AUBURN
Üye
-
- Katılım
- Mart 11, 2013
-
- Mesajlar
- 242
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 30
19. yüzyılının ikinci yarısı ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Fransa’da başlayıp öteki ülkelere yayılan sanat akımı. İzlenimcilik
“bir izlenimin uyardığı duyumların
duyulduğu biçimde üretildiği bir resim yöntemiydi” ve sanatçının
nesneleri kendi kişisel izlenimine göre resimlemesini amaçlıyordu. Bu akım
resim sanatında gerçek bir devrim olarak nitelendirildi. Bu yenilikçi akıma öncülük etmiş pek çok sanatçı vardı. Öncelikle İngiliz Resim Okulu etkin oldu. 1870 Savaşı sırasında Monet
Sisley ve Pissarro
ünlü İngiliz manzara ressamları Constable
Bonington ve Turner’i inceleme fırsatını buldular. Monet’nin çevresindeki kimi sanatçılar
Poussin
Watteau
Boucher ve Fragonard gibi Fransız sanatçılarından da etkilendiler. Ancak Delacroix’nin Kuzey Afrika ve Etretat manzaralarında izlenimciliğin habercisi olan belirtiler vardı. 19 yüzyılın ikinci yarısında “Barbizon Okulu’nu oluşturan manzara ressamları da izlenimciler üstünde etkin oldu. Özellikle Daubigny ve Diaz açık havada çalışan ressamlardı. Corot ve Courbet de “doğa karşısında edindiğimiz izlenimlerle arınmış gerçeğe” inanan sanatçılar olarak akımın sonucunda etkin oldular. Bunların izleyicileri Honfleur yakınında bir hana yerleşerek açık havada resim yapmaya karar verdiler. Boudin
Jongkind daha sonra Monet
suluboya ve pastel çalışmaları yaptılar. Bu arada resminde uyguladığı lekecilik (faşizm) ve seçtiği modern konularla dikkat çeken Edouard Manet’nin 1863’te sergilediği Kırda Öğle Yemeği adlı eseri izlenimciliğin başlangıcında rol oynadı. 1866-1870 ‘de Café Guerbois’da Manet ve Zola’nın önderliğinde toplantılar düzenleniyordu. Sanattaki yeni eğilimlerin tartışıldığı bu toplantılara yazar
eleştirmen
ozanların yanı sıra fotoğrafçı Nadar ve Claude Monet
Degas
Renoir
Sisley
Pissarro
Cézanne gibi ressamlar da katılıyordu. Sanattaki yeni eğilimleri benimseyen sanatçılar
eserlerini sergilemekte güçlük çekmekteydi. 1874’te fotoğrafçı Nadar’ın önerisiyle atölyesinde açılan sergiye otuz kadar sanatçı katıldı. Bu sergi nedeniyle 25 Nisan 1874’te Charivari gazetesinde bir yazı yayımlandı. Louis Leroy imzalı yazı
“Exposition des İmpressionistes” (Empresyonistlerin Sergisi) adını taşıyordu. Empresyonizm deyimi
Claude Monet’nin sergideki “İmpression
Soleil Levant” (İzlenim: Gün Doğumu) adlı eserinden alınmıştı. Leroy
bu deyimi izlenimlerini yansıtma yolunu seçen sanatçıları aşağılamak amacıyla kullanmışsa da izlenimcilik sözünün Monet’nin eserinden kaynaklanmayıp 1858’deki sanat toplantılarında ortaya atıldığı görüşü de ileri sürülmüştür. İzlenimcilik yeni bir görüşü izleyen resim yöntemiydi. Resimler tek tek fırça vuruşlarıyla
saf prizmatik renklerin kullanımıyla
açık havada ışığın değişen etkilerini yakalamak amacıyla gerçekleştirildi.
Resimde izlenimcilik
Onlara göre sanatçı doğrudan doğruya
İzlenimcilikte
Bu akım Sembolizmin bir aşaması olarak kabul edilebilir. Zira temsilcileri arasında sembolizmin önemli temsilcileri de yer almış ve bu akımın etkilerini taşıyan eserler vermişlerdir.
İzlenimciliğin Özellikleri
- Akımın en önemli özelliği bir izlenimin uyardığı duyguların duyulduğu gibi yansıtılmasıdır.
- Anlam kapalıdır.
- Bu akımın yazarıdoğrudan doğruya gördüğü gerçeği değil de
gördüklerinin ve izlediklerinin kendisi üzerinde bıraktığı izlenimi ve duyumu esas alır.
- Daha çok edebiyatta ve resimde gelişmiştir.
- Dış alemeondaki varlıklara ve nesnelere karşı ilgisizdirler.
- Edebiyattaresimde
müzikte okuyucunun
seyircinin
dinleyicinin eserle karşı karşıya gelir gelmez edineceği izlenim bu akımın tatlı
yumuşak
kucaklayıcı
canlı teması olmuştur.
- Empresyonist sanatçının anlattığı dış dünya değildış dünyadaki varlıkların hayâle bürünmüş izlenimleridir.
- Empresyonistleretkici ve duygucudurlar. Zaten empresyon
etki - duygu anlamındadır.
- Empresyonizmesas olarak ve her şeyden önce özgürlüğün simgesidir
sembolüdür.
- Hayale ve soyut betimlemelere yer verilmiştir.
- Her şey sanatçının duyumuna bağlı olarak anlatılır.
- Objenin kişi üzerindeki izlenimleri önemli olduğu için realizmin karşıtıdır.
- Sanatçılar eserlerinde kendi iç dünyalarını dile getirmişlerdir.
- Resimde Temsilcileri:
- Auguste Renoir
- Claude Monet
- Van Gogh
- Toulouse Leatrec
- Sisley
- Cezanne
- Camille Pissarro
- Müzikte Temsilcileri
- M.Ravel
- C.Debussy
- J.A.Carpenter
- O.Respighi
- C.T.Griffes
- I.Albéniz
- P.Dukas
- Edebiyatta Temsilcileri
- Rilke
- Arthur Rimbauld
- James Jayce
- Rilke
- Türk Edebiyatındaki temsilcileri:
- Ahmet Haşim
- Cenap Şahabettin