İyi Ki Doğmuşsun Mevlâna!

F
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
71063823.jpg


Yine gel, yine gel, her ne olursan ol yine gel

İster kafir, ateşe tapan, putperest ol yine gel

Bizim bu dergahımız ümitsizlik dergahı değildir

Yüz defa tövbeni bozmuş olsun da yine gel...

Mevlana'nın asıl adı Muhammed Celaleddin'dir. Mevlana ve Rumi de, kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Efendimiz manasına gelen Mevlana ismi, ona, daha pek genç iken Konya'da ders okutmaya basladığı tarihlerde, Rumi adı ise; Anadolu'ya yerleşip orada yaşadığı dönemlerde verilmiştir.

Mevlânâ bugünkü Afganistan'da bulunan Belh'te 30 Eylül 1207 tarihinde doğmuştur. Annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun; babası ise Sultânü'l-Ulemâ (Alimlerin Sultânı) unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled?dir.

Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmış ve 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrılmışlardır ve Karaman?a gelip Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdığı medreseye yerleşmişlerdir.

1222 yılında Karaman'a gelen Bahaeddin Veled ve ailesi burada 7 yıl kalmışlardır. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile evlenmiştir.Mevlana?nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adında iki oğlu olmuştur. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu ve dul olan Kerrâ Hatun ile evlenmiştir. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adında iki oğlu ve Melike Hatun adında bir kızı olmuştur.

Bu yıllarda Anadolu?nun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nindi. Konya ise başkentti. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Devletin hükümdarı ise Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd, Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet edip Konya'ya yerleşmesini istemiştir.

Bahaeddin Veled, Sultan?ın davetini kabul etmiş ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile birlikte gelmiştir. Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etmiştir.

Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak görmüşlerdir. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuştur.İplikçi Medresesi'nde vaazlar vermeye başlamıştır.

Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaşmıştır. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını" görmüştür. Ancak beraberlikleri uzun sürmemiş Şems aniden ölmüştür.

Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü vefat etmiştir.
 
Mevlana...
derin insan,söylenecek o kadar çok söz var ki aslında ama hiç biri tarif etmeye yetmez gerek te yoktur aslında.Geçmiş senelerde bir kaç kez konyaya gidip anma şenliklerine katılmıştım aralık ayıydı 0 ın altında idi soğuk donmuştum adeta... ama yine olsa yine giderim çok başka bir duygu o manevi havayı solumak...

Ne iyi ettin de doğdun sen,insanoğlu son nefesini verene kadar senin sözlerin ile birşeyleri idrak edebilecek...

Ruhun şad,mekanın cennet olsun...
 
Selam ve dua ile,, iyiki dogmusHsun
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri