Hira
Üye
-
- Katılım
- Temmuz 18, 2019
-
- Mesajlar
- 2,063
-
- Tepkime puanı
- 2,138
-
- Puanları
- 288
Öncelikle bayramımız kutlu olsun, Nilüfer Hatunum. Hemen ardından da doğum günün kutlu olsun, birinci annem.
83de takılı kalmasan, 87 olacaktın...
Doğum günlerinde seni nasıl hatırlıyorum hep, biliyor musun? Gülme krizine girmişken, karnını tutar halde. Nedense doğumgününde hep bu sahne geliyor aklıma. Sonrası hiç yokmuş gibi... Beni hiç unutmamışsın, gitmemişsin gibi... Küpelerini de kasadan çıkardım biraz önce. Sabah erkenden randevum var, olur da aceleye gelir, fırsatım olmaz diye.
Zorlu bir yola giriyorum yeniden, hatunum. Uzun süreceğini biliyorum, herhalde en az 2-3 senemi alır. Ağzımdan sıkça “Yapabilir miyim?” cümlesi dökülüyor, utanıyorum. “Aciz misin kızım sen!?” düşüncesi takip ediyor o cümleyi, verim alamıyorum.
Anneanne, hatırlıyor musun? İnadımı senden aldığımı söylerlerdi. İnadına o kadar çok ihtiyacım var ki yine... Hayata rağmen, inatlaşmaya ihtiyacım var. Savaşı kaybetmekten değil ama cepheyi terketmekten çok korkuyorum. Aldığı darbeler zırhımı incelttikçe, inatlaşmaya değil de terketmeye daha çok yaklaşıyorum. “Normal” insanlar öyle yapıyor biliyor musun? Defolup gidiyorlar, vazgeçip gidiyorlar, sonra da yok olup gidiyorlar. Cephede kim kalmış, ne kalmış, önemsemiyorlar. Kızma tamam... Başkalarının yapmadıklarını anlatmaya gelmedim. Hem bize ne? Laf karıştırmaya çalışıyorum sadece...
Anneanne, senin doğumgünün, benim çıktığım yolun başlangıcı olsun. Bilirim, hissederim, her adımda yanımda olursun. Sesini çıkarmadan kaşın gözünle, önüne bak derdin ya, şimdi de hissiyatınla yoluna bak dersin. Ben de sözünü dinler ve sana verdiğim sözleri hep tutarım. Biri hariç... Onu tutamadım, 30’u ıskaladım. 35’imde olabileceğim en iyi sağlıkta olurum. Tazelenmiş bu söz, doğumgünü hediyem olsun sana... Cumhuriyet kokuluma, ela gözlüme, hoş kahkahalıma, efe kadınıma, can/ıma...
Anneannesi kılıklı’dan, Anneannesine...
Öpüldün, Nilüfer Hatunum.
https://youtu.be/g942qom8HqM
83de takılı kalmasan, 87 olacaktın...
Doğum günlerinde seni nasıl hatırlıyorum hep, biliyor musun? Gülme krizine girmişken, karnını tutar halde. Nedense doğumgününde hep bu sahne geliyor aklıma. Sonrası hiç yokmuş gibi... Beni hiç unutmamışsın, gitmemişsin gibi... Küpelerini de kasadan çıkardım biraz önce. Sabah erkenden randevum var, olur da aceleye gelir, fırsatım olmaz diye.
Zorlu bir yola giriyorum yeniden, hatunum. Uzun süreceğini biliyorum, herhalde en az 2-3 senemi alır. Ağzımdan sıkça “Yapabilir miyim?” cümlesi dökülüyor, utanıyorum. “Aciz misin kızım sen!?” düşüncesi takip ediyor o cümleyi, verim alamıyorum.
Anneanne, hatırlıyor musun? İnadımı senden aldığımı söylerlerdi. İnadına o kadar çok ihtiyacım var ki yine... Hayata rağmen, inatlaşmaya ihtiyacım var. Savaşı kaybetmekten değil ama cepheyi terketmekten çok korkuyorum. Aldığı darbeler zırhımı incelttikçe, inatlaşmaya değil de terketmeye daha çok yaklaşıyorum. “Normal” insanlar öyle yapıyor biliyor musun? Defolup gidiyorlar, vazgeçip gidiyorlar, sonra da yok olup gidiyorlar. Cephede kim kalmış, ne kalmış, önemsemiyorlar. Kızma tamam... Başkalarının yapmadıklarını anlatmaya gelmedim. Hem bize ne? Laf karıştırmaya çalışıyorum sadece...
Anneanne, senin doğumgünün, benim çıktığım yolun başlangıcı olsun. Bilirim, hissederim, her adımda yanımda olursun. Sesini çıkarmadan kaşın gözünle, önüne bak derdin ya, şimdi de hissiyatınla yoluna bak dersin. Ben de sözünü dinler ve sana verdiğim sözleri hep tutarım. Biri hariç... Onu tutamadım, 30’u ıskaladım. 35’imde olabileceğim en iyi sağlıkta olurum. Tazelenmiş bu söz, doğumgünü hediyem olsun sana... Cumhuriyet kokuluma, ela gözlüme, hoş kahkahalıma, efe kadınıma, can/ıma...
Anneannesi kılıklı’dan, Anneannesine...
Öpüldün, Nilüfer Hatunum.
https://youtu.be/g942qom8HqM