İzlenmesi Gereken En İyi Aşk Filmleri

B
  • Kullanıcı BuYuCu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Film Tanıtımları
Rüzgar Gibi Geçti, Tiffany’de Kahvaltı, İngiliz Hasta gibi unutulmaz aşk filmlerini ve bu filmlerle ilgili bilgiler

1. Rüzgar Gibi Geçti (Gone With The Wind), 1939

Yönetmen: Victor Fleming, Oyuncular: Vivien Leigh, Clark Gable, Olivia de Havilland, Hattie McDaniel, Leslie Howard

kRDPpI.jpg


Film, gazeteci Margaret Mitchell’ın Pulitzer Ödüllü aynı adlı romanından sinemaya uyarlanır. Mitchell’in tek kitabıdır. 14 dalda Oscar’a aday olur ve 9 dalda bu ödülü kazanır. Yapıt, ABD iç savaşının yanında bir aşk hikayesini anlatır. Filmin asıl yönetmeni olan George Cukor, Clark Gable tarafından setten kovdurulur, diğer yönetmen Sam Wood hastalanarak projeden çekilir ve nihayet Victor Fleming en son yönetmen olarak filmi tamamlar. Hırslı, tutkulu bir kadın olan Scarlett O’Hara’ya hayat veren İngiliz oyuncu Vivien Leigh ise gamzeli gülüşü ve bakışlarıyla sinema tarihinin unutulmaz sahnelerine imzasını atar. Dönemin en gözde aktörlerinden Clark bakışının yaratıcısı Clark Cable’ın canlandırdığı Rhett Butler karakteri ise dönemin genç kızlarının kalbinde bambaşka bir yer edinir.

2. Kasablanka (Casablanca), 1942

Yönetmen: Michael Curtiz, Oyuncular: Humphrey Bogart, Ingrid Bergman, Paul Henreid, Claude Rains, Sydney Greenstreet, Peter Lorre, S. Z. Sakall, Conrad Veidt, Dooley Wilson

kRDEJG.png


Güçlü konusu, egzotik atmosferi, alıntı yapılabilecek kadar etkileyici diyalogları, muhteşem oyuncu kadrosunun başarılı performansı ve Max Steiner’in bestelediği duygu yüklü müziği ile Kasablanka, bir eleştirmenin dediği gibi, sanki zaman içinde donmuşa benzeyen bir film…Ve bu yüzden hiç eskimeyen, göz yaşartan, romantizmi hep diri tutan, melodrama soyluluk zırhı giydiren bir film. En iyi film, senaryo, en iyi yönetmen dalında Oscar alır.

Kasablanka, sadece aşk filmi değildir, aynı zamanda savaş dönemi başyapıtı olarak değerlendirilir, film birçok siyasi sembolle doludur. Filmle ilgili ilginç detaylar şunlardır: Humphrey Bogart beyaz takımları ve ağzından hiç düşürmediği sigarasıyla muhteşemdir. Dooley Wilson’un canlandırdığı Piyanist Sam, Ingrid Bergman’ın isteği üzerine unutulmaz As Time Goes By şarkısını seslendirir. Bu rol için Bogart’tan önce Ronald Reagan (eski ABD başkanı) düşünülmüş, ama Reagan kabul etmemiştir.


3. Roma Tatili (Roman Holiday), 1953

Yönetmen: William Wyler, Oyuncular: Audrey Hepburn, Gregory Peck, Margaret Rawlings, Harcourt Williams

kRDRcS.jpg


Film tam 10 dalda Oscar’a aday gösterilmiş, Audrey Hepburn’e ilk Oscar’ı ile birlikte 3 dalda Oscar kazanmıştır. Filmin tamamı Roma’da geçmektedir. Gregory Peck ve Audrey Hepburn’un performansları olağanüstüdür. Sonraki yıllarda birçok filme konu olur. Soylu olmanın getirdiği zorunlulukları reddeden ve Roma’yı tek başına gezmek isteyen bir modern zaman prensesini canlandıran Audrey Hepburn gezisi sırasında şehirde sıradışı bir hikayenin peşinde olan Amerikalı bir gazeteciyle karşılaşır. Bu karşılaşma beklenmedik bir aşkı doğurur.

4. Tiffany’de Kahvaltı (A Breakfast At Tiffany’s), 1958


Yönetmen: Blake Edwards, Oyuncular: Audrey Hepburn, Martin Balsam, George Peppard, Mel Blanc, Patricia Neal

kRDywc.jpg

Tiffany’de Kahvaltı romanı, Truman Capote tarafından yazılır ve 1958 yılında yayınlanır. Eser otobiyografik bir novelladır. Kitabın popüler olmasından üç yıl sonra, siyah beyaz olarak filme çekilir ancak daha sonra film, özel olarak renklendirilir. Özgür ruhlu tatlı kaçık bir genç kadın, 60’ların New York’unda şehrin en zengin erkeklerini kendine aşık eder, fakat ara sıra su yüzüne çıkan hüznü üzerinde taşır. Böyle bir gecenin sabahında şehrin göz alıcı mücevher dükkanı Tiffany vitrini önünde kahvaltı eden Holly, yeni komşusu Paul Varjak ile tanışır ve aralarında platonik bir aşk başlar.

Film, romana sadık kalmıştır denebilir. Yalnız o dönemde sakıncalı olan ve hatta bazı halk kütüphanelerine konması yasaklanan romanın özellikle cinsellikle ilgili bazı bölümleri, filme aktarılmaz veya yumuşatılarak uyarlanır. Filmin geneli ve finali de romandaki gibi değil, daha romantiktir. 1962’de müziğiyle En İyi Orijinal Şarkı Akademi Ödülü ve En İyi Müzik Akademi Ödülü olmak üzere 2 dalda Oscar alır.


5. Batı Yakası Hikayesi (West Side Story), 1961


Yönetmen: Robert Wise, Jerome Robbins, Oyuncular: Natalie Wood, Richard Beymer, Russ Tamblyn, Rita Moreno, George Chakiris, Simon Oakland


kRDupe.jpg


10 Oscar kazanan filmde, gençlik heyecanı, kavga, asilik, şiddet, tutku, kültür karmaşası, çeteler, polisler ve tüm sosyokültürel kaosun ortasında filizlenen bir aşk var. Yapımın tam da bir modern Romeo ve Juliet uyarlaması olduğunu söylersek abartmış olmayız. Yalnız bu kez çatışmalar, aşklar Verona sokaklarından Manhattan sokaklarına taşınır. Kavga Montague ve Capulet aileleri yerine Polonya asıllı Amerikalı Jetler ve Porto Rikolu köpekbalıklarının savaşına dönüşürken, Romeo ve Juliet’in yerini de Maria ve Tony alıyor. Batı Yakası Hikayesi, 16. yüzyıldan 21. yüzyıla sosyolojik alt metinlerle dolu bir aşk hikayesini günümüze taşır.

6. Doktor Jivago (Doctor Zhivago), 1965

Yönetmen: David Lean, Oyuncular: Ömer Şerif, Julie Christie, Geraldine Chaplin, Rod Steiger, Alec Guinness ve Tom Courtenay

kRDY3Y.jpg


Doktor Jivago, Boris Pasternak’ın 1956 yılında yazdığı, Sovyetler Birliği’nde 80’li yıllara kadar yasaklı kalmış ilk ve tek romanıdır. Rusya’da Bolşevik İhtilali öncesinde başlayan film, şair ve doktor Yuri Jivago’nun öyküsünü anlatır. Bolşevik Devrimi ile inandığı tüm değerler derinden sarsılan Jivago, devrim liderlerinden birisinin karısına aşıktır. Kendisini çok seven üst tabakadan eşine rağmen Jivago şiirlerine ilham veren Lara’ya aşıktır. Karısına olan sadakatiyle Lara’ya olan tutkuları arasında sıkışıp kalan Jivago’nun, Rus Devrimi’nin getirdiği toplumsal değişimin yanında kendi inançları, duyguları ve düşünceleri de değişim geçirir. 5 dalda Oscar kazanan Doctor Jivago, hem anlattığı aşk hikayesiyle hem de Rus toplumunun geçirdiği dönüşüme ışık tutması nedeniyle izlenmeyi hak eden etkileyici bir destan. Filmin Oscar, Altın Küre ve Grammy ödüllü özgün müziklerini Maurice Jarre besteler.

7. Aşk Hikayesi (Love Story), 1970

Yönetmen: Arthur Hiller, Oyuncular: Ali MacGraw, Ryan O’Neal, Ray Milland, Tommy Lee Jones

kRDHk0.jpg


Erich Segal’ın çok satan romanından beyazperdeye uyarlanan Aşk Hikayesi, vizyona girdiğinde tüm dünyada büyük ses getirdi. Filmde ailesinin itirazına rağmen aşık olduğu yoksul kızla evlenen bir hukuk öğrencisi, daha sonra sevdiği kadını lösemiden kaybeder. Filmin tanıtım sloganı olan “Aşk asla pişmanlık duymamaktır” cümlesi yıllarca romantizmin de bir sloganı olarak dillerden düşmez. Fransız besteci Francis Lai imzalı müziğiyle de unutulmazlar arasına girer. Şarkı Andy Williams, Shirley Bassey, Patricia Kaas gibi önemli yorumcular tarafından seslendirilir.
 
Listede Titanic yok ilginç :) anket yapılsa bir numara çıkar kesinlikle.
 
mÉ™n titanic film seyr edÉ™rkÉ™n aşiq oldum
 
Geri