, Ey Utbe İbn-i Rebîa, Ey Şeybe İbn-i Rebia! Rabbinizin vaat ettiği azabı hak buldunuz değil mi? Muhakkak ben Rabbimin bana vaad ettiği zafer ve galibiyeti hak buldum." diye seslenmişti. Hz. Ömer, Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) bu sözlerini işitince:
“Yâ Resûlallah! Bunlar birer leş iken sizin sözlerinizi nasıl işitirler, nasıl cevap verirler." demişti. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:
“Nefsim kudretinde olan Allâhü Teâlâ’ya yemin ederim ki siz benim sözlerimi bunlardan daha fazla işitemezsiniz. Bunlar da sizin gibi işitirler. Fakat cevap veremezler."
Sonra Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) emriyle leşleri sürüklenip Bedr’in kör kuyusuna atıldılar.
Bu hadîs-i şerîf öldükten sonra berzah âleminde yani kabirde bir hayat olduğuna delâlet eder. Azaba müstehak olanların orada azab olunacakları muhakkaktır.
[Tecrîd-i Sarîh Terc.]
