İstanbul’da görülmesi gereken 10 film

K
  • Kullanıcı Külkedisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Sinema ve Dizi Haberleri
Kerem Akça, 11. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde önerdiği filmleri seçti


16-26 Şubat 2012 tarihleri arasında 11. kez düzenlenecek !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali için uluslararası festivallerde daha önce izlediğim ve programda merakla beklediğim filmlerden bir seçki oluşturdum. Bu yıl Ankara ve İzmir’de de sevenleriyle buluşacak !f’in biletleri, dün itibarı ile mybilet.com’da ön satışa çıktı.

10. yılını doldurduktan sonra !f Music ile de çeşitlenen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 11. senesinde yine hayranlarını doyuracak bir programla karşımızda. Özellikle alternatif bakışlı, yenilikçi ve bir tarafa itilen alt kültürleri ele alan filmleriyle şimdiden bıraktığı izleri sürmek mümkün etkinliğin. Bu sene bu işlevlerine sıkı sıkıya sarıldığı klasikleşmiş bölümleriyle de dikkat çekeceği kesin. Açıkçası ben ‘Fantastik Filmler’ bölümünü her yıl merakla bekliyorum. ‘Keş!f’ bölümünden çıkacak bir-iki sürprizin hangileri olacağını sinema çevrelerinde tartışmaya açmayı da seviyorum. Örneğin “Okul Çıkışı”nı (“Afterschool”, 2008) veya “Anten”i (“La Antena”, 2007) unutabilmek mümkün mü?

Bu toplama eklenen ‘!f Kare’ ve ‘Sundance Özel’ bölümlerinin ardından bu yılki retrospektif seçkiyi güçlendiren ‘ACID 20. Yılını Kutluyor’ da dikkat çekici açıkçası. ‘E-şıkkı’nın gelenekselleşip gelenekselleşmeyeceğini ise içindeki içeriğin cesaretine göre değerledireceğiz.

Bunun yanında gelenekselleşen 10’luk listemizi bu yıl da yaptık. Elbette dünya sinemasına damga vurmuş ve daha önce defalarca kez söz ettiğimiz iki başyapıtı da ‘bonus’ niyetine seçkiye dahil etmek şarttı. Bu toplama az farkla dışarıda kalan ‘sürpriz’ adayları “Eskiden Buralar Hep Yerçekimiydi” (“Gravity Was Everywhere Back Then”), “Maymun Kızlar” (“She Monkeys”), “Yoldan Geçen” (“Transeunte”), “Işık Açık Kalsın” (“Keep The Lights On”), “Volkan” (“Eldfjall”) ile ‘kaliteli komedi yetkini’ “Şansı Bak”ı (“50/50”) da tatlı niyetine ekleyebilirsiniz. Ne de olsa ‘!f’ demek ‘Keş!f’ demek!


wud3s38z.jpg



1-Aşk Suçları (Koi no Stumi / Guilty of Romance) (2011) İkinci Japon Yeni Dalgası’nın Godard’ı olarak anılabilecek Sion Sono’nun son çılgınlığı. “Aşk Suçları”, ilk iki halkası “Aşka Maruz” ve “Soğuk Balık”ı !f İstanbul kapsamında izlediğimiz yönetmenin nefret üçlemesinin final bölümü. Çizgi romansı doku ve özgürlükçü üslup donanımıyla, ‘ana akım türler-formüller’e karşı gelen bakış açısı bu sefer bir ‘hayat kadını’ hikayesinin çevresinde dolaşıyor. Yönetmenin aynı yıl içinde “Himizu” ile Çağan Irmak melodramlarına taş çıkardığı düşünülürse, o dinginliğin eksikliğini burada kariyerinin en ayrıksı filmlerinden birine çevirerek kapatması mümkün mü? Elbette!

bc2b2ygb.jpg



2-Anathar Deliği (Keyhole) (2011) Guy Maddin usulü Odysseia uyarlaması diyebiliriz. Üstadın çok sevdiği ‘siyah-beyaz’ sinema sularında dolaştığı ve Ulysses’in metnini bir ‘kara film’ merkezine çevirdiği eseri yine hayranlarını memnun edecek. Başrollerde Jason Patric, Isabella Rossellini ve Udo Kier var.
!f İstanbul’da görülmesi gereken 10 film
Kerem Akça, 11. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde önerdiği filmleri seçti.


wpyyhfdh.jpg


3-Koşul (Circumstance) (2011) İran’ın sosyal yapısına karşı gelen düzeniyle bu yılki !f’in en çok adından söz ettirecek eseri. Amerika’da yaşayan Maryam Keşavarz, burada ülkenin burjuva kesmindeki dayatmacı düzeni mercek altına almış. Bu tabandan İran usulü bir lezbiyen filmi çıkarırken, bilmediğimiz alt kültür ve gençlik yaşayışına dair Bollywood’vari karakter tanımları ve Hollywood algılı anlatımıyla dikkat çekmiş.


wiir24dw.jpg


4-Sığınak (Take Shelter) (2011) Şizofrenik bir felaket filmi diyebiliriz. 2011 Sundance Film Festivali’nin en çok ses getiren eserlerinden birinde Michael Shannon ve Jessica Chaistain rol alıyor. Antonioni’nin ‘minimal’ ve ‘bozucu’ felaket filmi “Kızıl Çöl”ün izinde üremiş bir ‘hiçlik’, ‘ekonomik kaos’ ve ‘aile yapısı’ temsili. Shannon döktürüyor.



il4xs3d7.jpg



5-Kara Gökkuşağının Ötesi (Beyond the Black Rainbow) (2010) Panos Cosmatos’un ilk filminde sinema perdesinde ‘alternatif’ bir deneyim vaat ettiği kesin. Müzik videosu ve kısa film arka planlı sanatçı, burada bir ‘bilimkurgu’ mizanseni hedeflemiş. Hapsedilmiş bir kadın ve onun muhafızı bir adamın ilişkisinin izinde görsel ve işitsel dokusu ayrıksı bir eser sunmuş. Festivalin sürpriz adaylarından.

wg849ar4.jpg



6-Kuralsız Hayat (Si Piu / Life Without Principle) (2011) 2000’lerde John Woo’nun 80’lerdeki çıkışını gerçekleştiren Johnnie To’nun kamerasından bir ekonomik kriz öyküsü. Yönetmen bu sefer sözünü ettiğimiz meselenin konformist ve tedirgin edici açılımlarını stilize sinemasıyla harmanlıyor. Elbette Hong Kong sineması özelinde! Elbette yüksek bir işçilik eşliğinde!

mvogxpek.jpg



7-Tutunamayanlar (Dark Horse) (2011) Toplumun dışına itilmiş iki karakterin aşk hikayesine Todd Solondz’un gözünden yaklaşım. Dinginliği, dertleri ve cüretiyle dikkat çeken “Tutunamayanlar”da “Mutluluk”, “Öykü Anlatımı” ve “Palindromes” gibi eserleriyle bilinen 20 senelik usta bağımsız sinemacı; bu sefer farklı bir alana parmak basmış. Justin Bartha, Selma Blair, Mia Farrow ve Christopher Walken’ı içeren kadro da dikkat çekici açıkçası.

opyehwkl.jpg


8-Arıza Aşk (Bellflower) (2011) 2011’de ‘keşif’e açık uluslararası festivallerdeki gösterimleriyle ismini parlatan bir ilk film. Sundance çıkışlı eserin ‘global kıyamet’ portresine ‘ateşleri’ni yakan haliyle dikkat çekeceği kesin. Belki de festivalin programının en yüksek ‘çığır açma’ potansiyelinin sahibi. Müzikleri ve görselliğiyle Amerikan bağımsız sinemasına ‘Evan Glodell’ ismini armağan edebilir.

njudr5nu.jpg



9-Bu Dans Senin (Take This Waltz) (2011) Bir Sarah Polley hayali denebilir... Üstelik Michelle Williams başrolde. Bergman’ın temalarına kafayı takan yönetmen, evliliğe masalsı ve stilize bir pencereden bakıyor bu sefer. Evli bir kadının cinsel arayışını ve çıkışsızlığını masaya yatıyor. “Bu Dans Senin”, eleştirilecek tarafları olmasına karşın yönetmen dokunuşuyla eşsiz bir beyaz perde serüveninin sözünü veriyor.

ghb5ptnj.jpg



10-Kapıları, Pencereleri Açalım (Abrir Puertas y Ventanas / Back to Stay) (2011) Ergenliğe geçiş öyküsünü ‘matem’ üzerinden şekillendirirken ilişkilerle ilgili söyleyecekleri de olan bir film. Arjantinli Milagros Mumenthaer’in ilk filmi, Locarno ve Toronto gibi festivallerde yarışıp ödüller aldı. Yılın alanında kendini kabul ettiren işlerinden biri oldu.


 
Geri