N
Nefertiti
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ne var ki Kubilay , bu kez yorgunluğa yenilmeye pek niyetli görünmüyordu.-
Bir kere daha anlat bana,- diye tutturdu.
-İnsan oradan yola çıkar, Greko ve Levante rüzgarları arasında üç gün at
koşturur…-diye yeniden anlatmaya başlıyor, bir sürü diyarın adını, görenek
ve mallarını sıralıyordu Marco. Dağarı tükenecek gibi değildi ama bu kez pes
eden o oldu. Şafak sökmüştü ki:- Efendimiz, bildiğim kentlerin hepsini
anlattım sana,-dedi.
-Hiç sözünü etmediğin bir kent kaldı.
Marco Polo başını eğdi.
-Venedik-, dedi Han.
Marco gülümsedi.-Bunca zaman ne anlattım sanıyorsun ki sana?
İmparator istifini bozmadı:Hiç duymadım oysa adını andığını.
Ve Polo :- Ne zaman bir kent anlatsam Venedik’le ilgili bir şeyler
söylüyorum.
-Sana başka kentleri sorduğumda onları anlatmanı isterim. Venedik’i
sorduğumda da Venedik’i.
-Diğer kentleri anlamak, farklılığını kavramak istiyorsam gizli bir ilk
kenten yola çıkmak zorundayım. Benim için bu Venedik.
-Öyleyse yolculuklarınla ilgili her hikayeyi yola çıktığın yerden
başlatmalı, Venedik’i olduğu gibi, her şeyiyle, ondan hatırladığın hiçbir
şeyi atlamaksızın anlatmalısın.
Gölün yüzeyi belli belirsiz kırışmıştı; Sunglar’ın antik sarayının bakır
aksi suda parça parça kırılıyor, yüzen yapraklar gibi parıldıyordu.
-Belleğin imgeleri bir kez dile vurulup sözlerle sabitleşti mi silinip
gider,- dedi Polo.-Belki de Venedik’i kaybetmekten, konuşarak onu bir
çırpıda kaybetmekten korkuyorum. Kimbilir, başka kentlerden konuşurken azar
azar çoktan kaybettim bile.
sevdiğimiz kitaplardan bizi etkilemiş cümleler, paragraflar, bölümlerinden...
Bir kere daha anlat bana,- diye tutturdu.
-İnsan oradan yola çıkar, Greko ve Levante rüzgarları arasında üç gün at
koşturur…-diye yeniden anlatmaya başlıyor, bir sürü diyarın adını, görenek
ve mallarını sıralıyordu Marco. Dağarı tükenecek gibi değildi ama bu kez pes
eden o oldu. Şafak sökmüştü ki:- Efendimiz, bildiğim kentlerin hepsini
anlattım sana,-dedi.
-Hiç sözünü etmediğin bir kent kaldı.
Marco Polo başını eğdi.
-Venedik-, dedi Han.
Marco gülümsedi.-Bunca zaman ne anlattım sanıyorsun ki sana?
İmparator istifini bozmadı:Hiç duymadım oysa adını andığını.
Ve Polo :- Ne zaman bir kent anlatsam Venedik’le ilgili bir şeyler
söylüyorum.
-Sana başka kentleri sorduğumda onları anlatmanı isterim. Venedik’i
sorduğumda da Venedik’i.
-Diğer kentleri anlamak, farklılığını kavramak istiyorsam gizli bir ilk
kenten yola çıkmak zorundayım. Benim için bu Venedik.
-Öyleyse yolculuklarınla ilgili her hikayeyi yola çıktığın yerden
başlatmalı, Venedik’i olduğu gibi, her şeyiyle, ondan hatırladığın hiçbir
şeyi atlamaksızın anlatmalısın.
Gölün yüzeyi belli belirsiz kırışmıştı; Sunglar’ın antik sarayının bakır
aksi suda parça parça kırılıyor, yüzen yapraklar gibi parıldıyordu.
-Belleğin imgeleri bir kez dile vurulup sözlerle sabitleşti mi silinip
gider,- dedi Polo.-Belki de Venedik’i kaybetmekten, konuşarak onu bir
çırpıda kaybetmekten korkuyorum. Kimbilir, başka kentlerden konuşurken azar
azar çoktan kaybettim bile.
sevdiğimiz kitaplardan bizi etkilemiş cümleler, paragraflar, bölümlerinden...