İstanbul'da Kafelere 'Taksimetre' Geldi: Uygulamaya Başladılar, Yarım Saati 50 Lira

Konu sahibi son olarak 16 gün önce görüldü
3H7axus.md.jpg

İstanbul ve bazı üniversite şehirlerindeki kafelerde tartışma yaratacak yeni bir uygulama başladı. Artık bazı mekanlar, sipariş vermeyen müşterilerden her yarım saat için 20 ila 50 TL arasında masa ücreti talep ediyor.


Son dönemde artan maliyetlerle birlikte birçok kafede çay fiyatı 50 TL’ye, kahve fiyatı ise 100 TL’ye kadar yükseldi. Ancak fiyatların artmasıyla yetinmeyen bazı işletmeler, masada oturan müşterilerden zaman bazlı ücret almaya başladı.

HESAPLAR KABARACAK

Her 30 dakika veya 1 saatlik periyotlarla yeni bir sipariş verilmezse, müşterilerden ek ücret talep edilecek. Bazı geniş masalar için belirli bir alt limit uygulanıyor. Örneğin, 220 TL’nin altında sipariş veren müşterilerin uzun süre oturmasına izin verilmiyor. Taksim’deki bazı lüks kafelerde, masalara konulan uyarılar dikkat çekiyor. Bu durum, restoran ve kafelerdeki “taksimetre açılmış gibi” bir his yaratarak yeni bir tartışma konusuna dönüştü.

3H7a4KN.md.png

ÖĞRENCİLER MAĞDUR OLDU

Bu uygulamadan en çok öğrenciler etkilendi! Özellikle vize ve final dönemlerinde ders çalışmak için kafeleri tercih eden öğrenciler, yüksek fiyatlar ve masa ücreti nedeniyle mağdur olduklarını belirtiyor.

KAYNAK
 
Bana böyle muamele eden bir mekana gider miyim para kazandırır mıyım ya? Salak olmasın insanlar da gitmesin.
 
masa 25 saatlik açar mısın abi?
 
Saatlerce masa işgal edenlere böyle çözüm üretmişler çünkü her işletmenin bir maliyeti vardır.
 
Kırıcı ama işletme sahipleride haklı bişey diyemiyorum ya
 
Bütçesi düşük insanlar çay kahvesini evde içsinler mi demek istiyorsun ?
Uzun süre masa işgali hiçbir restoran, kafede kabul edilebilir bir durum değildir. Kahvaltı masalarında ancak bu uzun süre tanınabilir ya da akşam yemeğinde saatlerce oturmak mümkündür.

Tek kahve ya da pasta ile altı saat masa işgal edenler var. Bu işletmeler mekan kirasını, personel maaşını bu şekilde çıkartamaz.

Çay bahçesinde de semaver ile çay gelirse saatlerce otursunlar ya da mekan boş ise olabilir.
 
Uzun süre masa işgali hiçbir restoran, kafede kabul edilebilir bir durum değildir. Kahvaltı masalarında ancak bu uzun süre tanınabilir ya da akşam yemeğinde saatlerce oturmak mümkündür.

Tek kahve ya da pasta ile altı saat masa işgal edenler var. Bu işletmeler mekan kirasını, personel maaşını bu şekilde çıkartamaz.

Çay bahçesinde de semaver ile çay gelirse saatlerce otursunlar ya da mekan boş ise olabilir.

Tek pasta ve kahve ile bir mekanda 6 saat oturulacağını sanmıyorum. Bunu kimse yapmaz.
1 ve 2 saatlik süre normal.
Ama her yarım saatte bir masa ücretinin artması hakaret küfür gibi birşey.
Böyle bir mekana girmem ben.
 
Tek pasta ve kahve ile bir mekanda 6 saat oturulacağını sanmıyorum. Bunu kimse yapmaz.
1 ve 2 saatlik süre normal.
Ama her yarım saatte bir masa ücretinin artması hakaret küfür gibi birşey.
Böyle bir mekana girmem ben.
Bazı mekanlarda tek kahve ya da çay ile saatlerce oturan kişiler olabiliyor.

Böyle bir yere gidiliyorsa ona göre sipariş vermek gerekli. Uygulama 220 TL altı siparişlerde geçerliymiş.
 
"Masa İşgali" ibaresini görüp de hala orada oturan kendine bok kadar saygısı olmayan insanlara müstahaktır bu. Bizde kolektif bilinç yok, sıfır. Müşteri azıcık tepki gösterse o patronlar kapının önünde kıçını paspas eder o müşteriye ama biz ne yazık ki tepki göstermiyor, ses çıkartmıyoruz sonra da böyle ayaklar baş oluyor sonra gelip sana işgalci muamelesi yapıyor.
 
Lüks mekanların maliyeti de fazla olur, uygulama şaşırtıcı değil ve burada mekan sahibini değil, bu tarz işletmelerde sipariş vermeden saatlerce zaman harcayanları eleştirmek gerekiyor.
 
Lüks mekanların maliyeti de fazla olur, uygulama şaşırtıcı değil ve burada mekan sahibini değil, bu tarz işletmelerde sipariş vermeden saatlerce zaman harcayanları eleştirmek gerekiyor.
lüks mekanlarda böyle bir uygulama bulma ihtimalin çok düşük. çileden çıkaracak şey, ‘istediğiniz, arzunuz var mı?’ vs. şeklinde tacizler olur. daha önce de örnek vermiştim: sürekli gittiğim bir mekanda 16.00'dan sonra kahve/çay servisi yok. yemek ya da alkol seçtikten sonra sipariş edebiliyorsunuz. aldıkları önlemler o şekil vb önlemler oluyor. bu tip şeyler, kıytırık, sadece adı olan, insanların dinlenmek, sohbet etmek ya da düşük bütçesiyle pek de istemeden tercih etmek durumunda kaldığı yerler oluyor. glu’nun da dediği gibi, ayaklarımızla kendimiz baş ediyoruz.
 
lüks mekanlarda böyle bir uygulama bulma ihtimalin çok düşük. çileden çıkaracak şey, ‘istediğiniz, arzunuz var mı?’ vs. şeklinde tacizler olur. daha önce de örnek vermiştim: sürekli gittiğim bir mekanda 16.00'dan sonra kahve/çay servisi yok. yemek ya da alkol seçtikten sonra sipariş edebiliyorsunuz. aldıkları önlemler o şekil vb önlemler oluyor. bu tip şeyler, kıytırık, sadece adı olan, insanların dinlenmek, sohbet etmek ya da düşük bütçesiyle pek de istemeden tercih etmek durumunda kaldığı yerler oluyor. glu’nun da dediği gibi, ayaklarımızla kendimiz baş ediyoruz.
İstanbul mekanlarını bilmiyorum ancak birçok yerde saatlerce masa işgali durumunda çalışan, o masaya gidip sipariş sorar ve bu da bir bakıma masa işgaline karşı duyulan rahatsızlığın ifadesidir.

Yaz-kış aynı sorunu çok sayıda işletme yaşıyor. AVM'lerde birçok mekan sadece kuru kalabalık ancak bu işletmelerin bir kirası olduğunu çoğu kimse düşünmüyor.
 
İstanbul mekanlarını bilmiyorum ancak birçok yerde saatlerce masa işgali durumunda çalışan, o masaya gidip sipariş sorar ve bu da bir bakıma masa işgaline karşı duyulan rahatsızlığın ifadesidir.

Yaz-kış aynı sorunu birçok işletme yaşıyor. AVM'lerde birçok mekan sadece kuru kalabalık ancak bu işletmelerin bir kirası olduğunu çoğu kimse düşünmüyor.
Mekanlar, kendi politikalarınca bazı önlemler alabilir elbette; ama size taksimetre açan lüks ve kaliteli bir işletme bulma ihtimaliniz çok, çok düşük. verdiğiniz örneklerde, benim 'kıytırık(!)' diye adlandırdığım mekanlar... onlar da bir fincan kahveye 250 TL çekerek maliyetlerini gayet de iyi çıkartabiliyorlar.
 
insan yarım saatten fazla aynı mekanda oturunca sıkılır zaten. Anca seyehate çıkmış ve hareket saati bekleyenler için geçerli olabilir.
 
Mekanlar, kendi politikalarınca bazı önlemler alabilir elbette; ama size taksimetre açan lüks ve kaliteli bir işletme bulma ihtimaliniz çok, çok düşük. verdiğiniz örneklerde, benim 'kıytırık(!)' diye adlandırdığım mekanlar... onlar da bir fincan kahveye 250 TL çekerek maliyetlerini gayet de iyi çıkartabiliyorlar.
Bu tarz mekanların sürekli el değiştirdiği dikkate alınırsa maliyetler ile fiyatlar birbirini karşılamıyor demektir. Personel maliyeti, elektrik, kira, vergi v.s eklenince tek kahve ile kurtarmaları çok zor.

Uygulama hoş gelmese de kendi adıma mantıklı buldum, bu aşamaya getiren düşüncesiz kitleyi hatalı buluyorum.
 
Geri