iyi ingilizce konuşamamak

Konu sahibi son olarak 2613 gün önce görüldü
insanı hayattan bezdiren durumdur. Bazen ingilizce kelimeleri yanlış telafüz edersiniz. karşıdaki kişide bunu yüzünüze vurursa utancınızdan yerin dibine girersiniz.

işler güçler'in dün akşamki bölümünde olan hadise.
 
kelimenin okunuşundan emin olmadan kullanıldığında mayın tarlası durumunu andıran lisan türüdür :p
 
Örneğin; İnfrastructure
Şimdi ingiliz ingilizcesinde farklı okunuşu var
Amerikan ingilizcesinde farklı
Ne kafa karıştırıp rezil ediyonuz bizi :aga:
 
Türkçeyi hala intermediate seviyesinde kullanan bazıları için yadırganamayacak durum
 
Var mı ki iyi konuşan, bütün okul hayatımızda ders olarak gördüğümüz ama okulda öğreneni görmediğimiz bir dil..
 
Anlamadığım nokta iyi derecede konuşma zorunlulugu mu var..
Onlar iyi derecede Türkçe biliyor mu ..
 
Bugün Kolombiyalı bir kızın önümdeki çocuğu durdurup şapkasına dair konuşması ve çocuğun watırs or neym tadında ingiliççesi.. İtalyanlar da bizdeki gibi teorik eğitim alıp pratikte berbatlar aslında, çok da şaapmamak lazım..
 
İşimiz gereği düzgün kullanmak zorunda oluşumuz.
 
Gerekte yok, Türkiye de çalışan rus hayat kadınının konuştuğu Türkçe gibi konuşuyor olsamda hiç dert etmiyorum, ecnebiler zaten en ufak yanlışında suratına çarpıyorlar hatanı aslında iyide oluyor kendini düzeltiyorsun ki hiçte kasmıyorum.
 
Hayatimin hic bir yerinde ingilizçe konusmaya gerek duymadim.
Bana lazim olmadi
Iyiki de ogrenmemisim. skjh
 
"Ingilizceyi iyi konusamamak" diye bir sey yok "ingilizceyi iyi bilmemek" ya da "bilmemek" ya da "bilmek" diye bir sey var.
Burada galiba aksandan bahsediyoruz buna en cok Turkler takiliyor nedense :)
British ingilizcesi (ki herkesin bayildigi ingilizce, ingiliz ingilizcesi) genellikle ö leri cok kullandiklari
ve r leri yuttuklari icin biraz fransizca fonetigi gelir kulaginiza
ki ingilizcede noktali harfler yok ukala ingilizler "ö" diye cikarirlar ama o sesi.

Dil ogrenirken aksaninizi daha kolay yonlendirmek icin "kulak Dolgunlugu" onemli
Bunu yabanci bir ulkede ogrenirken daha rahat yapsaniz bile
(ki yabanci ulkede kolay ogrenmenin temel nedeni bu kulak dolgunlugu cunku sadece o dili duyuyorsunuz)
"radyo" dinlemeniz ise yariyor"
Televizyon izlediginizde ayni zamanda gorsel konstanre oldugunuz icin tatmin edici olmuyormus.
Muzik dinledigjnizde beyninizin ayni anda muzigi aritmasi sozleri farkli algilamasi zor oldugu icin
"radyo" en ise yarayan seymis. Anlayip anlamaniz onemli degil siz farkinda olmasaniz bile
6 ay duzenli olarak ingilizce radyo dinlediginizde kulaginiz doluyor bu da sizi pratik anlamda ileriye tasiyor.
Kullandigi aksana hakim olabiliyor imissiniz.

Bi de ingilizce dusunmeyi ogrenmek gerekiyor, kafanizda turkceye cevirmemek gerekiyor(imis)
ya da hangi dili kullaniyorsaniz.
cocuklar ezberleyerek ogrendikleri icin onlarin boyle bir sorunu olmuyor.
Ingilizce yi bir ingiliz ya da amerikali gibi konusmak zorunda degilsiniz.
Aksana cok takilmayin onemli olan dili kullanma yetkinliginiz ki dil ogrenmek yetenek gerektiren bir sey.
 
clairvoyant birçok konuda haklısın aslında ama şöyle bir durum var, Türkiyede yaşadın mı eğitim sistemini biliyor musun bilmiyorum hiçbir zaman -devlet okulları- speakinge yönelik çalışma yapmaz. Yapan varsa istisnadır, kimse carlamasın.
Bu kulaklar dil edebiyatçının vote a voyt demesini duydu mesela, olay sadece aksan değil telaffuz edebilme olayı. Bir de dil bilgisel olarak o kadar ezberci öğretiliyor ki, korkuyorlar konuşmaya ya yanlış olursa diye.
Öğrenmenin en iyi yolu öğrenmek zorunda kalmak bence. Çabalıyorsun zorluyorsun saçmalıyorsun ve sonunda oluyor. Bunu yurtdışı olarak düşünebilirsiniz, yabancı arkadaş olarak falan.
 
Geri