İstanbul Sultanahmet meydanındaki dikilitaş üzerindeki metin

Konu sahibi son olarak 2624 gün önce görüldü

Sultanahmet meydanındaki dikili taşın sırrı


manset_5.jpg


Kostantinopol'e diktirilen taş üzerinde birçok Mısır hiyeroglifi bulunmaktadır.

Amon Ra güneş tanrısı mânâsındadır.

Sultanahmet meydanında bulunan bu taşın

benzerleri dünyanın çeşitli ülkelerinde bilinçli olarak dikilmiştir. Washington

anıtı yakın çağlarda dikilen bir anıttır. Washington anıtı (Washington'da

bulunan dikilitaş) Amon Ra tapınağında bulunan orijinal dikilitaşlar ile aynı

boydadır. Farmasonlarca inşa edilmiştir. Bu yazı kısaca bir fikir vermesi için

kaleme alındı. Daha detaylı bilgileri "Bir meczubun rüyası" serisinin 3. ve 4.

kitaplarında bulacaksınız inşallah.


sultanahmet.jpg

Sultanahmet meydanındaki taşın felsefesi: Piramit, güneş ve

göz çok rastlanılan masonik sembollerdir.

1 doların arka yüzünde üçünü beraber

görebilirsiniz mesela. Sultanahmet meydanındaki taşa belli bir mesafeden,

güneşi tam taşın üst kısmına denk

getirip gözünüzü hafifçe kıstığınızda güneş

ışıklarının bir piramit çizdiğini göreceksiniz.

dertu.jpg


Resimde görülen masonik sembole ve kullanılan tanımlamaya

dikkat edin: İHTİŞAMIN ALEVİ. Burada güneş hüzmesi "ihtişamın alevi" olarak

tanımlanmış.

buyukg.jpg


Bu resim farmasonluğun en önemli sembollerinden bazılarını içerir. Ortadaki yıldıza dikkat edin. Para fotoğrafındaki yıldıza benziyor değil mi? Üçgenin içindeki "her şeyi gören göz"e dikkat! Üçgenden ve içindeki gözden yansıyan güneş ışınları "İHTİŞAMIN ALEVİ" olarak isimlendirilir.

Bu arada bu masonik sembol ile alakalı bir başka şeye değinelim

çok kısa olarak. Ortadaki yıldıza dikkat edin. Şimdi de ilk defa yayınlayacak

olduğumuz şu özel paranın ön kısmındaki yıldıza dikkat edin. Aynı yıldız değil mi?

para1.jpg
para2.jpg

Bu Fransızların Fas'ta, "özel bir niyetle" bastırdıkları bir para. Bir 10

frank. Neyse biz yine dikilitaşa geri dönelim. Gözün tepede olması piramit

çizilebilmek için özel bir ritüelin özel bir zamanıdır.



dansedenler.jpg

Belli zamanlarda etrafında

tavaf eder gibi dönen Şeytanîlerin ayin noktalarından biridir bu taş. Bu ritüel

tas.jpg

kendi açılarından bir "büyü ritüeli"dir
tas4.jpg

Bu dikilitaşların üzerindeki piramitlere bakın, Hac'daki

şeytan taşlama sırasında şeytana atfedilen taşa bakın ve sonra benzerliklerine

dikkat edin. Dediğimiz gibi detaylar daha sonra inşallah.

tas8.jpg

340x_1.jpg


Bahsetmek istediğim bir başka konu "2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul"un

resmî amblemi. Acaba bu logonun manası nedir? Ne denmek isteniyor acaba merak

ediyorum. Acaba kapıya benzeyen 3 şey nedir? Şimon Perez Millet Meclisinde

yaptığı

konuşmada "İstanbul bizim için yüce bir kapıdır." demişti. Meclis

tutanaklarına geçti bu sözleri. Ayrıca Papa'nın Türkiye'ye geldiği sıralarda

yazdığım "Yeni Dünya Düzencileri, İstanbul ve Papa" da şunları söylemiştim: "Yeni Dünya Düzenini

Amerika dillendirir ve organize eder. Ama Amerika'yı kuranlar yahudiler ve

masonlardır. George Washington, A.B.D.'nin ilk başkanıdır. Bu şahıs

Şeytanîlerin adamı ve asrın baş masonudur. A.B.D'nin başkentinin ismi bu şahsa

aittir.

Hatta

Washington adına masonların, yahudi şeytanî teşkilatının yaptırdığı bir anıtta

bulunur. Bu anıta devrin papa'sı bir taş gönderir. Fakat masonik yahudi şeytanî

teşkilatı şiddetle reddeder.

Taşta şu

ibareler yazılıdır: "BÜYÜK HAÇ ALTINDA, COSTANİNOPOLİS'TEN KUTSAL TOPRAKLARA

BURADAN ADIM ATILACAK. LUTHER'İN SOYUNDAN GELECEK PAPA İSA MESİH'İ

ÇAĞIRACAKTIR." Ayrıca taşın üzerinde belli bazı tarihler vardır.


Kısacası bu

taşı yahudilerin şeytanî teşkilatı gizlice çalıp Beyaz Saray'ın bugün bulunduğu

yere, bahçesinde bir yere gömdüler. Şu an eğer gerekirse Beyaz Sarayı bile

havaya uçururlar."




Dikkat edin şu tabire: " Costantinopol'dan kutsal topraklara

buradan adım atılacak." Burada bir KAPI'dan bahsedilmiyor mu? Aynı Şimon

Perez'in dediği gibi bir KAPI. Bu kapı nereye geçmenin işareti? Acaba Şeytanî,

Haçlı ve Vatikan İstanbul üzerinde birleşti mi?

zafer.jpg


Konstantin Takı. 1. Konstantin'in kazandığı bir zafer anısına 312 yılında Roma'da dikilmiş bir anıt. Enteresan değil mi Konstantin'in yeniden karşımıza çıkması? "Müslüman-Türk İstanbul" geri alınmak mı isteniyor? Unutmayalım İstanbul'un Roma dönemi kurucusu aynı Konstantin ve Konstantinapol ismi O'ndan geliyor.

(netpano/oktan keleş/alıntı)
 
İstanbul Sultanahmet meydanındaki dikilitaş üzerindeki metin


Bugün İstanbul’da dikilitaş adını verdiğimiz anıt, Eski Mısır eseri. Eski Mısır’dan çıkarılarak dünyanın çeşitli kentlerine dikilitaşlar götürüldüğü olmuş. İstanbul’daki dikilitaş ilk olarak MÖ 1547 yıllarında Firavun III. Tutmosis adına Yunanlıların Heliopolis adını verdiği Annu kentinde dikilmiş. Üzerinde Hiyeroglif yazısı ile Tutmosis'in zaferleri yazılmış. Taş ilk olarak Bizans İmparatoru Constantinus’un dikkatini çekmiş ve Mısırlılara bir mektup yazarak bu taşın kendisine gönderilmesini istemiş:
“Gemileriniz Karadeniz’e çıkarken sizleri cömertçe karşılayan ve beslenmesine yardımcı olduğunuz bu şehrin güzelleşmesine katkınız olması için bu yekpare taşı yollamanız yerinde olur.”

Dikilitaş’ın İstanbul’a ne zaman gönderildiği tam olarak bilinmiyor. Bilinen, taşın kente geldikten sonra uzun süre yerde yatması. İmparator Thedosius başa geçtikten sonra bu dikilitaş’ı hatırlamış. Birçok zafer kazanan imparator, belki bu zaferlerini anlatması için Mısır krallarının yaptığı gibi bir dikilitaş dikmek istiyordu. Kadırga limanından hipodroma kadar olan mesafede özel bir yol hazırlatılarak taşın bugünkü yerine taşınması üç gün, burada bir kaide üzerine dikilmesiyse 32 gün sürmüştü. Belki bu sırada belki de daha önce taşınırken alt kısmındaki hiyerogliflerden biri zarar gördü.
pic0122lr3ew8.jpg

pic0124ai9rm0.jpg

Taş, 390 yıllarında Bizans İmparatoru Theodosius’un emriyle Hipodrom’a dikildi. Kaidedeki kabartmalar üzerinde I. Theodosius, oğulları, karısı, Arkedios, Honorios ile İmparator II. Valantinianos görülür. Ayrıca Hipodrom sahneleri ve anıtın dikilişini gösteren tasvirler de vardır.
Pembe granitten yekpare yapılmış 19,6 , kaidesiyle birlikte 24,87 metre yüksekliğinde olan taşın dört yüzündeki metinse dilimize yaklaşık şöyle çevriliyor:

Kuzeybatı cephesi:
“18. sülaleden Yukari ve Asagi Mısır'ın sahibi 3. Tutmosis, Tanrı Amon’a kurbanını sunduktan sonra Horus’un yardımıyla bütün denizleri ve nehirleri hükmü altına alarak hükümdarlığının otuzuncu yılı bayramında bu sütunu daha nice zamanların getireceği bayramlar için yaptırdı ve dikti.”

Kuzey cephesi:
“Gizli ve kutsal ismin her tecellisine mazhar olan tanrı Amon’a kurbanını büyük bir acz içinde sunduktan sonra, ondan yardımlar dilenerek güneyin dostu, dinin nuru iki tacın (Aşağı ve Yukarı Mısır) sahibi, kudretli hükümdar ülkesinin sınırlarını Mezopotamya’ya kadar götürmeye azmetti.”

Güneydoğu cephesi:
“Güneşin doğduğu sırada sahip olduğu altın renkleri dünyaya yayan Horus’un verdiği kuvveti, serveti, kuvvetli sevgi, saygıyı taşıyan ve Aşağı ve Yukarı Mısır’ın tacına sahip olan ve bizzat Güneş tarafından seçilmiş olan firavun, bu eseri babası Ra için yaptırdı.”

Güney Cephesi:
“Tanrı Horus’un lütfuna mazhar olan ve Güneş’in oğlu unvanını taşıyan Aşağı ve Yukarı Mısır’ın hükümdarı olan firavun, kudret ve adaletle bütün ufuklara nur saçtı. Ordusunun önüne geçti. Akdeniz’de dolaştı, bütün dünyayı mağlup etti. Sınırlarını Naharin’e kadar yaydı. Mezopotamya’ya azimle gitti, büyük savaşlar yaptı.

Dikilitaşın kaidesinde yer alan yazılarsa Doğu Roma İmparatorluğunda adet olduğu üzere Grekçe ve Latince yazılmış. Grekçe yazı bir anlatıcı ağzından şöyle diyor:

“Devamlı bir suretle yerde duran bu taşı dikme cesaretini İmparator Theodosius gösterdi ve yardımına Proclus çağrıldı. Bu şekilde otuz iki günde yerine dikildi.”

Latince metinse taşın ağzından yazılmış:

“Önceleri direnmiştim; fakat yüce efendimizin emirlerine itaat ederek, yenilen tiranlar üzerinde zafer çelengini taşımam gerekti. Her şey Theodosius ve onun kesintisiz sülalesine boyun eğiyor. Bana da galip geldiler ve reis Proclus’un idaresi altında otuz günde yükselmeye mecbur oldum.”
311004e6cc1b4c79a626f0fon2.jpg



 
Dikilitaşlar antik Mısır mimarisinin önemli bir bölümünü oluştururlar. Dikilitaşlar genelde çift halinde tapınakların girişine dikilirdi. Bu anıtların dekoratif nitelikleri dışında pratikte bir işlevleri yoktu. Genellikle yükseklikleri 15-30 m arasında olurdu.

Dikilitaş güneş tanrısı Ra'yı sembolize ederdi. Akhenaten'in dini reformunun ardından kısa bir süre için atenin ışınının taşlaşmış hali olduğuna inanılmıştır. Aynı zamanda tanrının dikilitaşın içinde var olduğuna inanılırdı.

MÖ 2600 dolaylarında ilk kaydedilmiş dikilitaş örnekleri ortaya çıkar fakat bu dönemden hiçbir dikilitaş bugüne ulaşamamıştır. MÖ 2400 dolaylarında ise küçük dikilitaşlara rastlanır. Daha sonraları yükseklikleri 20 metreyi aşacak olan Mısır dikilitaşlarının yükseklikleri bu dönemde nadiren 3,5 metreyi aşardı. Bugüne ulaşabilmiş bilinen 27 antik Mısır dikilitaşı vardır, ayrıca bir tane de Aswan'da taşocağında kısmen yontulmuş tamamlanmamış bir dikilitaş bulunmuştur. Bugüne ulaşabilmiş en eski dikilitaş Heliopolis'e dikilmiş olan I. Sesotris dikilitaşıdır.

Mısır'da dikilitaş yapmak için kullanılan madde genelde Aswan'dan gelen kırmızı granittir. Dikilitaşın tepesi genelde altın veya gümüşle kaplanır. Dikilitaşın üstünde niçin dikildiğini anlatan hiyeroglifler yazılırdı.

Romalılar dikilitaşlara büyük bir ilgi duymuşlardır. Öyle ki bugün Roma'da, Mısır'da kalanlardan daha çok dikilitaş dikilidir. Aslında bunların çoğu Roma döneminin bitişiyle yıkılmış (devrilmiş) daha sonra farklı yerlerde tekrar dikilmişlerdir.

Konstantinapol'de de Doğu İmparatoru Theodosius 390 yılında bir dikilitaş getirtmiş ve özel bir temel üzerine hipodroma diktirmiştir. Her ne kadar Haçlı Seferleri ve Selçuklular tarafından yıpratılmış olsa da dikilitaş bugün İstanbul'da hipodromda halen dikilidir.

"Roma dünyanın dikilitaş başkentidir" denilebilir. Birçok dikilitaş barındıran kentte, en ünlü dikilitaş Saint Peter Meydanı'nda bulunan 25,5 metrelik dikilitaştır. Bu dikilitaş MS 37 yılından beri aynı yerde dikilidir.

Orijinal Mısır dikilitaşlarının birçoğu dünyanın farklı yerlerine gönderilmiş ve yeniden dikilmiştir. Roma dışındaki en ünlü dikilitaşlar Londra ve New York City'de bulunan ve Kleopatra'nın İğneleri olarak anılan bir çift dikilitaştır. Ayrıca Paris'te, Place de la Concorde'de bulunan 23 metrelik dikilitaş da oldukça ünlüdür.

Bilinen 26 antik Mısır dikilitaşı bugün aşağıda belirtilen yerlerde bulunmaktadır:

Mısır - 8
Firavun I. Tutmosis, Karnak Tapınağı, Luksor
Firavun II. Ramses, Luksor Tapınağı
Firavun Hatşepsut, Karnak Tapınağı, Luksor
Firavun I. Sesostris, Heliopolis, Kahire
4 tane daha.

Place de la Concorde, Paris'te bulunan Luksor Dikilitaşı.Fransa - 1
Firavun II. Ramses, Place de la Concorde, Paris
İsrail - 1
Caesarea dikilitaşı
İtalya - 11
8 tane Roma'da (bakınız: Roma'daki dikilitaşlar)
Piazza del Duomo, Catania (Sicilya)
Boboli Bahçeleri (Floransa)
Urbino
Türkiye - 1
III. Tutmosis, Hipodrom, İstanbul
Birleşik Krallık - 3
Firavun III. Tutmosis, Kleopatra'nın İğnesi, Londra
Firavun II. Amenhotep, University of Durham
Firavun IX Ptolemy, Philae Dikilitaşı, Wimborne, Dorset
ABD - 1
Firavun III. Tutmosis, Kleopatra'nın İğnesi, Central Park, New York
Ayrıca Romalılar, kendileri, Mısır stilinde dikilitaşlar yapmışlardır. Roma'da bilinen 5 tane antik Roma dikilitaşı vardır.


Asur Erken Asur uygarlığından bilinen bir dikilitaş formu, MÖ 9. yüzyıldan kalan ve bugün British Museum'da bulunan Kral III. Şalmaneser'in Kara Dikilitaşıdır.


Aksum Dikilitaşları Etiyopya'daki antik Aksum Krallığında birkaç tane dikilitaş yontulmuştur. Bunların en önemli örneği 24 metre uzuluğundaki Aksum Dikilitaşıdır. 4. yüzyıl dolaylarında yontulmuş olan dikilitaş İkinci İtalyan-Habeşi Savaşı sırasında yağmalanmış ve 1937'de Roma'ya götürülmüştür. 2003 yılında İtalyan devleti onu geri göndermeyi kabul etmiştir.


Diğer Antik Dikilitaşlar Place de la République, Arles, Fransa'da, 4. yüzyıldan kalma Roma kökenli bir dikilitaş bulunur.

Modern Dikilitaşlar Rönesans'tan başlayarak, dikilitaş anıtsal mimari, özellikle de mezarlar, için çok önemli bir yer teşkil etmiştir. Dünyanın her köşesinde binlerce modern dikilitaş bulmak mümkündür, özellikle de mezarlıklarda. Nerede her Amerikan mezarlığında birkaç örneği görülebilir. Bunların içinde özellikle dikkat çeken ve bahsetmeye değer olanlardan bir kısmı şunlardır:


Washinton DC, ABD'de bulunan Washington Anıtı. General Wolfe Dikilitaşı, Stowe Okulu, Buchinghamshire, 1754.
Kagul Dikilitaşı, Tsarskoe Selo, 1772.
Chesma Dikilitaşı, Gatchina, 1775.
Rumyantsev Dikilitaşı, St Petersburg, 1799.
Villa Medici, Roma - 1790'da Floransa'daki Boboli Bahçeleri'ne taşınan Mısır dikilitaşının bir 19. yüzyıl kopyası.
Villa Torlonia, Roma - 1842'de dikilmiş iki dikilitaş.
Patriots' Grave, Old Burying Ground, Arlington, Massachusetts (1818)
Bunker Hill Anıtı, Charlestown, Massachusetts - 1827 ile 1843 arasında inşa edilmiştir.
Dalhousie Dikilitaşı, Raffles Place, Singapur, 1891.
The Washington Monument (Washington Anıtı), Washington DC, ABD - 1848 ile 1888 arasında dikilmiş, 169,29 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek dikilitaşıdır.
McKinley Anıtı, Buffalo, New York, ABD.
Foro Italico, Roma - 1932'de Mussolini onuruna dikilmiştir.
Buenos Aires Dikilitaşı, Arjantin - 1936'da inşa edilmiştir.
Demidov Sütunu, Barnaul, Sibirya, Rusya.
Zafer Dikilitaşı, Moskova.
Wellington Anıtı, Phoenix Park, Dublin, İrlanda - 62 m yüksekliğin
 
Geri