İstanbulda Akşam Suları

Konu sahibi son olarak 249 gün önce görüldü
İstanbulda akşam suları
Saat ben gece 2 diyeyim
sen sabah 8-9 bil
Uyuya kaldığımı düşün ıslak banklarda
Yüzümün buna rağmen güldüğünü
hayal et
ve hala seni sevdiğimi düşün
ama sadece düşünmekle yetin
hissetmeyeceğini biliyorum
biliyorum eskide kaldığını aşkımızın
gece kadar karanlık olduğunu
inan biliyorum sevdamızın
Tanrı gibi yalnız olduğunu
oysa ben Tanrı gibi eşsiz olmasını isterdim
bir çocuğun dudaklarında ki şarkı olmasını
gökkuşağı gibi rengarenk olmasını
yeni filizlenen fidanlar gibi ışık saçmasını
koşmasını isterdim soğuk bozkırlarda


yok, olmadı, asla olmazdı zaten
ne sen sevdin gerçek olacak kadar
ne şans güldü yüzüme senin olmayacak kadar
kaldırım taşlarından daha ezik
hissediyorum şimdi
yerin 80 kat dibine batmışım
ıslanmışım


lisanım gark olmuş gönlümün meyhanesinde
lal olmuş dudaklar bu aşkın ceremesinde
cefası rüzgar gibi çarpıyor yanaklarımı
ve kar boyu üşüyorum yalnız, yalın, çıplak
kahretsin, kahretsin ey
saat kaç bilmiyorum, bir pencere kenarı
ve kırık cam parçaları yırtar gibi kalbimi
acı çekerek söylüyorum sokak lambalarına
seni sevdiğimi ve eğer bir gün Tanrı okşarsa
saçlarımı, yüreğim tekrar severse
bu aşk-ı diyarı, nefesimi kesecek gibi olursan
ve kalacaksan, güya resimler bizi çizecekse
şiirler hep mutlu hatırlayacaksa bizi
ve yaşamım alev alev yanacaksa
mum gibi yanmaya nazaran
sinecekse kokun çehreme
bu şiirin sonuna geleceğim.

#Kartalizm

Eski bir şiir.
 
Gayet güzel bir siir olmuş.tebrikler ama şiiri yazdiranida tebrik etmek gerek :)
 


Bazilari baskalarinin acilarini ve asklarini kaleme alirmis ,sizde onlardansiniz demek ki :) O da bir yetenek

Evet başkalarının bakış açısından yazmayı severim. Hayal dünyam epey geniştir ;d
Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim :)
 
Geri