İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı "Şu Anda Uzamış Bir 4'üncü Pikin İçindeyiz"

Konu sahibi son olarak 17 gün önce görüldü
16ae0fce41e6.jpg

Haftalık vaka haritasına göre 100 bin kişide en çok vaka artışı yaşanan illerden biri de İzmir oldu. Konu hakkında, İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı "Şu anda uzamış bir 4'üncü pikin içindeyiz. Bu pik, bir türlü kontrol altına alınamıyor" diye konuştu.


Covid-19 vaka sayılarının güncellendiği haritaya göre, 100 bin kişide vaka sayısı İzmir’de 64,81 oldu. İzmir, vaka sayısı en çok artan iller arasında yerini aldı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, kentteki vaka artışını değerlendirdi.

Aşılanma oranlarındaki düşüşe dikkati çeken Şener, aşısızların pandemisi ile eksik aşılıların pandemisinin iç içe geçtiğini dile getirdi. Özellikle mavi kategoride yer alan illerde vakaların artışa geçtiğini ifade eden Şener, “Artışın erken dönemde aşı tanımlanmış ve 3’üncü doz zamanı gelen kişilerin aşılanma oranlarındaki düşüş ile ilişkili olduğunu düşünüyorum. Sahada aşılı gruptan hastaneye yatanların hepsi; 65 yaş üstü ve 3’üncü doz zamanı gelmiş hastalardan oluşuyor.

Aşısızlarda ise hala 20-40 yaş arasında bir kümelenme var. Bu iki pandemi iç içe devam ediyor. Bir de üstüne gençlerdeki ‘bana bir şey olmaz’ öz güveni eklenince, vaka sayıları sabit devam etse bile aşılanma oranları yüksek illerde bile artış görülüyor. Özellikle İzmir ve Çanakkale’nin bunlara çok tipik örnekler olduğunu söyleyebilirim” dedi.

‘BU DURUMUN ÇÖZÜMÜ ASLINDA ÇOK BASİT’

Yaşlı nüfusun oranının yüksek olduğu bazı illerde aşılanmanın yüksek ama 3’üncü dozu yaptıranların az olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alper Şener şöyle devam etti: “Aşısız gençler ile iç içe devam eden vakalar olunca sonuçta artış da kaçınılmaz oluyor. Sahada henüz bir tıkanma ve yoğun bakımda yoğunlaşma yok.

Bu durumun çözümü aslında çok basit. Aşısızların bir an önce aşılanması ve 3’üncü dozu gecikmiş olanların bir an evvel tamamlayıcı dozlarını olmaları. Bunu zaten aylardır söylüyoruz ama nedense bizden aşı tedirginliğini körükleyenlerin ifadeleri daha dikkate alınmış gibi duruyor. Bir diğer önemli gözlem de aşılanmış grupta diğer önlemlerin ve denetimlerin ihmal edilmesi.”

‘SON 2 HAFTADA YÜZDE 33’LÜK ARTIŞ YAŞANDI’

Kentte özellikle son 2 haftada vaka sayısında yüzde 33’lük bir artış yaşandığını ifade eden İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı da “1 Temmuz’da normalleşme kararı sonrasında tedbirler yavaşlatılmış, vatandaşlarda da ‘pandemi geçti’ algısı oluşmuştu. Hatta haziran ayında günlük 1,5 milyona yakın doz aşı yapılınca ‘sonbaharda maskeleri çıkarır mıyız, çıkarmaz mıyız?’ tartışmaları bile başlamıştı. Ama gelinen noktada Türkiye’deki vaka sayıları kritik eşiği aştı.

“UZAMIŞ BİR 4’ÜNCÜ PİKİN İÇİNDEYİZ”

Şu anda uzamış bir 4’üncü pikin içindeyiz. Bu pik, bir türlü kontrol altına alınamıyor” dedi. Her gün ortalama 200 kişinin yaşamını kaybettiğini hatırlatan Çamlı, “Pandeminin başından beri yaklaşık 72 bin vatandaşımızı kaybettik. Bunun 19 bini, yüzde 27’si ağustos, eylül ve ekim ayında gerçekleşti.

Kısacası pandeminin geçtiğinden bahsetmemiz mümkün değil. Vatandaşlarımızı buradan bir kez daha uyarmak istiyorum; rehavete kapılmamamız gerekiyor. Yazdan sonbahara ve kışa geçiş döneminde açık mekanlardan kapalı alanlara geçilmesi havalandırmanın sınırlı olması nedeniyle pandemiyi şiddetlendireceği şeklinde görüşlere neden oldu. Önümüzdeki dönemin daha zorlu geçeceğini düşünerek mesafe, maske, kapalı alanlardaki yaşam ve çalışma hayatının düzenlenmesi konusunda kurallara çok iyi uyulması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘AŞI OLMAMAK BİREYSEL TERCİH DEĞİLDİR’

Özellikle haziran ayında Türkiye genelinde günde 1.5 milyon doza yakın aşı yapılırken, aşılamanın 200 binlerin altına indiğini vurgulayan Dr. Çamlı, “Yaklaşık 3 milyon kişinin 3’üncü dozunu yaptırmadığını, 6 buçuk milyon kişinin hiç aşılanmadığını biliyoruz. Aşı tereddütü yaşayanların mutlaka ikna edilmesi gerektiğini düşünüyorum. 12-18 yaş arasındaki nüfusta ise aşılanma ailelerin tercihine bırakıldı. Bu kesimdeki aşılamanın çok da yüksek olmadığını söyleyebiliriz.

Toplumsal bağışıklık seviyeleri denilen yüzde 85’e ulaşabilmek adına aşıda yaşanan tereddütlerin giderilmesi şart. Kamusal alanda aşı olmamış kişilere bir takım düzenlemeler yapılmalı. Çünkü aşı olmamak bireysel tercih değildir. Kamusal alanda sadece kendimizi değil, diğer bireyleri de düşünmek zorundayız. Bir başkasına hastalığı bulaştırma özgürlüğümüz olamaz. Pandemiyi kontrol altına alamadığımız ve virüsün çoğalmasını engelleyemediğimiz durumlarda yeni mutasyonlar ortaya çıkmakta.

Yeni varyantların, yeni pikler şeklinde pandeminin uzamasına yol açabileceğini düşünüyorum. O yüzden pandemi kurallarına ciddi şekilde uyulması, aşılama oranlarının yükseltilmesi için tereddüt yaşayan vatandaşların endişelerinin giderilmesi önceliklidir” diye konuştu.
 
‘BU DURUMUN ÇÖZÜMÜ ASLINDA ÇOK BASİT’
Aşısızların bir an önce aşılanması ve 3’üncü dozu gecikmiş olanların bir an evvel tamamlayıcı dozlarını olmaları. Bunu zaten aylardır söylüyoruz ama nedense bizden aşı tedirginliğini körükleyenlerin ifadeleri daha dikkate alınmış gibi duruyor. Bir diğer önemli gözlem de aşılanmış grupta diğer önlemlerin ve denetimlerin ihmal edilmesi.”
‘AŞI OLMAMAK BİREYSEL TERCİH DEĞİLDİR’
Toplumsal bağışıklık seviyeleri denilen yüzde 85’e ulaşabilmek adına aşıda yaşanan tereddütlerin giderilmesi şart. Kamusal alanda aşı olmamış kişilere bir takım düzenlemeler yapılmalı. Çünkü aşı olmamak bireysel tercih değildir. Kamusal alanda sadece kendimizi değil, diğer bireyleri de düşünmek zorundayız. Bir başkasına hastalığı bulaştırma özgürlüğümüz olamaz. Pandemiyi kontrol altına alamadığımız ve virüsün çoğalmasını engelleyemediğimiz durumlarda yeni mutasyonlar ortaya çıkmakta.

Bu gerçekler nedense bir türlü anlaşılamıyor ve mutlaka bir çözüm bulunmalıdır.
 
kapanmıyor muyuz? yatış?
 
pikicem pandeminizi artık ya
 
Bu korona yüzde 1lik yuzde beşlik bilime koşulsuz amasiz lakinsiz sorgusuz biat edenlerden bitmiyor aynı hayvan seven 60 70 yaşındaki fosil kılıklı kokona teyzelere benzetiyorum belediyeleri basıyorlar .belediye başkanına saldırıyorlar yirtiniyorlar .ustlerini yirtiyorlar .tukuruyorlar .arkalarında milyar dolarlık lobi olduğunu düşünün . Bitmiyor
 
Bu korona yüzde 1lik yuzde beşlik bilime koşulsuz amasiz lakinsiz sorgusuz biat edenlerden bitmiyor aynı hayvan seven 60 70 yaşındaki fosil kılıklı kokona teyzelere benzetiyorum belediyeleri basıyorlar .belediye başkanına saldırıyorlar yirtiniyorlar .ustlerini yirtiyorlar .tukuruyorlar .arkalarında milyar dolarlık lobi olduğunu düşünün . Bitmiyor
Ne yazdığını anlamak mümkün değil ve noktalama işareti kullanmayı bilmiyor musun?

Bilimsel konularda fanatik davranan ya da şov yapan birileri elbette çıkabilir ancak bu durumu tüm bilim dünyasına yayma şansın bulunmuyor. Ortada bir salgın gerçeği var ve salgının-virüsün direncini ancak aşı ile kırabiliriz çünkü geçmişte de böyle olmuştu ve birileri de halen çıkıp "Aşı lobisi var." diye yaygara kopartıyor. Lobi falan yok, salgın ile ilgili gerçekleri anlatanları sürekli olarak para için bu işi yapıyorlarmış gibi suçlayamazsınız.
 
left ben maskeyi çıkardım son iki haftadır. aşıyı da önemsemiyorum eskisi gibi. yıkılmaz son kale sen kaldın.
 
pamuk abi hemen love attın. belki de yazdıklarım gerçek değil.
 
E hani beşe gitmiştik. Olmaz ama bi karar verin ona göre davranacagiz.
 
left ben maskeyi çıkardım son iki haftadır. aşıyı da önemsemiyorum eskisi gibi. yıkılmaz son kale sen kaldın.
Maskeyi kapalı alanlarda ve kalabalık ortamlarda takmaya devam ediyorum. Hatırlatma dozu için de henüz sürem dolmamış ve bittiği an mutlaka yaptıracağım.
Salgın bu hızla devam ederken, salgın öncesi yaşama dönmek ne yazık ki hayal ve gerçekçi davranmak gerekiyor. Kendi yaşamım kadar diğer insanların sağlığı için salgın tedbirlerine uygun hareket etmeye özen gösteriyorum ve en azından başka yaşamları tehlikeye atmadığım için vicdanen rahatım.
 
Geri