İsrail'in terör geleneği

Konu sahibi son olarak 2618 gün önce görüldü
İsrail'in terör geleneği

Bir süredir "baris" rüzgarlarinin estigi Ortadogu, son bir hafta içinde Israil'in Lübnan'da gerçeklestirdigi bombalamalarla yeniden isindi. Bu durum, bazilari için sasirticiydi. Bir "baris ve demokrasi sembolü" olarak gördükleri Israil'in, içi küçük çocuklarla dolu bir ambulansi nasil olup da havaya uçurdugunu, ya da sivil yerlesim bölgelerini nasil olup da fütursuzca bombaladigini anlamakta güçlük çektiler.
Oysa, Bati medyasinin propaganda ilüzyonundan kurtularak ve Israil'in gerçek kimligini göz önünde bulundurarak vaziyete bakildiginda, Israil'in sözkonusu "gazap üzümleri" operasyonunun hiç bir sasirtici yönü olmadigini görebiliriz. Çünkü Israil, bir terör devletidir; terör, Yahudi Devleti için olagan bir dis politika aracidir.
Israil'in geçmisine bir göz attigimizda ise, bu tanimi kesinlestiren yüzlerce örnek bulmak mümkündür.

Terörizmden Basbakanliga

Israil'in kuruldugu yillar, ayni zamanda Ortadogu'nun da terörle tanistigi yillar olmustu. Yüzyilin basindan beri sistemli bir "devlet kurma" programi izleyen Siyonist hareket, 1940'li yillarda Filistin'de olusturdugu terör örgütleri ile bölgeyi kan gölüne çevirdi.
Sag kanat Siyonistler, Filistin'deki Araplara ve ilerleyen yillarda da Ingilizlere karsi savasacak olan Irgun Zvei Leumi (Ulusal Askeri Örgüt) ya da kisaca Irgun adli silahli yeralti örgütünü kurdular. Irgun ve 1940 yilinda ondan ayrilan Avraham Stern'in kurdugu LEHI (Lomamei Herut Yisrael-Israil'in Özgürlügü Savasçilari), Araplar'a ve Ingilizlere karsi kanli terör eylemleri gerçeklestirdiler (LEHI, kurucusunun adindan dolayi Stern Çetesi olarak da anilir). Irgun ve Lehi'nin iki aktif teröristi, yillar sonra tüm dünyanin taniyacagi isimler haline geleceklerdi: Menahem Begin ve Yitzhak Samir! Ikisi de, sirasiyla, Basbakan oldular.
Bu sag kanat teröristler ile sol kanat Siyonistler arasinda da gizli bir ittifak vardi. 16 Eylül 1948 günü Stern örgütünün teröristleri, Birlesmis Milletler'in Filistin arabulucusu olan ve Siyonistlerin isgal politikalarini elestirmesiyle taninan Kont Folke Bernadotte'u Kudüs'te öldürdüler. Yeni kurulmus olan Israil Devleti'nin Basbakani Ben Gurion, Stern militanlarinca gerçeklestirilen suikasti lanetledi ve Bernadotte'un BM karargahindaki cenazesine de katilarak taziyelerini sundu. Suikastin sorumlusu olan Stern üyeleri ise kayiplara karistilar. Ancak bir süre sonra bu militanlar ortaya çiktilar, hem de çok ilginç bir biçimde. Bernadotte'u vuran Joshua Cohen adli tetikçi, Basbakan Ben Gurion'un özel korumasi oluverdi birden bire.! Suikast emrini verenlerden Yitzhak Samir ise Mossad'in Avrupa masasi sefligine getirildi.(1) Ben Gurion'un basbakanliginin sürdügü bu dönemde, Samir'in de katkisiyla, çok sayida "Israil düsmani" Mossad ajanlarinca Avrupa'da öldürüldü. Kisacasi Israil'in liderleri aktif birer teröristtiler, ya da terörizmi el altindan destekliyorlardi.
Terör, Israil'in kurulmasiyla bitmedi, azalmadi da. Aksine, daha da çok kan dökmeye basladi.

Israil Tarzi Terör

. 80-100 kadar erkek, kadin ve çocuk öldürülmüstü. Çocuklari kafalarina sopalarla vurarak öldürdüler. Her evden en az bir kisinin canina kiyildi. Köylerde erkek ve kadinlar yiyecek ve su verilmeksizin evlere kapatildilar. Sonra da sabotajcilar gelip evleri havaya uçurdu. Bir kumandan, bir ere emir vererek, havaya uçurmak istedigi bir evin içine 2 kadin kapatmasini söyledi. Bu arada bir asker, öldürmeden önce bir Arap kadinin irzina geçtigini anlatti. Yeni dogmus bir çocugu olan Arap kadinina birkaç gün süreyle etraf temizlettirildikten sonra kadin ve çocuk öldürüldü. 'Harika bir adam' diye nitelenen iyi yetistirilmis, iyi bir egitim görmüs kumandanlar, asagilik katiller haline gelmisti. Hem de gelisen korkunç olaylarin içinde ister istemez bu duruma düsmüs degillerdi. Aksine soykirimi ve yoketme metodlarini bilinçlice kullaniyorlardi. Onlara göre dünyada ne kadar az Arap kalirsa, o kadar iyiydi.
Üstteki satirlar, Israil'in Davar gazetesinin 9 Haziran 1979 tarihli sayisinda yayinlandi. Yazilanlar, 1948'de Dueima adli Filistin köyünün ele geçirilmesi sirasinda yapilanlara taniklik eden Israilli bir askerin katliam hatiralariydi.
Önemli olan bu satirlarda anlatilanlarin, istisnai bir terör eylemini degil, Israil'in kutsal terörünün siradan bir örnegini tarif etmesidir. Bir diger "siradan örnek", Israillilerin devlet kurduklari yilda, 1948'de Deir Yassin köyündeki Arap halka giristikleri katliamdir. Menahem Begin'in yönettigi Irgun ve Stern teröristleri, Kudüs yakinlarindaki Deir Yassin köyüne düzenledikleri baskin sirasinda, hamile kadinlarin ve çocuklarin da dahil oldugu 280 kadar Arap köylüsünü önce sokaklarda dolastirdiktan sonra kursuna dizmislerdir. Ancak bir de önemli "detaylar" vardir: Öldürülen genç kizlarin çogunun irzina geçilmis, erkeklerin cinsel organlari koparilmistir. Siyonistler bazi kurbanlari öldürmek için biçak kullanmislardir. Raporlarda "ortadan ikiye biçilen" küçük bir kiz çocugundan da söz edilmektedir.(2)
Bu sekilde alti ay içinde Arap köylerine düzenlenen sayisiz baskinlarla 400 bine yakin Arap, yurdunu terketmek zorunda kaldi. Deir Yassin Katliami bu baskinlarin sadece birisiydi. Israilliler'in yillar içinde terör yoluyla bosalttiklari köy sayisi, Israil'in az sayidaki "muhalif" seslerinden biri olan Israel Shahak'in tespit ettigi rakama göre, 385'tir. Bu köylerde yasayanlarin içinde korku yöntemiyle kaçirilanlarin yaninda, Deir Yassin'le ayni kadere ugrayanlar da vardir.
Israil'in terörü, ilerleyen yillarda da kan dökmeye devam etmistir. Kibya ya da Sabra Satilla katliamlari, yine buzdaginin görünen kisimlaridir. Israilliler çogu kez bu açik eylemleri bile üstlenmemeye çalismislardir. Örnegin Israil'in 1982 yazindaki Lübnan'i isgali sirasinda Sabra ve Satilla mülteci kamplarinda öldürülen 1.500'ün üstündeki Filistinli'ler hakkinda Begin "yahudi olmayanlar, yahudi olmayanlari öldürdü, bize ne!" demisti. Oysa kisa süre sonra katliami gerçeklestiren Falanjistlerin Israil subaylarinin komutasinda oldugu ve Israil ordusunca silahlandirildiklari ortaya çikti.
 
Kureyza katliamı incelenirse, kimsenin kimseden daha masum olmadığı anlaşılacaktır.


Her suç Yahudilerin, geri kalanlar sütten çıkmış ak kaşık. Her anlaşmazlığın haklı tarafı, her durumun ilahi safı.


Atlara gözlük neden takılır, bilir misiniz?
 
Kureyza katliamı incelenirse, kimsenin kimseden daha masum olmadığı anlaşılacaktır.


Her suç Yahudilerin, geri kalanlar sütten çıkmış ak kaşık. Her anlaşmazlığın haklı tarafı, her durumun ilahi safı.


Atlara gözlük neden takılır, bilir misiniz?

sen sen müslümanların öyle yaptıklarına inanıyomusun yani saçma üstüne saçma bir kerem müslümanlar karşı tarafa hiçbir kötülük yapmamışlardır sen o söylenenlere inanıyosan yazık sana derim Yüce Allahım bile yahudileri lanetlemiş sen yahudileri ak kaşıkmı diyosun yani senin bu söylediklerine gülerim ben
 
Hendek Savaşı bitmiş, müşrikler geri dönmüş, Muhammed eve gelip istirahate çekilmiştir. Tam bu sırada Cebrail, bir katıra binmiş vaziyette kılıcını kuşanmış, ter ve toz duman içinde Muhammed' in yanına varıp kendisine "Bak, biz melekler kırk gündür düşmanlarınızla savaşıyoruz, gördüğün gibi silahlarımızı hala da bırakmış değiliz. Kalk, hepiniz Beni Kureyza Yahudilerinin bulunduğu diyara gidin onları öldürün.; ben de hemen önden gidip evlerini üzerlerine yıkarım" diyor. (Tecrid-i sarih, Diyanet Tercümesi, No: 512, 1191,1565)

Cebrail' in bu açıklamasından sonra Muhammed Müslümanlara, "İkindi namazımızı Beni Kureyza' da kılacağız, haydi savaşa" talimatını veriyor (Kureyzalılar, Hendek Savaşında Mekkelileri desteklemişti). Çoluk çocuk dahil yaklaşık 1500 kişilik bir Yahudi kitlesini o gün akşama kadar ele geçiriyorlar (kısmen sağ, kısmen ölü olarak). Ele geçirilen bu insanların elleri boyunlarına bağlanıyor ve onların akıbeti hakkında Muhammed, daha önce Yahudi olup da sonradan Müslüman olan Sad Bin Muaz'a yetki veriyor. Sad'ın Hendek Savaşı'nda bir damarı kesilmişti ve kanaması devam ediyordu. Muhammed'in talimatıyla Sad bir eşeğe bindirilip onun huzuruna getiriliyor. Muhammed ona, "Bu insanların kaderini sana bırakıyorum. Acaba bunlar hakkında kararın nedir?" diye soruyor. Sad'ın verdiği yanıt aynen şu: "Eli silah tutan her erkeği kılıçtan geçireceğiz.Kadın ve kızları cariye (iş ve seks kölesi); ergenlik çağına gelmeyen erkek çocukları da köle muamelesine tabi tutacağız." diyor.

Muhammed, Sad'ın bu yanıtına karşı, "Senin verdiğin bu kararAllah'ın emrine tam uygundur ve sen bu kararda tam isabetli davrandın. Zaten seher vakti Cebrail de aynı ifade doğrultusunda Allah'tan bana vahiy getirdi" diyor. (Tecrid-i Sarih, Diyanet Tercümesi, No:289 hadis şerhiyle 1575 ve 1591 nolu hadisler)

Bu esirlerden erkek olanlar "Üsame Bin Zeyd" evinde; kadınlar ve çocuklar ise "Remle Binti Haris" evinde toplatılırlar. Muhammed erkeklerin idam kararını verdikten sonra Medine' nin bugünkü pazaryeri olan semtte hendekler-çukurlar kazılarak mezar gibi hazır hale getirilir. Daha sonra erkekler eli kolu bağlı bir vaziyette ve kafileler halinde oraya yanaştırılıp başları kesilir ve o çukurlara atılır. Muhammed bu kesim işleminde Hz. Ali ve Zübeyr bin Avam'ı görevlendirmişti. Bilindiği gibi ikisi de Muhammed tarafında cennetle müjdelenmiştir. Ali ve Zübeyr kesim işine devam ederlerken Muhammed de bir yerde oturmuş onları seyrediyordu. Ayşe (Hz.) nin aktardığına göre, bu kesim işi sabahtan akşama kadar sürmüş. Erkekler idam edilirken, Yahudi kadınlar ve çocuklar da buna feryat edip saçlarını başlarını yolmuşlar.(Vakıdi, Meğazi, 2/512-517)

İdamlar yapılmadan evvel Muhammed, sanki çok önemli bir büyüklükte bulunuyormuş gibi "Arkadaşlar, onları şimdi idam etmeyelim; çünkü hava sıcaktır. Ayrıca eğer canları istiyorsa kendilerine hurma yedirin gibi" traji-komik talimatta da bulunuyor. İdamlıkların önüne atılan birkaç hurma da hayvana yem atılır gibi atılıyor. (Vakıdi, Meğazi, 2/512-14; Serahsi, Siyeri Kebir Şerhi, 3/1029 No: 1900)

Yaygın olan görüşe göre idam edilenlerin sayısı 800 ile 900 arasında değişiyor (Nesefi, Taberi, Alusi, İbni Kesir) . En düşük rakamı veren İslamcı yazarlara göre (Begavi, Suyuti, İbn'il Cezvi) ise 400 ila 600 arasında Yahudi idam edilmiştir.

Muhammed, o insanları teslim aldıktan sonra bir yerde toplayıp kendilerine, "Ey domuz ve maymun kardeşleri! Yediniz mi! İşte haliniz; görün bakalım" diyerek hakaret ediyor. Onlar da buna karşı, "Ey Muhammed, biz senden bunu beklemezdik, neden böyle haksızlık yapıyorsun?" şeklinde yanıt veriyorlardı (Bu kısım pek çok İslami Kaynakta yer alır örnek olarak, Taberi, Ahzap Tefsiri, ayet 26-27) (İdamlar konusunda en büyük eleştiri, yargılama olmaksızın idamların gerçekleştirilmesine atfedilebilir. Beni Kureyza kabilesinin her ferdi suçlu muydu? Aralarında suçsuz olan yok muydu? Neden hepsi birden, ayırt edilmeksizin, yargılanmaksızın idam edildi? Savaş esirlerinin idam edilmesi doğru mudur?)

Muhammed, bu Yahudilerin karıları ve kızlarından 16 tanesini özel olarak ayırıyor ve bunlardan Reyhane'yi kendine seçip geriye kalan 15 tanesini de diğer önemli dostlarına dağıtıyor. Bir Yahudi:

"Artık her şeyimize el koydunuz, hiç olmazsa gözlerimizin önünde namusumuza el uzatmayın" diyor. Fakat, Muhammed bunu dinlemiyor (Kaynak: Vakıdi, Meğazi, 2/250)

Muhammed, ihtiyaç fazlası kadın ve erekek çocukların bir bölümünü, Sad bin Zeyd'e teslim edip onları satmak için Necd bölgesine, bir kısmını da şam tarafına gönderiyor. Müslümanlardan Muhammed bin Mesleme:

"Beni Kureyza Savaşı'nda kadınlar bölüşülürken bana üç tane düştü; hepsini de sattım" diyor. (Kaynak: Diyarbekiri, Tarihi Hamis,1/499 ve Vakıdi age 2/523-25)



Kaynaklarıyla birlikte...
 
Phoibos bak kardeşim benim dinim dünyadaki en büyük dindir ve insanlık için o kadar güzel bir dindirki peygamber efendimiz s.a.v düşün yani öz amcasını öldüren köleye bile dokunmamıs ve onu affetmiş bu olayı bende okudum birkaç ateist kişilerin yazdığı saçma sapan birşeyler aslının ne olduğunu kimse bilemez ama bende okudum ve müslümanları karalamaktan başka bişey değil ve ve hangi bir peygamber insanlara kötülük yapmıs ve gerek duymus kölelere bile müslümanlara davranıldıgı gibi davranan ve herşeyi affeden bir peygamberden bahsediyoruz burda sen bizim peygamber efendimizi karalayan kişileri gelmiş yalan yanlış ateislerin yazdığı birşeyle karalıyosun saçma değilmi sence ?
 
İslam düşmanı olan milyonlarca kişi varken akynak buldum doğru bunlardır diye iddiada bulunamazsınız siz Kuran okudunuzmu peki orda İslamın Hz.Muhammed döneminde Allahtan emir gelmeden kafirler için bile savaş yapılmadığını biliyormusun !! Hz.Muhammedin idam ettirdiğini söylemek kimsenin haddine değildir üç beş karşıt kaynak buldunuz diye öylemi sanıyorsunuz biraz İslamı araştırın!!!!!!!!!!!
 
Hadi bunu da açıklayın ateyizler!


İnancına ve düşüncene saygım var.
 
Kur'an-ı Kerim'i defalarca hatim ettim. Hem Arapça hem Türkçe. Birçok Hadis kaynağını ve alim yapıtını okudum. Genel kanı ve kanaate hakimim.

Beni tanımıyorsun. Beni tanımadığın halde kurduğun şu cümleler bilgisiz biri olduğunu gösteriyor bana. Yazılarımın devamında seni muhatap almıyorum.



Sevgili Dolunay, benim kaynaklarımı görmezden gelerek, kendi kaynaklarını tek doğru kabul etmen pek hoş değil.


ma era rabbeke illa yüsariu fi hevake
 
Phoibos sen peki nasıl müslümanlara bu kadar kötü gözle bakıyosun onu anlamadım ben senin kaynaklarına bişeymi dedim biz burda sevgili peygamberimizden bahsediyoruz sen nasıl inanıyosunki yedi cihanın efendisi olan ve tüm dünyanın saygı gösterdiği bir peygambere bu kadar kötü ithamda bulunabiliyosun ben onu anlamadım
 
Phoibos sen peki nasıl müslümanlara bu kadar kötü gözle bakıyosun onu anlamadım ben senin kaynaklarına bişeymi dedim biz burda sevgili peygamberimizden bahsediyoruz sen nasıl inanıyosunki yedi cihanın efendisi olan ve tüm dünyanın saygı gösterdiği bir peygambere bu kadar kötü ithamda bulunabiliyosun ben onu anlamadım


Sana göre öyle. Bilmelisin ki herkesin düşüncesi ve inancı senin ile aynı değil. Ve kendi doğrularını kesin doğru olarak ilan etmeden önce durup düşünmelisin.


Eminim bir Hristiyan da Hz. İsa için aynı şeyleri söyler. Son peygamber. Kıyametten önce gökten inecek olan Mesih. Son mucize....


Doğru mu? Değil... Senin neye inandığınla ilgilenmiyorum.

Bugün doğan bir müslüman çocuğun herhangi bir inanç tarafından lanetlenmesi hoş mudur?


Şüphesiz değildir. Bugün doğan Yahudi bir çocuğun suçu nedir?

Hiç tanımadığı, görmediği, bilmediği, kendi soyundan olan birinin öküze tapması mı? Hz. Musa'ya ihanet etmesi mi?


O çocuğun günahı ne ki, tüm İslam alemi ona lanet yağdırıyor?
 
Phoibos ya Allahım yarabbim benim dinim en yüce dindir sen ateisde olabilirsin hristiyan yada yahudide senin inancında benim hiç önemli değil her daim ve her zaman ben insan olana ve insanlıktan nasibini almış insan olana bakarım burda kime sorasan sor tek bir kimse dinimiz hakkında kötü bişey yazarmı sence dinimizi ii bilseydin veya ii anlasaydın eğer böyle konuşmazdın ve dinimizle ilgili daha detaylı bilgiler edin bence ve ateistlerin yazdığı islam düşmanlarının yazdıklarına bakarak benimle tartışma lütfen yahudiler insanlıktan bile nasibini almamış bir kişilerdir tarihimizdeki soykırımlarına bak yahudilerin yaptıklarına bak küçücük bebeleri kılıçtan geçirerek anne karnında ki bebelere kıyan acımadan küçük çocukları bile öldüren bir ırktan bahsediyoruz burda senin yahudileri bile savunman çok şaşırtıcı yani
 
Tamam tamam. Yorma kendini.

tamam tamam yorma kendini derkene ben burda gerçeklerden söz ediyorumkine güzel dinimizi karalayanları güzel dinimizi kötü bir dinmiş gösterenleri esefle kınıyorum ve tarihin gerçeklerini yansıtıyorum sana tarihi ve dinimizi okumanı tavsiye ederim yahudilerin müslümanlara neler yaptığını türklere ne gibi kötülükler yaptıklarını aha başta israil peki sana şöyle deyim yeni doğan yahudi çocukların ne suçu var diyosun peki filistindeki yeni doğan ve küçücük yaşta israilaskerlerinin öldürdüğü analarını babalarını katlettiği çocukların ne suçu var sence yahudi çocukların canı canda filistindeki çocukların bebelerin canı ne sence bişeyler öğrenmen lazım senin tamammı sen detaylıca bak öğren sonra tartısırız senlen
 
Evet, gerçekler senin yazdıkların. Gerçeği sen biliyorsun.
 
Sana göre öyle. Bilmelisin ki herkesin düşüncesi ve inancı senin ile aynı değil. Ve kendi doğrularını kesin doğru olarak ilan etmeden önce durup düşünmelisin.


Eminim bir Hristiyan da Hz. İsa için aynı şeyleri söyler. Son peygamber. Kıyametten önce gökten inecek olan Mesih. Son mucize....


Doğru mu? Değil... Senin neye inandığınla ilgilenmiyorum.

Bugün doğan bir müslüman çocuğun herhangi bir inanç tarafından lanetlenmesi hoş mudur?


Şüphesiz değildir. Bugün doğan Yahudi bir çocuğun suçu nedir?

Hiç tanımadığı, görmediği, bilmediği, kendi soyundan olan birinin öküze tapması mı? Hz. Musa'ya ihanet etmesi mi?


O çocuğun günahı ne ki, tüm İslam alemi ona lanet yağdırıyor?

sen ayetleri saptırıyosun ne yaptığının farkında değilsin Hz.İsa yaşıyorkende benden sonra gelen Peygamberin dinine geçin diyor ve İncilde Ahmet gelicek deniyor son peygamber olarak sen Hz.Muhammedi aşağılayacak hadde sahip değilsin ayrıca Yahudi Hristiyan doğanların suçu yok her insan Müslüman doğar zaten çünkü karu beladan beri müslümanızdır ki kabir sorusudur Karu bela ne demek dersen insan ruhlarının tümden yaratıldığı zamandır ve Hak din İslamdır Allahın katında tek geçerli İSLAM dır
 
Evet, gerçekler senin yazdıkların. Gerçeği sen biliyorsun.

Allahım yarabbim ben sana gerçekleri biliyorum diye bir ithamda bulunmadımki ben sana olanları söylüyorum sen demedinmi yeni doğan yahudi çocukların ne sucu var diye bende dedimki israildeki filistin çocuklarının ne sucu varda katlediyolar ya geçen gün haberlerde gördüm ufacık çocuklara işkence yapmış israil askerleri onların sucu ney peki haaaaa gerçekleri senmi biliyosun sen haber seyretmiyosun galiba haberleri seyret tarihi araştır yahudilerin ve diğer ybancıların türklere ne işkenceler yapmıs öğren bence burda gelipte bana ahkam kesipte sinirlerimi hoplatma bence yahudileri savunuyor bana ya bide geçmiş hatim indirdim bilmem ney yaptım diyosun yazdıklarımı ii okuyunuz beyefendi
 
İnsan bilmediğini söyleyebiliyor demek. Teknoloji gelişmiş. Zihinden geçmeyeni ağız söyler olmuş.
 
Hendek Savaşı bitmiş, müşrikler geri dönmüş, Muhammed eve gelip istirahate çekilmiştir. Tam bu sırada Cebrail, bir katıra binmiş vaziyette kılıcını kuşanmış, ter ve toz duman içinde Muhammed' in yanına varıp kendisine "Bak, biz melekler kırk gündür düşmanlarınızla savaşıyoruz, gördüğün gibi silahlarımızı hala da bırakmış değiliz. Kalk, hepiniz Beni Kureyza Yahudilerinin bulunduğu diyara gidin onları öldürün.; ben de hemen önden gidip evlerini üzerlerine yıkarım" diyor. (Tecrid-i sarih, Diyanet Tercümesi, No: 512, 1191,1565)

Cebrail' in bu açıklamasından sonra Muhammed Müslümanlara, "İkindi namazımızı Beni Kureyza' da kılacağız, haydi savaşa" talimatını veriyor (Kureyzalılar, Hendek Savaşında Mekkelileri desteklemişti). Çoluk çocuk dahil yaklaşık 1500 kişilik bir Yahudi kitlesini o gün akşama kadar ele geçiriyorlar (kısmen sağ, kısmen ölü olarak). Ele geçirilen bu insanların elleri boyunlarına bağlanıyor ve onların akıbeti hakkında Muhammed, daha önce Yahudi olup da sonradan Müslüman olan Sad Bin Muaz'a yetki veriyor. Sad'ın Hendek Savaşı'nda bir damarı kesilmişti ve kanaması devam ediyordu. Muhammed'in talimatıyla Sad bir eşeğe bindirilip onun huzuruna getiriliyor. Muhammed ona, "Bu insanların kaderini sana bırakıyorum. Acaba bunlar hakkında kararın nedir?" diye soruyor. Sad'ın verdiği yanıt aynen şu: "Eli silah tutan her erkeği kılıçtan geçireceğiz.Kadın ve kızları cariye (iş ve seks kölesi); ergenlik çağına gelmeyen erkek çocukları da köle muamelesine tabi tutacağız." diyor.

Muhammed, Sad'ın bu yanıtına karşı, "Senin verdiğin bu kararAllah'ın emrine tam uygundur ve sen bu kararda tam isabetli davrandın. Zaten seher vakti Cebrail de aynı ifade doğrultusunda Allah'tan bana vahiy getirdi" diyor. (Tecrid-i Sarih, Diyanet Tercümesi, No:289 hadis şerhiyle 1575 ve 1591 nolu hadisler)

Bu esirlerden erkek olanlar "Üsame Bin Zeyd" evinde; kadınlar ve çocuklar ise "Remle Binti Haris" evinde toplatılırlar. Muhammed erkeklerin idam kararını verdikten sonra Medine' nin bugünkü pazaryeri olan semtte hendekler-çukurlar kazılarak mezar gibi hazır hale getirilir. Daha sonra erkekler eli kolu bağlı bir vaziyette ve kafileler halinde oraya yanaştırılıp başları kesilir ve o çukurlara atılır. Muhammed bu kesim işleminde Hz. Ali ve Zübeyr bin Avam'ı görevlendirmişti. Bilindiği gibi ikisi de Muhammed tarafında cennetle müjdelenmiştir. Ali ve Zübeyr kesim işine devam ederlerken Muhammed de bir yerde oturmuş onları seyrediyordu. Ayşe (Hz.) nin aktardığına göre, bu kesim işi sabahtan akşama kadar sürmüş. Erkekler idam edilirken, Yahudi kadınlar ve çocuklar da buna feryat edip saçlarını başlarını yolmuşlar.(Vakıdi, Meğazi, 2/512-517)

İdamlar yapılmadan evvel Muhammed, sanki çok önemli bir büyüklükte bulunuyormuş gibi "Arkadaşlar, onları şimdi idam etmeyelim; çünkü hava sıcaktır. Ayrıca eğer canları istiyorsa kendilerine hurma yedirin gibi" traji-komik talimatta da bulunuyor. İdamlıkların önüne atılan birkaç hurma da hayvana yem atılır gibi atılıyor. (Vakıdi, Meğazi, 2/512-14; Serahsi, Siyeri Kebir Şerhi, 3/1029 No: 1900)

Yaygın olan görüşe göre idam edilenlerin sayısı 800 ile 900 arasında değişiyor (Nesefi, Taberi, Alusi, İbni Kesir) . En düşük rakamı veren İslamcı yazarlara göre (Begavi, Suyuti, İbn'il Cezvi) ise 400 ila 600 arasında Yahudi idam edilmiştir.

Muhammed, o insanları teslim aldıktan sonra bir yerde toplayıp kendilerine, "Ey domuz ve maymun kardeşleri! Yediniz mi! İşte haliniz; görün bakalım" diyerek hakaret ediyor. Onlar da buna karşı, "Ey Muhammed, biz senden bunu beklemezdik, neden böyle haksızlık yapıyorsun?" şeklinde yanıt veriyorlardı (Bu kısım pek çok İslami Kaynakta yer alır örnek olarak, Taberi, Ahzap Tefsiri, ayet 26-27) (İdamlar konusunda en büyük eleştiri, yargılama olmaksızın idamların gerçekleştirilmesine atfedilebilir. Beni Kureyza kabilesinin her ferdi suçlu muydu? Aralarında suçsuz olan yok muydu? Neden hepsi birden, ayırt edilmeksizin, yargılanmaksızın idam edildi? Savaş esirlerinin idam edilmesi doğru mudur?)

Muhammed, bu Yahudilerin karıları ve kızlarından 16 tanesini özel olarak ayırıyor ve bunlardan Reyhane'yi kendine seçip geriye kalan 15 tanesini de diğer önemli dostlarına dağıtıyor. Bir Yahudi:

"Artık her şeyimize el koydunuz, hiç olmazsa gözlerimizin önünde namusumuza el uzatmayın" diyor. Fakat, Muhammed bunu dinlemiyor (Kaynak: Vakıdi, Meğazi, 2/250)

Muhammed, ihtiyaç fazlası kadın ve erekek çocukların bir bölümünü, Sad bin Zeyd'e teslim edip onları satmak için Necd bölgesine, bir kısmını da şam tarafına gönderiyor. Müslümanlardan Muhammed bin Mesleme:

"Beni Kureyza Savaşı'nda kadınlar bölüşülürken bana üç tane düştü; hepsini de sattım" diyor. (Kaynak: Diyarbekiri, Tarihi Hamis,1/499 ve Vakıdi age 2/523-25)



Kaynaklarıyla birlikte...


ne güzel kanıtlar değil mi diyanet tercümesiymiş hangi yılda yayınlanan diyanet tercümesini kanıt diye sunuyorsun sen burada o tercümelerin tamamen islam dinini insanların benliğinden silip atmak için hazırlandığını bilemiyorsan yada belki bilipte hala kullanıyorsan bence sen boş konuşuyorsun insanlar inanmaz buna inandırdığın insanlarda boş insanlardır zaten

ağır konuşmuş olabilirim ama şu düzmece kanıtların kadar düşmedim emin ol insanlara birşeyler öğretmek niyetindeysen tarafsız olacaksın yok taraflı öğreteceksen o zaman ağır gelmeyecek hiçbirşey
 
Geri