31. İnne lil muttakine mefazen.
.
31 - Kuşkusuz takva sahipleri için bir kurtuluş var.
Kur’anı kerimde mütteki kelimesi çok geçti. Mütteki demek, ittika eden, sakınan, kötülüklerden kendini koruyan demek. Ama mütteki kelimesini sadece olumsuzluklardan uzaklaşan kimse olarak düşünmemek lazım. Müttekilerin Kur’anı kerimdeki nitelikleri, özellikleri sayılırken, bunların sadece bir takım kötülüklerden nefsini arındıran ama iyilikler, salah yolunda her hangi bir aksiyonu, bir fiili, yaptığı bir iş olmıyan bir kimse olarak algılanmaması lazım. Mütteki dediğimiz zaman, ilahi emirlere tam manasıyla sadık, itaatkar ve Allahın istediği özellikleri kazanma yolunda cehdü gayret gösteren, dünyada iken sorumluluğunu müdrik yaşıyan insanları anlamak lazım. Mütteki kelimesinin kapsamı çok geniş.
Bazı insanlar bazı haramları terk eden, bazı dini vazifeleri yapan kimselere, bu adam çok ehli takvadır diyorlar. Evet, takva ve mütteki kelimesini dar bir çerçeveye hapsetmek doğru değil. Çok şumullü. İnsanlara karşı davranışları, gerek ferdi, gerekse içtimai, sosyal hayatı bakımından örnek insan demektir aslında müttaki. Müttaki dediğimiz zaman, toplumda görmeği arzu ettiğimiz her haliyle mevcudiyetiyle, varlığıyla toplum için rahmet olan kimselerdir. Allahın sevgili kulları bunlar. Bunlara işte büyük mükafat var. Alahü teala bu dünyada büyük bir mücadele, fedakarlık, büyük bir sorumluluk içinde yaşadıkları için, onlara gerçek kurtuluşu vadediyor. Hakiki başarı ve muvaffakiyeti tebşir ediyor. Ayeti kerimede
+ - 32. Hadaika ve a'naben.
32 - Bahçeler var, bağlar var.
+ - 33. Ve keva'ıbe etraben.
“Ve keva’ibe etraba”, eşit yaşta genç hanımlar, onlar için Allahü teala lutfedecektir.
+ - 34. Ve ke'sen dihaka.
Dopdolu kaseler var.
+ - 35. La yesme'une fiha lağven ve la kizzaba.
35 - Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan.