İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde İşçiler Neden Grev Yapıyor?

🕒 Konu sahibi 7 saat önce aktifti
İzmir’de kamu hizmetleri günlerdir sekteye uğramış durumda. Kentin sokaklarında biriken çöpler, aksayan temizlik hizmetleri ve yavaşlayan ulaşım sistemi, sadece teknik bir aksaklığın değil, derinleşen bir sosyal adaletsizliğin dışa vurumu aslında. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZELMAN, İZENERJİ ve Egeşehir şirketlerinde çalışan yaklaşık 23 bin işçi, tam altı gündür grevde. Talepleri açık ve net: “Eşit işe, eşit ücret.” Uzun süredir devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonuçsuz kalınca, işçiler son çare olarak üretimden gelen güçlerini kullanma yoluna gittiler. Bu grev yalnızca ücret farklarına ya da zam pazarlıklarına dair bir kriz değil; aynı zamanda kamuda istihdam edilen emekçilerin yıllardır çözülmeyen yapısal sorunlarının da simgesi haline gelmiş durumda. Bir yanda işçilerle aynı işi yapıp 20 bin TL’ye varan farklarla maaş alan çalışanlar, diğer yanda “belediyenin bütçesi el vermiyor” diyen yerel yönetim. Süreç uzadıkça, yalnızca taraflar değil, tüm İzmir halkı da bu çıkmazın etkilerini günlük yaşamında hissetmeye başlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işçiler neden grev yapıyor? Taraflar ne diyor?

İzmir’de çalışan belediye işçileri altı gündür grevde
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde işçiler neden grev yapıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZELMAN, İZENERJİ ve Egeşehir şirketlerinde çalışan on binlerce işçi tam altı gündür grevde! Sayıları yaklaşık 23 bini bulan bu emekçiler, meydanlarda tek bir şey için ses yükseltiyorlar:

“Eşit işe, eşit ücret!”

Peki kim bu grevciler, hangi işlerde çalışıyorlar?

İZELMAN, belediyenin 1992’de kurduğu bir şirket. Genel hizmetlerden otoparka, özel eğitimden itfaiye ve sağlık hizmetlerine kadar uzanan geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 8 bin kişiyi istihdam ediyor. İZENERJİ ise insan kaynakları, temizlik, onarım, güvenlik ve hatta turizm gibi birçok alanda hizmet veriyor. Çalışan sayısı tam 12 bin! Bir diğer şirket Egeşehir de İzmir’in kentleşme ve konut projelerinde önemli bir rol oynuyor. Ancak şu an bu şirketlerin çoğu durdu! Çöpler toplanmıyor, temizlik hizmetleri aksıyor, toplu taşımada aksamalar yaşanıyor… Kentte hayat biraz yavaşladı ama bu sessizlikte büyük bir adalet arayışı var.

Peki neden grevdeler?​

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde işçiler neden grev yapıyor

Genel-İş Sendikası çatısı altında buluşan işçiler diyor ki:



“Bizimle aynı işi yapanlar başka şirketlerde 59 bin ila 81 bin TL arasında maaş alırken, biz 36-40 bin TL’ye çalışıyoruz. Aynı işi yapıyoruz ama aldığımız ücretler arasında uçurum var!”

Sendika yetkilisi Memiş Sarı, belediyeyle yaklaşık 5,5 aydır zam pazarlığı yaptıklarını söylüyor. Başlangıçta yüzde 80 zam talebiyle masaya oturmuşlar ama sonradan taleplerini yüzde 45’e kadar indirmişler. Ancak belediyeden gelen teklif yüzde 29.

Bu da maaşların şu aralıklara çıkmasını sağlıyor:

İZENERJİ: 44-46,5 bin TL

İZELMAN: 47-56 bin TL

Ama işçiler diyor ki:

“Bu farklar hala kapanmadı! Aynı işi yapan iki çalışandan biri 56 bin, diğeri 81 bin alıyorsa ortada büyük bir eşitsizlik var.”

Sendika yüzde 29’luk teklifi reddetti.

Memiş Sarı bu durumu şöyle özetliyor​

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde işçiler neden grev yapıyor

“Biz adım atıyoruz ama belediyeden karşılık göremiyoruz.”

İşin ilginç tarafı ise belediye cephesi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay grevin anlamsız olduğunu söylüyor ve sendikayı insanların sağlığını tehlikeye atmakla suçluyor. Hatta bazı ilçe belediye başkanlarıyla birlikte bizzat sokağa çıkıp çöp bile toplamış! Halkı da araçlarını durakta bekleyenlerle paylaşmaya çağırmış.

Ama grevdeki işçiler son derece kararlı.

Birçok işçi, “Taleplerimiz karşılanana kadar bu mücadeleyi bırakmayacağız” diyor.

Sendikanın verdiği bilgilere göre:

  • 23 bin işçi grevde.
  • İtfaiye, mezarlık hizmetleri gibi alanlarda yaklaşık 2 bin kişi çalışmaya devam ediyor.
  • Hayvanat bahçelerinde 20, huzurevlerinde ise 30 çalışan görev başında.
Sendika temsilcisi Ercan Gül de durumu net bir dille özetliyor:

“Belediye bizi halkla karşı karşıya getiriyor. Ama bizim işimiz masa başında çözülür. Çağrı yapmak yerine gelin konuşalım, bu işi bitirelim. İzmir’i en temiz hâle yine biz getiririz!”



Belediyenin teklifi ve Başkan Tugay’ın açıklamaları​

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde işçiler neden grev yapıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZENERJİ ve İZELMAN çalışanlarına yönelik zam teklifini paylaştı. Teklife göre, 1 Ocak 2025 itibarıyla yüzde 29,16 oranında, 1 Temmuz 2025’te ise TÜFE oranında (%17) bir artış öneriliyor. Bu kapsamda, İZENERJİ’de en düşük net maaş 62 bin TL’nin üzerine, en yüksek maaş ise yaklaşık 67 bin TL’ye çıkacak. Temmuz ayında yapılacak zamla birlikte bu rakamlar sırasıyla 71 bin TL ve 76 bin TL’yi aşacak.

İZELMAN’da ise en düşük maaş 62 bin TL’nin, en yüksek maaş ise 80 bin TL’nin üzerinde belirlendi. Temmuz zammıyla bu tutarların sırasıyla 71 bin TL ve 91 bin TL’yi aşması bekleniyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, işçilerin taleplerinin belediye bütçesini aşan düzeyde olduğunu ifade etti. Sosyal medya üzerinden işçilere seslenen Tugay, sendika yöneticilerine “makul teklifler” sunmaları için çağrıda bulundu.

Tugay, “Biz dostuz, Genel-İş sendikası bizim sayemizde burada. Bu haksızlık İzmir’e ve CHP’ye yapılmaktadır” ifadelerini kullandı. Ayrıca belediyenin bir ticari kuruluş olmadığını, gelirlerinin vatandaş vergilerinden oluştuğunu hatırlatarak, “Burası fabrika değil. Mal satıp kâr edemeyiz” dedi. Tugay, kendisine yöneltilen “işçi düşmanı” suçlamalarını ise sert bir dille reddetti.

Oy tartışması ve DİSK’in açıklaması​

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde işçiler neden grev yapıyor

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı’nın, işçilerin oy gücüne dikkat çektiği açıklaması da tartışma yarattı. Sarı, “İşçilerin aileleriyle birlikte 500 bin oyu var. Hesabı siz yapın” diyerek belediye yönetimine uyarıda bulundu. Bu açıklama bazı medya organları tarafından “tehdit” olarak yorumlandı.



Tugay ise bu sözlere, “Bu ifadelerden bile işçiye nasıl baktıkları belli” diyerek karşılık verdi. Sarı ise sözlerinin çarpıtıldığını savunarak, “Biz de bu halkın parçasıyız. Seçim zamanı bu insanlardan oy istemeyecek misiniz?” ifadelerini kullandı.

Sarı, 23 yıldır CHP’li olduğunu ve AKP’ye oy istemesinin söz konusu olamayacağını da belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işçiler neden grev yapıyor yazımıza devam ediyoruz.

İşçilerin talepleri​

Izmir-Buyuksehir-Belediyesinde-isciler-neden-grev-yapiyor6-1.jpg

Bazı işçiler, aynı işi yapan personelin farklı maaşlar almasının adaletsizlik olduğunu söyledi. Bir işçi, “Bu maaş kiramı karşılamıyor. Bürokratlar taktik olarak süreci uzatıyor olabilir ama yılmayacağız” diyerek kararlılıklarını vurguladı.

Başka bir çalışan da, farklı şirketlerde çalışan ama aynı işi yapan işçilerin arasındaki maaş farklarının “iş barışını bozduğunu” dile getirdi. Grevdeki işçiler, haklarını alana dek mücadeleye devam edeceklerini belirtti.



CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tutumu​

Izmir-Buyuksehir-Belediyesinde-isciler-neden-grev-yapiyor7-1.jpg

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de sürece dair değerlendirmelerde bulundu. Sendikal haklara verdikleri önemin altını çizen Özel, “Kimse bizden greve çıkan işçilere laf söylememizi beklemesin. Ama belediyenin de hakkı vardır” dedi. Grev sürecinin nezaket ve kurallar çerçevesinde yürümesi gerektiğini ifade eden Özel, uzlaşmanın mümkün olduğuna inandığını söyledi.

Diğer siyasi partiler greve nasıl tepki verdi?​

Izmir-Buyuksehir-Belediyesinde-isciler-neden-grev-yapiyor8.jpg

Grev süreci siyaset arenasında da sert tartışmalara yol açtı. Siyasi partiler, yaşanan sürece kendi pencerelerinden farklı yorumlar getirdi.



AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sert sözlerle yüklendi. Özellikle CHP’li yerel yönetimi hedef alan Bursalı, İzmir’deki temel hizmetlerin aksamasını şu sözlerle eleştirdi:

“Çöp, çamur, çukur! Ve şimdi de çözümsüzlük… CHP zihniyeti her geçen gün bir icraatsizliğe daha imza atıyor.”

Ayrıca, işçilerin hak arayışını anladığını belirtmesine rağmen, yaşanan sıkıntılardan en çok İzmir halkının zarar gördüğünü vurguladı:

“İşçiler haklarını istiyor ama fatura her zamanki gibi hemşehrilerimize kesiliyor. Dayan İzmir, az kaldı…”

Bu açıklama, hem belediyeye hem de greve yönelik siyasi bir tavır ortaya koyarken, kamu hizmetlerinde yaşanan aksamaların iktidar partisi tarafından nasıl kullanıldığını da gösteriyor.

Türkiye İşçi Partisi’nden belediye yönetimine eleştiri​

Izmir-Buyuksehir-Belediyesinde-isciler-neden-grev-yapiyor9.jpg

Türkiye İşçi Partisi (TİP) ise konuyu çok farklı bir yerden ele aldı. Sosyal medya üzerinden paylaştıkları açıklamada, grevdeki işçilerin anayasal haklarını kullandığını vurgulayan parti, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Cemil Tugay’a sert eleştiriler yöneltti.

Parti, işçilerin taleplerini “daha insani çalışma koşulları ve eşit işe eşit ücret” olarak tanımlarken, Tugay’ın açıklamalarını ise “tehditkâr ve ayrımcı” bir üslup olarak nitelendirdi. TİP, bu tavrın kabul edilemez olduğunu açıkça ifade etti.

Bu durum, muhalif bir belediyeye karşı bir başka muhalif partinin eleştiride bulunması açısından dikkat çekici; çünkü aynı politik çatı altında olmalarına rağmen farklı emek anlayışlarının çatıştığını gösteriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işçiler neden grev yapıyor yazımızın sonuna geldik.

Konu hakkında sosyal medyadan da tepkiler gecikmedi​













 
Ay konu çok uzun okuyamıyorum ama İzmir de tanıdığım kim varsa bu durumdan çok şikayetçi. Ulaşımda grev var, çöpçülerde grev var her yerde grev var diyorlar. Ve kimse işçiyi haklı bulmuyor bu konuda istedikleri maaş asgari ücretin çok üstünde diyorlar.
Biz bu yüzden meliskuşumla izmirde otobüs şoförü olcaz jfkjd gayet güzel maaşları var
 
babadan oğula geçişten tut, rapor almadan işine devam edene bilmem ne kadar ikramiyesine kadar. belediye çiftlik olmuş çiftlik. umarım belediye başkanı şu ana kadar gösterdiği dik duruşunu devam ettirir.
 
Bir yerde grev var ve ne gariptir ki hic kimse işcilere destek değil ne sozlu ne fiili ,
Lokavt yapilmalı cok gereksiz uzadı bu iş ,Daha konusmadan bi haber insanları doldurmuşlar belediyeye yol verin bunlara yeter alın suraya cicek gibi İzmir genclerini .
 
Bir yerde grev var ve ne gariptir ki hic kimse işcilere destek değil ne sozlu ne fiili ,
Lokavt yapilmalı cok gereksiz uzadı bu iş ,Daha konusmadan bi haber insanları doldurmuşlar belediyeye yol verin bunlara yeter alın suraya cicek gibi İzmir genclerini .

Şimdi güzelim Grev haktır. Bunu sende bende biliyoruz. Ancak sana soruyorum peki bu işçiler grev yapıyorlarda neden 22 bin lira sefalet ücreti için grev yapmadılar. Madem o kadar haklarının peşine düştüler o dönem neden ses etmediler. Çöplerin başında bekleyerek çöplerin başında nöbet tutarak grev yapılmaz . Grev demek iş bırakmak demekdir. Başkasının yaptiği işe engel olmak değil.


 
Son düzenleme:
Yazık günah
Kanalizasyon gibi ağır işte çalışanların maaşları artsın ona lafım yok ama diğer bölümdekiler kusura bakmasın da kardeş siz hayırdır ya mühendis misin sen yoksa doktor mu hadi bak işine
 
Belediyenin içine bu kadar sosyalist çalışan doldurursan böyle olur. Ülke gerçeklerinden, hayat gerçeklerinden uzak ütopik maaş talep ederler
 
Belediyenin içine bu kadar sosyalist çalışan doldurursan böyle olur. Ülke gerçeklerinden, hayat gerçeklerinden uzak ütopik maaş talep ederler
Öyle değil geçen sene miydi bunlar toplu grev yaptı adam istediği maaşları verdi yine aynısı olacak sandılar da olmadı ben olsam sürerdim iyi ki başkan olmamışım
 
Aynı işe farklı maaş doğru olmadığı gibi iş bilmezi, eşi dostu, gereğinden fazla sayıda işçi yerleştirmek de bu ülkeye verilen en büyük zarar. Lafa gelince hepsi Türkiye sevdalısı. La olum ülkenin içinden geçiyorsunuz hep bir elden, sonrada vik vik vik. Bırakın sevmeyi gölge etmeyin yeter.
 
İşçilerin talepleri vs. diyerek meseleyi siyasi olmayan bir düzleme çekmenin manası yok. Bu grevin tek bir sebebi var, Chp seçmeninin ve dolayısıyla Chp'nin cezalandırılmasıdır. Akp'den Dem'e, Dem'den de tesiri altındaki meslek örgütleri ve sendikalara giden görünürde talep ama özünde emirler neticesinde gerçekleşiyor bu ve benzeri grevler. Altını, üstünü, sağını, solunu haybeye tartışmanın lüzumu yok. Türkiye'de Chp belediyelerinde yapılan grevlerin %100'ü bu şekilde gerçekleşiyor. Kadıköy'deki de Maltepe'deki de Ataşehir'deki de bu şekilde gerçekleşti. İzmir grevi de bu şekilde gerçekleşiyor, muhtemelen yakında Tuzla grevi de bu şekilde gerçekleşecek. Şu an sendikalar ve meslek örgütlerinin kayda değer kısmı Dem'in etkisi altında. Dem de Akp'nin. Chp daha Kılıçdaroğlu ve kurmayları tarafından bu etki alanını Dem'e altın tepside sundu. Onlar olacakları bilmiyorlar mıydı? Pekala biliyorlardı ve sonuçları tam olarak böyle olsun diye açtılar o kapıları.

Geçen sene yaşanan Kadıköy, Maltepe ve Ataşehir grevleri ile ilgili aşağıdaki satırları yazmıştım. Aynısı İzmir için de geçerli.

Geçen hafta Kartal Belediyesi çalışanları grevdeydi. Bu hafta Maltepe, haftaya da Kadıköy Belediyesi çalışanları grevde olacak. Artık bu işin kelimenin tam anlamıyla boku çıktı. Ben greve karşı değilim. Bilakis ülkede grevsizlik ve grev kırıcılar yüzünden emekçi sınıfı bu halde ama belediyeye zaten türlü torpillerle girmiş insanların şımarıklığını pışpışlayacak halde de değilim. Her sözleşme dönemi aynı şey oluyor. Son 10 yılda sayamadığım kadar çok grev oldu bu üç belediyede. İşin benim canımı sıkan boyutu, bu üç belediyenin de personellerinin kayda değer kısmı işe herhangi bir liyakat gözetilerek alınmış tipler değil. Çoğu bir mülakata dahi tabi tutulmadan malum referanslarla bol keseden maaş bağlanmış tipler. Gelin bakın Kadıköy'ü de Maltepe'yi de Kartal'ı da bok götürüyor. Ne yolları yol, ne kaldırımları kaldırım. 15 Milyon'a daire satılan apartmanın sokağında 2 yıldır devasa bir çukur var. Bak çukurcuk falan değil, es kaza biraz hızlı gittiğinizde süspansiyonları çukurun içinde bıraktığınız türden bir çukur. Zamanında bir müteahhit apartman yapmış, yolun da içine etmiş, bir daha da dönüp ne müteahhit bakmış ne de belediye. Kaç yıldır öyle duruyor. Koca ilçeleri müteahhitlerin ve onların hafriyat kamyonlarının oyun parkına çevirmiş vaziyetteler. Ya İstanbul'un en pis havalarından birisi Göztepe'de. Bak Göztepe denilen semt iki dev parka ev sahipliği yapan, sokakları Türkiye ortalamasının üstünde yeşil olan bir semt. Bu semtin hava kalitesinin içinde maden ocağı bulunan Sultangazi'den, sokaklarında tek bir ağaç dahi bulunmayan Güngören'den, içinden e5 geçen Esenyurt'tan falan kötü olması inanılır gibi değil. Bu tamamen Kadıköy Belediyesinin başarısı. Her gün onlarca bina kontrolsüzce yıkılıyor. Belediye ise zerre umursamıyor. Zahmet edip bir iki belediye personeli dahi gelip denetlemiyor. Ya pazar günü hafriyat alınıyor da gelip belediyenin zabıtası zartı zurtu "ulan ne yapıyorsunuz?" diyemiyor. Sonra grev zart zurt. Dün Küçükyalı'yı gördüm. Çöpler apartmanların ağzına taşmış vaziyette. Ee grev olmadığında da pek farklı değil ki manzara. Misal o bölgede Kadir Has Caddesini kullananlar bilir, yol birkaç yıldır keşkül gibi. Asfalt dökmüşler ama o kadar boktan bir işçilik var ki yolun çoğu noktası çökmüş. Ya geçen yıl tertemiz sokağı günlerce kazıp bir asfalt döktüler. Drenaj problemi olmayan sokak en ufak yağmurda göllenmeye başladı. Belediyeye yazdım yine. Adres istediler verdim. Dönüş yok. Ulan o sokağın asfalt parasını Kadıköylü, Maltepeli, Kartallı veriyor. Gerçekten ben sıkıldım artık bu şımarıklıktan, bu halkı aptal yerine koyan rezillikten.
 
Geri