İyimserlik İllüzyonu

Konu sahibi son olarak 1729 gün önce görüldü

İyimserlik İllüzyonu: Sürekli Olumlu Düşünmek, Evrimsel ve Psikolojik Açıdan Gerçekten Faydalı mı?​

Sürekli Olarak Bardağın Dolu Tarafına Bakmak Koşulları Gerçekçi Şekilde Değerlendirmemizi Engelleyebilir mi?

evrimagaci.org%2Fpublic%2Fcontent_media%2Fa960cc52859fc75f485a01b3dd72424b.jpg


Olumlu düşünme becerisine sahip olan kişilerin ruh sağlıklarının iyi olduğu, işlerinde başarılı, insan ilişkilerinde daha uyumlu oldukları konusunda birçok çalışma bulunmaktadır. Bardağın dolu tarafını görmeye başaran insan olmak ne kadar kıymetliyse, o insanlardan çevremizde daha çok olması da bir o kadar kıymetlidir. Zaten kim etrafında sürekli karamsarlık bulutuyla gezen birini ister ki?

Sizin de çevrenizde her zaman olumlu düşünen bir arkadaşınız mutlaka vardır. Yıllar boyunca ne zaman ruh haliniz bozulsa sizi neşelendiren, olayların hep olumlu yanını görmenize destek olan bir kişi. Özellikle Covıd-19 pandemisi döneminde dikkatinizi başka yöne çekmenize yardımcı olan bu arkadaşınızla belki de sıklıkla iletişim halinde oldunuz. "Turkuaz ekran"daki rakamlara odaklanmaktansa, sosyal medyadaki ilham veren hastalıktan iyileşme hikayelerine yoğunlaşmanızı sağlayan o arkadaşınız sayesinde, karamsarlığın girdabına kapılmadan hayatın normal akışına olabildiğince devam etmeyi başardınız.

Ancak bir sorun var... Avustralya'daki Cairnmiller Enstitüsü ve Deakin Üniversitesi'nde görev yapan James Collard ve Mathew Fuller-Tyskiewicz'e göre "iyimserlik ilüzyonu", sadece sizin fiziksel sağlığınızın üzerinde değil, ruhsal sağlığınızın üzerinde de olumsuz etkilere sebep olabiliyor. Gerçeği olumlu bir yöne doğru bükmeye çalışma, bazen hayatta alacağımız sonuçları da etkiliyor.

Olumlu İllüzyonun Uzun Vadede Olumsuz Etkileri Daha Fazla!​

Şimdi şöyle düşünebilirsiniz: Gerçeği biraz bükmenin ne zararı olabilir ki? Collard ve Fuller-Tyskiewicz, ruhsal sağlığınızı anlık öznel iyi oluş haline bağladığınızda kendinizi ve çevrenizi korumak için almanız gereken önlemleri de almadığınızı dile getiriyor. "Yıllardır sigara içiyorum, hiçbir sağlık sorunum yok." veya "Düzenli bir şekilde ellerimi yıkamıyorum, maske de takmıyorum ama COVID-19 olmadım." gibi cümleleri kuranlar bu gruba giriyor.
Collard ve Fuller-Tyskiewicz'in bu sonuçlara ulaşmasını sağlayan ise, yüzlerce insanın katıldığı boylamsal bir çalışma. Yaş ortalaması 60 olan 528 erkek ve 751 kadının katıldığı "Avusturalya Birliği İyi Oluş İndeksi" anket sonuçlarına göre, olumlu ilüzyonlar 4 başlıkta toplandı:

  • Kendini Geliştiren İnançlar,
  • Kusurluluğu Reddeden İnançlar,
  • Mantıksız Kontrol İnançları ve
  • Mantıksız İyimser İnançlar.
Katılımcılar kendilerini 0-10 puan arasında değerlendirdi. Örnek sorular ise şöyle: "Asla hata yapmam." "Yaptığım her işte başarılıyımdır.", vb.

Başa çıkmanın yanılsama ve zihinsel sağlık denklemine katkıda bulunduğu varsayımına dayanan Avusturalyalı araştırmacılar, katılımcıların zorlu durumlarla başa çıkma yollarını değerlendirmek için bir araştırma örüntüsü oluşturdular: Birincil aşamada "Sorunları çözmek için kendi becerilerimi kullanırım.", ikincil aşamada "Sorunu çözemediğimde diğerlerinden daha iyi olduğumu kendime anımsatırım.", son aşamada (ki bu aşamaya, sözde "vazgeçmiş başa çıkma aşaması" da deniyor) "Hepimiz vazgeçtik, kendime vakit ayıracağım."şeklinde iç telkinler yapıldı.

Tüm olumlu irrasyonel inançları bir üst düzey faktörde bir araya getiren istatistiksel analiz sonucuna göre, hayata genel olarak iyimser bakan insanların, daha mutlu ve daha az stresli göründüğü ortaya çıktı. Bu genel sonuç, araştırmacılara, iyi bir ruh halindeki insanların daha az endişeli ve stresli olduklarını söyleme eğiliminde olabileceğini düşündürüyor.

İyimserliğinizin Gerçekçi Bir Temeli Var mı?​

Ancak yazarlar, genel iyimserlik faktörünü ortadan kaldırdığında, çok farklı bir istatistiksel tablo ortaya çıktı. Spesifik olarak, birer birer alınan pozitif illüzyon alt ölçeklerinin her birinde yüksek puan alan kişilerin, çalışmanın anksiyete, depresyon ve stres ölçümlerinde de yüksek puanlar aldığı görüldü. Sonuçlardan, mantıksız veya yanıltıcı inançlar yoluyla böyle bir pozitifliği geliştirme veya sürdürme çabalarının aslında ruh sağlığına zararlı olduğu ortaya çıktı. Unutulmaması gereken nokta şu: İyimser olmak sorun değil, ancak bu iyimserliğin gerçekte bir temeli yoksa, bu bir sorun.

Bu bulgular dizisi, yanıltıcı inançlarla ilgili sorunun, sürdürmek için çok fazla zihinsel çaba sarf edebilmeleri olduğunu gösteriyor."İşler kötü olduğunda, iyi olduklarını iddia etmek için çok çalışmalısın." Bu zihin jimnastiği işe yaramadığında ise bireyde olumsuz duygular normalden çok daha fazla oluşuyor.

Benlik saygısı açısından, olumlu yanılsamalar benzer bir nedenle risk oluşturuyor gibi görünmektedir. Kendinizle ilgili gerçekçi olmayan yüksek görüşlere sahip olduğunuzda, sonunda kendi imajınıza meydan okuyan durumlarla karşılaşırsınız. Müthiş olduğunuza inanmak, sizi gerçek yeteneklerinizin başarısızlığa sürüklediği durumlara hazırlamaz. Olumlu özgüvene ek olarak, bazı temel becerilere de sahip olmanız gerekir. Belki de herkesi yenebileceğinize ikna olmuş bir şekilde zorlu bir yarışa katılırsınız. Yarış, sizin için oldukça kötü bir şekilde sonuçlandığında, büyük bir yıkım yaşarsınız. Halbuki kendi güçlü yönlerinizi ve sınırlarınızı bilerek yarışmaya katılsaydınız böyle olmazdı.

Başa çıkma alt ölçeklerinden elde edilen sonuçlar, gerçekçi bir tutumun akıl sağlığını korumaya daha iyi hizmet ettiği fikrini de daha çok destekliyor. “Kusurları reddeden inançlar” ölçeğinde yüksek puan alan kişiler, zorlu durumlarla daha az işe yarar becerilerle başa çıkma eğiliminde oldular. Yazarların gözlemlediği gibi:
Bu bulgu muhtemelen sorumluluklardan feragat etmeyi ve olumsuz olaylardan başkalarını suçlamayı içerdiği ileri sürülen irrasyonel inançların sonuçlarıyla açıklanabilir.
Bir şeyler ters gittiğinde, başka bir deyişle, tüm suçu başkalarına mı atarsınız? Bunu yapmak, yanıltıcı iyimserliğinizi koruyabilir, ancak kötü bir durumu düzeltmez.

Özetlemek gerekirse, iyimser olmak zihinsel olarak sağlıklı olmakla aynı şey değildir. Olumlu yanılsamalar size hızlı bir ruh hali artışı sağlayabilir, ancak uzun vadeli hayat doyumu için dünyaya pembe değil, berrak gözlüklerle bakmamız gerekir.
Alıntı
 
İyimserlik ağzı iyi laf yapan satıcıdır sadece.
 
Geri