Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kelimelerin ötesinde söylenmesi gerekenler var.
Adım atılması gereken güzel hayaller var...
Pencereden sevdiklerimizle bitişini izleyeceğimiz daha çok sonbahar var.
Yağmurun altında delicesine koşup ıslanmak var...
Azcık delirmek, bol bol gülmek var...
Sırt sırta verip güneşin batışını, sonra sabırla tekrar doğuşunu izleyeceğimiz anlar var.
Hüzünlenmek,sevinmek,kederlenmek, neşelenmek... duygu cümbüşlerinde boğulmak var.
Sabahları kuş sesleriyle uyanmak, öğlenleri tatlı telaşlarımızdan mütevellit yemek yakmak, akşamları birileriyle omuz omuza tekrar tekrar izlemekten bezmeyeceğiz kendimize has filmler var.
Atlar kadar özgür, kediler kadar rahat hissedeceğimiz anlar var.
Var da var... Daha çok iş var : )
Ne kadar sert ve agresif bir hayat sürersen sür,
Bir gün ılımlı ve sabırlı yaşamayı öğrenirsin.
Ne kadar kızgın ve sinirli bir hayat sürersen sür,
Bir gün soğukkanlılıkla yaşamayı öğrenirsin.
Bazı şeylere sabretmeyi,
Bazı şeyleri kafaya takmamayı öğrenirsin.
Hayat öğretir, hayat bekletir,
hayat uslandırır.
Hikayeye göre günün birinde Franz Kafka rutin yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış. Kız ağlıyormuş. Oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş.
Kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş ve ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler. Bebeği bulamaması üzerine Kafka küçük kıza bebeğin ağzından bir mektup yazmış ve buluştuklarında kendisine okumuş:
“Lütfen benim için kederlenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.” Bu birçok mektubun ilkiymiş. Kafka küçük kızla her buluştuğunda sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektuplardan ona okurmuş. Küçük kız da bu şekilde avunurmuş.
Derken gün gelmiş, görüşmelerin artık sonu gelmiş. Kafka son görüşmede küçük kıza bir oyuncak bebek getirmiş. Küçük kız, aslından oldukça farklı olan oyuncak bebeğe şaşkınlıkla bakakalmış. Bebeğe iliştirilmiş bir not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş: “yolculuğum beni çok değiştirdi…”
Uzun yıllar sonra, artık bir yetişkin olmuş olan küçük kızımız, gözü gibi baktığı bebeğinin, gözünden kaçırdığı bir çatlağının içine sıkıştırılmış bir mektup bulur. Kısaca şöyle yazmaktadır: “Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek.”
May Benatar, Kafka & the Doll: The Pervasiveness of Loss