Jean Baptiste Octave Landry de Thézillat (10 Kasım 1826, Limoges – Kasım 1865, Paris), Fransız tıp doktoru ve nöroloji uzmanıdır.
Jean Landry, günümüzde Guillain-Barré sendromu olarak bilinen nörolojik hastalığın temel klinik görünümünü 1859′da ve ilk kez tanımladığı için tıp literatürüne geçmiştir.
Limoges, Fransa’da doğan ve büyüyen Landry, bir psikiyatri ve nöroloji uzmanı olan tıp doktoru amcasından etkilenerek tıp öğrenimine yönelmiştir. 1850′de, 24 yaşında, Paris’de stajyer doktor[1] olarak görev yapmaktayken, Oise İli[2] nüfusunun yaklaşık onda birinin[3] kırılmasında neden olan kolera epidemisine karşı çalışmalara katılmak için, gönüllü olarak bu ile gitmiştir. Burada yapmış olduğu özverili çalışmaları nedeni ile kendisine minnettar kalan Oise halkı, görevini tamamlayarak Paris’e dönen Landry’yi madalya ile ödüllendirmiştir.
1852′de, Claude-Marie-Stanislas Sandras (1802-1856) ve Adolphe-Marie Gubler (1821-1879) gözetiminde, Hôtel-Dieu de Paris[4] ve Hôpital Beaujon isimli Paris hastanelerinde intörn doktor olarak çalışmalarını sürdüren Landry, tıp öğrenciliği yıllarından itibaren özellikle ilgilendiği sinir sistemi hastalıkları üzerine çalışmaya bu dönemde de devam etmiş ve doktora tezini de bu konu üzerine yapmıştır. Yine bu dönemde hem etken (aktif), hem de edilgen (pasif) kas hareketleri için duysal (aferent) sinir uyarılarının gerekliliğini öne süren Landry, arka sütun (posterior column) ataksisinin tanımını da Moritz Heinrich Romberg’den (1795-1873) bağımsız olarak ama ondan dört yıl sonra yapmıştır.
Landry, 1859′da, daha sonra “Landry’nin yükselici felci (Landry’nin asendan paralizisi)” olarak anılacak olan felç tipini tanımlamıştır. Bu konudaki çalışmaları, Landry’nin tıp literatürüne yaptığı son ve en büyük katkı olmuştur.
Landry, 1857′de, toplum içindeki duruşu itibarı ile saygın ama parasal varlığı açısından mütevazı Claire Giustigniani (1832-1901) ile evlenmiştir. Babasının ölümüyle birlikte onun zor durumda kalan ailesine de bakmak zorunda kalan Landry, böylece bilimsel araştırmalarına son vermek zorunda kalmış ve sinir sistemi hastalıklarının tedavisi üzerine özelleşmiş bir kaplıcada çalışmak üzere Auteuil’e taşınmıştır. Burada oldukça varlıklı bir hayat sürmüş ve öne çıkan bir kişi olmuştur.
Cömert ve mütevazı bir kişiliğe sahip olan Landry, sosyal açıdan çok yönlü oluşu ile de dikkat çekmiştir: binicilik, avcılık, dağcılık, dans ve neredeyse profesyönel kalitede bir şarkıcı gibi müzikle uğraşmıştır; jeoloji ve kristallere özel ilgi duymuştur. Ancak, 1864′de, henüz 38 yaşındayken bir beyin hastalığına yakalanınca, tüm bu etkinliklerinden giderek uzaklaşmak zorunda kalmıştır.
Landry, 1865′de, Paris varoşlarında patlak veren kolera epidemisine karşı çalışmak üzere Paris’e gitmiştir. Ancak, kendisi de koleraya yakalanmış ve kısa bir süre sonra da kendisi gibi bir nöroloji uzmanı olan Jean-Martin Charcot’nun (1825-1893) gözetiminde vefat etmiştir.
Jean Landry, günümüzde Guillain-Barré sendromu olarak bilinen nörolojik hastalığın temel klinik görünümünü 1859′da ve ilk kez tanımladığı için tıp literatürüne geçmiştir.
Limoges, Fransa’da doğan ve büyüyen Landry, bir psikiyatri ve nöroloji uzmanı olan tıp doktoru amcasından etkilenerek tıp öğrenimine yönelmiştir. 1850′de, 24 yaşında, Paris’de stajyer doktor[1] olarak görev yapmaktayken, Oise İli[2] nüfusunun yaklaşık onda birinin[3] kırılmasında neden olan kolera epidemisine karşı çalışmalara katılmak için, gönüllü olarak bu ile gitmiştir. Burada yapmış olduğu özverili çalışmaları nedeni ile kendisine minnettar kalan Oise halkı, görevini tamamlayarak Paris’e dönen Landry’yi madalya ile ödüllendirmiştir.
1852′de, Claude-Marie-Stanislas Sandras (1802-1856) ve Adolphe-Marie Gubler (1821-1879) gözetiminde, Hôtel-Dieu de Paris[4] ve Hôpital Beaujon isimli Paris hastanelerinde intörn doktor olarak çalışmalarını sürdüren Landry, tıp öğrenciliği yıllarından itibaren özellikle ilgilendiği sinir sistemi hastalıkları üzerine çalışmaya bu dönemde de devam etmiş ve doktora tezini de bu konu üzerine yapmıştır. Yine bu dönemde hem etken (aktif), hem de edilgen (pasif) kas hareketleri için duysal (aferent) sinir uyarılarının gerekliliğini öne süren Landry, arka sütun (posterior column) ataksisinin tanımını da Moritz Heinrich Romberg’den (1795-1873) bağımsız olarak ama ondan dört yıl sonra yapmıştır.
Landry, 1859′da, daha sonra “Landry’nin yükselici felci (Landry’nin asendan paralizisi)” olarak anılacak olan felç tipini tanımlamıştır. Bu konudaki çalışmaları, Landry’nin tıp literatürüne yaptığı son ve en büyük katkı olmuştur.
Landry, 1857′de, toplum içindeki duruşu itibarı ile saygın ama parasal varlığı açısından mütevazı Claire Giustigniani (1832-1901) ile evlenmiştir. Babasının ölümüyle birlikte onun zor durumda kalan ailesine de bakmak zorunda kalan Landry, böylece bilimsel araştırmalarına son vermek zorunda kalmış ve sinir sistemi hastalıklarının tedavisi üzerine özelleşmiş bir kaplıcada çalışmak üzere Auteuil’e taşınmıştır. Burada oldukça varlıklı bir hayat sürmüş ve öne çıkan bir kişi olmuştur.
Cömert ve mütevazı bir kişiliğe sahip olan Landry, sosyal açıdan çok yönlü oluşu ile de dikkat çekmiştir: binicilik, avcılık, dağcılık, dans ve neredeyse profesyönel kalitede bir şarkıcı gibi müzikle uğraşmıştır; jeoloji ve kristallere özel ilgi duymuştur. Ancak, 1864′de, henüz 38 yaşındayken bir beyin hastalığına yakalanınca, tüm bu etkinliklerinden giderek uzaklaşmak zorunda kalmıştır.
Landry, 1865′de, Paris varoşlarında patlak veren kolera epidemisine karşı çalışmak üzere Paris’e gitmiştir. Ancak, kendisi de koleraya yakalanmış ve kısa bir süre sonra da kendisi gibi bir nöroloji uzmanı olan Jean-Martin Charcot’nun (1825-1893) gözetiminde vefat etmiştir.