İznik Çinileri dünyayı süslüyor
IZNIK EGITIM VE OGRETIM VAKFI BASKANI ISIL AKBAYGIL, ''MESCIDI AKSA'NIN CINILERININ YENILENMESI, HAYATIMIN EN GUZEL ISIYDI'' DEDI.
İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı Başkanı Işıl Akbaygil, ''Mescidi Aksa'nın çinilerinin yenilenmesi, hayatımın en güzel işiydi'' dedi.
İznik çinilerinin tasarımı ve üretimini yapan İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı Başkanı Işıl Akbaygil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vakfın kuruluşu ve çini üretimine başlaması hakkında bilgi verdi.
Akbaygil, ''İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde 1993 yılında yüksek lisans ve doktora programlarından sorumluydum. Dolayısıyla arkeologlar da, Edebiyat Fakültesi de bize bağlıydı. İstanbul Üniversitesi olarak sanat tarihçisi Prof. Dr. Oktay Aslanapa, İznik kazılarını gerçekleştiriyorlardı. Onlara destek olmak için küçük bir sergi organize etmeye karar verdik. Küçük sergi o kadar büyük bir sergiye dönüştü ki, sergi için hazırladığımız katalog kocaman bir 'İznik Çinisi' kitabına dönüştü. Kitap çıkınca ben bir vakıf kurmaya karar verdim. 20 kişi ile küçücük bir vakıf oluşturduk'' dedi.
TÜBİTAK ile beraber çalışmalar yaptıklarını, denemelerini yaptıkları çini çalışmalarını, standart olması için TÜBİTAK'a gönderip incelettiklerini anlatan Akbaygil, yeniden çini üretebilme adına araştırmalarda bulunduklarını söyledi.
Akbaygil, çini üretiminin ilk başlarda çok sancılı bir süreç olduğunu belirterek, şunları anlattı:
''Üretime başladığımız 1993 ile 1995 yılları arasındaki bütün çinileri attık. O sıralar, İMKB Başkanı Tuncay Artun bugünkü borsa binasını inşa ediyordu ve bize çini siparişi verdi. Ancak bir türlü istediğimiz kalitede çiniyi üretemedik. Yaptıklarımız çatlıyor, patlıyor bir türlü çini tutmuyordu. O günlerde TÜBİTAK'a gönderdiğimiz örneklerden biri, yanlış karışım yapılmış bir örnek Analiz için gitmiş. Gelen rapora çok şaşırdık. 'Çok güzel gidiyor bu oranda devam edin' şeklinde rapor geldi. Yanlış karışımla, doğru çini oranını tutturduk.
Bu çini üretimimizi, o dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a anlattık. Çok beğendi. 'Bütün metroyu bununla kaplıyoruz' dedi. Fakat biz 20 kişiydik. Bu kadar talebi nasıl karşılayacağımızı bilemeden bu işe atıldık. İşler artınca yeni ustaları bünyemize kattık. İstanbul metrosuna İznik Çinisi'nden sanatsal pano çalışmaları ürettik. Bu işi bitirdikten sonra başka çini işleri de almaya devam ettik. Ama ilk çini çalışmalarımız Başbakan Erdoğan ile başladı. Böylelikle çini vakfı tanındı. İstanbul metroları halen İznik Çinileri ile kaplı. İstanbul metrosu İznik Çinili metro ile dünya çapında meşhur oldu. Onun arkasından başka metro işleri de aldık bunlardan birisi şu an üretimini yaptığımız Tokyo metrosu.''
Akbaygil, vakfın çini üretiminin yanı sıra eğitim ve öğretim faaliyetleri de yürüttüğünü kaydetti.
IZNIK EGITIM VE OGRETIM VAKFI BASKANI ISIL AKBAYGIL, ''MESCIDI AKSA'NIN CINILERININ YENILENMESI, HAYATIMIN EN GUZEL ISIYDI'' DEDI.
İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı Başkanı Işıl Akbaygil, ''Mescidi Aksa'nın çinilerinin yenilenmesi, hayatımın en güzel işiydi'' dedi.
İznik çinilerinin tasarımı ve üretimini yapan İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı Başkanı Işıl Akbaygil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vakfın kuruluşu ve çini üretimine başlaması hakkında bilgi verdi.
Akbaygil, ''İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde 1993 yılında yüksek lisans ve doktora programlarından sorumluydum. Dolayısıyla arkeologlar da, Edebiyat Fakültesi de bize bağlıydı. İstanbul Üniversitesi olarak sanat tarihçisi Prof. Dr. Oktay Aslanapa, İznik kazılarını gerçekleştiriyorlardı. Onlara destek olmak için küçük bir sergi organize etmeye karar verdik. Küçük sergi o kadar büyük bir sergiye dönüştü ki, sergi için hazırladığımız katalog kocaman bir 'İznik Çinisi' kitabına dönüştü. Kitap çıkınca ben bir vakıf kurmaya karar verdim. 20 kişi ile küçücük bir vakıf oluşturduk'' dedi.
TÜBİTAK ile beraber çalışmalar yaptıklarını, denemelerini yaptıkları çini çalışmalarını, standart olması için TÜBİTAK'a gönderip incelettiklerini anlatan Akbaygil, yeniden çini üretebilme adına araştırmalarda bulunduklarını söyledi.
Akbaygil, çini üretiminin ilk başlarda çok sancılı bir süreç olduğunu belirterek, şunları anlattı:
''Üretime başladığımız 1993 ile 1995 yılları arasındaki bütün çinileri attık. O sıralar, İMKB Başkanı Tuncay Artun bugünkü borsa binasını inşa ediyordu ve bize çini siparişi verdi. Ancak bir türlü istediğimiz kalitede çiniyi üretemedik. Yaptıklarımız çatlıyor, patlıyor bir türlü çini tutmuyordu. O günlerde TÜBİTAK'a gönderdiğimiz örneklerden biri, yanlış karışım yapılmış bir örnek Analiz için gitmiş. Gelen rapora çok şaşırdık. 'Çok güzel gidiyor bu oranda devam edin' şeklinde rapor geldi. Yanlış karışımla, doğru çini oranını tutturduk.
Bu çini üretimimizi, o dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a anlattık. Çok beğendi. 'Bütün metroyu bununla kaplıyoruz' dedi. Fakat biz 20 kişiydik. Bu kadar talebi nasıl karşılayacağımızı bilemeden bu işe atıldık. İşler artınca yeni ustaları bünyemize kattık. İstanbul metrosuna İznik Çinisi'nden sanatsal pano çalışmaları ürettik. Bu işi bitirdikten sonra başka çini işleri de almaya devam ettik. Ama ilk çini çalışmalarımız Başbakan Erdoğan ile başladı. Böylelikle çini vakfı tanındı. İstanbul metroları halen İznik Çinileri ile kaplı. İstanbul metrosu İznik Çinili metro ile dünya çapında meşhur oldu. Onun arkasından başka metro işleri de aldık bunlardan birisi şu an üretimini yaptığımız Tokyo metrosu.''
Akbaygil, vakfın çini üretiminin yanı sıra eğitim ve öğretim faaliyetleri de yürüttüğünü kaydetti.